× "

çınarın ölümü

" arama sonuçları

çınarın ölümü, hasan öztürk, öykü

çınarın ölümü sekiz yaşında bir kızım. küçük kardeşimle birlikte yaşıyoruz. biz karnındayken ölmüş annemiz... her sabah iznik gölü'nde avlanan balıkçıların şarkılarını dinler, her akşam gölden su içen yıldızları okşarız dallarımızla. bu göl iznik gölü; hani şu, şeyh bedreddin'in, suyundan bir avuç alıp, avucundaki sular dökülürken de: "-o ateş ki kalbimin içindedir tutuşmuştur günden güne artıyor. dövülmüş demir olsa dayanmaz buna eriyecek yüreğim... " diyerek, kıyısında, savaşmaya karar verdiği göl... ikiz kardeşimle birlikte bu gölden su içeriz köklerimizle. yü...

yaşar kemal-ince memed 1 (s. 225-230)

iki günden beri gündüzleri bir yere saklanıp, geceleri yol alıyorlardı. çamlı kayalıkların başına gelmişler, orada mola vermişlerdi. deli durdunun bir tuzağa düşüreceğinden korkuyorlardı. cabbar: "o bunu bir türlü kaldıramaz. bize bir kötülük yapıncaya kadar gözüne uyku girmez. onun yüreğinden ne geçerse bilirim. dört yıl beraber gezdim. çok yaşamaz. o bu günlerde yer kurşunu ya... peşimizi de bırakmaz. yoksa ölür. bize bir şey yapamazsa çatlar ölür. şimdi mutlak peşimizdedir. keski bunu yapmasaydık," dedi, "keski..." memed: "korkuyor musun cabbar?" diye sordu. cabbar: "yok amma," dedi. memed: "amması ne?&...

adapazarı 1944

 ben , o küçük , kişiliksiz , teması gri , ışıklarını düş gücümde yarattığım kasabada doğdum. sokakları, insanın üstüne uymayan bir paltonun ağırlığını taşıyordu , derme çatma binaları yeraltının homurdularını dinlemektan yorgundu. bu homurtuların bir gün kendilerini de acımasızca yutacağını , taşını tuğlasını yerde , tozunu havada bırakacağını ve de bu tozun kalanlarca yıllar boyu solunacağını bilir gibiydiler. kasabanın bir çocuk gözünde bu kadar kişiliksiz olabilmesi için tüm çiçeklerin , ağaçların , kelebeklerin , tohumların çiçek tozlarının bu kasabayı terk etmiş, dağlara, komşu kasabalara , yakındaki gölün çevresine yarleşmiş olması gerekirdi....

çınarın ölümü, hasan öztürk, öykü

çınarın ölümü sekiz yaşında bir kızım. küçük kardeşimle birlikte yaşıyoruz. biz karnındayken ölmüş annemiz... her sabah iznik gölü'nde avlanan balıkçıların şarkılarını dinler, her akşam gölden su içen yıldızları okşarız dallarımızla. bu göl iznik gölü; hani şu, şeyh bedreddin'in, suyundan bir avuç alıp, avucundaki sular dökülürken de: "-o ateş ki kalbimin içindedir tutuşmuştur günden güne artıyor. dövülmüş demir olsa dayanmaz buna eriyecek yüreğim... "   diyerek, kıyısında, savaşmaya karar verdiği göl... ikiz kardeşimle birlikte bu gölden su içeriz köklerimizle....

osman beyin rüyası ve osmanlı devleti'nin kuruluşu

osman bey bir gün şeyh edebali’nin evinde misafir olmuştu. gece vakit hayli ilerleyince istirahat etmek üzere odasına çekilmişti. fakat yatmak üzereyken rafta gözüne ilişen kuran-ı kerim'e saygısından dolayı yatamadı. uyuyamadı. kuran'ı alıp okumaya başladı. o gece sabaha kadar kuran okudu. tam 6 saat. hikmet-i ilahi osman gazi han'ın kuran'a olan bu saygısından dolayı her okuduğu saate 1 asır lütuf edilmiş hanedanı 6 asır hükümdar olmuştur 7 cihana. vakit sabah ezanına yaklaşmışken yorgunluk ve uyku da bir hayli bastırmışken kuran elinde yaslandığı yerde tatlı bir uykuya daldı sultan osman han. uyurken bir rüya gördü. rüyasında kendisi şeyh edebali'nin yanında yatıyordu. edebali'n...

=) tarihh

osman bey bir gün şeyh edebali’nin evinde misafir olmuştu. gece osman gazi han'ın kuran'a olan bu saygısından dolayı  her okuduğu saate 1 asır lütuf edilmiş hanedanı 6 asır hükümdar olmuştur 7 cihana. vakit sabah ezanına yaklaşmışken kuran elinde tatlı bir uykuya daldı sultan osman han. uyurken bir rüya gördü. rüyasında kendisi şeyh edebali'nin yanında yatıyordu.  edebali'nin göğsünden bir hilal doğdu. hilal biraz yükseldikten sonra büyüdü yükselmeye başladı.  bir çınar ağacıydı bu.  büyüdükçe yeşerdi dünyanın her tarafından insanlar grup grup gelip bu çınarın gölgesine giriyorlrdı.. çok mutlu ve ...

çınarın ölümü

çınarın ölümü sekiz yaşında bir kızım. küçük kardeşimle birlikte yaşıyoruz. biz karnındayken ölmüş annemiz... her sabah iznik gölü'nde avlanan balıkçıların şarkılarını dinler, her akşam gölden su içen yıldızları okşarız dallarımızla. bu göl iznik gölü; hani şu, şeyh bedreddin'in, suyundan bir avuç alıp, avucundaki sular dökülürken de:              "-o ateş ki kalbimin içindedir              tutuşmuştur              günden güne artıyor.      ...

ve ölümü unuttu sanki kalpler...

bilirim.her gün doğmadan kızıllığına yazar adını…bilirim her martı dokunmadan denize kendi dilince tekrarlar duanı…ve her gül açmadan kollarını bu dünyaya, senin kokunu bular yüreğine…bilirim düşmez güneş toprağın hiçbir zerresine hatırlamadan seni…bilirim seversin sen seni seveni…ey beni en çok sevenin en sevdiği…ey gönlümdeki sevgiye bengisuyunu, okyanus diyarından yudum yudum damlatan…kar suları yıkarken ruhumu, ılık bir yağmur damlasının sevdasında, yürek atışlarıma merhamet denizinden katreler düşüren…ey kalbimin en derin toprağına, avuçlarımda biriktirdiğim dualarıma kattığım, kirpiklerimin ıslaklığı ile bezediğim, nazenin çiçeğimin ...

altının değerini sarrafı;kelamın değerini erbabı bilir..

sevgili dost!.. ibadetinin bereketini görmek istiyorsan: -gıybetten, yalandan, suizandan, isnatlardan, dedikodudan; hülasa kul haklarından uzak durmalısın.  dost;günahlar, ibadetlerden zevk almamızı engeller. günahlar insanı paçavraya çevirir.yüzünün nurunu, sözünün nurunu, özünün nurunu giderir. malının bereketini giderir. sağlık ve sıhhatini giderir. günahlarda ısrar ede ede, kişinin kafa ve gönlü, şeytanın çalışma ofisi haline gelebilir. öyle ki şeytan onu takip etmeye hiç gerek duymaz. çünkü peşinden gelenin, neden peşinden koşsun ki?..  her günah; şeytanla yaptığımız yepyeni bir anlaşmadır.her günah; kişinin kendisini şeytana m...

vakit'te tüyler ürperten yazı

vakit'te tüyler ürperten yazı vakit'in ankara temsilcisi serdar arseven, akıllara durgunluk verecek bir yazı kaleme aldı. dünkü köşesinde "ben ısırırım ama köpeklerin yalamasına bile müsaade etmem" başlığını kullanan arseven, "önyargılıyım. itham müslüman'a yönelikse ‘iftira' derim, kafire yönelikse ‘doğru' derim" dedi. köşesine "deniz feneri meselesiyle niye ilgilenmediğimi soruyorlar" diye giriş yapan serdar arseven'ın yazısındaki bazı ifadeler şöyle: müslümanı yıpratmam: haksız servet artışı varsa, bunun acısı mutlaka çıkacaktır. ahirette de dünyada da. o hesapları kendi içimizde sorabiliriz. bu benim ...

truva nasıl bulundu -truvanın keşfi - truva savaşı nasıl çıktı -

tarihte kendi adıyla anılan savaşlar ve kuşatılmasıyla ünlü,üzerine destanlar düzenlenmiş truva kenti , ilkçağ'da yaklaşık olarak m. ö. 3000 yıllarında,bugünkü çanakkale'nin 31 kilometre kadar uzağında, biga ilçesi merkez bucağına bağlı hisarlık köyü tepesi üzerinde kurulmuştu. ilium site devlet'inin başkenti olan truva'nın, boğazlar yoluyla anadolu'ya gelen traklar tarafından kurulduğu söylenir. bir başka söylentiye göre, şehir bilinmeyen bir zamanda, kim olduğu belirsiz tros ya da dardanos adındaki bir kral tarafından yaptırılmıştır.kral priamos devrinde, truva midilli'den frikya'ya, çanakkale boğazı'na kadar olan toprakları sınırları içine katmıştı. kral priamos'un oğlu paris bir gün...

ahmet hamdi tanpınar'ın "bursa'da zaman" şiirini incelem

ahmet hamdi tanpınar’ın “bursa'da zaman” şiirinde anlam boyu bursa'da zaman bursa'da bir eski cami avlusu, küçük şadırvanda şakıyan su; orhan zamanından kalma bir duvar... onunla bir yaşta ihtiyar çınar eliyor dört yana sakin bir günü. bir rüya da n arta kalmanın hüznü içinde gülüyor bana derinden. yüzlerce çeşmenin serinliğinden ovanın yeşili göğün mavisi ve mimarilerin en ilâhisi. bir zafer müjdesi burda her isim: sanki tek bir anda gün, saat, mevsim yaşıyor sihrini geçmiş zamanın hâlâ bu taşlarda gülen rüyanın. güvercin bakışlı sessizlik bile çınlıyor bir sonsuz devam vehmiyle. gümüşlü bir fecrin zafer aynası, muradiye, sabrın acı meyvası, ömrünün timsali beyaz nilüfer, türbeler, camiler, eski bahçeler, şanlı hikâyesi binlerce erin sesi nabzım ...

araf

  (fotoğraf netten alıntıdır) artık bir şeylere inanmak istiyorum. oysa sonsuza kadar süreceğini sandığım o kadar şey yıkıldı gitti ki artık hiç bir şeye inanamıyorum. inanmak ne büyük bir bahtiyarlıktır . örneğin bana yeryüzünün en mutlularını sorsalar '' mehlika sultana aşık yedi genç '' derim. onlar mehlika sultanın ne gözlerini ne de saçının rengini görmüşlerdi. yine de onun varlığına inanıyorlardı ve ona kavuşmak için her birinin yüreği devasa bir ateşle tutuşuyordu. kendilerini yollara vurdular , uzaklardaki sevgiliye kavuşmak ümidiyle. mutluydular. çünkü inanıyorlardı. mehlika sultanın varlığına ve güzelliğine. yalan da olsa, mehlika sultan yalnızca bir düşsel yaratı da olsa onlar inanıyorlardı ya, onun tek gerçek yaşayan varlık olduğuna. b...

sayfa 8

18/11/2006 - eleman kategori: fanteziler diyari       bütün diğer adımların aksine, ulaştığı bu katmanda, oluşan yeni dengelere, yepyeni gölgeler biçilmişti. ve tabii ki, ulaşılan her yeni gerçek biran evvel kabullenilmek  ve yadırganmadan sahiplenilmek isterdi.   oysa eleman kesin ve net bir adamdı. evet burada olduğuna göre tabii ki farklıydı. ama bu farkı, farklı birer kalıptan yüklenmiş gibi, kenarlı ve keskindi. bu yüzden de açığa çıkan yaraları, gölgelere fark ettirmeden dağlanamayacak kadar çoğalmıştı.   halbuki, adımlarını hesaplama derdi olmadan, düşerken yola, uyarmıştı elemanı o yaşlı şeytan. demişti ki, ‘’yol için zihnine basma kalıp yapıştırılan düşler, sadece süs. temel değil. kimseden umar bekleme, ulaşamayac...

ne idik, ne olduk

osmanlı imparatorluğu(1299-1924)   ondördüncü asrın başında kurulan osmanlı devleti, dünya tarihinde eşi ve emsâli görülmemiş bir yapıya sâhipti. asr-ı saâdet ve hulefâ-i raşidin devirlerinden sonra hak ve adâlette çok dikkatli, islâm ve ehl-i sünneti yaşamaya çok riâyetli idi. dünya tarih sahnesinde yüzyıllar boyunca hüküm sürüp, müstesnâ yeri olan osmanlı imparatorluğu; avrupa, asya ve afrika’da islâm dininin yayılması için büyük bir aşk ve şevkle mücâdele ve mücâhede etmiş, kuruluşundan yıkılışına kadar islâmiyet’in bayraktarlığını yapmıştır. zâten bu imparatorluğun bu kadar muazzam ve muhteşem oluşu, hizmet ettiği gâyenin ilâhî oluşundan kaynaklanmaktadır. allah-u teâlâ, osmanlılar’dan islâm’ı âli kılma niyetlerini muhafaza ettikleri sürece maddî ve m...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !