| ||
| bay bacak (msn: hakansbacak@hotmail.com) arşive tıklayın mesela, bakın hemen üstte.. |
| ||
http://www.googlefight.com/index.php?lang=en_GB&word1=gunluk+gulistanlik&word2=gulluk+gulistanlik ------------------------------------------------------------ profile picture taglemek harika bişey olsa gerek. (internetçede edvensıd oldum) ------------------------------------------------------------ "aklın yolu birdir" lafını seviyorum. yaygınlaştırılmasını talep ediyorum. not: bu da siyasi bi mesaj içeriyormuş gibi oldu, ama değil. günlük gibi bura aslında... | ||
| 4 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
bir aydır evde yalnızdım. evi haftaboyunca kirletip haftasonu bi kaç saatte temizlemek gibi bi sistemle ilerledim. gerçi bu sistem düzenli işlemiyordu. şöyle izah edeyim. şimdi evin kirlilik derecesi 0 ila 100 arasında bi değer alsın diyelim, (100 en kirli hali) haftasonu temizlik yapıp 0 olduktan sonra hemen ertesi gün haddinden fazla kirletiyorum evi (80-85 puanlık falan :) ) haftanın geri kalanındaysa ise daha yavaş yavaş kirletmek zorunda kalıyorum. halbuse her gün 10 puan 10 puan kirletsem önümüzdeki haftaya bi -30 puan devreder. hmm.. ama bööle olursa da 4 haftada ev en temiz halinden daha temiz oluyor. neyse ben de öyle yapmadım zaten. kirlettim. mutfak tezgahının hep aynı köşesinde kahvemi karıştırıp kaşığı da gene yaklaşık olarak aynı köşeye bıraktığım için - ve aynı kaşığı iki kere kullanmak adetim olmadığı için - tezgahın üstünde şöyle bi görüntü oluştu.
bööle değişik bi böcek türü sürüsü gibi gözüküyorlardı kaşıklar. bi arkadaşıma gösterdim "bak la hayvan sürüsü gibi olmuşlar" dedim.. o da bana "living art olmuş bu, sanat eseri gibi" dedi. ben de içimden "hmm.. demek bi ismi de varmış. " dedim. bence sadece 'evde biriken çöpler'. gündüzleri çalışıp akşamları ve haftasonu resim yaptığım için böyle bi sistem uyguladım. gönül ister ki evden çalışayım ya da evime çok yakın bi yerde çalışayım. hayalimdeki meslek olan kapıcılığın yanına muhtarlığı da ekledim. mis gibi iş, evin hemen yanında. arada bir de babam gelir durur dükkanın başında, ben evde resmimi yaparım. güzel bi seçim kampanyası yürütürsem neden olmasın. halkımız sempatiyle yaklaşıyor zaten genç adaylara her zaman. -ki zaten burdan adaylığımı koysam izmir'den falan bile muhtar çıkarım.. (orda güzel bi oy potansiyelim var da) güzel iş, itibarı da var. "-ne iş yapıyosun? - muhtarım". bitti.
1 numaralı ok, kırılması üzerine babam tarafından plasterle tedavi edilmeye çalışılmış klozet kapağını işaret ediyor. 2 numaralı ok ise, kağıt havluyu ortadan ikiye kesmek suretiyle elde edilen tuvalet kağıdını gösteriyor. bu da gene babamın bir eseri.
| ||
| 0 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
babam da amcamınoğlu da puding yapmayı beceremiyo. sütü fazla koyuyolar hep, bööle sulu bebek maması gibi bişey oluyo. kendi pudingini kendin yapacan arkadaş. çakma profiterol yaptım evde. kaseye cicibebe koydum, puding döktüm üstüne. profiterole daha çok benzesin diye muzlu cicibebe kullandım. ama olmadı, mozaik pastaya benzedi daha çok. sanırım cicibebeleri sütle ıslatmam gerekiyor önce. | ||
| 0 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
there's only 10 left. / sadece 10 tane kaldı it's what you make of it. / gerisini n'aptıysan artık.
| ||
| 0 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
çocuk olmak ne güzeldi bea. bööle yeni bişey yapmayı öğrenmişsindir ya da yeni bi oyuncağın vardır, onunla daha çok oynayabilmek için erkenden kalkarsın falan. yok şimdi böyle heyecanlar, nerdee... | ||
| 2 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
ben de roman yazcam, yediyüz sayfa. adı da "tutturamayanlar" olacak. sayısalı, altılıyı falan hiç tutturamayanlar hakkında.
not: dilay, sakin ol. | ||
| 2 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
"ankara'ya gitti" derler, böyle "önemli, devletsel (bürokratik gibi bişey. bi ara ayrıntılı izah ederim) bi işi halletmeye gitti" manasına.. güzel. | ||
| 0 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
özlem hanım kardeşimizi şaman'da işe koyduk, hayırlara vesile olur inşaallah.
| ||
| 0 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
carne - bi kasabın hikayesi seul contre tous - aynı kasabın hikayesinin devamı irréversible - bunu biliyoruz zaten de, filmin başında ve sonunda bi otel odası sahnesi var hani. yaşlı bi adam, çıplak, yatakta oturuyo da başka bi herifle konuşuyo. heh işte o yaşlı adam o kasap. gerisi alakasız.
| ||
| 0 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
insanın geçmişini silmesi facebook'ta bile bu kadar zorken (hide history? / yes.. hide history? / yes.. hide history? / yes.. ) gerçek hayatta imkansız gibi. zaten konuyla ilgili pek çok film bize kanıtladı bunu defalarca.
--------------------------
bir de şunu farkettim. erkeklerin ya da kadınların hep kötü yönlerinden bahsediliyor. hiç öyle "erkeklerin en iyi 10 özelliği" falan diye makaleler okumadım pazar eki'nde. zaman zaman "insanoğlu"nun güzel hasletlerinden bahseden şeyler görüyom ama kadın ya da erkek, ı ıh.
ben bu sürekli bok atma halini anlamıyorum. neymiş efendim "erkekler sürekli seksten ve futboldan konuşur"muş ya da ne bileyim "kadınlar alışverişe bayılır, dedikoducu olurlar"mış vesaire. biraz da iyi taraflardan bahsedin açıkça da okuyalım. nedir bu düşmanlık anlamadım gitti. yeter yav, kadınlarla erkekler arasında barış ilan edilsin istiyorum!
------------------------------------
google uzun süredir bir coca-cola ya da bir mc donalds gibi bağımlısı olduğumuz şirketlerden. düşünsenize, google earth yok mesela..
------------------------------------
başlığın yazıyla alakası yok, bugün yolda yürürken yaptım da o kelime oyununu, sonra da fransızcaya çevirdim öküzlemesine. | ||
| 0 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| Sayfa :1 Toplam: 16 |
| Son Sayfa | Sonraki Sayfa |