× "

birnur bilginoğlu

" arama sonuçları

kuşlar

meraba arkadaşlar benim bi türkçe ödevim var.bu ödevi buraya yazıcam ve lütfen nedenlerini bana yazınız lütfen!                                                     her sabah pencerenize konan kuşların sesleriyle uyanıyorsunuz.fakat bir sabah o alıştığınız kuş seslerini duyamıyorsunuz .bu seslere o kadar alışmışsınız ki kuş seslerini duymamak sizi mutsuz ediyor.dışarı çıkıp etrafiniza bakıyorsunuz..yaşadığınız çevrede hiç kuş olmadığını fark ediyorsunuz. bu durumun ned...

arkadaşım birnur'un elmalı turtası

malzemeler   4 çorba kaşığı margarin 1 su bardağı şeker 2 yumurta ( sarının birisini üzeri için ayırın) 1 çay kaşığı kabartma tozu alabildiği kadar un   üst malzemesi   2 elma tarçın ceviz pudra şekeri   yapılışı   bütün malzemelerle homajen bir hamur yoğrulur ve birazı tepsiye dizilir üzeri içinde bir miktar  hamurdan ayrılır elmalar rendelenir ceviz hafif dövülür ve tarçınla karıştırılır bu malzeme tepsideki hamurun üzerine güzelce yayılır ve ayırdığımız hamurdan şeritler yapılarak üstüne kafes yapılır yumurta sarısı sürülür fırında üzeri pembeleşene kadar pişirilir ve hafif soğuyunca pudra şekeri serpilir. afiyet olsun  ...

öğretmenim

gulumse gülmek; bir güneştir... insanın içini aydınlatır ve ısıtır.... 3/1/2006 öğretmenim             ben bir öğretmenim. yıllarca köylerde kasabalarda öğretmenlik yaptım.hani sınıflarda ezik, büzük, iglisiz kalan öğrenciler vardır.. bir de kendini çabuk gösteren...           işte kendini bir türlü gösteremeyen mehmet in öğretmenine seslenişi....ben asla sınıfımda asla bir mehmet feryadı bırakmamaya çalıştım. umarım da başarmışımdır...   öğretmenim sana çiçek getirdim dikkatini çekmek için her sabah karşıladım;bir gülücük görmek için selam durdum en önde;bir günaydın bekledim; okan’a gülümsedin;sanki beni görmedin.   seni sevdim öğretmenim,yine de seni sevdim, bi...

öğretmenim

            ben bir öğretmenim. yıllarca köylerde kasabalarda öğretmenlik yaptım.hani sınıflarda ezik, büzük, iglisiz kalan öğrenciler vardır.. bir de kendini çabuk gösteren...           işte kendini bir türlü gösteremeyen mehmet in öğretmenine seslenişi....ben asla sınıfımda asla bir mehmet feryadı bırakmamaya çalıştım. umarım da başarmışımdır..     öğretmenim sana çiçek getirdim dikkatini çekmek için her sabah karşıladım;bir gülücük görmek için selam durdum en önde;bir günaydın bekledim; okan’a gülümsedin;sanki beni görmedin.   seni sevdim öğretmenim,yine de seni sevdim, bisikletim olsaydı,inan sana verirdim. sabah kırağıda geldim,buza karda hep geldim; çok üşüdüm öğr...

baglanmıyacaksın hiç birşeye....

>bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.>"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.>demeyeceksin işte.>yaşarsın çünkü.>öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.>çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.>ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.>çok sevmezsen, çok acımazsın.>çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.>çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...>hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.>senin değillermiş gibi davranacaksın.>hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.>onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.>çok eşyan olmayacak mesela evinde.>paldır küldür yürüyebileceksin.>ille de bir şeyleri sahipleneceksen,>çatıların gökyüzüyle birleştiği yerl...

ismail'ini kurban et!..

  "gözünün nurunu allah'a kurban et!..."   bu emrin muhatabı, şefkatli bir peygamber ve merhametli bir baba olan hazret-i ibrahim aleyhisselam'dı.gördüğü bir rüyada, senelerce önce, oğlu olursa onu hakk'a kurban edeceğine dair söz verdiği hatırlatılıyor ve bu vaadini yerine getirmesi isteniyordu.   evet allah hiçbir zaman ismail(ler)in kanını murad buyurmadı; o''nun kurbana asla ihtiyacı olmadı. kesilen kurbanlıklardan maksad onların eti ve kanı da değildi.her yerde ve her zaman söz konusu olan insanların maddi-manevi ihtiyacı idi.rahman u rahim ibrahim'i "ismail'in kurban etme doruğu"na çıkardı; ama ismail'i kurban ettirmeden zirveyi fethettirdi.ibrahim'in torunlarından da et ve kan değil, niyetlerinde hulüs ve takva istedi.şimdi sen...

sen benim kim olduğumu..

sen benim kim olduğumu biliyormusun üniversitenin büyük amfisinde 800 kişinin katıldığı bir imtihan... süre iki saat... profesör son derece sert ve sürenin esnetilmesine imkân yok. cevapları yetiştiremeyen kalıyor. bu yüzden bütün talebeler harıl harıl kâğıt dolduruyorlar. ama birisi ağırdan gidiyor. biraz düşünüyor biraz yazıyor. hiç aceleci bir hâli yok.  derken süre doluyor. "getirin kâğıtları çocuklar" diyor profesör ve herkes bitirebildiği kadarıyla kâğıdını getirip masanın üzerine koyuyor. veren çıkıyor, veren çıkıyor, masanın üzerindeki kâğıtlar birikiyor. sınıfta hiç talebe kalmıyor. bir kişi hâriç. bizim ağırdan giden talebe hiç istifini bozmadan yazmaya devâm ediyorböylece biraz daha zaman geçtikten sonra, bizimki kalkıp kürsüye gidiyor ve kâğıdını b...

sırrım__

 sırrım bir sırrım vardı benim, kimselere diyemediğim bir martı yaşardı kaçak.. en kuytusunda yüreğimimim.. izin almamıştı benden orada yerleşmek için vurdum kilidi üstüne, ne su verdim,ne besledim,ölsün diye bekledim! ...gün oldu, çok ağladı.. özgürlüğe yalvardı biraz tuhaftı git dedim, kaldı.. ...tek isteği sana doğru uçmaktı olmazdı..olmamalıydı vurdum kilidi üstüne, ölsün diye bekledim!.. ... bir gün. sana gelirken aleleacele, açık unuttuğum kapıdan sızıverip gizlice hiç beklemediğim bir anda dudaklarımın arasından kanatlandı aniden.. ...bir çığlık attı; öyle bir çığlıktı ki, sen ürktün, ben utandım.. ...yıldızlar ayağımın altında birer birer ufalandı başımdan aşağı dökülen, kaynamış sular değil, düpedüz hayatımdı ah işte o martı, b! ana ne yaptığını hiç anlamadı. ...çü...

is_ti_yo_rum ....

 istiyorum                                                                                                                    ne lüks arabalar ne sporlar...  sadece bisiklete binmek istiyorum seninle, neşeli çığlıkların...

kıyamammm!!!.. kimler ağlatmış derya'mııı

...sevgi yağmurlarının suladığı umut çiçekleri bir bir açsın yüreğinde ......

doğum günüm.........

doğum günüm     ayrılık bu kadar zor mu gidelim. nefes almamakmış söylemediler. azraili misafir etmek gibiymiş. canımı satarmış hiç demediler.   giderken ardından sadece baktım. hani hep kızardın ya sigara yaktım ölürcesine bir nefes çektim bu aşk bizde durmazmıydı sende bu ben kalmazmıydı. bir yastığa baş koyup ta yaşlansaydık olmazmıydı şimdi ne sen ne ben varım düşman değilim pişmanım..   ne bugün kaldı nede yarın şimdi sen hayatımdan şimdi sen bugünümden yarınımdan çıkıp gittin öylemi sevmek dediğin böylemi. bugün benim doğum günüm sen olmadan kutluyorum ayrılık bana hediyen aldım kabul ediyorum…     gidenin ardın kalanın adına ayrılık denirmiş söylemediler yürek unut derken aşk inatına hep acı verirmiş söylemediler. giderken...

bir çiçek aldım

dün gece yine yalnızdım sokağa çıktım ve kendime bir çiçek aldım kendim almamış gibi yürüdüm sokaklarda ve yalnız değilmişim gibi düşündüm ama her gece gibi dün gece de yalnızdım ve kendime bir çiçek aldım bir saat geri alınmış saatler ben geri almadım ve bir saat daha yalnız kalmadım bir masaya oturdum iki çay ısmarladım ben içtim sen soğuttun sana söyleyeceğim her şeyi yuttum çok dert etmedim çünkü yoktun dün gece yine yalnızdım rahat ağladım yokluğundan gizlemedim gözyaşlarımı ve lambaları hiç karartmadım dün gece her gece gibi yalnızdım sokağa çıktım ve kendime bir çiçek aldım sen sandım koklamadım. uğur arslan 1/1/2006 - :) güzel şiirlere güzel şiirlerle cevap :) yorum yazarı: tibette7yil yazmam daha aşk şiiri oydu bir bakışta tanıdım onu kuşlar b...

dostluğa dair..

  sormuşlar bir bilgine: hayat ne? diye demiş bilgin; iki yönlü bir yoldevam eder bilinmeze.sen görmezlikten gelsen devardır bir yoldaş her köşesindebazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştanbazen de aşarsın dertleri sanki uçuyormuş gibi inerek buradan. peki, sevgi nedir? demiş biri kalbine sığmayacak kadar genişdedikodusunu yapamayacağın kadar temiz,kokusunu alamayacağın kadar uzakhayal edemeyeceğin kadar yakın... ya korku nedir? diye atılmış diğeribir yağmur damlasındaki barut kokusu.belki de saklanılan bir hayal yontusuya bir miniğin haykırışı,ya da yüreği yaralı bir kuşun feryadı.... peki ya umut nerededir? diye atılmış bir umut avcısı.bilinmezde değildir bilirim, demiş yerini kaygılı ve tasalı.aradın boşuna her yeri ama unuttun en kolay yeri besbellibunu derken işar...

bir ayrılık şiiri.... bir hüzün......ayrılık ölümden beter derle

       sen gittin masal bitti  sen gittin evimin adresi, kapımın zili gittisen gittin sazımın teli, kuşumun dili gittiyangınlar düştü yüreğime /ıssızlaştı şehirsokaklara hüzün yağdı/ gözlerime yağmurüstüme kapandı kapılar, ben kapandım içimegünlerce haftalarca ağladımkırık bir ağaç dalında,öksüz bir kuş gibi kaldımsen gittinhazanlar başladı bahçemdeyaprağa duran ağaçlarım gittiumutlarım gitti,baharlarımtutam tutam saçlarım gittidudağımda şarkılar öksüz kaldıyanağımda damlalarkatar katar göçüp gitti kuşlarbir bulut gibi nehirler gibigözlerimde akıp gitti yaşlarkapandı üstüme kapılar, açılmadı bir dahabir daha güldüğümü gören olmadızehir-zıkkım oldu yaşamakküstüm bütün dünyayasen gittinkapımın zili, kuşumun dilisazımın teli gittiyüreğimde...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !