× "

cancağızım ne demek

" arama sonuçları
he ?

he ?

 bi şarkı söyle göm gitsin..göm gitsin yalanları, göm gitsin yalnızlığı, göm gitsin acıları.. belki böylesi daha iyi.. çocuğum üzülme tüm bunlar geçer..geçer bu kahırdan günler.. ..yalnızsan.. en çok geceyi yakıştırırsın kendine.. öyle değil midir?.. hani hava kararır, ışık yakmadıkça görmek istediklerini göremezsin falan?.. he?.. bazı vakitler odamın ışığını yakmam.. bu ufak lambamı yakarım.. beyaz ışığı var.. led ampuller var içinde ufak ufak.. onun ışığında kitap okur müzik dinlerim.. aslında kitabı karanlıkta okuyabilsem öyle yapıcam da olmuyor.. görünmüyor karanlıkta.. bilmem işte öyle karanlıkta görünmez.. herkes edison...

gidişat

gidişat

..hayat bize oyun oynuyor olabilir mi?.. hayat bize oyun oynuyor zaten.. verdiği her şeyi geri alıyor da, sonu gelmiyor.. sonra sil baştan.. sil baştan.. sil baştan başlamaya çalışıyoruz, olmuyor..olmuyor.. oyunları işte hayatın.. nasıl baş edebilirsin ki.. delilerdir bunun en güzel örneği.. delirmek onlar için bi savunma mekanizmasıdır.. ya biz.. ya ben ?.. sıkıntılı zamanlar.. çok sıkıntılı zamanlar.. direnmekten yorulduğum zamanlar.. kalbim ağırlaştı biraz.. sevdiğim insanlara da vakit ayırmıyorum.. kendime de ayırmıyorum.. ama bilirler beni.. her şeyden uzaklaşmak istediğim zamanları çok iyi bilir sevdiklerim.. var olsunlar.. şimdi beni öldü sananlar var, ölmedim halâ.. ve bugün daha bi üzücüydü..&nb...

son mektup

son mektup

ben; benden olgun insan isterim karşımda! benden dürüst, en ufak dalgada,  arkasını dönmeyecek kadar olgun. arkamı döndüğümde,  sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir. bir o kadar cesaretli olmalı. yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı. ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı. işine gelince sevip,  zoru görünce bırakmamalı! c.yücel ...hemen üstünkörü geçelim; ankara, beyaz, soğuk, kar, don... evin içerisi sıcak.. bu yazıya yukarıdaki şiiri koydum.. çünkü can yücel benim yıllardır anlattığım şeyi anlatıyor.. yeminle ilk defa okudum.. bayıldım.. benim cümlelerimle seslenmiş, kendim yazmışım gibi okudum, yazıya da onu koydum ...

hepsinden önce

hepsinden önce

şarkılarla başlayan ve şarkılarla devam eden bir gece olsun bu da..bir şeyler var içimde yine hissediyorum..yüreğim kaşınıyor..tek şarkı çalsın bugün arkada.. sen gidiyorsun (akustik) – gripin.. dur..dur gitme bir bakış borcun var bana son gidişinden.. birol yazmış.. birol senin bu cümleyi yazarken ki hissiyatına tüküreyim.. bu cümleyi ben yazmalıydım.. tam cümlesi değil ama ben de yazmıştım biliyo musun bunu.. o yüzden seni kendime çok yakın görüyorum.. erhanı bir de.. erhanla ortak yaşadığımız çok şey var bizim.. ortak konuştuğumuz çok cümle var.. ama dur.. dur dur gitme bir bakış borcun var bana son gidişinden diyor şimdi birol.. sonra birol susuyor, ben gitarımı alıp çalıyorum.. se...

savcı turgut'un mamafih, cancağızım ve fakat kelimeleri dillerde

savcı turgut'un mamafih, cancağızım ve fakat kelimeleri dillerde

  atv ekranlarında yayınlanan ve çok büyük beğeniyle izlenen karadayı dizisi pazartesi günü ratinglerinin zirvesine demir atmış durumda. hemen hemen her hafta zirvede olan dizinin oyuncu kadrosunda yer alan ve savcı turgut karakterini canlandıran yurdaer okur, izleyenleri kendisine hayran bıraktırıyor.   dizinin ilk bölümünden itibaren gizemli savcı rolüyle kötü karaktere bürünen savcı turgut, usta oyunculuğuyla dikkatleri üzerine çekiyor.   genç kuşağın hayatına giren üç kelime 3 yıllık turizm eğitiminin ardından tiyatro eğitimi alan okur, onlarca tiyatro oyununda, birçok sinema filminde ve dizide rol aldı. dizideki kötü adam karakter...

nevruz ne demek. süper bir kardeşlik yazısı

  nevruz ne demek. süper bir kardeşlik yazısı nevruz yeni gün demek. farsça bir sözcük; nev yeni demek ruz ise gün… baharın  gelişi manasındadır. toprağın canlanışı demektir. yeniden doğuşudur yeryüzünün. ülkemde ne kadar da siyasi bir hale geldi şaşıyorum. bayram niyetine demek yerine savaş niyetine kavga niyetine kargaşa niyetine herkes kollarını sıvıyor. nevruz niyetine hücum borusu çalınıyor habire… “nereye kardeş?” diye soracağım tuttu. mazur görün. “savaş mı var acaba?” diyeceğim geldi. bir öfke nöbeti göğüsleri körük gibi şişirip indirirken, gözler fal taşı gibi kocaman kocaman açılırken ve sesler ala...

cancağızım

rûhun rûhuma dosttur, dost denilen ne hastır, dostun hası allah’tır, rahmân’dan tesellâsın… & sana seslenirken burun direkleri sızlamak, gözleri dolup, “yağız bir bulut”a dönmek ne güzel. sana upuzun ve hayırlı bir ömür dilerken, seni, kendim için değil, sırf senin için sevmek ne güzel… ve bu güzelliği, “uzaklığına tahammül dikeni” ile kanayarak yaşamak ne garip... şu okuduğun; senin hakkın, benim borcumdur cancağızım. sebebi bizzat sen olduğun için, zaten, seninle yazılmıştır. o hâlde, “ben” yazmışım gibi okuma!.. senden gaflet içinde kaldığım anlar için affet… seni, lâyık olduğunca seveb...

cancağızım

cancağızım rûhun rûhuma dosttur, dost denilen ne hastır, dostun hası allah’tır, rahmân’dan tesellâsın… sana seslenirken burun direkleri sızlamak, gözleri dolup, “yağız bir bulut”a dönmek ne güzel. sana upuzun ve hayırlı bir ömür dilerken, seni, kendim için değil, sırf senin için sevmek ne güzel… ve bu güzelliği, “uzaklığına tahammül dikeni” ile kanayarak yaşamak ne garip... şu okuduğun; senin hakkın, benim borcumdur cancağızım. sebebi bizzat sen olduğun için, zaten, seninle yazılmıştır. o hâlde, “ben” yazmışım gibi okuma!.. senden gaflet içinde kaldığım anlar için affet… seni, ...

perde ne

  “perde”miz nedir ve nerededir biliyor musunuz? insanların “somut” düşünmesi ne demektir biliyor musunuz? önce şunu anlayalım… “soyut” ve “somut” içinde olduğu boyuta göredir!.. sizin, beyninizde, farkında olarak algıladıklarınız “somut”tur… bu “rüya” da olabilir; “hayâl” de!… burada ölçü, beş duyu ile onu algılamanız değil; beyninizin onu bir şekilde fark edilir hâle sokmasıdır… yani, önemli olan, o şeyi, sizin, bir yolla farketmenizdir!. işte bu farkedişle birlikte, o şey, sizin “somut”unuzdur!… isterse başkaları için o şey, hâlâ “soyut&rdqu...

cancağızım..

rûhun rûhuma dosttur,dost denilen ne hastır, dostun hası allah’tır, rahmân’dan tesellâsın…sana seslenirken burun direkleri sızlamak, gözleri dolup, “yağız bir bulut”a dönmek ne güzel. sana upuzun ve hayırlı bir ömür dilerken, seni, kendim için değil, sırf senin için sevmek ne güzel… ve bu güzelliği, “uzaklığına tahammül dikeni” ile kanayarak yaşamak ne garip...şu okuduğun; senin hakkın, benim borcumdur cancağızım. sebebi bizzat sen olduğun için, zaten, seninle yazılmıştır. o hâlde, “ben” yazmışım gibi okuma!.. senden gaflet içinde kaldığım anlar için affet… seni, lâyık olduğunca sevebilmem için bana yardım...

cancağızım

                cancağızımrûhun rûhuma dosttur,dost denilen ne hastır, dostun hası allah’tır, rahmân’dan tesellâsın…sana seslenirken burun direkleri sızlamak, gözleri dolup, “yağız bir bulut”a dönmek ne güzel. sana upuzun ve hayırlı bir ömür dilerken, seni, kendim için değil, sırf senin için sevmek ne güzel… ve bu güzelliği, “uzaklığına tahammül dikeni” ile kanayarak yaşamak ne garip...şu okuduğun; senin hakkın, benim borcumdur cancağızım. sebebi bizzat sen olduğun için, zaten, seninle yazılmıştır. o hâlde, “ben” yazmışım gibi okuma!.. senden gaflet içinde ka...

vişne bahçesi

martivışne bahçesıanton    çehovoyun yazari olarak anton çehov"her şey basit olmalıdır... tümüyle basit... teatral olmamaktır esas olan.."a. çehovbiyografik notlar: anton çehov 1860 yılında rusya'nın bir taşra kenti olan taganrog'da doğdu. babası bakkaldı. çocukluk ve ilk gençlik yıllan taşra rusyası'nın  tekdüze, sıkıcı ortamında geçti. sert mizaçlı fakat sanata düşkün bir adam olan babasının isteğiyle iki ağabeyisiyle birlikte pazar günleri kilise çocuk korosunda ilahiler söylemesi sanatla ilk tanışıklığı sayılabilir. ortaöğrenim döneminde okul gazetesinde yazılan yayımlanıyordu. babasız adını taşıyan bir de oyun yazdı bu sırada. ailesi ekonomik nedenlerle moskova'ya taşındıktan sonra da öğrenimini sürdürmek için daha bir süre tek başına taganrog'd...

cancağızım

  bir lâle gibi tek ve özelsin. seni sevip, sana bürüneyim, duâ et. seni sevmek, sana nazlanmaktır....rûhun rûhuma dosttur,dost denilen ne hastır, dostun hası allah’tır, rahmân’dan tesellâsın…sana seslenirken burun direkleri sızlamak, gözleri dolup, “yağız bir bulut”a dönmek ne güzel. sana upuzun ve hayırlı bir ömür dilerken, seni, kendim için değil, sırf senin için sevmek ne güzel… ve bu güzelliği, “uzaklığına tahammül dikeni” ile kanayarak yaşamak ne garip...şu okuduğun; senin hakkın, benim borcumdur cancağızım. sebebi bizzat sen olduğun için, zaten, seninle yazılmıştır. o hâlde, “ben” yazmışım gibi okuma!.. senden gaflet içinde kaldığım anlar için affet… seni, lâyık olduğunca sevebilmem için bana yardım et.herkes ...

''ekşi öyküler'', terelelli temcik, biraz anneli

temciki ben 2006 yılından beri tanıyorum. önce entry entry uzun zaman sonra tanışma... derken kitap çıktı ekşi öyküler. içinde  temcik in de öyküsü vardı... konuştuk.... annelik, yazarlık, kitap...   ela: temcik, 2004'ten bu yana  ekşi sözlük'te yazarsın; entry entry kah acıyı kah sevinci kahözlemi anlatıyorsun haniyse karşındakine de yaşatacak kadar. ilk entryin ''anne tripleri'' başlığında;    1. o son boregi de yemeyiver. halanlar gibi katana olacan basimiza.    (terelellitemcik<http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=terelelli+temcik>,08.06.2004 09:29) temcik, şimdi sen de anne oldun hem de bir değil iki tane dünya güzeli çocuğun. hemen hemen bütün kız çocukları anneleriyle çatışır, anne de, anne olunca g...

fareler ve insanlar..

max aub'un o benzersiz 'örnek suçlar' kitabıdır: "aptalın tekiydi. üç kere anlattım, ince ince izah ettim adresi. açık seçik. çok basitti zaten: la reforma caddesi'ni beşinci köşe başına kadar yürümesi gerekiyordu. üç kere karıştırdı ve söylediklerimi tekrar edemedi. ona çok iyi bir plan çizdim ama boş gözlerle inek gibi yüzüme bakıyordu. 'anlamadım.' omuzlarını kaldırdı. öldürmeye yeterli neden vardı. öyle yaptım. üzülüp üzülmediğim başka meseledir."   örnek suçlar / max aub                                              dorothea ile...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !