× "

ısındırıcı oyunlar 50 tane

" arama sonuçları

ısındırıcı oyunlar

ali kutuda çocuklar masanın etrafına otururlar.öğretmen ali kutuda deyince eller masanın altına konur.ali kutudan çıktı deyince eller masanın üstüne çıkartılır.en sona kalan çocuk 1. olur 1. olan çocuk oyunu yönetmeye başlar… hamal oyunculardan birisi ebe olur.gözleri bağlanır odadaki eşyalardan herhangi birisi ebeye uzatılır ve ne olduğu sorulur.ebe eliyle ne olduğunu anlamaya çalışır ne olduğunu söylemezse ya eline ya başına ya da sırtına yüklenir.böylece odanın içinde eşyanın hiç olmazsa bir tanesinin adını söyleyene kadar dolaşır.eğer ilk yaklaştığı eşyayı bilirse oyunu kazanmış olur ve ebelik başkasına geçer… yattı kalktı her çocuğa birer ...

parmak oyunları

arı         camda kocaman bir arı (eller yuvarlak yapılır.)halka halka, sarı sarı, ( baş ve işaret parmakları ile halka yapılır)onu bir tutmalı, (yakalama hareketi yapılır.)boynuna ip takmalı, (parmaklardan biri tutulur ve bağlar gibi yapılır.)dolaşıyor, dolaşıyor, (parmak havada dolaştırılır.)çıkmak için uğraşıyor.ay ay anneciğim elimi arı soktu, ( işaret parmağı ile iğne batırma canlandırılır.)ya… ben sana demedim mi ? (işaret parmağı ile ikaz işareti yapılır.)arı çıkar…………………….okunmuyor….dedemin gözlükleridedem uyurken (uyuma hareketi yapılır)gözlüklerini yitirmiş (baş ve işaret parmağı ile yuvarlak gözlük yapılır ve arkaya sakl...

yirmibeşinci söz - 5-

üçüncü nokta: üslûbundaki bedâat-i hârikadır. evet kur'anın üslûbları hem garibdir, hem bedi'dir, hem acibdir, hem mukni'dir. hiçbir şeyi, hiçbir kimseyi, taklid etmemiş. hiç kimse de onu taklid edemiyor. nasıl gelmiş, öyle o üslûblar taravetini, gençliğini, garabetini daima muhafaza etmiş ve ediyor. ezcümle, bir kısım sûrelerin başlarında şifre-misâl الم الر طه يس حمعسق gibi mukattaat hurufundaki üslûb-u bediîsi, beş-altı lem'a-i i'câzı tâzammun ettiğini "işârât-ül i'câz"da yazmışız. ezcümle: sûrelerin başında mezkûr olan huruf, hurufatın aksâm-ı mâlûmesi olan mechûre, mehmûse, şedîde, rahve, zelâka, kalkale gibi aksâm-ı kesîresinden herbir kısmından nısfını almıştır. kabil-i ...

altı iman esasından allaha iman esası

altı iman esasından allaha iman esası   allah’a iman mes’elesinin isbatından önce, bu mevzuya aid bazı esasları ele alıyoruz: 1-   iman, herkesin kabul etmesi zaruri olacak kadar bedihi olmaz. 2- imanın azametli mes’elelerini dar akıllar ihata edemeyip istib’ad ile inkâra düşmemelerine dairdir. 3- nokya-yı nazar, mana-yı harfî ve nazar-ı insaf. yani: “bakış tarzı ve niyet” mes’elesidir. 4- imanın delilleri, istidlâlîdir. yani, eserden eseri yapanı; san’attan, san’at sahibini anlamaktır. yoksa, mahsûsat âleminin yani, maddî hadiselerin ve varlıkların bilgisi gibi bedihiyattan değildir. 5- umumî mes’elelerde, nefy ve inkâr isbat edilmez ve ihtisas sahibinin sözü mu’teber olur kaidesi n...

sözler-32.söz-a

otuzikinci söz sözler 32. söz -a- otuzikinci sözşu söz üç mevkıftır.[yirmiikinci söz'ün sekizinci lem'asını izah eden bir zeyildir. mevcûdât-ı âlem, vahdâniyete şehadet ettikleri ellibeş lisandan (ki katre risalesi'nde onlara işaret edilmiş) birinci lisanına bir tefsirdir. ve لَوْ كَانَ فِيهِمَآ اَلِهَةٌ اِلاَّ اللَّهُ لَفَسَدَتَا âyetinin pek çok hakaikından, temsil libası giydirilmiş bir hakikattır.]birinci mevkıfبِسْمِ اللّ&...

onuncu söz - mukaddime

elhâsıl: haşre mâni hiçbir şey yoktur; muktazî ise, herşeydir. evet, mahşer-i acâib olan şu koca arzı âdi bir hayvan gibi imâte ve ihyâ eden ve beşer ve hayvana hoş bir beşik, güzel bir gemi yapan ve güneşi onlara şu misafirhânede ışık verici ve ısındırıcı bir lâmba eden, seyyârâtı meleklerine tayyâre yapan bir zâtın, bu derece muhteşem ve sermedî rubûbiyeti ve bu derece muazzam ve muhît hâkimiyeti, elbette yalnız böyle geçici, devamsız, bîkarar, ehemmiyetsiz, mütegayyir, bekâsız, nâkıs, tekemmülsüz umûr-u dünya üzerinde kurulmaz ve durmaz. demek, ona şâyeste, dâimî, berkarar, zevâlsiz, muhteşem bir diyâr-ı âher var, başka bâkî bir memleketi vardır. bizi onun için çalıştırır. oraya dâvet eder ve oraya nakledeceğine, zâhirden hakikate geçen ve kurb-u huzuruna müşerref olan bütün...

kara sevdalılar

kara sevdalılar     yemekte otururken rüzgar esiyordu, o esnada aklıma rüzgar ile alakalı ayetler geldi, yemek boyunca zihnim hep o ayetlerle meşgul oldu. kur'an-ı kerim bir yerde meâlen, "biz, rüzgârları aşılayıcı olarak gönderdik. derken gökten yağmur indirip onunla sizi suladık." (hicr, 15/22); bir başka yerde de "o'dur, rahmetinin (yağmurun) önünden müjdeci olarak rüzgarlar gönderen. nihayet bu rüzgarlar o ağır bulutları hafif bir şeymiş gibi kaldırıp yüklendiklerinde, biz onları, ölü bir ülkeye sevkeder, derken oraya su indiririz de orada her türlüsünden meyveler, ürünler çıkarırız." (a'raf, 7/57) buyuruyor. bir taraftan, yağmur damlaları bitirmek üzere bulutun aşılanmasını, diğer taraftan da ürün verecek tohumların aşılanmasını ve rahme...

çocuklarda bel ağrısını önemseyin

çocuklarda bel ağrısını önemseyin çocuklarda bel ağrısı, başka hastalıkların habercisi olabilir. uludağ üniversitesi tıp fakültesi ortopedi ve travmatoloji ana bilim dalı öğretim üyesi prof. dr. ufuk aydınlı, çocuklarda ağır sırt çantası taşımanın bel ağrısı nedeni olmadığını belirterek, ebeveynleri çocuklarda görülen bel ağrısı şikâyetlerinin tümör ya da iltihap gibi başka hastalıkların nedeni olabileceği konusunda uyarıyor. çocuklarda bel ağrısının olmadığını belirten prof. dr. ufuk aydınlı, "eğer bir çocuk belinin ağrıdığını söylüyorsa nedeni bulunana kadar araştırılmalıdır. halk arasında yaygın olan ‘büyüme ağrısı' diye bir kavram da yok. ebeveynler, çocuklarının bu tür ağrılarını sırt çantalarına ya da büyüme ağrılarına bağlamadan ağrının nedeni üz...

10.söz 6. hakikatten sona kadar

         altıncı hakikat:  ebediyet ve haşmet kapısı olup, ism-i celil ve baki cilvesidir.          hiç mümkün müdür ki: bütün mevcudatı güneşlerden, ağaçlardan zerrelere kadar emirber nefer hükmünde idare eden bir haşmet-i rububiyet; şu dünya misafirhanesinde muvakkat bir hayat geçiren perişan fâniler üstünde dursun. daimî, baki ve haşmetli ve ebedî bir dairesi, yüce bir rububiyet dairesi icat etmesin?          evet, şu kâinatta görünen mevsimlerin değişmesi gibi haşmetli icraat ve yıldız ve gezegenlerin uçak-misal hareketleri gibi azametli hareketleri ve arzı insana beşik, güneşi halka lâmba yapmak gibi dehşetli hizmet ve ölmüş, kurumuş küre-i ...

ölmüş alemin yeniden dirilmesi nasıl olacaktır?

ölmüş alemin yeniden dirilmesi nasıl olacaktır? dokuzuncu hakikat: bâb-ı ihya ve imatedir. ism-i hayy-ı kayyum'un, muhyî ve mümit'in cilvesidir. hiç mümkün müdür ki: ölmüş, kurumuş koca arzı ihya eden ve o ihya içinde herbiri beşer haşri gibi acib, üçyüz binden ziyade enva'-ı mahlukatı haşr ü neşredip kudretini gösteren ve o haşr ü neşr içinde nihayet derecede karışık ve ihtilat içinde, nihayet derecede imtiyaz ve tefrik ile ihata-i ilmiyesini gösteren ve bütün semavî fermanlarıyla beşerin haşrini va'detmekle bütün ibadının enzarını saadet-i ebediyeye çeviren ve bütün mevcudatı başbaşa, omuz omuza, elele verdirip emir ve iradesi dairesinde döndürüp birbirine yardımcı ve müsahhar kılmakla azamet-i rububiyetini gösteren ve beşeri, şecere-i kâinatın en câmi' ve en ...

altıncı hüccet-i imaniye

    (onuncu söz'ün dokuzuncu hakikatı) [bâb-ı ihya ve imâte'dir. ism-i hayy-ı kayyûm'un, muhyî ve mümît'in cilvesidir.] hiç mümkün müdür ki: ölmüş, kurumuş koca arzı ihyâ eden ve o ihya içinde, herbiri beşer haşri gibi acib, üçyüzbinden ziyade envâ-ı mahlûkatı haşr ve neşr edip   kudretini gösteren ve o haşr ve neşr içinde nihayet derecede karışık ve ihtilât içinde, nihayet derecede imtiyaz ve tefrik ile ihâta-i ilmiyesini gösteren ve bütün semâvî fermanlariyle beşerin haşrini vâdetmekle bütün ibâdının enzârını saadet-i ebediyeye çeviren ve bütün mevcûdatı başbaşa, omuz omuza, elele verdirip, emir ve irâdesi dairesinde döndürüp birbirine yardımcı ve musahhar kılmakla azamet-i rubûbiyyetini gösteren ve beşeri, şecere-i kâinatın...

altıncı hüccet-i imaniye

  (onuncu söz'ün dokuzuncu hakikatı) [bâb-ı ihya ve imâte'dir. ism-i hayy-ı kayyûm'un, muhyî ve mümît'in cilvesidir.] hiç mümkün müdür ki: ölmüş, kurumuş koca arzı ihyâ eden ve o ihya içinde, herbiri beşer haşri gibi acib, üçyüzbinden ziyade envâ-ı mahlûkatı haşr ve neşr edip kudretini gösteren ve o haşr ve neşr içinde nihayet derecede karışık ve ihtilât içinde, nihayet derecede imtiyaz ve tefrik ile ihâta-i ilmiyesini gösteren ve bütün semâvî fermanlariyle beşerin haşrini vâdetmekle bütün ibâdının enzârını saadet-i ebediyeye çeviren ve bütün mevcûdatı başbaşa, omuz omuza, elele verdirip, emir ve irâdesi dairesinde döndürüp birbirine yardımcı ve musahhar kılmakla azamet-i rubûbiyyetini gösteren ve beşeri, şecere-i kâinatın en câmi, ve en nâzik ve en nâzenin, en na...

netice olarak ay tutuldu

biz o gece bulutan başka bir şey göremediğimiz için, doğal olarak bu fotoğraf bize ait değil..   haftalar önceden, telefonuma kaydetmiştim hatırlatsın diye. o gün veakşam hava berrak olunca, açık bir görüş mümkün olacak diye sevinmişve ümitlenmiştim. ama akşamın ilerleyen saatlerinde bulutlargökyüzünü kapladı.netice: kısmetten öte yol yok!..biz göremediysek de görenler gördü; takvimlerin en güzeli, renktenrenge, halden hâle girerek, ''semanın müzeyyen tavanında ayı nurlubir kandil yapan zat-ı münir-i kadir'in'' (cevşen:67.4) her şeydenihayetsiz güzellikler yarattığını, faydalarla güzellikleri içiçesardığını ve güzelliği teksir etmeyi ne çok sevdiğini anlattı durdu.netice: ''evet, insanın mâdem bir sofra-i ni'meti semâvât ve arz iseve o sofradaki ni&...

ölmüş alemin yeniden dirilmesi nasıl olacaktır?

ölmüş alemin yeniden dirilmesi nasıl olacaktır? dokuzuncu hakikat: bâb-ı ihya ve imatedir. ism-i hayy-ı kayyum'un, muhyî ve mümit'in cilvesidir. hiç mümkün müdür ki: ölmüş, kurumuş koca arzı ihya eden ve o ihya içinde herbiri beşer haşri gibi acib, üçyüz binden ziyade enva'-ı mahlukatı haşr ü neşredip kudretini gösteren ve o haşr ü neşr içinde nihayet derecede karışık ve ihtilat içinde, nihayet derecede imtiyaz ve tefrik ile ihata-i ilmiyesini gösteren ve bütün semavî fermanlarıyla beşerin haşrini va'detmekle bütün ibadının enzarını saadet-i ebediyeye çeviren ve bütün mevcudatı başbaşa, omuz omuza, elele verdirip emir ve iradesi dairesinde döndürüp birbirine yardımcı ve müsahhar kılmakla azamet-i rububiyetini gösteren ve beşeri, şecere-i kâinatın en câmi' ve en naz...

çocuklarda bel ağrısına dikkat!

    çocuklarda bel ağrısı, başka hastalıkların habercisi olabilir…uludağ üniversitesi tıp fakültesi ortopedi ve travmatoloji ana bilim dalı öğretim üyesi prof. dr. ufuk aydınlı, çocuklarda ağır sırt çantası taşımanın bel ağrısı nedeni olmadığını belirterek, ebeveynleri çocuklarda görülen bel ağrısı şikâyetlerinin tümör ya da iltihap gibi başka hastalıkların nedeni olabileceği konusunda uyarıyor.çocuklarda bel ağrısının olmadığını belirten prof. dr. ufuk aydınlı, “eğer bir çocuk belinin ağrıdığını söylüyorsa nedeni bulunana kadar araştırılmalıdır. halk arasında yaygın olan ‘büyüme ağrısı’ diye bir kavram da yok. ebeveynler, çocuklarının bu tür ağrılarını sırt çantalarına ya da büyüme ağrılarına bağlamadan ağrının nedeni üzerinde önemle durmalıdırlarR...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !