Sonunda...



Sonunda ben de blogcunun sorunlarından bıkıp 1.5 yıllık arşivimle birlikte blogspota geçtim. Blog adım aynı yine, tam adresim: http://aintabsofrasi.blogspot.com Beni burada yalnız bırakmayan herkesi orada da beklerim. Sayfalarında bana link veren arkadaşlarım adres linkini değiştirebilirse çok sevinirim. Sayfamda hala eksikler var ama artık onları zamanla hallederim diye düşünüyorum.

Yorum (5) Yorum yaz!



Kaybettiğimiz vatan evlatlarının geride kalan annesini, babasını, daha doyamadığı eşini, nişanlısını, çocuğunu düşündükçe içim acıyor... 


Bu terörizmin artık bitmesini diliyorum.

Yorum (6) Yorum yaz!

Kaymaklı Tatlı



Bu tatlı babamın bir süredir yaptığı bir tatlı. Hazır yufka ile tepside yapılıyor ve tadı şöbiyeti andırıyor. Bana yemek hiç kısmet olmamıştı ama teyzemgil övgü ile bahsediyorlardı. Açıkcası ben o kadar güzel bir sonuç beklemiyordum taa ki bu ramazan davetinin birinde babamın yine bu tatlıdan yapmasına kadar. Tatlıyı yine yemedim ama herkesin ilk dilimden sonra ikincisini istemesinden sonra hakkımı paket yaptırıp eve götürdüm. Sabah aç karnına bir ısırık aldığımda göz yuvalarım büyüdü. Of of hakkaten çok güzel oluyormuşta benim haberim yokmuş, gaflet işte.

Ertesi hafta onları ben davet etmiştim zaten ve acaba ne tatlısı yapsam düşüncem yerini hemen bu tatlıya bıraktı. Babamdan hemen bu tatlıdan yapmasını ve kendisinin pişirmek için kullandığı kadayıf pişirecek aparatı (görmek için linki tıkayın) da getirmesini rica ettim. Çünkü onda pişen börek ve tatlılar daha güzel sonuç veriyor bence.

Malzemeler:

  • 3 adet yufka
  • 1.5 bardak süt
  • 3 kaşık irmik
  • 150 gr. fıstık içi
  • 75 gr. tereyağı
  • sıvıyağ
    Şerbeti:
  • 3 bardak şeker
  • 1.5 bardak su
  • Küçük bir parça limonun suyu
Hazırlanması:
  • Öncelikle 3 adet yufkanızı tepsinizin boyuna göre ölçerek yuvaklak olarak kesin. Parçalarını bir kenara kestiğiniz 3 tane yuvarlak parçayı ayrı bir kenara alın.(Bizim kullandığımız tepsi yaklaşık 40 cm çapında aliminyum bir tepsiydi.)
  • Süt ve irmiği bir tavaya alıp ocağa alın, biraz karıştırarak katılaşana kadar pişirin. Soğumaya bırakın
  • Tereyağını bir tavada eritin
  • Tepsinin altını sıvıyağ ile yağlayın(yanacağı için tereyağı kullanmıyoruz)
  • Tepsiye dizeceğiniz yufkaları, altına ve üstüne tüm yuvarlak parçalar gelecek şekilde ve yufka katlarının aralarına eritilmiş tereyağı dökerek diziyoruz.
  • Yufkalı katların ortasına gelindiğinde önce hazırlanıp soğutulan irmikli kaymağı eşit olarak yayıyoruz (soğuduğu sırada çok katılaştıysa biraz sütle açabilirsiniz) onun üzerine de toz fıstığı serpiyoruz.
  • Biz tatlımızı kadayıf pişirecek aparat (görmek için linki tıkayın)yardımı ile ocak üzerinde pişirdiğimizden her iki taraf ayrı ayrı pişti. Bu yüzden üste birşey sürmedik ama fırında pişirecekseniz eğer kurumaması için üzerine de bir fırça veya kaşıkla sıvıyağ sürmelisiniz.(Fırında pişirmeden önce tatlıyı dilimlemelisiniz)
  • (Eğer ocakta pişiriyorsanız)alt taraf piştikten sonra aynı büyüklükteki ikinci tepsinizi de sıvıyağla yağlayın ve buna geçirip diğer tarafı da kızarana kadar pişirin. Tatlıyı dilimleyin.
  • Piştiği sırada şerbini hazırlayın. Şekeri bir tencereye alıp üzerine suyunu ilave edin. Kaynamaya başlayınca limon suyunu ekleyin ve 3-4 dk kaynatın.
  • Şerbetli tatlılarda birinin soğuk birinin sıcak olması gerektiğini söylerler ama babam ikisi de sıcakken döküyorum ben dedi. Şerbetini çektikten sonra ikram edebilirsiniz.

Yorum (12) Yorum yaz!

187

Yeni bir oyunla tekrar merhaba demek istedim size. Gördüğüm kadarı ile çoğu kişi katıldı o yüzden biliyorsunuzdur. En yakınınızda duran kitabın 187. sayfasındaki ilk cümleyi paylaşıyor oyuna katılan blogcular. Beni de sevgili arkadaşım Lavantin sobelemiş. Ben de sobelendiğimi görünce epeydir okumak için başladığım ama devam edemediğim Elif Şafak'ın Bit palas kitabını aradım çekmecemde. Ama geçen gün eve götürdüğümü hatırladım. Çekmecede duran 2. kitaba baktım ama o da 2. cilt olduğu için 300 küsürüncü sayfadan başlıyordu. Mecburen eve gitmeyi bekledim. Eve gittiğimde oyun oturma odasında oturduğum sırada geldi aklıma. O sırada en yakınıma baktığımda kuranı kerim duruyordu. Ben de 187. sayfasını açıp baktım hemen. Sizinle de 187. sayfadaki ilk ayeti paylaşmak istiyorum.

Tevbe suresi 7. ayet:



Allah’a ortak koşanların Allah katında ve Resûlü yanında bir ahdi nasıl olabilir? Ancak Mescid-i Haram’ın yanında kendileriyle antlaşma yaptıklarınız başkadır. Bunlar size karşı dürüst davrandığı sürece, siz de onlara dürüst davranın. Çünkü Allah kendine karşı gelmekten sakınanları sever.

Ben de eğer oyuna katılmak isterse Rabia, Nilgün ve Zerrin'i sobeliyorum.

Yorum (6) Yorum yaz!

Meyan Şerbeti



HERKESE HAYIRLI BAYRAMLAR DİLERİM...

Meyan şerbeti meyan kökünden elde edilen bir içecek. Gaziantep'de özellikle yaz aylarında ve ramazanda tercih edilir. Eskilerden kalma adet üzere çarşıda-pazarda sırtlarında taşıdıkları düğümde satıcıları vardır. Ramazanda ise köşe başlarında şeffaf poşetlere doldurulmuş şerbetlerin başında duran çoğunlukla çocuklardır. Dileyen evinde de hazırlayabiliyor.  Serinletici özelliği yanında farklı faydaları da var.


Gaziantep'de yaşıyorsanız eğer ramazanda hazırlanmış meyan şerbeti bulmakta zorlanmazsınız. Ama biz şerbetimizi kendimiz evde yapmayı tercih ediyoruz, yazın ve ramazanda.

Tadının nasıl olduna gelecek olursak. Aslında ben geçen yaza kadar pekte içemiyordum. Ağızda bıraktığı mayhoş tattan haz almıyordum. Şeker konmadı halde doğal bir tatlandırıcı var içinde. Biraz da meyan köküne ve yapana bağlı olarak rengi duru veya koyu veyahut tadı çok hoş veya acı olabiliyor. Benim için şimdi şerbet hem içmesini sevdiğim hem hazırlamasını sevdiğim bir içecek.

Meyan kökü Gaziantep'de direk şerbet yapılabilecek şekilde ezilmiş halde satılıyor. Fotoğrafı ise aşağıda:



    Hazırlanması ise şu şekilde:
    Kökten aldığım bir top meyan kökünü
-yıkamadan- sürahiye alıp üzerini bastıracak kadar su koydum(bu aşamada içine birkaç karanfil, küçük bir parça çubuk tarçın ekleyebilirsiniz). Bu şekilde 2 saat kadar beklettim. Daha sonra başka bir sürahiye şerbeti süzerek aldım. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şerbetin dibine tortular birikeceği için 2 parmak kadarını bırakmak(yoksa şerbet bulanık olur). Şerbetin dibinde kalan bu tortulu suyu ve ıslanmış meyan kökünü atıyoruz. Daha sonra bir sürahiden diğerine birkaç kez boşaltılılır, buradaki amaç acılığının giderilmesi.Soğutulup, tadına bakılarak eğer koyu olmuşsa üzerine su eklenerek  içilir.

Not: Geçen seneki ramazandan beri yayımlamak istiyordum meyan şerbetini, nihayet bu sene ramazanın son günlerinde ekleyebildim :)

Yorum (31) Yorum yaz!

Ekmek Kebabı



Ekmek kebabı, hem bayat ekmeklerinizi değerlendirmekhem de kısa sürede lezzetli bir yemek yapmak isteyenler için ideal bir yemek.

Ancak kullanılacak ekmek bayat olduğu halde pide cinsi, içi yumuşak olmayan bir ekmek olmalı. Ya da bayatlamış ekmeklerinizi dilimleyip fırında bir süre kızartarak kıtırlaştırıp daha sonra ekmek kebabında kullanabilirsiniz.

Malzemeler:

  • 3 adet pide (Antep pidesinin adedi yaklaşık 134 gr. oluyor)
  • 4 kepçe yoğurt (ben köy yoğurdu kullandığımdan sulu geldi ve süzdürdüm ama hazır yoğurt kullanıyorsanız onun kıvamı iyi gelecektir)
  • 2-3 diş sarımsak
  • 300 gr. kıyma
  • sıvıyağ,tuz,karabiber,pulbiber
  • Tereyağı

Hazırlanması:
  • Pideyi ikişer cm küpler halinde doğrayın.(Resim için tıklayın) Kıymayı bir tavaya alıp kavurmaya başlayın (etinizin yağına göre yağ takviyesi yaparak). Kavrulmaya yakın etin içine tuz,karabiber ve pulbiber atın.
  • Bu sırada yoğurdu derin bir tavanın içine alıp ocağın kısıt ateşinde karıştırarak ısıtın. Ama dikkatli olun, çünkü yoğurt ekşiyebilir. Ezdiğiniz sarımsakları ve biraz tuzu yoğurda karıştırın.
  • Bir borcam tepsiye kestiğiniz ekmekleri alın, üzerine yoğurdu gezdirin (ben büyük boy yuvarlak borcam kullandım)
  • Ekmeklerin en üstüne kıymayı yayıp arzunuza göre tereyağı eritip yemeğin üzerine gezdirdikten sonra ikram edebilirsiniz.

Yorum (33) Yorum yaz!

Türk Kahvesi

   



Size bir fincan kahve ikram etsem?

Fotoğraftaki kareye giren her obje ayrı bir anlamda benim için:

    Fincan annemin çeyizinden. Ben bu tür şeyleri çok sevdiğimden taa eskiden sarıp saklamıştı benim için. Mutfak dolabıma da elleri ile yerleştirmişti. Dün kısmet oldu ilk kez alıp kullanmak. 

    Bakır cezve bakırcılar çarşısından ama yakınımızda olduğu halde biz almadık, dışardan gelen bir misafirden hediye.

    Tepsi ve örtüler de çeyizimden. 
    Harika lokumlarsa İstanbul'dan Halamdan...


Uzun süredir Türk kahvesi pişirmiyordum kendime ve tabi yine uzun süredir mutfakta birşeylerle uğraşıp yemeden önce fotoğraflayamıyordum. Dün hazır lokumlar bitmeden yanına şöyle bol köpüklü bir kahve istedi canım. Yapmışken sizlere de ikram etmek istedim. Eşim fotoğraflama sırasında kahveler soğuyacak diye sabırsızlandı ama çıkan komposizyon benim çok hoşuma gitti.

Kahve ikramı ile birlikte bir de tarifini yazalım değil mi? Gerçi çoğu kişi biliyordur ama belki birilerinin işine yarar diye yazmak istedim.

Türk Kahvesi

  • İlk kez bakır cezvede kahve yapacağımdan biraz heyecanlandım. Keşke mangalda pişirme imkanımız olsa ama ben şimdilik ocağın en kısık ateşi ile idare ettim.
  • İki fincan için herzamanki gibi iki fincan su koydum ama bakır olduğu için mi bilmiyorum kahve 2 bardağa eksik geldi demek ki bakır cezveye suyunu biraz fazla koymak gerekiyormuş.
  • Suyun içine önce bir tatlı kaşığı toz şekerimi ekleyip karıştırdım ve ocağın en kısık gözüne koydum.
  • Hemen cezveye her bardak için bir tatlı kaşığı kahvemden ekleyip bir iki kere karıştırıp kendi haline bıraktım.
  • Kahve en kısık gözde kendi kendine toparlanmaya başladı. Ben de o zaman bir iki daha karıştırdım ve yüzüne biriken köpükleri fincanlara bölüştürdüm (ben bu işlemi kaşıkla yapıyorum)
  • Köpük toplama bitip kahve kaynayınca ağır ağır, köpüğü kaçırmamaya özen göztererek bardaklara döktüm.
  • İki bardağa bir tatlı kaşığı şeker benim için normalde az ama ben yanında lokum olduğundan az şekerli yaptım. Aslında hiç şeker konmadan "yandan çarklı" da yapılabilir. Tabi sevene...

Yorum (24) Yorum yaz!

Severim...



Sevgili Lama'nın isteği üzerine bir ses vereyim dedim. Çok teşekkür ederim Lama'cığım beni düşündüğün için. Ben de senin ve beni merak eden diğer arkadaşlarım için oyuna katılmak istedim.

Gelmişken biraz da kendimden bahsedeyim. Çok şükür iyiyim ama evde mecburi ihtiyaçlar (çamaşır,bulaşık) dışında hiçbişeyle ilgilenmiyorum. Yemek dahi pek yapmıyorum, yapsam da hep basit şeyler oluyor.

Oyun için sevdiğimiz 3 şeyden bahsediyormuşuz, ben 3+1 yaptım. Buyrun bakalım aklıma gelen sevdiğim şeyler.

Severim.. Canım aniden bişey çektiğinde aynı o gün o şeyin bir yerden önüme gelmesine. (Dün mesela canım çok fena dolma çekmişti, amann nerden gelecek dolma bana diye düşündüm, annesine dolma yemeye giden arkadaşımı yarın bana dolma getirmesi için tembihledim. Ama aynı günün akşamı bir akrabamızdan gelen dolmaya ne kadar da çok sevindim anlatamam)

Severim... içli köfteyi, kısırı, yağlı köfteyi, mercimekli köfteyi ve yanında salata-turşu-ayranı.

Severim... Severek takip ettiğim ama beni takip ettiklerinden haberim olmayan blogcu arkadaşlardan yorum almayı :) (yanlış anlaşılma olamasın tüm yorumlar benim için kıymetlidir)

(Bu da bonus)
Severim.. Eylül ayını (çünkü taze antep fıstığı çıktı yuppiiiiiii)


Not: Sonradan farkettim de hep yemekle ilgili sevdiğim şeylerden bahsetmişim :)

Yorum (23) Yorum yaz!

Şimdilik Hoşçakalın

    Bloglarda sürekli aynı ekranı görmek biliyorum sıkıcı oluyor, ama maalesef şuanda blogumla ilgilenemiyorum. Bazı sağlık problemlerini atlatabilirsem hem güzel bir görüntü ile hem de  yeni tariflerle burada olmayı ümit ediyorum.

    Döneceğim zamana kadar şimdilik hoşçakalın...

Yorum (23) Yorum yaz!

Patates Salatası


Bu haftaya salatayla başladığım gibi salata ile bitireyim. Herkesin bildiği bir patates salatası vardır mutlaka. Ama ben geçen sene hayatımda yediğim en güzel patates salatasını eşimin teyzesinde yemiştim. Eh biraz zaman geçti üzerinden ama nihayet 1 sene sonra da olsa tarifi almayı nihayet başarabildim. Bana güzel olmasının sebebinin kullandığı ekşilerde olduğunu söyledi. Bir de yeşillik olarak sadece yeşilbiber, soğan ve maydanoz koymuş, kattığı turşu ile salataya güzel bir lezzet katmıştı. Geçen hafta akşam yemeğine hazırladığımız çorbanın yanına iyi gideceğini düşünerek bazı malzemeler eksik olduğu halde ilk denememi yaptım. Tadı bu halde de güzeldi ama bir dahakine diğer malzemeleri de tam ederek daha da güzel bir sonuç almayı ümit ediyorum.

Malzemeler:
  • 3 adet patates (yaklaşık 1/2 kg.)
  • 1 adet kuru soğan (aslında taze soğan kullanılması gerekiyor, ben olmadığından kuru kullandım)
  • 1 avuç kadar maydanoz
  • 2-3 yeşil biber
  • salatalık turşusu (salatalık turşum da kalmadığından ben biber turşusu koydum, salatalık kesinlikle daha güzel oluyor)
  • Yarım çay bardağından eksik zeytinyağı, nar ekşisi, kuru sumak ekşisi (ben yine nar ve sumak ekşileri kullandım ki teyzem de özellikle bunları kullanmamı tavsiye etti. Tabi olmayanlar için limon suyu kullanabilirler)
Hazırlanması:
  • Patatesleri haşlayın, soyarken benim gibi elinizin yanmasını istemiyorsanız ılımasını bekleyin. Salata kasesine patatesleri küp küp doğrayan. Üzerine soğanı, biberleri maydonuzu ve salatalık turşusunu doğrayın.
  • Küçük bir kasede zeytinyağı, ekşi ve tuzu karıştırıp sosu hazırlayın. Bu sosu ben çok az su katarak biraz açtım.
  • Salatanın üzerine sosu gezdirip tüm malzemeye karıştırın

Yorum (18) Yorum yaz!

Önceki Sayfa | 1 : 15 | Sonraki Sayfa