× "

cezaevine mektup yazmak istiyorum

" arama sonuçları

"benim onlarla uzaktan yakından ilgim yok"

şubat 2001 kadın vizyon dergisi röportaj : sultan sansarcı fotoğraf: mustafa kaynak divan pastanesi    “pek çok kişi beni romanlarımın ve şiirlerimin kahramanlarıyla karıştırır. benim onlarla uzaktan yakından ilgim yok. ben son derece ciddi, sistemli çalışan ve hayatında son 25 yıldır pek de macera yaşamayan biriyim” cümleleriyle özetliyor kendini usta kalem atilla ilhan, içinizden biriyim, siz bunun farkına varmasanız da mesajı vererek sözlerine devam ediyor,   “çocukken uzak yol kaptanı olmak isterdim. bütün çocukluğum deniz kıyısında geçti. kıyıda oturup uzaklara giden gemileri izler, onların içinde engin denizlere açıldığımı hayal ederdi...

işte sorgunun tam metni!

işte sorgunun tam metni! tutuklanan gazeteciler nedim şener ve ahmet şık’ınsorgu tutanaklarının tam metni aksam.com.tr’de... ahmet şık ve nedim şener'in sorgu tutanaklarına akşam ulaştı. işte sorgulamanın tam metni ve ayrıntıları... ahmet şık'ın sorgu tutanağının tam metni: soruldu  şüpheli müdafileri söz alarak dosyada kısıtlama kararı sebebiyle, delilleri göremedik, dosyayı incelemedik. savunma hakkının gereği gibi kullanılmasına, bu durumun engel oluşturduğu kanısındayız, aihs'nin 6. maddesindeki adil yargılanma ilkesi gereği ve aleyhimizdeki kanıtları çürütebilme imkanı bakımından savunmamızın bu şartlar altında yapılmış olacağını beyan ederiz. beyan üzerine şüpheliden ve ...

aşk mücadele ister

aşk mücadele ister

“seninle ben iki kuşak arasındayız. birincisi bize yakın olanlar, ölenler ve öldürülenler. çoğu şimdiki yaşımızdan gençti. bizi açık kollarla bekliyorlar. ikincisi gençler, bizden örnek alanlar. yaşamayı seçtiğimiz şey onlara cesaret veriyor. açık kollarla, bizden devam etmemizi istiyorlar… ikisinin arasındayız. keşke, mi guapo, birbirimizin kolları arasında olabilseydik! (…) sana yazıyorum. şimdi sana dokunmak isteyen ellerime bakıyorum, uzun zamandır sana dokunamamaktan hükümsüz kalmış gibiler. a’idacığın” “bundan sonra ne yapmayı planladığımızı tahmin edemezler. bu yüzden asapları bozuluyor. bizi içine tıktıkları sessizlik alanını aşamazlar. onların...

aşk mücadele ister

aşk mücadele ister

“seninle ben iki kuşak arasındayız. birincisi bize yakın olanlar, ölenler ve öldürülenler. çoğu şimdiki yaşımızdan gençti. bizi açık kollarla bekliyorlar. ikincisi gençler, bizden örnek alanlar. yaşamayı seçtiğimiz şey onlara cesaret veriyor. açık kollarla, bizden devam etmemizi istiyorlar… ikisinin arasındayız. keşke, mi guapo, birbirimizin kolları arasında olabilseydik! (…) sana yazıyorum. şimdi sana dokunmak isteyen ellerime bakıyorum, uzun zamandır sana dokunamamaktan hükümsüz kalmış gibiler. a’idacığın” “bundan sonra ne yapmayı planladığımızı tahmin edemezler. bu yüzden asapları bozuluyor. bizi içine tıktıkları sessizlik alanını aşamazlar. onların...

ergenekon'a farklı bir bakış

ergenekon'a farklı bir bakış akp hükümeti’nin nazım hikmet’i tekrar vatandaşlığa almasıyla, ergenekon operasyonu arasında nasıl bir ilişki olabilir. ilk bakışta birbirinden farklı iki olay gibi gözüküyor. acaba öyle mi? büyük şairin neden vatandaşlıktan çıkarıldığını biliyor musunuz? ya yurt dışına neden kaçtığını? süreç nazım hikmet’in 28 yıla mahkum edilmesiyle başladı. bu mahkemenin gerekçesi neydi biliyor musunuz;  “darbeye teşebbüs!”  peki delil neydi? hayır, telefon kayıtları değildi! gelin usta şairin, -ilginçtir- silivri açıklarına demirlemiş erkin gemisi’nde yargılanmasına neden olan olaylar dizisine göz atalım…   tarih: 17...

vicdanı red

www.solplatform.org vicdani red tutsakları - 1 can başkent vicdani red ya da total red hareketlerinin ve eylemlerinin, en değişmez ritüellerinden biri hapishane maceraları oluyor. vicdani reddin bir “yurttaşlık hakkı” olarak tanındığı ülkeler bu analizin dışında kalıyor elbette. tanımı gereği şiddet karşıtı bir tavır olan vicdani (ya da total) red, mücadele ve eylem dayanışmalarını da, şiddetten arınmış yöntemlerle yapıyor. bu topraklarda, vicdani red hareketinin canlılığını yeniden kazanmaya başlamasının verdiği umutla, diğer topraklardaki vicdani red aktivistleriyle dayanışmak ve özellikle hapiste onları yalnız bırakmamak için, bu köşe hazırlandı. burada, güncellenecek olan adresler ve bilgiler ışığında, hapisteki vicdani redcilerle dayanışma içine gireceğiz. bu b...

gençliğin imanını sorularla çaldılar - emine özkan şenlikoğlu

pdf dosyası emine şenlÎkoğlu: 1953 yılında dünyaya geldi. dokuz yaşında iken ailesiyle birlikte istanbul'a yerleşti. daha küçük yaşta hayatı sorgulamaya başladı. bunun için hristiyanlığı araştırdı. aynı dönemde kiliselere gitmeye ve incil'i okumaya başladı. bu inceleme sırasında, incil'in çelişkilerle dolu olduğunu gördü. kafası sorular yumağıydı. sonra islâm'ı incelemeye ve islâmî tahsil için yoğun bir kurs eğitimine başladı. yedi yıl süre ile kurslarda kur'an, arapça, fıkıh, akaid gibiislâmî temel ilimlerle meşgul oldu. ayrıca, ilahiyat mezunu olan eşi recep özkan'dan ve özel hocalardan ders aldı. ilkokulu dışardan bitirdi. 1985'ten beri mektup dergisi'nin genel yayın yönetmenliğini yürüten şenlikoğlu, türkiye'nin çeşitli illerinde ve dış ülkelerde ...

hijyenik aşklar yılmaz erdoğan

hijyenik aşklar yılmaz erdoğan 1968 yılında hakkari'de doğdu. ilk, orta ve lise öğrenimini ankara'da yaptı.tiyatroya 1987 yılında nöbetçi tiyatro'da amatör oyuncu olarak başladı. 1988 yılındagüldüşündürü tiyatrosu'nu, 1994 yılında necati akpınar'la birlikte bkm oyuncuları'nıkurdu.kanuni sultan süleyman ve rambo, kadınlık bizde kalsın, otogargara, cebimde kelimeler,sen hiç ateşböceği gördün mü ve bana bir şeyhler oluyor adlı tiyatro oyunlarının yanı sırabirçok televizyon dizisi yazdı. ilk uzun metrajlı filmi vizontele (2000). en çok izlenen türkfilmi oldu. yaşamöyküsü muhsin kızılkaya tarafından yılmaz adıyla kitaplaştırıldı.hüzünbaz sevişmeler, kadınlık bizde kalsın, kayıp kentin yakışıklısı, haybedengerçeküstü konuşmalar ve anladım yazarın diğer kitaplarıdır.zaman...

"inci asena, yazarlarımızın el izlerini ve el üzerine söyledikle

yirminci yüzyılda yazınımıza el verenler inci asena, yazarlarımızın el izlerini ve el üzerine söylediklerini bir kitapta topladı. amacı, geçen "yüzyılımızı yaşanır kıldıkları için" tüm yazarlarımıza bir teşekkür sunmak.içten katılıyoruz bu teşekküre. sayfalarımızda, inci asena'nın sunuş yazısının yanı sıra, kitapta yer alan yazılardan bir bölümü ve el izleri bulunuyor. elinize aldığınız kitap elin, ellerin öyküsünü anlatıyor. el izlerini getirip elin ele ettiğini; elden ele ulaşanların gizemini yansıtıyor bir bakıma. inci asena, yirminci yüzyılda yazınımıza el verenler derken; o izlerin bir yanıyla öyküsüne, öte yanıyla da gizemine dönüp bakmamızı da istiyor belki de! evet, hız ve iz... o biçimleyici 'nesne'nin en belirleyici yanı. 'el yapar, di...

basında korkut eken!!!

basında korkut eken24.01.2002, saygı öztürk, star26.01.2002, fatih çekirge, star23.01.2002, rahmi turan, gözcü10.02.2002, necdet sevinç, büyükkurultay18.02.2002, hüseyin mümtaz, yeni mesaj01.03.2002, saygı öztürk, star15.03.2002, mustafa ünal, zaman16.03.2002, faruk mercan, zaman28.08.2002, saygı öztürk, star03.09.2002, saygı öztürk, star09.10.2002, saygı öztürk, star11.12.2002, saygı öztürk, star12.12.2002, saygı öztürk, star01.03.2003, saygı öztürk, star 24.01.2002, saygı öztürk, star ‘benim efsane komutanımı 5 yıldır her gün öldürüyorlar’ özel harpçı, eski mit’çi, emniyet özel harekat timleri’nin ‘hocası’ korkut eken yakında ‘çete’ suçlamasıyla cezaevine girecek. bir gazetecinin yazdığı yazıdan dolayı bu kadar faks, elektronik posta, t...

şehid mektubu

şehid mektubu bir ülkücü şehid kardeşimizin mektubuyugoslavya göçmeni bir ailenin çocugu olup 22 yasindaydi. ailece, manisa’nin turgutlu ilçesinde oturuyor, seyyar saticilik yapiyordu. daha önce de bir kaç defa ülkücülük suçundan cezaevine girmisti. polisler tarafindan arandigini ögrenince kendiliginden giderek emniyete teslim olmus fakat, yargilandigi 12 eylül adaleti dagitan ızmir 2. nolu askeri mahkemesi tarafindan idam cezasina çarptirilmisti. 3 haziran günü, idam edildigine dair haberler radyodan yayinlanirken ızmir emniyet müdürlügünde iskence ile yeni ifadeleri alinmaya çalisiliyordu. ıki gün sonra buca kapali cezaevinde sabaha karsi asilarak sehit edildi. selçuk duracık' in infazindan önce ailesine yazdigi mektup... muhterem babacigim ve an...

ölümü bekleten şair:erol zavar

cezaevlerinde yaşama hakkı ve erol zavar - nevzat çelik “gündüzünde sömürülmeyen gecesinde aç yatılmayan” bir dünyada ne savaş vardır, ne baskı, ne işkence, ne cezaevi, ne ırk ayrımı, ne cinsiyet ayrımı... bu ütopyayı kurabilmek, kendisi dahil her şeyi tüketen, yok eden insan türüyle mümkün müdür? ister olsun, isterse olmasın, nazım hikmet gibi bugün de on milyonlarca insan o güzelim dünyanın hayalini kuruyor, istiyor ve bunun mücadelesini veriyor. önemli olan da bu. cezaevi insan hayatının zorunlu uğraklarından biri değildir. ve hiç kimse cezaevinde yatmayı, aklından zoru yoksa, tercih etmez! yaşanır bir ülkeyi, dünyayı hayal etmek, istemek verili sisteme muhalif olmayı gerektirir. ki bu düşünen insanın en temel haklarından biridir! eşit koşullarda okuma, çalışma, yeme, içm...

edebiyat yazarı erdal öz'ün kaleminden 30 haziran 1971 yılın

bir akşamüstü oturup... ankara, bir numaralı mamak askeri cezaevi. 30 haziran 1971 (cezaevinde tuttuğum günlükten): "bugün görüş günüydü. ne güzeldi. annem, babam, karım, üçü birden gelmişlerdi. çift kat cam bölmeli daracık görüşme odasında seslerimizi duyurabilmek için bağıra bağıra bir şeyler konuşmaya çalıştık. döndüğümde deniz gezmiş'i bizim koğuşta buldum. nurhak'ta yaralı olarak yakalanan mustafa yalçıner'in başucundaydı. yavaş sesle konuşuyorlardı. bu onu ilk görüşüm. yakalandığının ertesi günü gazetelerde boy boy yayımlanan fotoğraflarındakinden daha süzgün. uzun süredir güneşsiz kaldığı belli. zayıf ve beyaz. o yeşil parkasının içinde incecikti. yakalandığı gün üzerinde olan yakası kürklü parkasını giymişti yine. sonra nöbetçi yüzbaşı girdi içeriye. yumuşak bir sesl...

güvercinler / ümit sarıaslan

güvercinler ümit sarıaslan erdal atıcı'nın öykülerini okuyorum. kendisini tanımasaydım diyorum, bu öyküleri okurken aynı tadı alır mıydım?.. yazı-n ürünü ile hemhal olmanın gizi nerededir? o tadın ya da tatsızlık duygusunun kaynağında ne vardır? yazarın yazdıklarının bizi bir yerden yakalaması, yani yazınsal metne konu olan olay ve olgulara aşinalığımız mıdır salt ... olay örgüsü içindeki insanların davranışsal yapılarında bize sıcak ve yakın gelen bir onay ve kabul duygusu mudur ya da, bizi yazara-yazdıklarına yaklaştıran. yazarın kalemini yönlendiren kafasına uzandığını düşündüğümüz o yolda, bizi de bir yoldaşlık ve yaşanmışlık duygusuyla saran bir ön yakınlık mıdır?.. hangisi... yoksa hem bunlar hem bunların dışında bir yaşantı mıdır bizi metne yaklaştıran... dilden, düşünceye...

erdal öz'ün anısına

gülünün solduğu akşam’dan         "unutulmamalıyız!"     bir akşamüstü / oturup / hapisane kapısında / rubailer okuduk gazali'den:   "gece: / büyük laciverdi bahçe. altın pırıltılarla devranı rakkaselerin. ve tahta kutularda upuzun yatan ölüler."   nazım hikmet   * * *   bir akşamüstü oturup...   ankara, bir numaralı mamak askeri cezaevi.   30 haziran 1971 (cezaevinde tuttuğum günlükten): "bugün görüş günüydü. ne güzeldi. annem, babam, karım, üçü birden gelmişlerdi. çift kat cam bölmeli daracık görüşme odasında seslerimizi duyurabilmek için bağıra bağıra bir şeyler konuşmaya çalıştık.   döndüğümde deniz gezmiş'i bizim koğuşta buldum....

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !