× "

beytullahın örtüsü kara illallahu

" arama sonuçları

beyt'ul ankebut ve beyt'ullah

allah azze ve celle alemlere rahmet ve hidayet olan kitabının ankebut s. 41. ayetinde mealen şöyle buyurmaktadır.   "allah'tan başka dost edinenlerin durumu, kendine yuva yapan örümceğin durumu gibidir. halbuki, evlerin en çürüğü şüphesiz örümcek yuvasıdır. keşke bilselerdi. "  bu ayet mesel ile anlatmanın güzel örneklerinden biri olup örümceğinin evinin dayanıksızlığının  teşbihi üzerinden , allah cc den başka veli edinenlerin durumunu örümceğin yapmış olduğu ev misali bir üfürükle yıkılacak cinsten evler olduğu bildirilmektedir. bu ayetteki teşbihten hareketle kabenin "beyt" olarak adlandırılmasının ve kabenin "beyt'ullah&qu...

kabe resimleri

kabe'den resim 960 x 720 - 112k - jpg ccportal.net benzer görsel bul kabe resimleri 800 x 600 - 150k - jpg resimlerden.com benzer görsel bul kabe medine mekke 960 x 720 - 153k - jpg resimcenter.com benzer görsel bul kabe duvar kağıdı 640 x 480 - 92k - jpg resimturk.org benzer görsel bul kâbe örtüsü 787 x 903 - 73k - jpg kulkedisisendromu... benzer görsel bul en iyi kabe 1024 x 768 - 660k - jpg iyi-resimler.com benzer görsel bul kategori: kabe | 300 x 400 - 42k - jpg saidinursi.blogcu.com benzer görsel bul kabe 400 x 300 - 26k - jpg nablusi.com benzer görsel bul kabe resimleri - 604 x 480 - 287k - jpg ...

ıhram

getir ihramı giyeyimhacılara benzeyeyimlebbeyk deyip yürüyeyimbeytullahın etrafındanakarat: ben döneyim ben döneyimdönüpte aşka geleyimihlas ile yürüyeyimbeytullahın etrafındamekkeye gitmek dileyimkabenin hasretindeyimdönüpte aşka geleyimbeytullahın etrafındanakaratmekkeyi seyran edeyimhasreti ile biteyimgelin görün ne haldeyimbeytullahın etrafında...

dınımız ıslam

hacla ilgili kelimelerin manaları afaki: mikât sınırlarının dışından gelen hacılar.altın oluk: kâ’be’nin hatimin karşısındaki kuzey duvarının üst orta kısmındaki yağmurları akıtan oluk.arafat:mekke-i mükerremenin güney doğusunda vakfenin yapıldığı yer.bab-ı cibril: peygamber efendimizin medine-i münevverede inşa ettiği mescidin doğu tarafındaki kıbleye yakın olan kapısı.bab-ür rahme: rahmet kapısı. medine’de peygamber efendimizin yaptırdığı mescidin batı duvarındaki kuzey köşesine yakın olan kapısı.bab-üs-selam: 1. mescid-i haram’ın doğu tarafına açılan, bab-ı şeybe de denilen kapı.2. mescid-i nebi’nin batı duvarında kıbleye yakın olan bab-ı mervan olarak da bilinen kapı. mescid-i nebi’nin beş kapısından en büyüğü ve en süslüdü...

hac (25-31)

(hac suresi 25. ayet)          (resmi:22/iniş:88/alfabetik:32) إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ اللَّهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذِي جَعَلْنَاهُ لِلن...

bakırköy’de bir oyuncakçı

bakırköy’de bir oyuncakçı geçenlerde, sezgin ile birlikte bakırköy’de aylak aylak dolanırken, kocaman bir alışveriş merkezinin hemen yanı başında bir mağazaya takıldı gözlerimiz. bir oyuncak mağazası, hatta mağazadan da öte bir oyuncak hipermarketi gibi bir yerdi burası. vitrin düzenlemeleri, afişleri ve tabelası ile tamamen dikkat çekici bir görünüm arz ediyordu. sezgin; -sen şimdi buraya girer, ömer yûsuf’a çuvalla oyuncak alırsın, diye takıldı. -yok canım! takla atan, göz kırpan, burun silen ekşın menlere para verip, oğlumun çocukluğunun ve hatta insanlığının ziyan olmasına asla izin vermem, diye cevap verdim. -oğlum ne alakası var ya! o daha bir bebek, ekşın menden falan ne anlar ki? hem ekşın menlerle oynayan her çocuğun hayatı ziyan mı oluyor ki? ne ka...

hicret

yol açın kendisine   resûlullah, eshâbın münkesir hâllerini,öğrenip, bir köşede kaldırdı ellerini. imâmesini alıp, bir kenara koyarak,şöyle niyâz eyledi, rabbine yalvararak:  (yâ rabbî, otuzdokuz kişi ki bu üminler,sana îmân getirmiş kullardır hepsi birer. halâs et sen bunları kâfirlerin şerrinden.kurtar bu mü'minleri korku ve endîşeden. şânı yüksek biriyle, kuvvetlendir bu dîni.sevindir nusretinle, bu bir avuç mü'mini.)  o anda nâzil oldu "cebrâil" yeryüzüne.müjde getirmiş idi, allahın resûlüne. dedi: (yâ resûlallah, sen bir duâ etmiştin.rabbinden, bu din için yardımcı istemiştin. kabûl etti rabbimiz senin o dileğini.bir kimseyi seçti ki, sağlam eder bu dîni. rabbimiz buyurdu ki: "ey benim meleklerim!bir araya toplanıp, emrime kulak ...

ilk müslümanlar

ebu leheb ve karısı   "ukbe bin ebî muayt" ve bir de "ebû leheb",bunlar, resûlullaha sıkıntı verirdi hep. hattâ resûlullahın hânesi, o demlerde,bunların evlerinin arasındaydı hem de. bunlar fırsat buldukça, eziyyet yaparlardı.kapısının önüne işkembe atarlardı. amcası ebû heb, bununla yetinmeyip,ona taş atıyordu, komşu eve gizlenip. karısı "ümmü cemîl", kalmazdı ondan geri.o da, öte beriden toplayıp dikenleri, geçeceği yollara dökerdi onları hep.ki allahın resûl'ü incinsin bundan sebep. bir gün de ebû leheb, pislik getirip yine,dökecekti resûl'ün kapısının önüne. lâkin "hazreti hamza", görüp aldı elinden.getirdiği pisliği, başına döktü birden. işte ebû leheb'le, karısı ümmü cemîl,böyle yaptıklarından oldular hor ve zelîl. zîr...

ilk müslümanlar

akıl dışı bir teklif   müşrikler anladı ki, "ebû tâlip" an be an,resûl-i kibriyâyı koruyor her zarardan. " ümâre" nâm bir genci, yanlarına alarak,hemen ebû âlib'in  hânesine vararak, dediler: (bu gördüğün, mâre ibni velîd,mekkedeki gençlerin içinde tek bir yiğit. çok yakışıklı olup, cemâli pek güzeldir.hem dahî şâir olup, ahlâkı mükemmeldir. bunu sana verelim, bulunsun hep yanında." muhammed"i bize ver, bunun arşılığında. kullan her hizmetinde, sen bu ibni velîd'i.biz alıp öldürelim, yeğenin "muhammed"i.) ebû tâlip, bu söze hiddetlenip begâyet,şöyle deyip, onları ânında eyledi ret:  (önce siz, oğlunuzu verin ben öldüreyim.ondan sonra ben size yeğenimi vereyim.) bu cevâp karşısında şaşıran o kâfirler,gâyet ...

menkıbeler

kabede imamlık    peygamber efendimiz, yaşı otuzbeş iken henüz peygamberliği teblîğ edilmemişken,kâbe-i şerîfenin âmiri sırasında,bir hakemlik yapmıştı kavimler arasında. şöyle ki, zaman ile yağan yağmur ve elden,kâbenin duvarları yıpranmıştı tamâmen. ayrıca, o yıllarda çıkan büyük bir yangın,ile tahrîb olmuştu er anı beytullahın. kâbeyi, bu hâlinden kurtarmak için dahî,yıkıp, yeniden yapmak istiyordu hâli. kureyş abîleleri bir yerde toplanarak,konuşup, bu fikirde eylediler ittifak. hazreti ibrâhîmin emellerine kadar,duvarları yıkmaya, verdiler hepsi karar. yıkım işi bitince, başladılar örmeye.ve dört andan duvarlar başladı yükselmeye. dört kabîle vardı ki, en meşhûr o zamanlar,her biri, bir duvarı örmeye başladıla...

menkıbeler

yeterki siz emredin   hatîce vâlidemiz radıyallahü anha,yok idi hâtunlardan akıllı ondan daha. hem de çok güzel idi onun hüsnü cemâli.asîl ve temiz olup, üstün idi her hâli. malı dahî çok olup, zengindi o zamanlar.çok idi bu sebepten ona tâlip olanlar. lâkin o, hiçbirine etmedi muvâfakat.duymadı hiçbirine bir ilgi ve iltifât. çünkü rüyâ görmüştü bu husûsta o önce.onun tecellîsini bekliyordu gün-gece. varaka bin nevfel de müjdelemişti onu.merakla bekliyordu bunun tahakkukunu. o serverin hâlini yakînen de görünce,bu işin olmasını isterdi bir an önce. o server'in hanımı olmakla şereflenmekarzûsu, günden güne şiddetleniyordu pek. bunu, nefîse hâtun sezip girdi araya.geldi bu niyet ile resûl-i kibriyâya. dedi...

menkıbeler

yeterki siz emredin   hatîce vâlidemiz radıyallahü anha,yok idi hâtunlardan akıllı ondan daha. hem de çok güzel idi onun hüsnü cemâli.asîl ve temiz olup, üstün idi her hâli. malı dahî çok olup, zengindi o zamanlar.çok idi bu sebepten ona tâlip olanlar. lâkin o, hiçbirine etmedi muvâfakat.duymadı hiçbirine bir ilgi ve iltifât. çünkü rüyâ görmüştü bu husûsta o önce.onun tecellîsini bekliyordu gün-gece. varaka bin nevfel de müjdelemişti onu.merakla bekliyordu bunun tahakkukunu. o serverin hâlini yakînen de görünce,bu işin olmasını isterdi bir an önce. o server'in hanımı olmakla şereflenmekarzûsu, günden güne şiddetleniyordu pek. bunu, nefîse hâtun sezip girdi araya.geldi bu niyet ile resûl-i kibriyâya. dedi ki: (zâtı...

hacda hakk’a dön halka değil

hacda hakk’a dön halka değil ali demirelhacca giden müminler, insanların kılık kıyafetlerine, namaz kılış şekillerine, yemek yeme usullerine takılıp kalmamalıdır. o mübarek beldelerin manevi atmosferinden azami şekilde istifade etmeye çalışmalıdır. allah (cc), kur’an-ı kerim’de, “biz vaktiyle ibrâhim’e beytullahın yerini belirlediğimiz zaman: “sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma ve ben’im mâbedimi tavaf ederken, kıyamda, rükûda veya secdede olarak ibadet edenler için tertemiz tut!” hem bütün insanları hacca dâvet et ki gerek yaya, gerek uzak yollardan gelen yorgun argın develer üzerinde sana gelsinler. gelsinler de bunun kendilerine sağlayacağı çeşitli faydaları görsünler ve allah’ın kendilerine rızk olarak verdiği...

nasrun minallâhi ve fethun karîb

tek başına beytullahın etrâfında tavaf yapmayı teorik olarak öğrenme zahmetine bile katlanmadan ka’be’ye gelmiş müslümanların grup hâlinde biribirlerine sokulup başlarındaki kişinin her sözünü tekrâr etmeye çalışarak dönmeleri, bir ibret levhası teşkîl ediyor. iranlılar, türkler, endonezya ve malezyalılar tipik örnekler. korkunç bir dînî eğitimsizlik her yerde kendisini gösteriyor. “ümmet” olma şuûrunun istediği “gruplaşma”, cehâletle “ferdîleşmiş” kişilerin insiyakî olarak bir çobana teslîm olmuşluğuna dönüşmüş. uhrevî maksadlı bir ibâdet, dolayısıyla artık normal bir turistik tatmin vâsıtası hâline sokulmuş. insan neye üzüleceğini şaşırıyor. “haşyetullah” veyâ “muhabbetullah” sebebiyle gönülleri coşturması gereken be...

konular

dimanche 29 mai 2005 abdurrahman önül   abdurrahman onul allah der abdurrahman onul ask cesmesı abdurrahman onul gule kosar abdurrahman onul gururlanma ınsanoglu abdurrahman onul hazır mısın abdurrahman onul medıneye abdurrahman onul mekke abdurrahman onul onu gordum abdurrahman onul yak sultanım abdurrahman onul yuzu nur kendısı nur abdurrahman onul anar bu gece abdurrahman onul ıste kabır abdurrahman onul medınem abdurrahman onul ne zaman anarsam senı abdurrahman onul sehıtler olmez abdurrahman onul sıgındım sana abdurrahman onul ya muhammed abdurrahman onul yetıs ımdadıma abdurrahman onu...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !