11/10/2008 - Mutfak maceraları
 Oğulla yaz tatilinde yapmaya başladığımız araya taşınma işi girince ara verdiğimiz çalışmalarımızdan biri. Zaman bol, sabır bol... Her gün çeşit yemeklere çeşit hikayeler uydurunca yazalım unutmayalım diyerek başlamış bugüne kadar da elleyememiştim. Yapıp da fotoğrafını çektiğimiz bir çok şeyin tarifini unutmuşuz ama olsun:)) İşte Ada'yla birlikte yaptığımız acemi yemeklerimizin mekanı:))
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/10/2008 - Biri bana "Bu bakkal uğursuz" desin, yoksa kendimden şüphe edeceğim
Yine bir tatil sabahı, kahvaltı sonrası gazete ihtiyacı:)))
Kadın sabah kahvaltısından sonra oğlunu da yanına alıp "O bakkala" yine gazete almaya gider. Hava güzel, keyif yerinde, müzik kulakta... Ama bu sefer oğulun kulağında . Sallana sallana yürürler. Hatta kadın bu yürüyüşten öyle zevk alır ki "Araba insanı birçok zevkten mahrum ediyormuş" bile der. Bakkala gelince kafa yaran kapıya bir bakıp , bu sefer eğilip içeriye girer. Gazete alınır. Çocuk da yürüyüşe devam etmek ister. Biraz yolu uzatıp diğer taraftan eve doğru giderler. Çocuk bu tabi. İki üç adım sonra "Yoruldum anne kucağına al " demeye başlar. Kadın oyalayıcı birkaç laf eder, kar etmez. Kadın kestirme bir yol arar. Sitenin diğer tarafına arkadan yaklaştıklarında baçe kapısını görürler. Hiç görmedim ama buradan giriş olduğuna göre bir şekilde bir taraftan da çıkış vardır, diye düşünen kadın bahçeye dalar, böylece yürünecek mesafe oldukça kısalır. Otların bitkilerin sıklaştığı yerde hala ısrarla yürümeye devam eder, elbette kendi bloğunun önünde bahçeden çıkış bulamaz. Geri dönmek inanılmaz uzundur. Hem bahçeden çıkması hem de tüm sitenin etrafından dolaşması gerekmektedir. Bahçe duvarından atlamanın iyi bir fikir olacağını düşünür. Önce çocuğu geçirir. Sonra "Bismillah" deyip bahçe duvarındaki kolona sarılır, kendini yukarı çekmeye çalışır. Fakat
 işte o hain parça, lambayla beraber kadının elinde kalır. Kadın aşağıya düşer, çocuk"Anne duvarı kırdın, amma güçnüsün haaa" der. Kadın yine sırıtarak etrafa bakar, parçayı yerine yerleştirmeye çalışır."Lütfen kimse görmemiş olsun." diye söylenip lambayı parçalamadan duvarın diğer tarafına geçmeyi başarır. Ha tabi kadının telaşı yeni evinin alt katında ve de karşı apartman da oturan, çalıştığı okulun öğrencileridir. "Sinem öğretmen duvardan atlarken yere yuvarlandı" havadisinin okul koridorlarında dolaşmasını istemez.
Şimdi bu bakkala her gidişimde bu tür haller başıma geldiğine göre bu bakkal uğursuzdur diyebilir miyiz?
Lütfen öyle diyelim yoksa geriye benim bu olduğum ve yıllardır yürümediğim için de bu yönümün su yüzüne çıkmadığı ihtimali kalıyor:)))
Kapılara kafa atan, kendi apartmanını bulamayan, duvar kıran kadın.
Şşşşş, yok öyle bir ihtimal.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
10/10/2008 - İyi ki doğmuşum:))
Dün 'muşum.
Bugün....... aman işte bir şey olmuşum. Ne farkeder ha 18, ha 19:))
Yeni yaşımız kutlu olsun:)))
|
|
Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/10/2008 - O-tuz
"Otuzuma giriyorum." deyince çaktırmadan gülmeye çalışanlar, hımmm doldurmuşsun, bitmiş yani gibi ıvır kıvır edenler, hahaha ne otuzu kızım diyenler, aşağıdaki linke girin hesaplayın. 10. 10. 1978. Bak şu an 29 yıl ya da 359 ay ya da 1565 hafta ya da ... http://www.mtt.gazi.edu.tr/linkler/yas_hesaplayici.htm
Olmadı mı? Alın bir de buradan hesaplayın. Ayak numarasından hesaplanıyor. Ayak numaram da 40. Allah cezanızı vermesin.
Bir de bunu yapanlar en yakınlarım yaaaa....
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/10/2008 - Mahallede adımız çıkacak
 Yürüme sevmez kadın kendince uzakta olan bakkala gazete almaya gider. Tatil gazetesiz olmaz. Kulakta müzik , gözde güneş gözlüğü lay lay bakkalın yolunu tutar. Hazır bu kadar giyinmişken bari şu yoldan eve döneyim diyerek yolu biraz uzatır. En içli şarkılarla evin önüne gelir. Ondan önce giren komşu, apartman kapısını dangadanak kapatır. Kadın hafiften söylenip zile basar. O sırada komşu geri dönüp kapıyı açar. "Kusura bakmayın görmedim" diye mazeret belirtir. Kadın zili çaldığı halde neden "Kiiiim?" "Şimdi açıyolum bak." "Oldu muuuu?" seslerini duymayışına şaşarak asansöre biner. 4. kata basar. 2. kat civarı "Bu asansörün düğmeleri sağdan sola ne zaman geçti yaaa?" derken beyninde şimşek çakar"Hiiiiy bu bizim asansör değil!!!" Telaşla asansörü durdurup zemin kata iner. "Hiyyy bu bizim apartman değil." cümlesi de tam burada ağızdan dökülür. Apartmandan çıkar. Yan bloğa girdiğini farkeder. Birinci katın balkonundaki kadına çaktırmamaya çalışarak ve sırıtarak kendi bloğuna gider. Zili çalar. "Kiiiiim?"sesi sokakta çınlar...
Ertesi sabah yürümeyi sevmez kadın yine gazete almaya bakkala gider. Oğul toybox siparişi verir. Yine kulakta müzik. İçli içli... Tam bakkalın önüne gelir. Günaydın, diyerek girmeye niyetlenirken. Daaaaaan diye bakkalın kapısına kafa atar. Çarpmanın şiddetiyle beş adım ilerdeki tezgaha uçar paralar elinden masaya fırlar. Bakkal dehşetle bakar. Kadın hiiiiç bozuntuya vermez. Sırıtarak "Toyboks var mı?" der....
Allahtan daha ertesi gün tatil biter, bakkala tek başına gitmez. Çocuk annesinin izin gününde okulda kalmayı reddeder, onunla eve gelir. Ana oğul biraz dinlenip yine kadınca uzakta olan markete giderler. Marketten aldığı bisküviyi açan çocuk ağır olan yürümesini daha da ağırlaştırır. Yolda yaşlı bir amca "Bana da ver ,ben de yiyeyim." der. Çocuk ses çıkarmaz, yan gözle bile bakmaz. İki adım atar. "Hırsızdır mırsızdır diye hiç konuşmadım bak annee" diye bağırır.
Az ilerde bir köpek önlerinden geçerken birden durur. Şakırt yolun ortasına işer. Kadın güler, çocuk da güler. Bir sokak ilerde aynı köpek karşılarına çıkar. Çocuk ondan uzakta olan annesine "Anne kaaaaç sidikli köpek geliyoooo, valla üstüne işer" diye bağırır. Yoldan geçen teyze bakar....
Çocuk biraz daha ilerde bir böcek görür. Onun zenci uğur böceği olduğuna karar verir. Apartmana girince herkese söyler. Az gelir "Zenci uğur böceği gördüm ellere vaayy" şarkısını yüksek volümle evin içine girene kadar söyler.
Bu kadın ve bu çocuğun mahallede ünlü olmasına az kalmıştır...
Devamı? Elbette gelecek.
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/10/2008 - Ada'ca yorum
 "Hiiiiiy anne baksana asansörümüzde hediye getirilemez yazıyo. Şimdi bize kimse hediye getirmiiicek miiiii?Tüh yaaa tüh!!!"
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/10/2008 - Yaşasın 30 Yaş:))
Aslında hepsi d. nin bir komplosu. Bundan iki yıl önce benim 28 yaşımda olduğum güzel günlerden birinde, kendi doğum gününde kendisini 30 dolayısıyla beni de 29 yaşında yapıvermişti. Bu sebeple geçen yıl şu tarihlerde 30 yaşıma giriyorum telaşını ve itiraf edeyim sıkıntısını çekmiştim. Üstelik eylül,ekim, kasım aylarında da 30 yaş bunalımını yaşamıştım. Sonra Aralık ayında aklı selim biri esas yaşımın 29 olduğunu söyleyince pek sevinmiştim. Şu otuz pek bir çok görünmüştü o zaman gözüme:)) Ve hatta şu satırları yazmıştım. Neden şimdi bunları söylüyorum? :))))) Çünkü bu sefer gerçekten 30'uma gireceğim büyük ana sayılı günler kaldı:))Seneye de benzer şeyleri yazıp, başka sebepler uydurup yine 30 yaşımda olduğumu iddia etmeye çalışır mıyım bilmiyorum ama vallahi billahi gerçek otuzuma 9 gün sonra basacağım. Hala yirmili yaşlardayım;)) ve yaşasın 30:))
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/10/2008 - Bayramlar...
 1. Gün:Sevilenlerle klasik bayram kahvaltısı. Süper şekerpare;)) Şeker kapma oyunları. Yeni komşularımızla tanışma. 2. Gün:Bayram ziyaretleri. Yeni balkonumuzda ilk barbekü. Bayramları severim. Küçükken şeker , özellikle de harçlıklıklar için şimdi ise tatilleri ve özlediklerimi bana getirdiği için. Herkese istediğini getiren mutlu bayramlar...
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/9/2008 - Biraz Oradan Biraz Buradan...

Sınıflarında şikayet taşları varmış. Herkes sırasıyla taşı eline alıp kendisini üzen, hoşuna gitmeyen şeyleri söylüyormuş. Bizimki taşı eline alınca ,Mega Park'a kadar yürümek ve servisi beklemek istemediğini söylemiş. Anasının oğlu işte. Yürümeyi sevmiyor. İstemiyor da. Sabahın köründe evden çıkmak bize göre uzun olan o yolu yürümek ve servisi beklemek istemiyoruz. Üşümek istemiyoruz. Servis geçti mi , kaçırdık mı gerginliğini yaşamak istemiyoruz. Süet çizmelerimiz ıslansın istemiyoruz.(Bu ben oluyorum:)) Dün sabah adam hızını hiç kesmeden ,sağına soluna bakmadan bizi almadan geçti gitti. Bu sabah sağanak yağmur ıslatmadık yerimizi bırakmadığı sırada amcamız imdada yetişti. O gelmese ne halde olurduk belli değil. Kısacası servisli hayata henüz alışamadık. Oğluş bu şikayeti, şikayet taşını eline alınca dile getirmiş. Benim şikayetlerinse ardı arkası kesilmiyor. Taş elde doşalışıyorum tüm gün:))
Yeni evimizde ilk misafirimizi dün ağırladık. Ada'nın İpek ablası , benim güzel kuzenim . Kayıt yenilemek için gelmiş buraya, bize de uğradı. Eğer her misafirde bu töreni yaşayacaksak yandık:)) "Bak İpek abla bu bizim salonumus. Bak bu benim bilgisayar odam. Bak bu anneannemle dememin yattığı yatak. Bak bu yatak bööle açılıyo.(Uygulamalı gösterilir.) Bak benim odamı ben istediğim için bu renk boyadık. Büyüdüğüm için yatağımı da büyüttük. Bu da annemle babamın yatma odası........."
Evimizi az çok yerleştirdik sayılır. Bir iki eksiklik dışında yaşanabilir düzene soktuk. Şimdi alışmakla meşgulüz. Bayram tatili iyi gelecek. Tamamen yerleşebilmek için bulunmaz bir fırsat olacak. Ayrıca özlenen ve beklenenlerin gelmesi de hediyesi:))
Hiç bir şey yapmadan oturulabilecek , keyif yapılacak geceler yakındır:))
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/9/2008 - Boş konuşma, örnek ol!!!
 Dün okulda korsan maskesi yapmışlar. Servisten iniyoruz. Ada neşeyle zıplıyor, maskesi yüzünde. Yoldam geçen bir amca ona laf atıyor. -Korsan mısın sen? -Evet korsanım. Hem de okulda yaptım ben bu maskeyi. -Tamam. -Kızlar prenses şapkası yaptı erkekler de korsan maskesi yaptı. -Tamam oğlum. Adam ilerliyor, o hala laf yetiştiriyor. -Öğretmen eve getirmemize izin verdi. -Tamam oğlum , iyigünler. O sırada tanımadığı insanlarla konuşmaması gerektiğini hatırlayıp bağıra bağıra şunları söylüyor. -Anne bak çalmadı beni o amca , hırsız değil miş. Gördün mü? -Tamam oğlum. Ben seni çalarlar demedim ki. Ama kimin iyi kimin kötü olduğunu bilemezsin. Tanımadığın insanlarla konuşmamalısın. En azından yanında ben yokken. -Tamam anne. Sokağın başında yeni açılan markete giriyoruz. -Açık mısınız? -Kapalıyız. Cuma günü açılacak Tam kapıdan çıkarken yoldan geçen teyzem soruyor: -Kızım ne zaman açılıyormuş? -Cuma günü Veeee anında laf yapıştırılıyor. -Bak anne. Sen de tanımadığın insanla konuştun. İkimiz de hata yaptık değil mi?
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Ben Kimim?
Adanın Maceraları
 Free Website Counters
 blog layouts
Mutlaka Dinle
|