SAKURA

Ali KUTAY

Maksat Fener'e Gol Olmasın!...



Bağlantılarım


» Ana Sayfa
» Profilim
» Site Haritası

Diğer Bloglarım


» Fenerbahçe
» Ali KUTAY
» SAKURA
Mail Listemize Üye Olun
Mail List Fenerbahçe


100 ncü Yıl Marşı Kıraç






Yazılar


» Bir baba hindi
» Bir şarkısın sen
» Mediha
» Fenerbahçe Forması
» 1985 Kan Gölü -1-
» 1985 Kan Gölü -2-
» 1985 Kan Gölü -3-
» Yoğurtçu Parkı
» Başarı ve Zeka
» Bütün Yazılar


MP3 ler


» Fenerbahçe Marş ve Şarkıları(mp3)
» Fenerbahçe Tezahüratları(mp3)
» İnanın Çocuklar mp3




Video ve Klipler


» 2005-2006 Klipler
» Bir baba hindi
» Video ve Klipler
» 2005-2006 En Güzel Goller
» Hakem Hataları




Wallpaper


» Duvar Kağıtları (1)
» Duvar Kağıtları (2)



Fenerbahçeli Yurtsever Yazılar


» Yazmasam olmazdı
» Asla Unutmayacağız
» Cumhuriyeti Sevmek
» Davul
» Eskiden Fenerbahçe






      SAKURA






























 
 

Nerede İstersen Orada! Ne Zaman İstersen O Zaman !!! (2)

Nisan 1919`da kuruluşu tamamlanan ordu müfettişlikleri, 30 Nisan 1919 tarihli padişah iradesi ile resmiyet kazandı. Buna göre, Osmanlı ülkesi üç ordu müfettişliğine bölündü. Bütün askerî ve mülkî birimlerin ordu müfettişliklerine bağlı oldukları prensibi kabul edildi. Böylece bütün fonksiyonlarını yitirdiğine kanaat getiren devlet merkezi, bu şekilde bir yapılanma ile varlığını devam ettirmek istiyor ve Anadolu`da dağınık bir vaziyette bulunan orduyu da yanına çekmeyi düşünüyordu. Bir yerde ordu müfettişlikleri, saltanat ve hilafet makamı ile hükûmetin Anadolu`daki otoritesini devam ettireceklerdi. Müfettişlik uygulamasına geçildikten sonra , hükümet görünen maksadını İtilaf Devletleri`ne şöyle açıklamıştı: Mütareke hükümlerinin tatbikini kolaylaştırmak, ötede beride dağınık halde bulunan orduyu terhis edip silah ve cephanenin teslimini kolaylaştırmak, kuva-yı milliye adı altında toplanan çeteleri dağıtmak. Bu şekilde görevleri belirlenen ordu müfettişliklerinden I.Ordu müfettişliği İstanbul`da kalmak üzere, II. ve III.ordu müfettişleri Anadolu’ya geçerek vazifeye başladı. Anadolu`ya geçen müfettişlerin, İtilaf Devletleri temsilcilerine bildirilen maksadın dışında faaliyetlerde bulunmaları, bunlara karşı şüphenin giderek artmasına sebep oldu. Bu sırada müfettişlerin kuva-yı milliyeden yana tavır sergilemeleri, mütareke hükümlerinin tatbikinde ağır davranmaları veya tatbik etmemeleri bu şüpheleri zamanla daha da arttırdı. Müfettişlerin Anadolu`daki tavır ve hareketleri, İtilaf Devletleri’nin müfettişlik konusunda hükûmete baskı yapmalarına sebep oldu. İtilaf Devletleri`nin İstanbul`daki sözcüsü konumundaki İngilizler, bu sırada müfettişlik mes`elesinden dolayı hükûmete baskı yapmaya başladılar. İngilizler`i böyle bir harekete zorlayan en önemli gelişme ise, III.Ordu müfettişi Mirliva Mustafa Kemal Paşa’nın mütareke şartlarını hiçe sayan tavır ve hareketleri idi. Araştırmamızın ikinci bölümünde detaylı bir şekilde ifade edildiği üzere, III.Ordu müfettişi Mirliva Mustafa Kemal Paşa son derece geniş mülkî ve askerî yetkilerle Anadolu`ya gönderilmişti. Müfettişlik konusunda, hükûmet merkezinden kendisine verilen talimâtta, Orta Karadeniz kesimindeki şekaveti önlemek, silah, cephane ile vb. malzemenin bir an önce depolarda toplatılmasını sağlamak, terhis işlemlerini hızlandırmak ve kuva-yı milliye için asker toplanmasına mâni olmak gibi hususlar vardı. Fakat, Mustafa Kemal Paşa bu talimatta belirlenenlerin tam aksine hareket etti. O`nun bu hareketi, İngiliz temsilcilerini ve İtilaf Devletleri`nin baskıları sonucu, politikasını İngiltere`nin dümen suyuna göre yönlendiren Damat Ferid Paşa ve kabinesini tedirgin etmekte idi. Ordu müfettişi ile hükûmet merkezi arasında yapılan haberleşmelerden çıkan sonuca göre, hükûmetin askerî kanadını oluşturan Harbiye Nezareti ile Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti, bu sırada gizli de olsa Mustafa Kemal Paşa’nın faaliyetlerini desteklemekte idi. Bu sırada içinde bulunduğu nazik dönemi çok iyi kavrayan III.Ordu müfettişi Mustafa Kemal Paşa ise, devlet merkeziyle olan ilişkilerinde çok hassas davranıyor; dengeleri mümkün olduğunca sarsmamaya çalışıyor; hattâ devlet merkezine gönderdiği telgraflarda her defasında bağlılığını bildiriyor; müfettişlik mıntıkasında ihtiyaç duyduğu şeyleri sıralayarak birtakım taleplerde bulunuyordu. Bütün bunlara rağmen, devam eden İngiliz baskı ve tazyiki, hükûmet tarafından M.Kemal Paşa’nın müfettişlik mıntıkasından geri çağrılmasına sebep oldu. Sadrazam Damat Ferid Paşa ve Harbiye Nezareti tarafından İstanbul`a dönmesi için yapılan davete, Paşa gayet nazikane bir şekilde cevap vererek reddetti. Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul`a yapılan davete icabet etmemesi 7/8 Temmuz 1919 gecesi azledilmesine sebep oldu. Öte yandan, aynı gün ve saatlerde Mustafa Kemal Paşa da devlet merkezine gönderdiği telgrafta, çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa ettiğini belirterek, kendi deyimiyle bir "ferd-i mücahit" sıfatıyla halkın içine katıldığını bildirdi. Bu arada şunu da ifade etmek gerekirse, Mersinli Cemal Paşa’nın 1 Temmuz 1919 tarihinde Konya’daki II.Ordu müfettişliğini vekâleten Miralay Selahattin Bey`e bırakıp, yapılan davet üzerine İstanbul`a gittikten sonra, Anadolu’da en kıdemli komutan olarak Mustafa Kemal Paşa kaldı. Böylece II.Ordu müfettişliği mıntıkası da askerî hiyerarşi gereği Mustafa Kemal Paşa’ya bağlandı. Mustafa Kemal Paşa’nın ordu müfettişliğinden azledilmesinden bir kaç gün evvel Anadolu`da bulunan kolordu komutanları -ki, bunlar içerisinde özellikle Kâzım Karabekir ve Ali Fuat Paşalar-, şayet ordu müfettişliğinden uzaklaştırılsa bile eskisinden daha fazla emirlerine riayet edeceklerine dair söz vermişlerdi. Bu yüzden Mustafa Kemal Paşa tereddüt etmedi. Ordu müfettişliğinden ayrıldıktan sonra, tekrar Anadolu’nun en kıdemli komutanı sıfatı ile kuva-yı milliye hareketinin tabii lideri oldu. Nitekim, komutanların İstanbul`da bulundukları sırada (1919 Nisan ayında) üçler misâkında aldıkları kararların bir kısmı böylece uygulamaya konulmuş oldu ve Anadolu`da bulunan kolordular Mustafa Kemal Paşâ ya bağlandı. Millî Mücadeleyi yürütecek kadro da böylece belirginleşmeye başladı.

Anadolu`daki ordunun Mustafa Kemal Paşa’nın etrafında kenetlenmesinden tedirgin olan Damat Ferid Paşa hükûmeti, bunun üzerine Tahkik Hey`etleri teşkil ederek kolorduları yanına çekmek için gayret sarfettiyse de başarılı olamadı. Tahkik Hey`etleri ile bir yerde nasihatlerde bulunarak orduyu yanına çekmekte başarısızlığa uğrayan hükûmet, otoritesini Anadolu`da icra-yı faaliyet gösteren ordu müfettişliği teşkilatını tamamen lağvetmekle kabul ettirmek istedi. Bu aşamada 16 Ağustos 1919 tarihinde ordu müfettişlikleri lağvedilmiş oldu.

Bilindiği gibi, her rejim ordunun veya buna benzer resmî bir kuvvetin desteği ile ayakta durabilir. Bu düstûrdan hareketle Damat Ferid Paşa hükûmeti, lağvedilen ordu müfettişliklerinin yerine yeniden ordu komutanlıklarını ikame etti. Hükûmet, bu sırada orduyu yeniden düzen altına alabilmek için Askeri Şûra teşkilini dahi gerçekleştirdi. Bütün bu yapılanları mütareke ahkâmına aykırı gören İngilizler, hemen harekete geçti. Böylece askeri şûra çalışmaları ve orduyu yeniden düzenleme çabaları sonuçsuz kaldı. Dönemli ilgili kaynaklardan çıkan sonuca bakılırsa, Damat Ferid Paşa ve kabinesi iktidara gelişinden (16 Mayıs 1919), kuva-yı milliye ve kamuoyunun baskılan sonucu istifa edişine (30 Eylül 1919) kadar geçen zamanda şöyle bir bakılırsa, politik yönden büyük zikzaklar çizdiği, İngiliz mümessillerinin yönlendirmeleriyle siyasetini belirlediği dikkati çeker. Bu dönemde hükûmetin İngiliz istekleri doğrultusunda politikasını belirlemesi, kuvayı milliye hareketi ile Anadolu`da âdeta içli dışlı durumda bulunan ordunun, hükûmete karşı katı bir tavır takınmasına sebep oldu.

Damat Ferid hükûmetinin istifasından sonra kuva-yı milliyenin isteklerine İstanbul değer vermek mecburiyetinde kaldı. 2 Ekim 1919`da Ali Rıza Paşa kabinesi kurulunca, İstanbul ile Anadolu arasında önceki hükûmet döneminde kopan ilişkiler yeniden kuruldu. Bilinen Amasya mülakatı neticesi, Temsil Hey`eti ile hükûmet arasında mutabakat sağlandı. Öte yandan, bu hükûmetle ilişkilerin düzelmesinde, diyaloğun sağlanmasında Harbiye Nazırı Mersinli Cemal Paşa ile Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Cevat Paşa’nın büyük gayretleri oldu. Nitekim, Cemal Paşa ile Cevat Paşa, Anadolu`da düşmana karşı başlatılmış olan kuva-yı milliye hareketinin, âdeta İstanbul`da hükûmet kanadındaki temsilcileri gibiydiler. Cemal Paşa bu sırada orduya yeniden bir düzen vermek amacıyla, Askerî Şüra’nın açılmasını gerçekleştirdi.Askeri Şûra çalışmaları 1919 Kasım`ında başlayarak Damat Ferid`in yeniden iktidara gelişine -Nisan 1920 tarihine- kadar devam etti. İşte bu şûra çalışmaları sonunda, ortak bir karara varan Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti ile Harbiye Nezareti, kuva-yı milliyenin iaşe ve ikmâlini kabul ederek, bunun çok gizli yollarla temin edilmesini kararlaştırdı. Daha önce ifade ettiğimiz gibi, Damat Ferid Paşa hükûmeti döneminde reddedilen kuva-yı milliye, bu hükûmet tarafından baştacı edilmek isteniyordu. Cemal ve Cevat Paşalar yayınladıkları gizli tamim ve emirlerle kuva-yı milliyeye her türlü yardım ve desteği sağlamayı vaad etmekle kalmayıp, uygulamaya da koydular. Askerî Şûra çalışmalarından sonra kuva-yı milliyeyi gizli yollarla desteklemeyi ilke edinen Ali Rıza Paşa kabinesi, Anadolu’nun nabzını yoklamak, gelişmeleri yerinde takip edebilmek amacıyla Tahkik Hey’etleri’ni yeniden teşkil etti. Bu hükûmet döneminde Anadolu`da faaliyet gösteren Tahkik Hey`etleri ile kuva-yı milliye liderleri ve Temsil Hey`eti arasında tam bir uyum sağlandı. Hükûmet, kuva-yı milliye ile anlaşmak, ona gizli yollardan yardım etmekle kalmadı; öteden beri millî hareketin lideri olan ve Damat Ferid Paşa kabinesi döneminde ordudan azledilen M.Kemal Paşa ile telgraf görüşmelerini başlattı. Nitekim, bu görüşmelerin ardından milli hareketin lideri M.Kemal Paşa.`ya tekrar eski itibarı iade edildi. Paşa, ordudan istifa etmiş kabul edilerek, ayrıca sahip olduğu nişan ve madalyaları geri verildi. Bu konu Vahdettin’ in iradesi ile kesin şeklini aldı. Kuşkusuz yaptığımız bu tespitlerden çıkarılan sonuca göre, İstanbul hükûmeti artık Anadolu`da Temsil Hey`eti etrafında ortaya çıkan oluşumu resmen tanımış oluyordu.

Öte yandan, Cemal ve Cevat Paşalar`ın her ne pahasına olursa olsun, Anadolu`daki hareketi desteklemeleri İngilizler tarafından fark edilince istifaları gündeme geldi. İngilizler’in bu tazyik ve baskıları karşısında, Ali Rıza Paşa kabinesi toptan istifayı düşündü. Fakat, adı geçen paşalar istifa ederek, millî menfaatler açısından bu hükûmetin bir müddet daha iktidarda kalmasını sağladı. Diğer taraftan, 12 Ocak 1920`de Osmanlı Meb`usan Meclisi`ni toplayarak, 28 Ocak 1920`de Misak-ı Millî kararlarının alınmasını sağlayan Ali Rıza Paşa kabinesi tarafından kuva-yı milliyenin faaliyetleri gözardı edildi. Bu kabine döneminde Anadolu’da bulunan kolordu ve birlikler Harbiye Nezareti`nin gizli desteği ile silah, cephane ve personel bakımından takviye edildi. Cemal Paşa’nın istifasından sonra nezarete getirilen Fevzi Paşa da bırakılan faaliyetleri aynı doğrultuda devam ettirdi. Fevzi Paşa, Çanakkale Akbaş Cephaneliğinde ve İstanbul`daki silah depolarında mevcut silahların yapılan baskın vs. yollarla Anadolu`ya kaçırılmasına göz yumdu. Fevzi Paşa döneminde, Anadolu`da Mustafa Kemal Paşa liderliğinde toplanan ordunun iaşe ve ikmali büyük ölçüde gerçekleştirildi. İngilizler`in baskılar sonucu, kuva-yı milliyenin İstanbul`daki temsilcisi kabul edilen Ali Rıza Paşa kabinesi 3 Mart 1920`de istifa etmek mecburiyetinde kaldı. Ali Rıza Paşa’nın halefi Salih Paşa kabinesi de Anadolu’ya karşı aynı politikayı takip etti.

İtilaf Devletleri tarafından 16 Mart 1920`de İstanbul`un işgal edilip, meclisin basılarak kuva-yı milliye yanlısı milletvekillerinin takip edilmeleri, bir kısmının Malta`ya sürülmeleri Türk Tarihi’nde yeni bir devrin başlangıcı oldu. Bütün bu hadiseleri dikkatle değerlendiren Mustafa Kemal Paşa, milletin meşrû müdafaasını ancak hür bir ortamda sağlayabileceğini, bu yüzden artık Anadolu`ya tabi olunması gerektiğini her tarafa tamim etti. Bu düşünceden hareketle, meclisin Ankara’da toplanmasını ve bunun Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak 23 Nisan 1920`de açılmasını sağladı. İşgal olayından kısa bir süre sonra iktidara gelen Damat Ferid Paşa, Anadolu`da gayr-ı meşru olarak vasıflandırdığı bu yeni yapılanmayı bastırmak için hemen harekete geçti. Bir yerde kuva-yı milliyeyi te`dip etmek, orduyu kontrol altına almak maksadıyla Kuva-yı İnzibatiye ve Anadolu Fevkalâda Umum Müfettişliğini kuran hükûmet, bütün bu çabalarında başarılı olamadı. Zaten bu sırada ordu, kayıtsız şartsız olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin kontrolüne girmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi hükûmetinin teşkiliyle birlikte, hükûmetin askerî kanadını oluşturan Millî Müdafaa Vekâleti ve Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Vekâletlerinin yeniden düzenlenmesi gündeme geldi. Böylece mütareke döneminde İstanbul hükûmetlerinin gerçekleştirmek istedikleri yeniden yapılanma, Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti tarafından gerçekleştirilmiş oldu. Karargâhı teşekkül eden ordu, kısa sürede personel ikmali ile silah, techizat vb. lojistik desteğini tamamlayarak cephe taksimatına göre 1920 yılı sonlarına doğru yapılanmasını tamamlamış oldu. 1921 yılı Ağustos`undan itibaren, artık yeniden yapılanan bu orduyu durdurmak mümkün değildi.

(Türk Tarih Kurumu yayınları- Zeki Sarıhan-Kurtuluş savaşı günlüğü 2.cilt –S.143)
2 Ekim 1919
Ali Rıza Paşa Hükümeti kuruldu ve açıklandı. İngilizlerin de rızasıyla kurulan bu hükümet için Padişah "hülleci bir kabine olacak" diyor. Anadolu`nun İstanbul`la bağlantılarını kesmesi üzerine Damat Ferit Paşa Hükümeti 30 Eylül (veya 1 Ekim)`de işbaşından uzaklaştırılmıştı. Anadolu ile uzlaşmayı savunan Ali Rıza Paşa Hükümeti, 12 Ocak`ta Mebuslar Meclisi`ni toplayacak, İtilaf Devletleri`ne karşı mücadele edemeyecek, öte yandan Temsil Kurulu`nu Hükümet`in işlerine karışmakla suçlayacak, İngilizlerin ağır müdaheleleri üzerine 3 Mart 1920`de istifa ederek yerini kısa bir süre işbaşında kalabilecek olan Salih Paşa Hükümeti`ne bırakacaktır. Damat Ferit Paşa`nın istifası ve Ali Rıza Paşa Hükümeti`nin kurulması, Kuvayı Milliye`nin ilk siyasî zaferi olarak değerlendiriliyor. (TV: 3662; İkdam, Tas.Ef., Peyam, İfham, İstiklal, Alemdar, Vakit, İleri: 3; İr.Mil. 7; İnal: 2111; Göztepe: 220; Cebesoy 1: 230; Türkgeldi 1: 245, 249; MN 1922: 170)

Ali Rıza Paşa Kabinesi: Başbakan: Bahriye eski Bakanı Ali Rıza Paşa; Şeyhülislam: Haydarizade İbrahim Efendi; Dışişleri: Dışişleri eski Bakanı Mustafa Reşit Paşa; Harbiye: Askerî Okullar Müfettişi, 2. Ordu eski Müfettişi Cemal Paşa (20 Ocak 1920`ye kadar); Bahriye: Bahriye eski Bakanı Salih Paşa; İçişleri: İtibar-ı Millî Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Damat Şerif Paşa; Adalet: Mustafa Bey; Maliye: Maliye eski Bakanı Tevfik Bey; Bayındırlık: Harbiye ve Bayındırlık eski Bakanı Abuk Ahmet Paşa; Ticaret ve Tarım: Ticaret ve Tarım eski Bakanı, Genelkurmay eski Başkanı ve Senato üyesi Hadi Paşa; Eğitim: Sait Bey; Danıştay: Abdurahman Şeref Bey; Evkaf: Sait Bey (Vekâleten) (TV: 3662; İkdam, Peyam, İfham, İstiklal, Alemdar, Vakit, İleri; 3; Göztepe: 220; Türkgeldi 1: 245; İnal: 2111)

(Türk Tarih Kurumu yayınları- Zeki Sarıhan-Kurtuluş savaşı günlüğü 2.cilt –S.404)
3 Mart 1920
İngilizlerin baskısına daha fazla dayanamayan Ali Rıza Paşa Hükümeti, Yunan ilerlemesini ve sansürü protesto ederek istifa etti. Ali Rıza Paşa Hükümeti, Damat Ferit`in Anadolu ayaklanması karşısında yenik düşmesi üzerine 2 Ekim 1919`da kurulmuştu. Damat Ferit`in işbaşına getirilmesi için İstanbul`da yoğun çalışmalar yapılıyor, ancak Anadolu`dan gelecek sayısız telgraflar ve Mebuslar Meclisi`nin isteği ile Padişah başbakanlığı kısa bir süre için Salih Paşa`ya verecek, 8 Mart`ta açıklanan bu hükümet de 2 Nisan`da istifa edecektir. (İkdam, Akşam, Tas. Ef, Vakit, İfham, PS, İleri, YG: 4; öğüt: 5, 8; İr. Mil: 8; Nutuk, ves. 341 "Dünkü İtilaf notasından dolayı"; Rey: 270; Türkgeldi 1: 254)

Rauf Bey ve Kara Vasıf, Mustafa Kemal`e gönderdikleri raporda, Hükümet`in istifasını anlattılar. Meclis`in dağıtılacağını, yeni bir Damat Ferit Hükümeti ihtimali olduğunu bildirerek, etkili tedbirler alınmasını istediler. (Nutuk, ves. 241 a) * Felah-ı Vatan Grubu toplanarak Hükümet`in istifasını görüştü. Buhran hakkında bilgi almak üzere Celalettin Arif Bey ve Mecdi Hoca, Saray`a gönderildi. Grup temsilcileri Padişah`tan, Kuvayı Milliye`nin kabul edebileceği bir başbakan atamasını istediler. Vahdettin, "Buhranın önemini takdir ediyorum. Müsterih olsunlar. Duruma göre bir başbakan tayin edip Grup`la anlaşmasını söyleyeceğim" dedi. (BTTD 61: 20; Nutuk, ves. 242 c)

(Türk Tarih Kurumu yayınları- Zeki Sarıhan-Kurtuluş savaşı günlüğü 2.cilt –S.412-415-416)
6-8 Mart 1920
Dükkânlar kapatıldı. Halk, hükümet konağı ve ordu dairesi önüne giderek kurulacak hükümetin millî amaçlara uygun olmasını istedi. Aksi görüşte bir hükümetin emirlerine itaat edilmeyeceği bildirildi. İstanbul`a teller çekildi. Dün ve bugün İstanbul telgraf yağmuruna tutuldu. Bunlardan 212`si, Mec-lis`in bugünkü oturumunda üyelere duyuruldu. (İr.Mil., Albayrak: 8; Karabekir 1: 485) * Meclis Başkanı Celalettin Arif Bey, Padişah`a sunduğu raporda Kuvayı Milliye`yi savundu. Hükümet buhranına bir an önce son verilmesini istedi. Hükümet`in Damat Ferit Paşa tarafından kurulması halinde Anadolu`ya Bolşevikliğin gireceğini, Anadolu`dan Meclis için yeniden seçim yaptırabileceğini söyleyerek Hükümet`in Salih Paşa tarafından kurulmasını önerdi. Her taraftan yüzlerce telgraf geldiğini belirtti. (Nutuk, ves. 245; Kansu II: 554) * A. Reşit Bey`in önerileri (Rey: 270).

Padişah, Anadolu`dan ve Meclis`ten gelen baskılar sonucu Damat Ferit`i Başbakanlığa getiremedi. Başbakanlık görevi, Bahriye Bakanı Salih Paşa`ya verildi. Padişah, hiç bir mebusun Hükümet`e alınmamasını istedi. Derme çatma kabinesi yarın açıklanacak olan Salih Paşa Hükümeti zamanında, İtilaf Devletleri İstanbul`u işgal edecekler, bu Hükümet`ten Kuvayı Milliye`nin ve Mustafa Kemal Paşa`nın bir bildiriyle reddedilmesini isteyeceklerdir. Yayımlanacak metin konusunda anlaşma sağlanamayınca Hükümet 2 Nisan`da istifa edecektir. (İfham, Tas.Ef., İleri, Alemdar, YG: 7; Vakit: 7-9; PS: 7, 9; MN 1922: 172; Söylevi: 290; Türkgeldi 1: 257)
Üç yüksek komiser, İstanbul`un işgalinin uygun olacağını kararlaştırdılar. *

Dışişleri Bakanı Curzon`dan Yüksek Komiser Robeck`e: Türkiye ile yapılacak barış anlaşmasında Çatalca`ya kadar Trakya`nın ve İzmir`in Yunanistan`a verilmesini, Boğazların milletlerarası kontrole alınmasını, bağımsız bir Ermenistan`ın kurulmasını, belki Kürdistan`ın da tanınmasını isteyeceğiz. Bunları Türklere kuvvet yoluyla kabul ettirebilmek için İstanbul işgal edilecek, Mustafa Kemal`in azledilmesi istenecektir. İşgal, barış şartlarının uygulanmasına kadar sürecektir. Diğer yüksek komiserlerle görüşülerek, Türklere boyun eğdire-bilmek için başka tedbir düşünülüyorsa tez elden bildirilmesi... (Şimşir I: 440; Baytok: 89)* Curzon, Robeck`in 27 Şubat tarihli yazısına karşılık vererek, Kürdistan`ın İngiliz ve Fransız himayelerinde ikiye bölünmesi konusunda Konferans`a bir öneride bulunulmadığını, Kürdistan`ın Türkiye`den koparılması ve bağımsızlığının korunmasının tasarı halinde olduğunu bildirdi (İngiliz Belgelerinde Kürdistan: 117).

Hükümet buhranına geçici bir çözüm bulundu. Salih Paşa Hükümeti açıklandı. Ali Rıza Paşa Hükümeti, İngilizlerin baskısı, Hükümet`in açıklamalarını bile yasaklayan Müttefik sansürü ve Yunan ilerlemesi sebepleriyle 3 Mart`ta istifa etmişti. Anadolu`dan İstanbul`a çekilen binlerce telgrafta, millî amaçlara uygun bir hükümet kurulması istenmiş, Meclis de yeni bir Damat Ferit hükümetine yurdun tahammül edemeyeceğini Padişah`a bildirmişti. Padişah bunun üzerine, Ali Rıza Paşa Hükümeti`nde Bahriye Bakanı olan Salih Paşa`yı hükümeti kurmakla görevlendirmek zorunda kalmıştı. Salih Paşa Hükümeti de Müttefiklerin baskısına ancak 25 gün dayanabilecek, 2 Nisan`da istifa edecektir. Dördüncü Damat Ferit Hükümeti 5 Nisan`da kurulacaktır.

Salih Paşa Hükümeti: Başbakan: Salih Paşa; Dışişleri: (Yeniden) Safa Bey, İçişleri (Yeniden) Hazım Bey; Harbiye: (Yeniden) Fevzi Paşa (Çakmak); Şeyhülislam (Yeniden), Haydarîzade İbrahim Efendi; Eğitim: Senato üyesi Abdurahman Şeref Bey; Adalet: Celal Bey; Bahriye: (vekâleten) Salih Paşa (14`te Esat Paşa); Evkaf: Eski Şeyhülislamlardan Ömer Hulusi Efendi; Ticaret ve Tarım: Ziya Bey; Maliye (Vekâleten): Tevfik Bey (11`de Faik Nüzhet Bey); Danıştay: (vekâleten) Abdurrahman Şeref Bey (11`de Adalet eski Bakanı Cemil Molla); Bayındırlık: Senato üyesi Tevfik Bey.

(Türk Tarih Kurumu yayınları- Zeki Sarıhan-Kurtuluş savaşı günlüğü 2.cilt –S.428)
16 Mart 1920
İngiliz, Fransız ve İtalyan Yüksek Komiserleri, sabah erkenden Başbakan Salih Paşa`ya bir nota vererek saat ondan itibaren İstanbul`un işgal edileceğini bildirdiler. Notada, Mustafa Kemal ile öteki millî liderlerin hemen reddedilmesi isteniyor, Kilikya`da benzer olayların devam etmesi halinde barış şartlarının daha da sertleştirilebileceği bildiriliyor. Salih Paşa, verdiği cevapta İstanbul`da asayişin tam olduğunu belirtti. Anadolu`da Hıristiyanların katledildiği iddasını reddetti ve işgali protesto etti. (HTVD 22, ves. 557; Tepeyran: 25; Şimşir I: 460; Türkgeldi 1: 259; Söylemezoğlu: 191)


(Türk Tarih Kurumu yayınları- Zeki Sarıhan-Kurtuluş savaşı günlüğü 2.cilt –S.450-451)
26 Mart 1920
İtilaf Devletleri yüksek komiserleri, Salih Paşa Hükümeti`nden, Kuvayı Milliye eylemlerinin ve Mustafa Kemal`in resmen kınanmasını yeniden istediler. Notada, bunun 16 Mart`ta istenildiği ancak hâlâ yerine getirilmediği belirtildi. Komiserlerin isteği üzerine Hükümet, bir kınama metni hazırlayacak ancak bu, yüksek komiserlerce beğenilmeyecektir. Bildiri taslağı birkaç kez gidip geldikten sonra Hükümet, yüksek komiserlerin istediği dili kullanmayı reddederek 2 Nisan`da istifa edecektir. (Şimşir I: 467)


(Türk Tarih Kurumu yayınları- Zeki Sarıhan-Kurtuluş savaşı günlüğü 2.cilt –S.455)
28 Mart 1920
Hükümet, İtilaf Devletleri yüksek komiserlerinin isteği üzerine, millî hareketi ve Mustafa Kemal`i takbih eden bildiri taslağını komiserlere sundu. Bildin taslağında, İstanbul`un işgali üzerine çıkan mübalağalı söylentilerden sonra taşradaki millî hareketin bazı aşırı hareketlere girdiğinin öğrenildiği, İzmir olayları üzerine ortaya çıkan bu teşkilatla Hükümet`in bir ilişiğinin olmadığı, Hükümet`in Mustafa Kemal ve arkadaşlarını tasvip etmediği anlatıldı. Yüksek komiserler yarın verecekleri cevapta, bu taslağın Mustafa Kemal`in tasvibi gibi yorumlanacağını bildirecekler, bildiri birkaç sefer daha Hükümet`le yüksek komiserler arasında gidip gelecek, sonunda Hükümet böyle bir bildiri yayımlamaktan vazgeçerek 2 Nisan`da istifa edecektir. (Şimşir II: 9)


(Türk Tarih Kurumu yayınları- Zeki Sarıhan-Kurtuluş savaşı günlüğü 2.cilt –S.461)
1 Nisan 1920
Hükümet, üç yüksek komiserin, Kuvayı Milliye ve Mustafa Kemal aleyhinde istedikleri bildiriyi imzalamayacağını bildirdi. Salih Paşa cevabında, Hükümet`in, büyük devletlerin kararlarına karşı gelmenin faydasızlığına inandığını, bununla birlikte millî teşkilatın bütün mensuplarını toptan isyancı ilan etmenin de sükûnet getirmeyeceği kanısında olduğunu, bildiriyi istenen biçimiyle basında yayımlayamayacaklannı bildirdi. 28 Mart`ta Hükümet, Mustafa Kemal`in hareketlerini tasvip etmediği yolundaki bildiri taslağını yüksek komiserlere sunmuş, ancak taslak yetersiz görülerek 29`da geri çevrilmişti. Salih Paşa Hükümeti yarın istifa edecek. (Şimşir II: 12)

(Türk Tarih Kurumu yayınları- Zeki Sarıhan-Kurtuluş savaşı günlüğü 2.cilt –S.463-464)
2 Nisan 1920
Salih Paşa Hükümeti, İngilizlerin baskılarına daha fazla dayanamayarak istifa etti. Salih Paşa Hükümeti, Ali Rıza Paşa Hükümeti`nin 3 Mart`ta istifası üzerine 8 Mart`ta kurulmuş, ancak 16 Mart`ta İstanbul`un işgali üzerine hiç bir etkinliği kalmamıştı. Damat Ferit, günlerdir yeni Hükümet listesini yapmış olarak beklemekte, ancak Salih Paşa Hükümeti Anadolu Harekâtı`na zaman kazandırmak amacıyla istifa etmemekteydi. Hükümet, son olarak dün, İtilaf Devletleri temsilcilerine verdiği cevapta, Kuvayı Milliye`yi ve Mustafa Kemal`i toptan asî ilan etmeyi ve reddetmeyi kabul edemeyeceğini bildirmişti. Dördüncü Damat Ferit Hükümeti 5 Nisan`da kurulacak, bu tarihten itibaren Hükümet`in Anadolu Harekâtı`na karşı İngilizlerle birlikte en sert hareket dönemi başlayacaktır. (PS, İkdam, YG, Alemdar, İleri, Akşam: 14; Tepeyran: 51)

(Türk Tarih Kurumu yayınları-İngiliz belgelerinde atatürk-Bilal N. Şimşir-2. Cilt)
28 MART 1920
İTİLAF DEVLETLERİ YÜKSEK KOMİSERLERİNDEN OSMANLI SADRAZAMINA VERİLEN VE MUSTAFA KEMAL VE ARKADAŞLARININ İSTANBUL HÜKÜMETİNCE RED VE İNKAR EDİLMESİNİ İSTEYEN NOTAYA KARŞILIK OSMANLI SADRAZAMINDAN ISTANBUL`da İTİLAF DEVLETLERİ YÜKSEK KOMÎSERLERlNE CEVABI NOTA
1. itilâf devletleri Yüksek Komiserlerinin istekleri uyarınca Osmanlı Hükümetinin yayınlamayı düşündüğü bildirinin fransızca çevirisinin ilişikte sunulduğu.
2. Türkçe aslı Amiral Webb`e sunulmuş bulunan bu bildiri tasarısının Yüksek Komiserlerce uygun bulunacağının umulduğu.
İSTANBUL HÜKÜMETİNCE YAYINLANMASI DÜŞÜNÜLEN BlLDlRl TASLAĞI.
1. istanbul`un işgali üzerine çıkan mübalâğalı söylentiler sonucu, taşradaki milli teşkilâtların bazı aşırı hareketlere giriştiklerinin öğrenildiği.
2. izmir vilayetindeki acıklı olaylar sonucunda doğan bu teşkilâtların kuruluşu ve yönetimi ile istanbul hükümetinin ilişkisi bulunmadığı.
3. Meşru hakları savunmak için doğmuş olmalarına rağmen bu teşkilatların şiddet hareketlerinin devlete zarar verdiği.
4. Hiçbir resmi sıfatı bulunmayan M. Kemal Paşa ile diğer bazı milliyetçi yöneticilerin Hükümetçe tasvip edilmedikleri.

19 mart 1920
ISTANBUL`da ÎTÎLAF DEVLETLERİ YÜKSEK KOMİSERLERİNDEN OSMANLI SADRAZAMINA ORTAK NOTA
1. 28 Mart tarihli Osmanlı notasının ve ekinin alındığı.
2. Yayınlanması tasarlanan bildiri metninin, M. Kemal ve milli hareket liderlerinin tasvip edildikleri şeklinde yorumlanabileceği.
3. Bu bakımdan Yüksek Komiserlerin ancak M. Kemal ve millî hareket liderlerinin tasvip edilmediklerini açıkça belirten ve halkın bundan böyle yalnız meşru Hükümetin emirlerine uymasını isteyen bir bildiri metnini kabul edebilecekleri.

ÎTlLAF DEVLETLERİ YÜKSEK KOMÎSERLERlNE SUNULAN VE OSMANLI HÜKÜMETİNCE YAYINLANMASI TASARLANAN BİLDİRİNİN DEĞİŞTİRİLMİŞ METNİ
1. İstanbul`un işgali üzerine çıkan mübalâğalı söylentiler sonucu, taşradaki milli teşkilatların bazı aşırı hareketlerde bulunduklarının öğrenildiği.
2. İzmir vilayetindeki acıklı olaylar sonunda ve aslında müslüman halkın meşru haklarını savunmak için kurulan bu millî teşkilatların kuruluşu ve yönetimi ile Hükümeti Şahanenin ilişkisi bulunmadığı.
3. Aşırı hareketlere girişmiş olan M. Kemal`in hiçbir resmi sıfatı ve Hükümette yeri bulunmadığının ve Hükümetin niyetlerine aykırı hareket ettiğinin ilân olunduğu.
4. Halkın yalnız meşru otoritenin emirlerine uyması gerektiği.
OSMANLI HÜKÜMETİNCE YAYINLANMASI TASARLANAN BİLDİRİNİN BİR KERRE DAHA DEĞİŞTİRİLMİŞ METNİ
1. Mübalâğalı söylentiler sonucu milli teşkilatların yeniden bazı aşın hareketlere giriştiklerinin öğrenildiği.
2. Bu teşkilatların kuruluşu ve yönetimi ile Hükümetin ilişkisi bulunmadığı.
3. M. Kemal Paşa ve teşkilât liderlerinin hiçbir resmi sıfatı ve Hükümette yeri bulunmadığının ve bunların Hükümetin niyetlerine aykırı hareket ettiklerinin ilân olunduğu.
4. Halkın yalnız meşru otoritenin emirlerine itaat etmesi ve asayişi bozacak hareketlerden kaçınması gerektiği.

1 NİSAN 1920
OSMANLI SADRAZAMI H. SALİH PAŞADAN İSTANBUL`DA İNGİLİZ YÜKSEK KOMİSERİ AMİRAL DE ROBECK`e NOTA.
1. İtilâf devletleri Yüksek Komiserlerinin 29 mart tarihli ortak notasına karşılık olarak, milli teşkilatlar konusunda yayınlanması tasarlanan bildiri projesinin Yüksek Komisere sunulmuş olduğu.
2. Proje metni.
3. 31 mart günü Yüksek Komiserliklerin müsteşarlarınca bu projenin değiştirilmesinin istendiği.
4. Değiştirilmiş proje metni.
5. Bu son projenin, milli teşkilatların bütün mensuplarının Hükümetçe âsi sayıldığı intibaını verebileceği; halbuki bu kimselerin hepsinin âsi sayılamıyacağı.
6. Büyük devletlerin kararlarına karşı gelmenin faydasızlığına inanan Hükümetin, milli teşkilat mensuplarını toptan âsi ilân etmenin de sükûn getirmiyeceği kanısında bulunduğu.
7. Yayınlanması halinde vahim sonuçlar doğabileceğinden Hükümetin bu bildiri projesini şimdiki haliyle basında yayınlatamıyacağı.

Bu yazının hazırlanmasında emeği geçen üyelerimiz Prof. Dr. Oktay Avcı ve ibobey`e teşekkür ederiz...


10/6/2006 4:31:31 AM

www.antu.com

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tarih: , 7/10/2006
Yorum yaz

DERGİİ

Dergii Kasım ayı sayısı çıkmıştır...Blog Yazarlarının Dikkatine...

Yazan: dergii Tarih: , 26/10/2006

Bağlantı


<- Geriye dönebilirsiniz | Bu sevda bitmez devam ediniz ->