× "

aynel ne demek

" arama sonuçları

innallahe maassabırıyn 22.08.2012 vaazı

innallahe maassabırıyn 22.08.2012 çarşamba vaazi online dinlemk icin linke tikla http://karoglan.efsane1turk.net/index.php?page=thread&threadıd=571 euzubillahiminesseytanirracim bismillahirrahmenirrahim veteva savbil hakki veteva savbissabr. sadakallahul aziym asr suresinden ayet. allahümme salli ala sabiriyn. leyse lemislihi şeyun fil ardzi vela fissemai vehüvessemiul alim. yolculugumuza başliyoruz yolculugumuz.sondan bir önce ile başliyacak sondan bir önce ne vardir mehdi vardir. ve allahu tealanin doksandokuz ismi vardir ve sondan bir önceki ismi er raşid ismidir yani mehdi sondan önceki raşid demekdir. ondan sonra sadece essabir ismi kalirki. sabirdanda sonra başka birşey kal...

şükreden bir kul olabilmek!...

şükreden bir kul olabilmek اِنَّا خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنْ نُطْفَةٍ اَمْشَاجٍ نَبْتَليهِ فَجَعَلْنَاهُ سَميعًا بَصيرًا “doğrusu biz insanı, erkek ve kadından gelen bileşik bir tohumdan yarattık ve onu bu dünya hayatında sınavdan geçirip yükseltmek için işitme, görme ve düşünme yeteneğine sahip akıllı, üstün ve becerikli bir varlık kıldık.” اِنَّا هَدَيْنَاهُ السَّبيلَ اِمَّا شَاكِرًا وَاِمَّا كَفُورًا “ayrıca ona,doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etme yeteneği bahşettik. bununla da yetinmeyip, hakîkati apaçık ortaya koyan âyetler göndererek ona doğru yolu gösterdik ve seçimi kendisine bıraktık; ya şükreden bir kul olur,ya da vefasız bir nankör!”[...

aşk kurban ister!..

aşk kurban ister!..

  bağdatlı söz ustası fuzûli bir gazelinde, vermeyen cânın sana bulmaz hayât-ı cavidân zinde-i câvid ana derler ki kurbândır sana diyor bu beyti anlamak için belki de onun çok ünlü olmuş bir başka beytine bakmak gerekecek şöyle: yılda bir kurbân keserler halk-ı âlem îyd için dem be dem sâat be sâat ben senin kurbanınam (birileri ibadet için yılda bir defa kurban kesiyorlar,,ben ise her an ve her saat senin için yeniden kurban olmaya hazırım ve belki de bu ayrılık yüzünden kurban olmadayım) kurban ,islam’ın beş şartından birisidir ve yılda bir kez bir şükrane, bir teşekkür, bir kull...

bitmek için ne gemi gerek ne tufan

nuh rabbine şöyle yalvardı: rabbim ben bittim, yardımıma sen yet.. bunun üzerine biz de göğün kapılarını ardına kadar açıp (denizi) boca ettik!” (54:10-11) insan ne ki/ insan biter. gerçekten bitmek ve “bittim” demek kusur değil, bilakis meziyet. bir hak ediş.denizde gemi yapmak neyse ne de, karada gemi yapmak zor zenaat. .herkes dalgasına bakarken, dalgalarda batanların imdadına yetişmek için nöbet tutmak, karada gemi yapmaktır. çivisi çıkmış, ipten kazıktan halas olmuş ihtiyar dünyanın çivisini çakmak, ipe kazığa bağlamak için uykusunu yitirmek, karada gemi yapmaktır,diyordu bir bilen.. evet, evet bitmek; “bit...

biz olup ben'den geçmek...

... çevreyolunda, ihtiyaç ve çay molalarının tadını çıkara çıkara yol aldığım o... demlerin birinde, bir sapağa yaklaştım. sapak nedir, diye soracak olanlar için açıklayayım: anayol üzerindeki yol ayrımı. bu şu anlama gelir: her yanı asfalt, yağ gibi kayıp gittiğin o güzelim çevreyolundan çıkacak ve yolculuğuna başka bir yoldan devam edeceksin. peki, sapağa dalıp girdiğin yolda neler bekler? annemin tâbiriyle, “kazanmak ya da kaybetmek” bekler seni. babamın tâbiriyle, “saçını ağartmak”. ümran teyzenin tâbiriyle, “meleklikten uzaklaşmak”. bir başkasının deyişiyle, “anyayla konyayı anlamak”. kimilerine göre “imparatorluk&r...

sen hiç istemedin ki dostum!

sen hiç istemedin ki dostum! "çok istiyorum ama olmuyor" dedi delikanlı. "ne yapsam olmuyor. inanınız, elimden geleni yaptığım hâlde olmuyor." "sen istemek nedir hiç bilmiyorsun ki!" diye cevap verdi yaşlı adam, hafifçe sesini kısarak. "gerçekten isteseydin olurdu. evet, hiç boşuna yorma kendini! isteseydin, eğer gerçekten isteseydin, olmak istediğin, olmasını istediğin olurdu. olmadığına göre sen henüz istememişsin demektir." "istemek, birşeyin olmasını istemek, gerçekten istemek nedir o hâlde?" diye saf saf sordu genç. ve suâlinin cevabı hemen geldi: — "istemek, olmayı istediğin, olmasını istediğin şey iç...

vakt-i şerifler hayrolsun efendim...gecemiz nurla dolsun efendim

  bu ne güzel bir gündür ki,  iki bayram bir arada yaşanır....... cumanız hayırlı ,kadir geceniz mübarek olsun.... bu gecenin sabahında allah cümlemizi af ve mağfiret eylesin ... atalarımızın bir sözü var, (her geceyi kadir, her gördüğünü hızır bil) diye. kârımız olur, zarârımız olmaz. bu gece, nasîb olursa yirmiyedinci gecesi. peygamber efendimize “aleyhissalâtü vesselâm”, eshâb-ı kirâmdan birisi gelmiş. demiş, yâ resûlallah! kadir gecesi ne zamân? (birinci gecesiydi geçti) buyurmuşlar. bir başka ramazân-ı şerîfte (üçüncü gecesiydi, geçti). bir başkasına, (onyedinci gecesiydi, ge...

hamdım,,piştim,yandım ...hz.mevlana

“gün gelecek allah’a bana yaşattığı bu sıkıntılar için şükredeceğimi biliyorum” demişti bir arkadaşım. belki de hayatının en zor günlerini yaşıyordu. zorlukların insana ne kadar büyük dersler verdiğini uzun uzun konuşmuştuk. bir acının öğrettiğini bin kahkahanın öğretemeyeceği üzerine birçok örnekler vermiştik o konuşmamızda. aradan iki yıla yakın bir zaman geçince arkadaşımın haklı çıktığını gördük. o günlerin acı görünen olaylarının, kendisine ne kadar büyük kapılar açtığını gördükçe “verdiğin acılar için sana şükürler olsun allah’ım!” demeye başladı. gündüzleri fırsat buldukça ...

bir ömre dair...

  bir ömre dair, doğumla başlayıp, ölümle sonlanan.yanlış yolların insanların,adımların kurbanı... acısıyla mı öğrenmek gerekiyor öğrenmeyi , yoksa acıda mı bir yalan. gözyaşı olmadan bitmez mi hiç bir duygusal hikayenin sonu, ya da kalp kırılmadan.. zamana inat yavaş geçişleridir saniyelerin insanı çıldırtan.durmaksızın ileriye yönelten.. her çıldırışta bir kayboluş yaşanandır, ömür heybesinde. unutmak istediğine doldurduğundur katık niyetine. oysaki hiçtir hesabını tuttugun kazandıkların, kaybettiklerine denk dahi düşmez elinde tuttukların. tutamadıklarına engeldir sarfettiklerin. ruhsuzluktur devamlı kürekle temizlediğin ,çamurlu yollardan. temiz...

özledim seni...

ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir… beynimi uyuşturuyor özlemin… çok sık birlikte olamasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca yıl içimi nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum. yokluğun, hatırlandıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadi bir boşluğa dönüşüyor. sabahlara seni okşayarak başlamaları akşamları, her işi bir kenara koyup seninle başbaşa karşılamaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, hırlaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü… nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne yumuşak, bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken...

ilm-el-yakın, ayn-el-yakın, hakk-el-yakÎn ne demektir?

ilm-el-yakın, ayn-el-yakın, hakk-el-yak&ıcirc;n  «imân-ı tahkiki ilm-el-yakînden hakk-el-yakîne yakınlaştıkça daha selbedilmiyeceğine ehl-i keşfve tahkik hükmetmişler ve demişler ki: "sekerât vak­tinde şeytan vesvesesiyle ancak akla şüpheler ve­rip, tered­düde düşürebilir.» bu nev'i imân-ı tahki­ki ise yalnız akılda durmuyor; belki hem kalbe, hem ruha, h...em sırra, hem öyle letâife sirayet edi­yor, kökleşiyor ki, şeytanın eli o yerlere yetişemi­yor; öylelerin îmanı zevalden mahfuz kalı­yor... "() imân-ı tahkiki; akılda olana denilmez, kalbde, ruhta, sırda olana de­nilir. akılda olan ezberdir, kalb...

yakîn : ilm-el-yakÎn ayn-el-yakÎn hakk-el-yakÎn

 baki-i hakîki yalnız sensin. masiva fani­dir. fani olan elbette batıl bir muhabbete ve ezeli ve ebedî bir aşka ve ebed için ya­ratılan bir kalbin alâkasına medar olamaz. bediüzzaman (r.a.) yakîn ilm-el-yak&ıcirc;n ayn-el-yak&ıcirc;n hakk-el-yak&ıcirc;n اَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ  بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اَللَّهُمَ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا وَ عَافِيَةِ لاْ َبْدَانِ وَشِفَائِهَا وَنُورِ الاْ َبْصَارِ وَ ضِيائِهَا وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ اَلَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيَاةَ الدُّنْيَا عَلَى اْلآخِرَةِ       ...(ayet-i kerimesi) birinci cümlesiyle der ki: bedbahtlar,bazı ...

kimler aldandı !!!

hele bir anlatıver güzel dost! kimler aldandı?- cehennemi hesaba katmayan dindar aldandı!çünkü kur'an şöyle anlattı: "allah tarafından hiç hesaba katmadıklarıkarşılarına çıkıverdi..." zumer suresi, 47.söyle bana can dostum kimler aldandı?- cennetteki yerini hazır bilen herkes aldandı!zira kur'an "..o öyle sizin kuruntu ve hayallerinizle olacak işdegil." buyurmuştu. nisa suresi, 123.bir daha söyleyiver başka kimler aldandı?- ölüm yokmuş gibi yaşayan dünya-perest aldandı!zira kur'an turrayı şöyle bastı: "her nerede olursanız olunuz, ölümsize yetişir! velev (hatta) eflake ser çekmiş surlarda bulunun!" nisasuresi, 78.güzel dost! anlat bana daha kimler aldandı?- ameline güvenen abid ...

aşk-ı mecâzîden aşk-ı hakikîye...

geceleri balkonda ışığın etrafını alan pervane böceklerini fark etmiş miydik hiç? ya onların aşk uğruna yaşadıklarını bilir miyiz? yani pervanenin mum ışığıyla yaşadığı aşkın hikayesini...             aşk bir farkına varış, bir idrak seviyesidir... 'aşk odu önce ma'şuka, andan âşıka düşer.' derler, malum. yani aşk ateşi önce sevilene ondan sonra sevene düşer. önce sevilende bir ateş yanmalı ki pervane onun etrafında dönsün, pervane o ateşi görsün, sonra aşkının farkına varsın... pervane aşkını ispat edebilmek için gördüğü anda ışığı, etrafında dönmeye başlar. bir cezbedir bu. bu cezbenin gittikçe daralan bir çemberi vardır. ışığın etrafında döner, döndükçe biraz daha yakından dönmek ister. ışığı gördüğü anda ...

hz. adem ve havva dünyada ilk gün ne konuştular

hz adem ve havva dünyada ilk gün ne konuştular            bugün akaid dersinde öğrencilerimizle kutsal kitaplardan, sahifelerden bahsediyoruz. ‘neden hz. adem’e çok az bir sahife inmişte diğer peygamberlere daha çok inmiş? neden hemen sahifelere ihtiyaç duyulmuş? kötülük yaygın mıymış? sahifeler inmesi için okuma yazma bilmeleri gerekir; demek ki biliyorlarmış. kağıt, kalem’ derken iş tabiî ki çok uzadı. ve biz çok farklı bir ders işledik.             her şeyi bilmek yeter mi? hz. adem yeryüzüne indiğinde her şeyi biliyordu. tüm ilimler o’na öğretilmişti, t...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !