× "

çilesizler mobilya giresun

" arama sonuçları

tarsus'ta ashab-ı kehf mağarası

sırlı mağara sakinleri: ashab-ı kehf                                 tarsus eshab-ı kehf mağarasının 360 derece içi görüntüsü ashab-ı kehf’e, bazılarınca ashab-ı rakîm de denir ki, kehf sûresinin baş tarafı bu kişilerden bahsetmektedir. âyet, mealen efendimiz’e hitap sadedinde şöyle demektedir: “sen, ashab-ı kehf ve rakîm’i bizim âyetlerimizden hayret edilecek bir şey mi zannediyorsun?” (kehf, 18/9) bu âyetten başlayarak, kur’ân-ı kerim, 26. âyete kadar bize ashab-ı kehf’in serencâmesini anlatır; anlatır ama ashab-ı kehf’in sayı...

mutsuzluk ki çaresi var...‏

tutunamıyoruz hayata… tutamıyoruz hayatıgittikçe büyüyen acı bir gerçek var çevremizde; insanlar mutsuz ve hayattan kopuklar yorgun ve yenilmiş insan manzaraları o kadar çok ki! sanki yanlış bir çağda, yanlış bir zamanda, yanlış bir mekânda yaşıyor gibiyizaslında sorun çağda, zamanda, mekânda değil, tek tek insanlarda hayata dair acemiliklerimiz var, bilgisizliğimiz varbu acemilik içinde derin bir anlam problemi yaşıyoruzanlam yükleme ve anlam yüklenme probleminin oluşturduğu kaosla birlikte insan, insanlığa ait olmaktan çıkıp ten kafesine düşüyor çığ gibi büyüyor mutsuz kalabalıklarolmuyormutsuz ve umutsuz hiç olmuyorbizden bir şey olmuyor, gelip gelip gidiyoruz...

mutsuzluk ki çaresi var...

mutsuzluk ki çaresi var...tutunamıyoruz hayata… tutamıyoruz hayatı...gittikçe büyüyen acı bir gerçek var çevremizde; insanlar mutsuz ve hayattan kopuklar. yorgun ve yenilmiş insan manzaraları o kadar çok ki! sanki yanlış bir çağda, yanlış bir zamanda, yanlış bir mekânda yaşıyor gibiyiz.aslında sorun çağda, zamanda, mekânda değil, tek tek insanlarda. hayata dair acemiliklerimiz var, bilgisizliğimiz var.bu acemilik içinde derin bir anlam problemi yaşıyoruz.anlam yükleme ve anlam yüklenme probleminin oluşturduğu kaosla birlikte insan, insanlığa ait olmaktan çıkıp ten kafesine düşüyor. çığ gibi büyüyor mutsuz kalabalıklar.olmuyor.mutsuz ve umutsuz hiç olmuyor....

necib fazıl kısakürek - salih mirzabeyoğlu (gençlik)

gençlik (*)gerçek gençlikpislik arsasındaki odun yığının gizli bir köşesindeki tek bir kıvılcım... odunların üstüne yıllar ve asırlardır, yağmadık dolu, düşmedik kar kalmadı. odunları küf basmış, pas yutmuş, rutubet bürümüş; üstelik garp dünyasının bütün kanalizasyonları bu odunların üzerine akmıştır.işte, arsadaki böyle bir odun yığının gizli bir köşesindeki tek bir kıvılcım noktası...kim bilir hangi muazzez velinin mangalından sıçradı, hangi muhterem mustaribin sigarasından düştü de, bu, süngerlerden daha ıslak ve çöp tenekelerinden daha kirli odun yığının bir köşesinde karargâh kurabildi.bu odun yığını, uzaklarda, çok uzaklarda ormanı temsil...

mutsuzluk ki çaresi var..

tutunamıyoruz hayata… tutamıyoruz hayatı...gittikçe büyüyen acı bir gerçek var çevremizde; insanlar mutsuz ve hayattan kopuklar. yorgun ve yenilmiş insan manzaraları o kadar çok ki! sanki yanlış bir çağda, yanlış bir zamanda, yanlış bir mekânda yaşıyor gibiyiz.aslında sorun çağda, zamanda, mekânda değil, tek tek insanlarda. hayata dair acemiliklerimiz var, bilgisizliğimiz var.bu acemilik içinde derin bir anlam problemi yaşıyoruz.anlam yükleme ve anlam yüklenme probleminin oluşturduğu kaosla birlikte insan, insanlığa ait olmaktan çıkıp ten kafesine düşüyor. çığ gibi büyüyor mutsuz kalabalıklar.olmuyor.mutsuz ve umutsuz hiç olmuyor.bizden bir şey olmuyor, gelip gelip gidiyoruz dünyadan iz bırakmadan.kalıcı bir insanlık hali düşmüyor zamanın ruhuna bizden.büyük acılar da eğitemiyor örse...

ashab-ı kehf

ashab-ı kehf ashab-i kehf, yahudiler'in "genç yigitler" dedikleri kisilerdir. bunlara; "magara arkadaslari", "yedi uyurlar" adi da verilmektedir. kehf sûresin onuncu âyetinden yirmi yedinci âyetin sonuna kadar ashâb-i kehf'den bahsedilmektedir. ıbn ishak'in naklettigine göre, ashâb-i kehf, isa aleyhisselâm'in dini üzere amel eden birkaç genç olup, bunlar kendilerini putlara taptirmak veya öldürmek için takip eden roma toplumu ve bölge valisine karsi mücâdele ve dinlerini korumak üzere daga çikmis, magaraya gizlenmislerdi. cenâbi hak onlari düsmanlarindan korumak ve öldükten sonra dirilmeye ibret ve isaret kilmak için üçyüzdokuz yil magarada uyuttu. uyandiklari zaman birkaç saat uyuduklarini sandilar. içlerinden birisi, bir seyler almak için kasabaya inince bir kaç asir ön...

sırlı mağara sakinleri: ashab-ı kehf

sırlı mağara sakinleri: ashab-ı kehf ashab-ı kehf’e, bazılarınca ashab-ı rakîm de denir ki, kehf sûresinin baş tarafı bu kişilerden bahsetmektedir. Âyet, mealen efendimiz’e hitap sadedinde şöyle demektedir:“sen, ashab-ı kehf ve rakîm’i bizim âyetlerimizden hayret edilecek bir şey mi zannediyorsun?” (kehf, 18/9) bu âyetten başlayarak, kur’ân-ı kerim, 26. âyete kadar bize ashab-ı kehf’in serencâmesini anlatır; anlatır ama ashab-ı kehf’in sayıları hakkında net bir bilgi vermez. zira âyette çeşitli insanların değişik görüşleriyle bazı rakamlar söyledikleri nakledilmekte, ancak bunlardan hangisinin isabetli olduğu söylenmemekte ve adetleri ile alakalı bilgi doğrudan doğruya cenab-ı hakk’ın ilmine havale edilmektedir. konuyla alakalı âyette...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !