Bazen utana sikila, bazen icimizden geldigi gibi, bazen de yoklaya yoklaya soyleyebildigimiz bir cumledir "Seni Seviyorum". Kimimiz bu iki kucuk kelimeyi ne kadar istese de zorlasa da kendince soylemeyi beceremez. Cekinir korkar veya acikca soylemeyi zafiyet sayar. Kimimiz icinde cok kolaydir oyle bir cirpida dudaklarimizdan dokuluverir. Soyleyen icin bazen anlami da farklidir kimi insanin ki samimidir, yurektendir, kimi ise olagan usulen eh iste tarzinda... Ya da soyleyis bicimi de degisir kimi sessiz sakin bir dinginlikte yere bakarak ortaya soylenir, kimi bir hengamenin baslangici icin direk sevilenin yuzune karsi.
Oysa mesele "Seni seviyorum"demek degildir, "Nasil?" sevdigimizdir... Asil mesele soyledigimizin bize guvenipte yola ciktiginda birlikte yuruyecegimizdir yoksa yari yolda mi birakacagimiz midir?... O sevgi ugruna neleri goze alacagimizdir? Nelere katlanacagimizdir? Sevgi fedekarlik demektir. Sadece iyiyi, guzeli, rahati, senligi, dugunu degil, bazen kotuyu, cirkini, sikintiyi, tasayi, kederi de kabullenmektir...
Futbolu seven insanlarin pek cogu bir takima gonul vermektedir ya da sevmeyenler de ucundan kiyisindan bir takimin basarisini istemektedir. Mesela biz Fenerbahceliler de boyleyizdir. Kimimiz oluruz Fenerbahce icin, kimimiz yense de olur yenmese de cinsinden tutariz... Kimimiz icin herseydir Fenerbahce kimimiz icin sadece pazartesi sabahlari arkadaslarimizi kizdirmak icin bir arac... Hele bazilarimiz daha bir tuhaftir bu sevgi konusunda hergun Fenerbahceyle yatarlar, Fenerbahceyle kalkarlar... Bazilarimiz ise mac sonuclarini bile takip etmezler sadece hafizalarinda bir kac ani veya renkli kisilikleriyle gecmisten bir kac arkadasla yasadiklari ya da bir kac eski futbolcu kalmistir. Kimimiz de oylesine takim tutar gibi "Fenerbahceliyim ama fanatik degilim" der. Bazilarimiz da ilginctir aslinda kimse sorgulamasa da ne kadar cok Fenerbahceli oldugunu ispat etmek ister.
Ne yazik ki sevgi denen duygunun olcumu ise goreceli bir kavramdir. Kimi icin Fenerbahce icin kavga eden insan daha cok Fenerbahcelidir, kimi icin Fenerbahceye bir civi cakan, kimi icin ise en cok para harcayan veya kimi icin de en cok maca giden ama sonucta herkes Fenerbahcelidir... Neresinden yaklasirsaniz yaklasin herkes icin gorecelidir Fenerbahce sevgisinin olcusu...
Benim icin ise en mukemmel Fenerbahceli, Fenerbahceyi Fenerbahceli olmayanlara sevdirebilendir. Fenerbahceyi karsiliksiz seven insani sevmekse en buyuk Fenerbahceliliktir.
Fenerbahce macina herkes farkli beklentilerle gider. Kimi bir futbolcuyu canli gorebilmek, kimi Fenerbahcenin oynadigi futbolu seyredebilmek, kimi o dunya yildizlarinin estetik hareketlerini alkislamak icin gider... Benim icin ise farklidir beklentiler ben en cok Fenerbahce'ye asik o binlerce taraftarin o birlikteligini, beraberligini seyretmeye giderim. Sahada Fenerbahce sanki o yaptigim tezahuratla benim icin oynar. O topa vuran benim yuregimle vurmustur o gol ben istedigim icin atilmistir ya da o gol ben taraftarlik gorevimi iyi yapamadigim icin yenilmistir. Birey olarak Fenerbahce icin bir hicizdir ama bizim gibiler bir araya geldiginde biz Fenerbahceyizdir.
Bazen bireyligimiz duser aklimiza isliklariz, kufrederiz oyle ya para vermisizdir. Iyi takim, iyi futbolcu, iyi mac icindir verdigimiz bunca para... Kizariz kendimize takima ya da birilerine... Ne degisir bilmem ama bildigim iste o anda yari yolda biraktigimiz "Seni seviyorum"dedigimiz sevdamiz Fenerbahcedir fakat "Nasil?"imiz sinifta kalmistir artik. Ne cevap verecegizdir ki "Nasil?"imiza kufrederek mi diyecegizdir, yoksa isliklayarak mi? Sekiz sutuna mansetizdir artik taraftar takimi islikladi, rakip takimi alkisladi diye...
Yani lafin kisasi sozun ortasi Fenerbahce olunca mesele "Seni seviyorum"demek degildir Fenerbahceyi "Nasil?"sevdigimizdir...
Ali KUTAY
|