× "

bayan doktor yanına sekreter ankara

" arama sonuçları

fıkralar(küfürlü)

almanyada bir fabrikada çalışan temele ,memleketinden telgraf gelir;-temel acele gel,fadime öldi... temel çalıştığı fabrikadan izin alır,memleketine gider.bütün köylü ağlamaktadır fadimenin kapısında. temel fadimenin odasına girer,başını fadimenin göğsüne yaslar,ağlamaya başlar.tam bu sırada fadime gözlerini açar;-temelum senu çok özlemiş idum,onun için böyle pi yalan uydurdum.çok sevinen temel hemen oracıkta fadimeyi becerir.odadan fadimeyle birlikte çıkan temeli gören köylüler şaşkınlıkla sorar;-ula temel fadime nasul diruldi?temel;-s..im diruldi der ve almanyaya geri döner.aradan bir kaç ay geçtikten sonra temele bir telgraf daha gelir köyden;-temel t...

fıkralar kopacaksınız

sperm testibir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider. doktor adama bir kavanoz verir ve:- "bunu doldurup yarın bana getirin" der...ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar. ihtiyar anlatmaya başlar:- "doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadı, sol elimle denedim gene olmadı. karımı çağırdım, o da sağ ve sol elleriyle denedi, ağzıyla denedi önce dişini çıkararak sonra dişini takarak denedi gene olmadı. baktık olacak gibi değil komşunun karısını çağırdık o da iki elini ve ağzını denedi gene olmadı, deyince doktor kendini tutamamış:- "naaptınız, komşunun karısını da mı çağırdınız" diye sormuş.ihtiyar yanıtlamış:- "napalım, ...

fıkralar kopacaksınız

sperm testibir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider. doktor adama bir kavanoz verir ve:- "bunu doldurup yarın bana getirin" der...ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar. ihtiyar anlatmaya başlar:- "doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadı, sol elimle denedim gene olmadı. karımı çağırdım, o da sağ ve sol elleriyle denedi, ağzıyla denedi önce dişini çıkararak sonra dişini takarak denedi gene olmadı. baktık olacak gibi değil komşunun karısını çağırdık o da iki elini ve ağzını denedi gene olmadı, deyince doktor kendini tutamamış:- "naaptınız, komşunun karısını da mı çağırdınız" diye sormuş.ihtiyar yanıtlamış:- "napalım, ...

kars fıkraları'''

böyle ikram görülmedi :)adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak bir ricada bulunur:- çok susadım ve buralarda su bulamadım. lütfen bana bir bardak su verir misiniz?kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak:- istersen ayran getireyim, der.adam bu teklifi memnuniyetle kabul ettikten sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.adam ayranı içtikten sonra çocuk:- istersen daha getireyim, der.- zahmet olur yavrum.- hayır ne zahmeti. zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!bunun üzerine, adam iğrenerek elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır:- anneee, kapıdaki adam köpeğin &cc...

halepçe katliamına bir bakış

halepçe, halepçe..! büyük jenosid halepçe, halepçe!..ı . genel olarak. 1988 yılıydı, 15 mart’ı 16’ya başlayan gece, o zamanlar ırak’ın tek ve vazgeçilmez egemeni, diktatör saddam rejiminin kanlı bir uygulaması daha olmuştu. 70 bin nüfuslu halepçe ilçesi bombalanmış, haritadan silinmeye çalışılmıştı. o günü yaşayanların hiç unutamayacakları bir haber ortalığa yayıldığı zaman, çok üzülmüş ve öfkelenmiştik.  bu bombalama ile 5000 insan hayatını kaybetmiş, 15 binden fazla insan yaralanmıştı. ki, kimyasal gazlarla büyük bir katliam gerçekleşmişti. bu jenosidin üzerinden 18-19 yıl geçti. tarihin yaprakları arasında kalan halepçe katliamı nedeniyle de suçlanan, devrik saddam ve adamları ne yazık ki, bu ağır suçtan da cezalandırılıp asılmadılar. ...

fıkralar

temel paraşüt satıyortemel bir paraşüt dükkanı açar ve ilk müşterisi gelir 2 tane bayan biri sorar temele bunu nasıl kullanıcaz kullanma klavuzu falan varmı? temel demiş kullanımı basit sağ tarafında bir düğme var yüksek bi yerden atlayın basın demiş düğmeye.. bayan demiş ya açılmazsa ? temel demiş ozaman sol tarafta yedek bi düğme var ona basın! bayan demiş ya oda açılmazsa ? temel düşünmüş ! ozaman yapacak bişey yok geri getirin yenisiyle değiştiricez uzakdoğu dövüş teknikleri hamit abi ve arkadaşları bir cafe'ye gider ve otururlar. diğer masada da bayanla oturan bir adam vardır. bayanla birlikte oturan adam birden kalkar ve karşı masadaki adama "alooo kardeşim, sen benim karıya mı baktın?" diye diklenir. diğer adam "yok hayır" falan der ama adam bunu dışarı çıkarır. dışardan patı...

ilginç fıkralar

zenciler beyazlaştırılırbir gün smith ve john adında iki zenci new york sokaklarında dolaşırken bir tabela görürler: "zenciler beyazlaştırılır. fiyat 100 dolar." smith'in 101 doları, john'un ise 99 doları vardır. john, smith'e: "sende fazla olan 1 doları bana ver birlikte girelim" der. smith'se: "önce ben gireyim. eğer beyazlaşırsam sen de girersin" der ve içeri girer. az sonra içerden beyaz bir şekilde çıkar smith. john: "smith ne kadar beyazlaşmışsın. şu 1 doları ver de ben de girip beyazlaşayım." smith cevap verir: "defol burdan pis zenci!" bayan ajanisrailli güzel casus suriye'den dönüp israil genelkurmayı'na rapor verir: - hafız esad'ın son saldırı planını gece masasından çaldım. üstelik, bununla kalmayıp oğlunu da hapsettim. generaller sevinçle haykırırlar...

diyarbekir zindanlari

bir zamanlar bir cezaevinde... 1981-84 yılları arasında 34 tutuklunun öldüğü, yüzlerce kişinin ise sakat kaldığı diyarbakır cezaevi'nde dehşete tanık olanlar anlatıyorertuğrul mavioğluistanbul - diyarbakır 5 no' lu cezaevi'nde 1981-1984 yılları arasında 34 tutuklunun ölümüne, yüzlerce tutuklunun da sakat kalmasına ve sinir sistemlerinin tahribine neden olan uygulamaların üzerindeki sis perdesi aralanıyor. 20 tutuklunun aldığı ağır darbelerle, beş tutuklunun da açlık direnişinde öldüğü, koşulları protesto eden beş tutuklunun kendini asarak, dördünün de kendini yakarak yaşamına son verdiği, 'vahşet dönemi' diye adlandırılan bu yılları yaşayan 29 tanık ile iki savunma avukatının anlatımı, serbesti adlı derginin 14. sayısında yayımlandı. ceza alan olmadı hiçbir görevlinin c...

genel fıkralar

genel fıkralar sobadaki hikmetfizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. birden yağmur bastırır. hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak ...

fıkra arşivi

yeni fıkralar borsacı kurt borsacı genç borsacıyı yanına almış, işin inceliklerini anlatıyor. bütün önemli konular gibi, bu konu da parkta yürüyüş yaparken konuşuluyor. yaşlı kurt anlatıyor: - durumu değerlendirirken, kafanda ne kadar risk karşısında ne kazanıyorum hesaplarını iyi yapacaksın... mesela bak şuraya bir köpek pislemiş, normalde iğrenç ama sana "parmağını değdir ve yala, karşılığında bir milyar veririm" dediğimde bir fırsat şekline dönüşür değil mi? - elbette. - haydi bakalım, bir milyar veriyorum parmağını değdir ve yala. genç denileni yapar, ihtiyar kurtun anında saydığı bir milyarı cebe atar, yürüyüş devam eder. - peki ben size bir milyarınızı geri almanız için şu köpek pisliğine parmağınızı değdirip yalamanızı söylesem... yaşlı kurt hemen yapar ve bir milyarı geri alır. ...

hakkâri onu çok sevmişti

şimdi hayatına misafir olacağımız, ömrünü eğitim ve öğretimle geçirmiş müstesna bir isim. eğitim camiasına yararlı olacak çok ders var onun hayatında. okuyacaklarınız size inanılmaz gelebilir. aysal aytaç, 1937'de, uşak'ın ulubey kasabasında, yıllar boyunca camilerde hatiplik yaptıkları için hatipzadeler olarak anılan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. daha sonraki tespitlerinden ve uşak ile çevresinin türkmenlerden oluşmasına binaen kendilerini türkmen kabul eden molla himmet ve oğullarının ailesinde, hatiplik babadan oğula intikal eden bir meslektir. ta ki aysal aytaç'ın babası ali bey'e kadar. imam ve müezzinlerin, köylünün harman sonrası kendilerine verdikleri arpa ya da buğday ile geçimlerini temin ettikleri yıllardır o zamanlar. eski türkçede 'hati...

yaşanmış gerçekler (polisiye olaylar)

iki pohlı yumurta doğuda bir ilimizde, il emniyet müdürü ilçe ziyaretleri  çerçevesinde köyleri ziyarete gidiyor. bir köyde kendisine bolca yumurta kayganası ikram ediliyor. müdür çok memnun oluyor ve nezaket icabı şöyle diyor: -          muhtar ne zahmet etmişsin, bu kayganaya gerek yoktu,  çökelekle ayran yeterdi. muhtar : ne zahmeti müdür beg, içine tükiriim, iki pohlı yumurta ne gıymeti var, afiyet olsun. yalancının mumu hastanede söner         ehliyetsiz trafiğe çıkan bir şahsı trafik polisi çevirir. arabadaki diğer şahıs ceza yememeleri için hasta numarası yapınca polis eşliğinde hastaneye gidilir. doktor arabadaki şahsın hasta olmadığını ve numara yaptığını söyler. bunun üzerine ...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !