7/5/2006
Bir İngiliz Alim
Bayağıdan beri Müslüman bir İngiliz alimi/entelektüeli ve kitabını sizlere tanıtmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş. Abdulhakim Murad (Tim J. Winter) 1960 doğumlu. Çeyrek asır önce Kahire'de Arapça ve İslami ilimler tahsili sırasında ihtida etmiş. Cambridge Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde İslam üzerine dersler veriyor. Ben Abdulhakim Murad'ı "Postmodern Dünyada Kıbleyi Bulmak" adlı kitabı ile tanıdım. Kitap çeşitli konferanslarda verilmiş tebliğlerden oluşuyor. Dolayısı ile dil ve üslup bakımından biraz ağır, ama donanımlı bir okuyucu kitapta faydalanabileceği birçok nokta bulacaktır.
T.J.Winter'den bahsetmişken "mühtedi" kelimesi ve çağrıştırdığı anlam üzerine de birkaç kelime söyleyeyim. Mühtedi denince birçok atadan müslüman, bir yabancı ile, "öteki" ile karşılaştığını düşünür. Halbuki İslam'ı seçen bir kişi o andan itibaren bizim can kardeşimizdir. İhtidanın üzerinden uzun yıllar geçmiş olsa da yine de mesafeli davranırız, buna hiç de hakkımız olmadığı halde. Hele vitrine çıkarmalar yok mudur ? " Falanca meşhur kişi de İslam'ı tercih etti " diyerek nereden icap ediyorsa ucuz reklam da yapmaya çabalarız. Ama buna rağmen yine de aramıza mesafe koymayı de ihmal etmeyiz. Ne kadar da yanlış bir davranış. Bu davranışın bir müslümana yakışmadığını herhalde ayrıca anlatmaya gerek yok..
Yeniden T.J.Winter'e dönecek olursak biraz burun kıvırılarak bakılan "mühtedi" sıfatından kurtulup "Müslüman Alim" olarak hatırlanmayı fazlasıyla hakediyor. Arapça'ya, Türkçe'ye ve Osmanlıca'ya olağanüstü derecede vakıf. Gazali'nin başyapıtı İhya'nın çeşitli bölümlerini İngilizceye çevirmiş. Yukarıda da belirttiğim gibi halen, Cambridge Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde İslam üzerine dersler veriyor.
Kitap 10 adet makaleden/tebliğden oluşuyor. Ama bu makalelerden bazıları yazarın özel izniyle Karakalemin internet sitesinde yayınlandı. Sırasıyla makalelerin isimlerini ve linklerini vereyim: " Modernitenin sonunda inanç " 'ta inancın tarihsel bir fotoğrafını çekiyor ve modernite ile inancın ilişkisini inceliyor. " Bir işaret olarak yeni binyıl " da Müslüman dünyayı yeni binyılda bekleyen sorunları, buna mukabil avantajları belirtiyor ve geleceğe dönük tahminlerde bulunuyor. " İslam Irigaray ve cinsiyetin yeniden tanzimi " adlı uzun makalede de İslam, kadın ve feminizm konusunda nefis bir manifesto sunuyor. Sakın bu yazıyı uzunluğuna bakarak atlamayın. "Bağnazlığın sefaleti" nde ise İslam dünyasındaki aşırılıkları tahlil ediyor ve nerelerde hata yapıldığı anlatıyor. " Temel ilke olarak sünnet" adlı yazısında da sıkı bir Batı eleştirisi yapıyor ve Müslümanların sünnete olan bağlılıklarının ve Hz.Peygamberin yaşantısını örnek almalarının önemine ve fıtri avantajına dikkat çekiyor. Bu makalenin sonunu şöyle bitiriyor Winter :
Sünnet, benlik davasından uzaklaşma halidir, dünyanın durumunu kararttığı gözlenen kendine güvenden uzak durma halidir. Allah’ın izni olmadan bir yaprak bile düşmez. Son tahlilde, herşey iyidir. Kâinat ve tarih, iyi ellerdedir.
Resûlullah’ın itikadı böyle idi. Bizim itikadımız da böyle olmalıdır. Aramızda, bir yandan ahlâkî çöküntüye, bir yandan da paniğe, anlamsızlığa ve ifratın çirkin biçimlerine yol açan çok fazla hüzün ve keder var. Kaldı ki, ifratın Kâbe’nin bizi davet ettiği huzur ve güzellikle hiçbir ilgisi yoktur. İslâm, hikmet ve dengeyi emreder. Orta yoldur. Ve hangi halde olursak olalım bizim için her zaman erişilebilir olduğu gibi, uygulanabilir bir konumdadır da. Bugünün dünyasında biz talihli bir ümmetiz. Talihliyiz, çünkü Batılılardan ayrı olarak, hâlâ güzelliğe odaklanmış haldeyiz. Başka bir deyişle, herşeye rağmen, ne olduğumuzu yahut ne olmamız gerektiğini biliyoruz.
Entelektüel derinliğe sahip batılı bir alimi, "Bir İngiliz Alimi " ni tanımak istiyorsanız T.J.Winter ile tanışın derim.
0 yorum yazılmıştır