Tanım


ben ayşen tekin.okul yıllarından bu yana bir takım hobilerim oldu.fakat takı ve boncuklarla daha farklı bir keyif yakaladım , bunları da sizlerle paylaşmak çok güzel.

Google

st patrick's day images

BAĞLANTILARIM

» Ana Sayfa
» BEN KİMİM
» ARŞİVİM
» ARKADAŞLARIM
» aysentekin@gmail.com
myspace


st patrick's day images

LİNKLERİM


Mutfakta Zen(tijen inaltong)
gelincikler(gülay)
Has Mutfak
nagice
zuhal yalcın
www.aysentekin.com
aysentaki
didems
myspace

st patrick's day images

ARKADAŞLARIM


        Takı Tasarımcıları Portalı
            gelinciklerden Takılar

              kolyeler

              bunlarda sipariş üzerine yaptıklarım...


              Tarih: 01:23, 7/4/2008 Kategori: AYSEN BONCUKLAR
              Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı

              bir bileklik ve kolye...

              Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,


              * Her Hayat Yasanacak Bir Can Bulur,


              * Her Umut Gerçeklesecek Bir Düs Bulur


              * Bulunmayacak Tek Sey Senin Benzerin

              BU SABAH BUNLARI YAPTIM,

              ÖYLESİNE.......

               

               


              Tarih: 14:08, 12/3/2008
              Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı

              bu gün benim doğum günüm..

              ben bugün doğmuşum.iyi kide doğmuşum..

              ne mi yaptım bugün....?

              polonezköy"e gittik...kahvaltıya..

              sonra CAM OCAĞI VAKFINI ziyaret ettik.

              epeydir aklımda idi...öyle güzel objeler vardı ki

              hepsini inceledik,alışveriş yaptık,bilgilendik,

              çalışmaları inceledik. www.camocagi.org

              ilgi duyanlar,öğrenmek isteyenler için adrese

              ulaşabilirsiniz..

              kahvaltımızı LEONARDO restaurant da yaptık.

              1,5 asırlık polonya evi,

              sahibi antoni bey bize etrafı gezdirdi,

              http://www.leonardo.com.tr/

              hava güzeldi biraz serince bir bahar havası,

              güzel değişik bir gündü..eşime,oğluma,arkadaşlarımız

              eyüp ve ebru "ya teşekkürler...daha sonra başka

              resimlerde ekleyeceğim.ve bende yakında

              kendi cam boncuğumu kendim yapacağım.

              çünkü eğitimlere katılmayı düşünüyorum.


              Tarih: 16:35, 24/2/2008
              Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

              ŞEBNEM GÜRSOY

              Sevgili arkadaşım,şebo,

              bizim evin halleri"nin Rikkat"i

              efe"nin güzel annesi..

              kanal 1 saat 16- da haftaiçi hergün izleyebilirsiniz.

              ve benim takılarımı da şebnem"de görebilirsiniz.

              ben yaptıkça ve arkadaşlarım kullandıkça,

              hele birde ekranda görünce çok mutlu oluyorum.

              teşekkürler şebnem...canım arkadaşım,dostum.....

              sevgili ŞEBNEM GÜRSOY...


              Tarih: 12:10, 22/2/2008
              Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı

              enginar ve frezyalar

              valikonağı caddesinden fulya"ya doğru

              inerken,sağda şakayık sokakta,hemen köşe

              başında enginarları temizleyen erol bey"e rastlarsınız

              en çok sevdiğim sebzedir enginar..fakat henüz çok

              pahalı,temizlenmiş ve limonlu suyun içinde 5 adet

              20 lira...ben almadım tabi ki biraz daha ucuzlamasını

              bekliyorum..


              Tarih: 09:32, 22/2/2008
              Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

              bir akşamüstü kahve içimi

              biraz sohbet,biraz gezinti...


              Tarih: 09:19, 22/2/2008
              Yorum (0) | Yorum yaz | Bağlantı

              kereviz"in bizim evde ki hali..

              portakal suyuyla kereviz

              çoğu insan yemez bu kök

              sebzeyi..ama ne faydalıdır,

              ne şifadır o...biraz havuç,

              patates,bezelye ve soğan

              ve mutlaka zeytinyağı,bir

              adet portakalın suyu.

              harcını ön pişirme yapıp

              üzerine paylaştırıp kısık

              ateşte pişirdim..

              ayşenin boncukları


              Tarih: 12:21, 19/2/2008
              Yorum (4) | Yorum yaz | Bağlantı

              karda zordur yürümek...

              öyle güzel yağdı ki kar,

              bizim bücür bico karların içinde

              kayboldu..hala da yağmaya devam

              ediyor,allah zor da kalanlara

              yardımcı olsun..kar güzel ama

              yakacak odunu,yiyecek ekmeği

              olmayanlar var,kuşlar için ekmek atalım,

              sokaktaki kedi ve köpeklere yiyecek verelim

              en azından bunu yapabiliriz.


              Tarih: 00:59, 18/2/2008
              Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

              HERRİNGBONE İLE KOLYE

              herringbone tekniği ile yaptığım

              altın sarısı ve turkuaz renkli

              kolye,ucunda ise kristaller var

              ilk defa denedim bu tekniği....

              aslında çok zevkli bir çalışma

              ama biraz yoruyor,özellikle de

              gözlerim yoruldu...


              Tarih: 00:26, 11/2/2008
              Yorum (7) | Yorum yaz | Bağlantı

              sabaha karşı sokaklar(Çetin Altan"dan alıntı)

              benim evim den istanbul panoraması,sabah 05.00 da çekildi.


              Sabaha karşı saat 5'de alnınızı bir pencereden ötekine dayayarak dışarı baktığınızda; sadece bomboş sokaklarla, kıyılara park etmiş arabaları ve sokak lambalarını görürsünüz; bir de üst üste çarpık çurpuk konmuş sefertası kapları gibi, tepelere doğru yükselip giden yapıların karanlık pencerelerini.
              * * *
              Arada sırada bir taksi geçer, bir de devriye gezen bir polis arabası.
              Boğaz, Kızkulesi açıkları ve Marmara da karanlıklar içindedir; sadece karşı kıyıların set set yükselen ışıkları görünür.
              Bir umacı gölgesi gibi, upuzun bir şilep geçiyordur karanlık denizlerin içinden.
              * * *
              Kim bilir kimler sıcacık yataklarında uyumakta; kim bilir kimler uyanır gibi olduktan sonra, biraz daha yatmak için gözlerini tekrar kapamakta; kim bilir kimler, uykularını alamamış olsalar da kalkmak zorunda oldukları için, gerine merine kalkmaya çalışmakta?
              * * *
              Aaa o da nesi?
              Ayağında kısa çizmeleriyle pantolonu, sırtında uzunca siyah bir pardösüyle başında kapüşonu; hızlı adımlarla genç bir kız yürüyor karşı kaldırımın üstünden.
              O da kim bilir nereden çıkmış, nereye gidiyor?
              * * *
              Bir motosiklet geçti, bir de özel araba.
              Tepelere doğru yükselen evlerden birinin tüllü pencereleri aydınlandı.
              İrileşerek "market"e dönmüş bakkalın, kapı üstündeki sundurma lambaları yanıyor ama, her tarafı kapalı.
              * * *
              Televizyon kanalları eski programları tekrar ediyorlar; alt bantlardan bir gün önceki haberler akıyor; İran'dan gelecek doğalgaz gecikiyor, Gürcistan'da 20 bin kişi sokağa döküldü...
              * * *
              İstanbul'da 3 milyon yapı varmış; dağlara tepelere, vadilere, yamaçlara, uzaklara ufuklara doğru siteleri, apartmanları, döküntü evleri, gökdelenleri, gecekondularıyla uzanıp giden milyonlarca yapı...
              Yarısı da kaçakmış bu yapıların; 850 bininin depreme karşı sakıncalı olduğu da, daha önceden saptanmıştı.
              * * *
              Sürekli "milli çıkarlar"a göre kararlar alan "mevki sahipleri"; herhalde "milli çıkarlar"a uygun görmüş olmalılar İstanbul'un bu durumunu da.
              Şairin:
              Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne
              Dediği gibi; herhalde "mevki sahipleri" de şöyle demekteler:
              Kararı ben veririm, emrederim tatbikini
              Ben "devlet"im, karar benim kime ne?
              * * *
              Saat 6'ya yaklaşıyor. Sabah ezanı 6'yı az geçe okunuyor, gün ise 7'den sonra aydınlanmakta.
              * * *
              Geceler geniş anlamıyla "özel hayat"; gündüzler ise "görünen hayat"...
              Acaba hangisi daha ağırlıklı çiziyor İNSANOĞLU'nun yazgısıyla rotasını?
              * * *
              Şarkılarda, şiirlerde, romanlarda, öykülerde "özel hayatlar" ağır basmakta.
              Hatırla sevgili o mesut geceyi
              Çamların altında verdiğin ilk buseyi
              * * *
              Bir taksi şoförü, henüz sabah ezanı okunmadığı halde; kapalı taksi durağının hemen dibinde namaza durdu.
              Demincek karanlıklar içinde pantolonu, pardösüsü, kapüşonuyla yürüyüp giden genç kızın büyükannesinin annesi, acaba okumuş muydu Güzide Sabri'nin "Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi"ni?
              * * *
              Okumuş olması mı "milli çıkarlarımız"a daha uygundu, yoksa okumamış olması mı?
              Belki de, okuyup yazmayla hiçbir ilgisi yok "milli çıkarlarımız"ın.
              * * *
              Taksilerde de bir hızlanma başladı, birkaç özel araba da hareketlendi.
              Pembemsi tulumlu bir temizlik işçisi, kaldırım kıyılarındaki çöpleri süpürüyor faraşına.
              Siyahlı beyazlı bir kedi dolaşıyor, musluğu çoktan koparılmış bakımsız bir Osmanlı çeşmesinin yokuşa dayanmış tepesinde.
              * * *
              Kapalı bir kamyonet gelip durdu ve şoför yardımcısı inerek, ayrı ayrı paketlenmiş 2 tomar gazete çıkarıp bıraktı marketleşmiş bakkalın kapı dibine.
              * * *
              Gün ağarmaya başladı. Birkaç kapıcı, ellerindeki çöp torbalarını getirip attı, kaldırım kıyısındaki çöp bidonuna.
              * * *
              Dükkânlar açılmaya başlıyor. Market de açıldı. Kapının dış yanındaki merdivenli sehpalara gazeteler yerleştiriliyor.
              Kapıcılar ekmek ve gazete almaya geliyorlar markete.
              * * *
              Hızlı hızlı yürüyen genç erkekler çoğalmaya başladı. Birkaç da yeldirmeli, başörtülü şişmancı hanım, ellerindeki çıkınlarıyla yürüyor.
              El ele tutuşmuş yürüyen genç bir hanımla, genç bir bey...
              * * *
              Boğaz da, Kızkulesi açıkları da, Marmara da kavuştu gündüze.
              Balıkçı sandalları, bir arada kümelenmiş durumda.
              O güzelim beyaz İstanbul vapurları, yine süslemeye başladı Boğaz'ı da, Marmara'yı da...
              Ve boylu boyunca görüntüleri keskinleşen dev şilepler...
              * * *
              Kim bilir bu gece de neler oldu neler, sayıları 3 milyonu aşan yapılarda?
              Sokakları doldurmaya başlayan "görüntü hayat"; hiç öyle şeyler olmamış gibi akıp gitmekte...

                     BU YAZI BENİ VE EŞİMİ ÇOK ETKİLEDİ...PAYLAŞMAK İSTEDİM....Ayşen tekin...


               


              Tarih: 21:05, 19/1/2008 Kategori: SIIR
              Yorum (8) | Yorum yaz | Bağlantı

              takilar grubuna
              katılmak için tıklayınız

              <- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->