Geceperisi, benim sevgili arkadasim yine guzel bir yorumuyla senlendirmis sayfami ancak yorum olarak kalamayacak kadar guzel yorumunu yazi olarak ekliyorum sayfama. Cok tesekkurler arkadasim.Yuregine saglik.
Bilseydim acının diğer adının sen olduğunu Bilseydim sevdanın bu denli yakıcı olduğunu Gözlerinde ararken aşkı, Gelmeyişini bekleyişimin intiharım olduğunu...
Bilseydim.. Sever miyidim ellerim ateşinde kor olurken Kokuna hasret gecelerde varlığıma isyan edeceğimi.. Bilseydim..
Yine de sevedirm.. Acı verecekse eğer sevda.. Yüreğim acıyor sana olan sevdasına....
Meydan mı verirdim bu ayrılığa? Bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim dünyanın böyle karanlık, Bilseydim bu kadar dar olduğunu.
Dilimden sıçrayan bir kıvılcımın Bilseydim bir anda kor olduğunu. Bilseydim şu anki gönül acımın Senin yokluğundan var olduğunu.
Boyun mu bükmezdim sitem etmene, Bilseydim sükûtun kâr olduğunu. Sebep mi olurdum dargın gitmene, Bilseydim küsünce sır olduğunu.
Bilseydim yüzümün dört mevsimi güz, İçimin ağlayan nâr olduğunu. Bilseydim odamın dört duvarı buz, Sensiz yatağımın kar olduğunu.
Fırsat mı tanırdım bu dargınlığa Bilseydim bu kadar zor olduğunu. Bilseydim zindandan daha karanlık, Bilseydim hücreden dar olduğunu....
Cemal SAFİ
Bu şiiri bir ara yazı olarak eklerim diye taslak olarak tutuyormuşum. yazılarımı karıştırırken rastladım. arkalarda kalmış. meğerse unutmuşum yazı olarak eklemeyi. bugüne kısmetmiş :))
Alintidir. Gozlerim yaslandi bunu okurken. Kim yazdiysa ellerine saglik. He bu arada isteyen istedigi yorumu yazabilir ama cevap verme ozgurlugu bana aittir...saygilarrrr
ATAMIZDAN MEKTUP
"RAHAT BIRAKIN BENİ..."
"Ey milletim, Ben, Mustafa Kemal'im... Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim, Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim, Kurusun damağım, dilim. Özür dilerim... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Özgürlük hâlâ, En yüce değer Değilse eğer... Prangalı kalsın diyorsanız, köleler... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Yoksa, çağdaş medeniyetin bir anlamı, Ortaçağa taşımak istiyorsanız zamanı, Baş tacı edebiliyorsanız Sanatın içine tüküren adamı... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın. Anlamı kalmadıysa Yurtta barış, dünyada barışın. Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın. Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Özlediyseniz fesi, peçeyi. Aydınlığa yeğliyorsanız, kara geceyi. Hâlâ medet umuyorsanız Sıhtan, seyhten, dervişten. Şifa buluyorsanız, Muskadan, üfürükçüden... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Eşit olmasın diyorsanız, kadınla erkek... Kara çarşafa girsin diyorsanız, Yobazın gazabından ürkerek... Diyorsaniz ki, okumasın Kadınımız, kızımız; Budur bizim alın yazımız... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...
Fazla geldiyse size, Hürriyet, Cumhuriyet... Özlemini çekiyorsanız, Saltanatın, sultanın... Hâlâ önemini anlayamadıysanız, Millet olmanın... Kul olun, ümmet kalın, Fetvasını bekleyin, Seyhülislamın... Unutun tüm dediklerimi. Yıkın, diktiğiniz heykellerimi.
Yağmurda dolaşmak istiyorum,
Saklamak gözyaşlarımı,
Yağmur damlaları arasında;
Ya da yağmur damlaları kadar
gözyaşlarına sahip olmak...
Yağmurdan kaçışan insanlardan
Kaçmak, yalnız olmak, tek başına.
Ve seni düşünmek sevgilim.
Bir sen , bir ben , bir de yağmur
Gerçek olsa düşler ne güzel olur...
Yağmurda dolaşmak istiyorum
Kaçmak, yalnız olmak, tek başına
Yağmur damlaları düşünce başına,
Kurtulursun istemediğin fikirlerden.
Kafanı uyuşturur damlalara,
Unutursun sorunlarını, çünkü
Seni yalnız yağmur anlar.
Bir sen ,bir ben, bir de yağmur
Gerçek olsa düşler ne güzel olur.
Mehmet Kızılkaya
Yagmurda sevgilinizle dolastiniz mi hic? Bu zevki yasadiniz mi? Ben yasadim. Gokten dusen damlalarin altinda elele tutusup kosmak kadar zevkli bisi yoktur heralde. Yapamayanlara huzun, yapanlaraysa mutluluk getirir. Herkes yapabilir umarim.
Bekle beni küçüğüm, umudu karartmadan sevinci yitirmeden bekle döneceğim bir gün elbet bekle beni. Bahar geldiğinde kırlara çıkacaksın dizboyu otlar üstünde koş koşabildiğince ve sakın yitirme neşeyi. Kırların sessizliğinde yüreğinin sesini dinle ve orada benim için küçücük bir yer ayır ve bekle beni küçüğüm. Doğa pervasızdır biraz bakarsın en olmaz yerde masmavi bir su fışkırır ve suyun ışıldayan göğsünde sevincin nilüferleri. Bahar şaşırtmasın seni sırtüstü uzan bir gölgeye suların, kuşların sesini dinle ve bekle beni orada döneceğim küçüğüm
II
Mapusane türküleri hüzünlüdür biraz belki her dinleyişinde yüreğin burkulmakta için sızlamaktadır ama acılara alışılmaz birşeyler var değişecek, birşeyler var değiştirmemiz gereken önce acılardan başlanacak Beş on yıl dediğin pek kolay geçmeyebilir üstelik bu savaş, bu kahredici kıyım bitmeyebilir daha uzun süre Ama sen sahip çıkarak yaşama ve sevince bekle beni küçüğüm, acılar bitecek bir gün sevgiler çiçek açacak. Mapusane türküleri hüzünlüyse de biraz yüreğin burkulmasın için sızlamasın sakın ve bekle beni küçüğüm
III
Kış kıyamet bir gün bakarsın çıkıp gelmişim varsın azgınlaşsın tipi ve uğuldayadursun dışardaki rüzgâr Sakın şaşırma küçüğüm üşümüş bir serçe gibi titremesin ellerin apansız çıkıp geleceğim kış kıyamet de olsa bir gün Uğuldayan bu rüzgâr, bu delice yağan kar ürkütmesin seni direnmektir artık bekleyişin öbür adı Sen türküler söyle ve gülümse küçüğüm çünkü; sesinin ırmağıyla yeşerecek hasretin bozkırları Bekle beni küçüğüm umudu karartmadan sevinci yitirmeden bekle döneceğim bir gün elbet bekle beni küçüğüm.
gittiğim bütün hekimler aynı şeyleri söylediler
söz birliği etmişcesine
"aşk hastalığıdır bunun adı
ve çok sarsar insanı bu yaştan sonra"
oysa ne yalan söyliyeyim,
ben yalnızca
bir kuyrukluyıldıza
çarptığımı sanmıştım
yaşamın çıkmaz sokaklarında yürürken
yüreğim bir patlamayla aydınlanınca