× "

aziz nesin nerede öldü

" arama sonuçları
barış terkoğlu: “artık yeter! söz bitti!”

barış terkoğlu: “artık yeter! söz bitti!”

  odatv davası’nda savunma yapan haber müdürü barış terkoğlu,“artık bu mahkemeden adalet beklemeyi, hukuk beklemeyi, kendi adıma aptallık sayıyorum. olmayan şey istenmez, beklenmez” dedi. konuşmasını “artık yeter! söz bitti!” diye bitiren terkoğlu, mahkeme heyetine şu sözlerle seslendi: “bu maalesef ülkemin aydınının kaderi. benim ülkemin aydını magosa’da namık kemal’in gözlerinden vatanına bakmayı öğrendi. zekeriya sertel’in gözünden bekirağa’da yatmayı, sabiha sertel’in gözünden tan baskını’nı öğrendi. benim ülkemin aydını nazım hikmet’in gözünden sürgünü, sabahattin ali’nin göz&uu...

barış terkoğlu'nun oda tv davasında yaptığı savunma

  uzun süredir suçununun ne olduğunu bilmeden hapis yatan barış terkoğlu mahkemeye adeta ateş püskürdü... odatv davası’nda savunma yapan haber müdürü barış terkoğlu, “artık bu mahkemeden adalet beklemeyi, hukuk beklemeyi, kendi adıma aptallık sayıyorum. olmayan şey istenmez, beklenmez” dedi. konuşmasını “artık yeter! söz bitti!” diye bitiren terkoğlu, mahkeme heyetine şu sözlerle seslendi:   “bu maalesef ülkemin aydınının kaderi. benim ülkemin aydını magosa’da namık kemal’in gözlerinden vatanına bakmayı öğrendi. zekeriya sertel’in gözünden bekirağa’da yatmayı, sabiha sertel’in gözünden tan baskını&rsquo...

3. dünya savaşı, akp ve said nursi(michael)

3. dünya savaşı, akp ve said nursi   naber lan?   yıldız tilbe dinlediğini topluluk içinde söylemenin medeni cesaret gerektirdiği şu günlerde istiyorum ki birazcık da olsa daha az kasıntı, daha az şerefsiz ve daha fazla objektif olabilelim. üniversite festivalinde kenan doğulu'da öküz gibi eğlenip eve gidince facebook'ta led zeppelin şarkısı paylaşmayalım. ama olmayacak la bunlar, hala evde "fatmagül'ün suçu ne" seyredip, ekşi sözlük'te "battlestar galactica" sevdiğini belirten entry'ler gireceksin di mi? olum, kimseyi inandıramıyorum ama hümanist değilim la ben, çünkü insan böylesine kasıntı, böylesine başkalarına kendini beğe...

entellektüel provokatörler-1

baştan söyleyelim. bizim kompleks zengini ve esasen halk düşmanı entellektüellerimiz, sivas'taki katliamı seyreden ahaliden bin kat daha tehlikelidirler. madımak'ta olanlara dürbünlerle, büyüteçlerle, periskoplarla, teleskoplarla bakar ve gösterirler de, başbağlar'da olup bitene göz ucuyla bile bakmaya tenezzül buyurmazlar. danıştay dersiniz, jitem dersiniz hiç oralı bile olmazlar. bir sürü laf salatası koyarlar ortaya. sözümona hümanist geçinirler, insan merkezli düşünürler. bakın bizim kompleks zengini ve esasen halk düşmanı entellektüellerimize göre, provoke etmek önemli değildir. hatta suç bile değildir. aslolan provoke olmamaktır. bunu söyler, ...

izleyin ve rahatsız olun...

sekiz yıl oldu. sorumlularının “hayata dönüş” dedikleri ölüm taşıyan operasyonda 32 kişi öldü. şimdi özcan alper “sonbahar” filmiyle belleklerden silinmesi için her şey yapılan bu katliamı sinemaya taşıyor. bu bir ajitasyon filmi değil, sanattan en ufak taviz vermiyor alper, ama izleyiciyi de huzura kavuşturmuyor. çünkü biliyor ki biz huzursuz olmadıkça katliamlar sürecek… esra açıkgözyaşam kutsaldır, teslim olun. ailenizi, arkadaşlarınızı düşünün... böyle başlıyor, özcan alper’in sonbahar filmi. bu sözler, 19 aralık “hayata dönüş” operasyonu öncesinde mahkûmları ikna etmek için yapılan konuşmadan. hani...

seçtiklerim ...

ben saraylının bir doğanıydım nagah kasdim daha yüksekte cennetken ah muharrem yokmuş bu yerde gönlümce benimuçtum yine geldiğim cihandan eyvah! ömer hayyamgökyüzünün kapılarına dayanan beşerin kitabını oradan çekip almak isteyen bir şahindim.şimdiyse,düşüncelerime iştirak edecek bir kimse bulamayarak,bırakıp kaçtığım kapıları arıyorum...âti'yi karanlık görerek azmi bırakmak bilmemki ölüm var mıdır ondan daha alçak!ey dipdiri meyyit:'iki el bir baş içindir.'davransana eller de senin,baş da senindir.ye's öyle bataktır ki düşersin,boğulursunümide sarıl sımsıkı,seyret ne olursun!m. akif ersoytûtîyi güftârıdır eden giriftâr-ı kafes.ahmet pa...

umut öldü barış yaşamak istiyor

diyarbakır (iha) - istanbul maltepe cezaevi'nde gerçekleşen bir ölüm, aziz nesin'in "yaşar ne yaşar ne yaşamaz" adlı eserini gölgede bırakacak bir trajediyi ortaya çıkardı. gasp suçundan hapse giren umut bayram, fazla ceza almasın diye kardeşi barış'ın bilgilerini verdi. resmiyette cezaevinde ölen barış, yaşadığını ispatlamak için dava açtı. baba muzaffer bayram, umut'un işkenceden dolayı öldürülmüş olabileceği iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. diyarbakırlı umut bayram (20) istanbul'da gasptan hapse girdi. tahliyesine 5 ay kala kendisini ziyarete giden baba muzzafer bayram'a ''intihar etti'' denildi. cenazeyi savcılık girişimiyle alabilen baba, kan ve darp izlerini görünce suç duyurusunda b...

aziz nesin hayatı

aziz nesin hayatı 1915 (20 aralik) ıstanbul, heybeliada'da dogdu.1925 ıstanbul'da süleymaniye'de 'kanuni sultan süleyman ıptidai mektebi'nin 3.sinifina girdi.1935 kuleli askeri lisesi'ni bitirip harp okuluna geçti.1937 ankara'da harp okulunu bitirip astegmen oldu.1941 2.dünya savasi yillarinda 2 yil trakya'da çadirli ordugahta görev yapti.1942 erzurum mustahkem mevkii ıstihkam tb.bölük komutanligina atandi. bir bomba kazasinda yaralandi. erzincan'da depremde yikilmis olan ordu cephaneliginin bosaltilmasiyla görevlendirildi. 1944 ankara'da harp okulu'nda açilan ilk tank kursuna katildi.1944 zonguldak'ta uçaksavar top mevzileri yaptirmakla görevlendirildi.1945 askerlikten ayrildiktan sonra karagöz gazetesinde ve yedigün dergisinde red...

ıslam ve sıddet

ramazan ayı şiddet haberleri sivas olayları, (02 temmuz 1993) boşuna olmadı.. ıslamiyeti yaymak ve "kafir"leri ortadan kaldırarak sevap işlemek isteyen dinciler, 35 kişiyi diri diri yakarak, 2 kişi ye silahla vurarak katlettiler. dünya'da din adına işlenen cinayet ve çatışmaların çoğunun ıslamiyet için yapılması bir rastlantı mı? yoksa, islamiyet, şiddet içeren bir din mi? ıslamiyet'in bir şiddet ve terör dini olduğu anlaşılmaktadır. ıslami terör ve şiddet haberlerinden turan dursun'un din bu adlı kitabından: kafirler, nerede bulunsa yakalanmalı, öldürülmeliydi. bozguncular ya boyunlarından vurularak öldürülmeli, ya asılmalı, ya ellerinden ayaklarından çapraz kesilmeli, ya da sürülmeliydiler. hristiyan ve yahudiler ile dost olunmamalıydı. şeyhülislam fetvalarına göre, alev...

gazete yazarlarının yazıları..

cumhuriyet 05.02.2008 derleyen nacı kaptan     cüneyt arcayürek olmaz olmaz değil, olur olur dinci basın gerçekleri saptırmakta bir numaralı usta. ustalığını türban-başörtüsü tartışmasında da sergiledi. ana muhalefet lideri, akp genel başkanı'nın sorunu dilediği gibi çözebilmek için türbanı, başörtüsü di ye yutturmaya çalıştığını ve türbanın "dışarıdan ithal" müslümanlıkla uzak yakın ilgisi olmadığını anlatmaya çalıştı. dinci basın olayı veya bir sözü saptırmakta gecikmedi. vakit mi akit mi her ne halt ise dinden başka sermayesi olmayan gazetenin her gün sağa sola sütunlar dolusu saldıran bir köşesinde türbanı başörtüsüne çevirerek, deniz baykal 'ın din geleneklerine karşı çıktığını öne süren yayımlara girişildi. toplum da türbanla başörtüsünü ayırmak gibi bir t...

vedat aydın

  ömrünü halkına adayan aydın: vedat aydın   kürt halk hareketinin ivme kazandığı 1990'lı yıllarda etkin olarak devreye sokulan kontrgerilla çeteleri, mücadelenin kitle önderlerini hedef alan suikastlerle korku salarak mücadeleyi önlemeye çalıştı. kırsalda köyler boşaltılırken, kentlerde sevilen, saygın kürt aydınları kontrgerillanın 'kurbanlar listesi'ne dahil edildi. listede kırmızı kalemle işaretlenenlerden biri de vedat aydın oldu. halkın emek partisi (hep) diyarbakır il başkanı vedat aydın'ın 5 temmuz 1991'de kaçırılıp 7 temmuz'da infaz edilmesi, bölge'de 'faili meçhul'lerin miladı olarak tarih sayfalarında yerini aldı. cesedinin bulunmasının ardından 10 temmuz'da diyarbakır ve bölge, tarihinde ilk kez 100 bin kişinin katılımıyla ...

ikinci cumhuriyetçiler milliyet'i ele geçirecekti ...kağıtha

ikinci cumhuriyetçiler milliyet'i ele geçirecekti zülfü livaneli'nin “kontrgerilla mensubudur” diye aydın doğan'a şikâyet ettiği milliyet yazarı hasan pulur, “ben yalnız bir adamım.” diyor ve ekliyor: “ama medyanın içinde klanlar var. bunlar birbirlerini kollarlar.” hasan pulur, medya dünyasının en eski isimlerinden. gazeteciliğe 1954’te başladı ve hâlâ milliyet’te kendisi ile özdeşleşen “olaylar ve insanlar” köşesini yazıyor. pulur, 50 yılı aşan bu zaman diliminde türk medyasında olup bitenlerin en yakın tanıklarından biri. başta erol simavi ve aydın doğan olmak üzere patronların yakınında bulundu. tercüman’ın sahibi kemal ılıcak arkadaşıydı.erol simavi bir dönem hürriyet’in başına onu...

hasan pulurdan kaçırılmayacak sözler

(yazar) hasan pulurdan kaçırılmayacak sözler 26.10.2006 12:49 zülfü livaneli'nin “kontrgerilla mensubudur” diye aydın doğan'a şikâyet ettiği milliyet yazarı hasan pulur, öyle bir röportaj verdi ki, geçmişten bugüne ufuk açan cinsten.. hasan pulur, medya dünyasının en eski isimlerinden. gazeteciliğe 1954’te başladı ve hâlâ milliyet’te kendisi ile özdeşleşen “olaylar ve insanlar” köşesini yazıyor. pulur, 50 yılı aşan bu zaman diliminde türk medyasında olup bitenlerin en yakın tanıklarından biri. başta erol simavi ve aydın doğan olmak üzere patronların yakınında bulundu. tercüman’ın sahibi kemal ılıcak arkadaşıydı. erol simavi bir dönem hürriyet’in başına onu getirdi. milliyet’te iken abdi ipekçi’nin yardı...

2 temmuz 1993

tarih: 2 temmuz 1993. gün: cuma yer: sivas, madımak oteli. 35 eli kolu bağlı insan alev alev can verdi hava kurşundan da ağır sloganlar ve taşlarlarla sarılmış madımak oteli'nde aydınlarımız neler yaşadı? otel içinde nasıl bir bekleyiş hâkimdi? otelde ölenlerin son dakikaları nasıldı? sıkıntılı bekleyişin tanıklarından ali balkız, dehşet anını şöyle anlatır: ''sloganlar devam ediyordu. lobiye bir taş atıldı, cam büyük bir gürültüyle semah ekibinin üstüne doğru parçalanarak kırıldı. hepimiz koşarak yukarı çıktık. sonra kalabalık bir parça gevşedi. bizim nefes alacağımız bir durum oluştu.''semah grubunun hocası ilhan cem erseven, otobüsten iner inmez sakallı bir adam görür: ''adam bize diyor ki 'kâfirler, allah sizin belanızı verecek. biz sizi yakacağız&#...

hasretinden prangalar eskiten şair: ahmed arif

ahmed arif   1927 yılında diyarbakır'da doğdu, 2 haziran 1991 tarihinde ankara'da öldü. ortaöğrenimini diyarbakır lisesi'nde tamamladı. ankara üniversitesi dil ve tarih coğrafya fakültesi felsefe bölümü öğrencisi iken 1950'de türk ceza yasası'nın  (t.c.k.) 141. maddesine aykırı davranmak savıyla, 1952'de gizli örgüt kurma savıyla iki kez tutuklandı, yargılandı ve 2 yıl hüküm giydi. cezaevi günleri sona erince ankara'daki gazeteler ve dergilerde teknik işlerle uğraşarak yaşamını kazandı.    toplumcu gerçekçi şiirimizin ustalarındandır. yaşadığı coğrafyanın duyarlılığı ve halk kaynağındaki  sesini hiç yitirmeden, lirik, epik ve koçaklama tarzını kusursuz bir kurguyla kullanarak, özgün, tutkulu, müthiş ezgili ça...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !