× "

bensizliğim ceyhun yılmaz sözleri

" arama sonuçları
insan büyüdükçe hayalleri küçülür mü?

insan büyüdükçe hayalleri küçülür mü?

bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyorum günlerdir...kızıyorum ,bağırıyorum,köpürüyorum çağlıyorum civarımdakilere. suç onların deil oysa ben hayallerimin altında ezildim. hayat bana olmak istediğimin dışında heyecansızlığını gösterdikçe ve gittikçe monotonlaştıkça hayatım ölü toprağını güneş bildim. ben miyim sebeplerim düşüncelerim miydi böylesi pervasız. muallak olan hayatın kendisiyse sorular sorup yorulmaya gerek yok diyecek kadar acizim işte :( başarmak istediklerime son çırpınışlarım! kaybetmeyeceğim diye baırmalarımdan kalan ses kısıklığımla sesleniyorum olduğum yerden geçen yıllara...geri gelinnnnnnn! böyle gitsin istemiyorum,ben böyle bitmek istemiyorum.....

sensizlik

  sensizlik denizlerin altıydı kum taneleri, gökyüzünün perdesiydi yıldızlar, ayaklarımın altıydı kayalar, bensizliğim, sensizlikten önce.   sessizlik döküldü dilimden kum misali, yüreğimi örterdi o yıldızlar. bensizliğim kayalar misali sert, bensizliğim, sensizlikten önce.   yalnızlık damladı yüreğime kum gibi, sessizlik bağladı bu gözlerimi, bensizliğimi çaldı sensizlik, bensizliğim, sensizlikten önce.                       11.12.2006  18:55 ...

ben/siz/liğim...

  ben/siz/liğim…   iplik iplik bir hüzün birikir gözlerimde, kör geceler boyunca bir zehri yudumlarım.   benden gayrı her şeyde bir beni özlerim de, sessizliğin şehrinde duyulur adımlarım…   gönlüne leyla düşen mecnun gibi bahtiyar, yusuf’u ağırlayan zindan kadar mesudum.   yâr bildiğim yaranın suretimde aslı var, ferhat gibi dağları delmek değil umudum…   umudum; bir yüreğin tenhasına gizlenip, göğüs germek sessizce melalin oklarına…   bazen de yâr olana gözyaşıyla nazlanıp, sebepsiz ah çektirmek alev dudaklarına…   sükûta d&uu...

bensizliğim...

rüzgarın önünde savrulan bir yaprak gibiyimdurmaksızın her bir yana savruluyorumkarşı koymak imkansız...bu gidişe artık dayanamıyorumdalgaların hırsla çarptığı kayalar gibiyimbedenimdeki parçalanmalara engel olamıyorumgücüm yetmiyor...her dalga bir tanemi alıp gidiyorazalıyorum.. tükeniyorum...şiddetli bir heyelandan arda kalan evler gibiyimher yanım yıkık, kırık, kayıp...tamirim imkansızgördüğüm her yerim umutsuzaynanın karşısına geçip uzun uzun bakıyorumkendimi tanıyamıyorumgözlerimdeki o bakışlar benim mi?ya o ellerimdeki dokunuşlar kimin?ağzımdan çıkacak sözleriniçimi dökmesinden korkuyorumkonuşmuyorum.. konuşamıyorumkocaman suskunluklarım sarıyor her tarafımühürlü sözleri...

üşüyen aşktı cesaret

küçücüktü ömrüm:içine sığdıramadığımkocaman bir dünya...hadi deyince,şehirler değiştirecek kartondan bir valizdim ellerimde tutuşan hediye yastıklardandüşler pazarlardımsabahlara yetiştirmek için geceleri.rüzgar gülü kokardım:sarışın kadınların yalnız zamanlarına,kaldırımlar eskirdi,yarım açık perdelerinel yordamıyla tarif edilen sokaklarındaparmaklarının ucuyla inerdinbodrum katlardaki merdivenlerin dar basamaklarınaahhh! sen;ne güzel bir anneydiniki çocuklu,beyaz tenli anne…eksilen.sofraların onsuzluğu her şeyi gördüm:üşümeyen bir aşktı cesaret.ben ise, sebepsiz ayrılıkların yorgun kaybolmuşluğuher şeyi sen biliyorsunsaklı zamanların kadını,güneşin ışığıbüt&...

ruhum...

kişisel sayfam en iyisi, en çok kendine benzemektir...26.07.2007bedenler ne kadar yakınlaşabilir kiruhlar bir kaç beden uzakken!.et parçası deyip geçme!başkalarının vücutlarıyla ilgilenirkenvazgeçtim kendi bedenimden.güzel yüzlerince belliaçık tenler...gezdim heryerini vücutlarınnasırlaşmış ellerçatlamış dudaklarsıcak kalplersoğuk bakışlar...dokundum bir çok bedene anlamadan,hissetmeden,sevmedensadece dokunmak için.öpüştüm dudaklarlaboş sokaklarda...kıskandım bedenleri hiç nedeni yokkenen çok açık teni kıskandımve bir gün cesaretlenip soyundum ayna karşısındadokundum bedenimin her bir tarafınaiçim yandı.heryerinde bir anı vardı.en çok sol yanım yandıoradaydınorada sen vardın!15 şubat 2004(bir duşsonrası)sessizölümün geldiği an kadar sessiziçimdek...

hiç işte...

giderken benide götürme demiştim sana.sensizlik dayanılmaz bir acı oluştururken içimde,bensizliğim hayattan tutunduğum son dalımıda aldın bak elimden.sen hiç yok oldun mu koskacaman kainatta?kendini arayamayacak kadar kaybolduğun oldu mu hiç?boğuldun mu gecenin karanlığında,gözlerinin şişi belli olmasın diye hiç şirketine yalan söyleyip,gününü yatakta tavanlara bakarak geçirdin mi?yüzlerce soruyu düşünüp cevap ararken,ismini unuttuğun oldu mu yaşamının bir parçasında,seni hiç en sevdiğin sırtından kalleşçe vurdu mu?en güvendiğin insanın,göz bebeğine bakarak yalan söylediği acısını bilir misin?zamanı ve mekanı hiç kaybettin mi?sen hiç,aşkın için haklılığından vazgeçtin mi?vazgeçip gurursuzca sevdiğinin peşinden gittin mi? ve bütün bunları yaptığın o bu dünyada ki en değerli varlığının ,aslı...

teşrin fırtınası

ilkdeyiş: bıçak darbesi gibi….. yıllar önce gazetede okuduğum bir makalenin başlığı içimi ürpertmişti: "çocuğun mu var, yüreğinde de bir bıçak…” yazıyı kesip, günlüğüme yapıştırmıştım. altı aylık olmalıydın… belki daha da küçük. hatırlıyorum, eve getirmiştik seni hastahaneden. o kadar ufaktın ki, bir damlacık. avaz avaz bağırıyor, bir türlü susmak bilmiyordun. gri maviydi gözlerin, belli belirsiz saçlarınsa simsiyah. korkuyordum sana dokunmaya. kırılıverecek gibi geliyordun hep. kucağıma almıştım. ağlıyordun. kollarımın arasındaydın, sımsıcak. farkında olmadan çok mu sıktım ne, annen: -“çıldırdın mı, çocuğu boğacaksın!” dediydi telaşla. bir baba yüreğini açmak istiyorum sadece. yalansız, abartısız, riyasız. baba, oğul arasındaki...

geçmiş ol...

  bazen susuyor sesim,küsüyor gök'e yıldıza, ve ışıklara sonra bahar gelmişcesine gülücükler ile uyandırılıyorum düşlerimden, koşa koşa boynuna atlayasım geliyor gecenin koşarken son adımımda düşüyorum sen dönüp gidiyorsun farkında değil aksi duvarlar arkasında,biz neyi beceremediksenin dönüp gitmelerini mi?biz kavuşmayı beceremedik, kavuşupta salıncakta sallanmayırenkleri görmeyi,oksijeni içerimize çekmeyi beceremedikbiz! bir aşkın bitmesini beceremediklakin sevmeyi unutmadıksevmek, sen ve ben... ben seni niye sevdim be adam! niye silemedim her defasında gözlerim kapanırkenkahretsin ben eskiye dönüp anıları canlı tutarken sen bana bakmış beceremedik diyorsun...adamım sevdim seni beceremesekte biz olmayı { ! }şaşırmıştı yollarım, dizlerimin bağı tutmuyordu,sancılı rüyaları unut...

sessiz çığlık

sessiz çığlıklarım çoğaldı,üzerimize gece gibi çöken. çıkamıyorumiçimden. anlamadığım, anlatamadığım ben, boğuyor beni;iyi değilim;bensizliğim sensizliğime karışırken;yokluğun varlığımınötesindeyken; bensizim, sana karışırken içimden kopanlara bakıyorum. . . ne kaldı geriye... tükettim kendimi, kopan parçalarım yapışır mıtekrar ne dersin?......

belki bir gün okursun sana yazıldığını bilmeden

belki bunu bir gün okursun sana yazıldığını bilmeden     şehrin ışıkları geliyor üstüme senin olmadığın heryerde. ne kadar senin le olmak istemesemde bıraktığığın izler arasında çığlık çığlığa kalıveriyorum. aslında ne kaldı  ki senden geri.bir sürü boş hatıra. bir gün, sensizliğin tadını yaşamaktansa ölümü tercih edebilirim. o zaman benim için üzülme tamammı demiştin üzüleceğimi bile bile. gözümün önünden gitmeyen son üzgün halin, sarılıp ağladığım düşlerimin ağır yaralarına benziyordu. umrum da değil acıtsın bunca aşk yarası deyişin ve ardından çekip gidişin büyük bir tezat oluşturuyordu bu aşkında. ne anlamı kaldı onca yaşananların. uzunca saklı kalan sevdaların bir gün nezaret koğuşlarında ortaya çıkışı gibi seviç mi hüzün mü yalanmı beni savişin.   ille ...

sevmenin bedeli (210. şiir)

  çekipgitmekmiydi sevmenin bedelisuçum neyse razıyım çekmeyesöylesene yar bu zamansız ayrılışın sebebi ne?acaba bahar varmıdır gititğin yerlerdeellerin üşüyormuduryüreğini saracak birisi var mıdır?benim yok..sen gittin ya ellerim üşüyorhayalini de aldın gölgeler üzerime düştüakşam vakti yine koyu karanlığında koyboldum sensizliğinsöylesene yar neydi suçum?sadece sevmiştimmasumca çocukça ...ama sen gidiyorsan vardır sebebibilirim yalan değildi hiçbirşeyama yar bir gün olurda dönersenbir gün olurda dönersenben bıraktığın gibi kalamam...örtülmüştür üzerime topraksoğuk kış günü üşütmez elleriniyalnızlığın ve bensizliğim üşütür yüreğinitıpkı bu zamansız gidişin gibi......

olmuyor...

  sensizliğim bensizliğim olmuş bu dünyadakahpeler vurmuş sen yokken hergeçen bir gün dahahergeçen gün daha çok olmuş sensizliksen orda gülerken ben yine içiyorumelimde senin fotoğrafınarkada sessiz bizim şarkımızve son birkez daha bakıyorum hayatatat vermiyor daha fazla sen yokkenve son birkez daha bakıyorum sana öpüyorum resminikesiyorum bileklerimi ve sana sarılıp uzanıyorum sonsuzluğasen olmayınca çekilmiyor bu hayat seni içimde öldüremedim ama kendimi belki...ve son nefesimi hisediyorum daha çok sarılıyorum resmineseni seviyorum diyorumolmuyo sensizseni seviyorum  ...

yokuz ki...

sanki artık yarın yokmuş gibi gelio bana. sanki bu yelkovan bana inat koşuşturup duruyor akrebin peşinden. zamanın neresinde takılı kaldım bilmiorum. başladığın yerde mi yoksa bittiğin yerde miyim hiç bilmiorum. başladığım yerde olmayı dilerdim.. yaptığım onca hatayı baştan çekerdim ve hepsini bi kez daha yapardım. bütün o yalancı ilişkileri yeniden yaşardım belki. yeniden başlayabilseydim yaşama eğer...yeniden başlayabilseydim eğer yapmaya çekindiğim bissürür şeyi yapardım. kendi gözlerime dalardım. daha çok bakardım aynaya. kendime doymaya çalışırdım. kendimi tanımaya çalışırdım. hiç kimsenin benim hakkımdaki düşünceleri önemli olmazdı benim için. hiç gülmediğim kadar gülerdim. herşeyle dalga geçerdim.. ama işte ruhum yaşlandı ve ölüyorum... hiç olmadığınız kadar yalnız bırakıyorum sizi....

kişilik bilmem neyim no:2

  çığlık dakilarım geldi çaldıkapımı kimo diye sorma fırsatım  olmadı çünkü geleni sen sandım açtım düşünce odalarımın baş köşesine kuruldu   karanlığın en koyu olduğu noktaya   kovamadım bu sefer   hazırlıklı gelmiş gibiydi kaybedişlerimide yanına almıştı   çok korktum   sanki hala bir cocuktum     saçlarımı okşadı   benimle oyunlar oynadı   o eğlendi   ben ağladım   ben ağladıkca   o eylendi.   billur sesli bir yalvarıştı   netti ve teklemedi   özümden geldi   gözlerimden gelen tuzla beraber.   kim beni bu hale getirdi benim halimi benden başkası bilmezdi   benim deniz kabuklarım vardı içinde okyanusları yaşattığım   huzur um vardı kims...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !