× "

dediğimizi diyen kedi

" arama sonuçları

konuşma eğitimi

muhabbet kuşları, çok sayıda sözcük ve sözcük grupları öğrenebilir. erkek ve dişi muhabbet kuşlarının ses tonları arasında fark olduğunu da bilmeliyiz. erkekler çok farklı sesler çıkarabilmektedir, dişiler ise yüksek tonda cıvıltı şeklinde sese sahiptirler. bu nedenle erkek muhabbet kuşları çok iyi konuşabilmektedirler. bazı papağan türlerinin dişileri konuşmazlar ama çoğu türlerde, erkekler ve dişiler eşit olarak güzel konuşabilmektedirler. bir kuş konuşmayı öğrenmeye başladığında çoğunlukla, mırıldanarak dilin tonlamalarını taklit eder. kuşunuzun konuşmaya çalıştığını düşünüyorsanız bu girişimlerini övmelisiniz. erkek muhabbet kuşu, çok sayıda yüksek ve/ve...

web tasarım başlangıç dersleri

farklı bilgisayarlar ve kelime-işlem programları arasında, yazı dosyalarının biçimlendirilmesinde ortak bir yöntem bulma çabası, 1986�da, dünya standartlar enstitüsü tarafından standart genelleştirilmiş işaretleme dili (standart generalized markup language, sgml) adıyla birleştirildi. burada kullanılan dil, �program yazma dili� teriminde olduğundan pek de farklı değil. fortran, basic, cobol gibi bir program yazma dili, bilgisayara, kendisine verilecek talimatların nasıl bir yöntemle verileceğini ve bu talimatlar üzerine ne yapması gerektiğini belirtir. sgml ile ondan türetilen html ve xml �dilleri� kullanılarak oluşturulan belgeler, programlama dillerinden farklı olarak doğruda...

neye ve niye, evet ve hayır

evet ve hayır kelimelerini günlük yaşamımızda çok sık kullanıyoruz.pekii... aslında ' evet'  dediğimiz durumlarda bazı alternatiflere de hayır demiş oluyoruz. ve yine ' hayır ' dediğimizi sandığımızda başka alternafifler oluşturmuş oluyoruz.biliçli evet ve hayırlar için...bazı şeylere evet derken, indirekt olarak hayır dediklerimizin farkında olamalıyız. biraz düşünelim...her durumda herşeye ' evet ' deme şansımız var mı? bu evetlerin sonu ne olurdu...ya ' hayır 'lar bizi nereye götürür?...öyleyse basit gibi görünen bu kelimelerin derin anlamları olduğunu söyleyebilir miyiz? neye ' evet ' ve neye ' hayır' dediğimizi daha iyi düşünmek...ve niye ' evet ', niye ' hayır ' dediğim...

chp kazanmak için değil koltuğu kapanların hükümranlığı sürsün d

  chp kazanmak için değil koltuğu kapanların hükümranlığı sürsün diye var olma siyasetini güdüyor.---------------------------------chp atatürk devrimlerinin karşısında peçenin-kara çarşafın uygulanabilirliğin önünü açıyor.bunun bedelini türkiye ödüyor.bu bedelin  sefasını ise bir takım kişiler ya da arkadaş gurupları sürüyor --------------------- hiç şüphe yoktur ki ulusal kurtuluş savaşının öncesindeki şartları yaşıyoruz.--------------chp üst kadrolarının akp ile yok yere tartışıp tbmm de grup günlerinde rte ye  çözümsüz yanıtlar vereceğine,ağız dalaşına gireceğine ,  yerinde sayacağına ülke koşullarının anali...

neden alo dediğimizi biliyormusunuz?

arkadaşlar neden  alo dediğimizi  hiç merak ettinizmi?   işte size cevabı!!    telefonda hemen hemen hergün kimbilir kaç kez kullandıgımız "alo" sözcüğü gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır.sevgilinin tam adı allessandra lolita oswaldo'dur.bu sevimli genç kız telefonu icat eden a. graham bell'in sevgilisiydi.graham bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti.atölyesinde telefon çalınca arayanın allessandra lolita oswaldo'dan başkası olmayacağını bildiğinden graham bell telefonu açar açmaz "allessandra lolita oswaldo" diyordu.bell zamanla sevgilisine adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açtışında onu  "ale lolos" diye karşıladı.çalışmaları uzadıkça graham bell sevgilisinin adını dahada kısalttı ...

neden alo dediğimizi biliyormusunuz?

arkadaşlar neden  alo dediğimizi  hiç merak ettinizmi?   işte size cevabı!!   telefonda hemen hemen hergün kimbilir kaç kez kullandıgımız "alo" sözcüğü gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır.sevgilinin tam adı allessandra lolita oswaldo'dur.bu sevimli genç kız telefonu icat eden a. graham bell'in sevgilisiydi.graham bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti.atölyesinde telefon çalınca arayanın allessandra lolita oswaldo'dan başkası olmayacağını bildiğinden graham bell telefonu açar açmaz "allessandra lolita oswaldo" diyordu.bell zamanla sevgilisine adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açtışında onu  "ale lolos" diye karşıladı....

mhp'den genelkurmay'a cevap.

genelkurmay başkanlığı'nın açıklamasına chp'den sonra mhp'den de tepki geldi. mhp'den yapılan açıklamada 'ne dediğimizi iyi biliyoruz. dediğimiz iyi okunmalı. ithamlar kabul edilemez' dendi   genelkurmay başkanlığı'nın 'bu saldırılar tsk'ya terörle mücadele azminde, hainlerden daha fazla zarar vermektedir' sözlerine chp'den gelen tepkinin hemen ardından mhp de tepki gösterdi. bugün sabah saatlerinden itibaren genel merkez binasında toplantı halinde olan mhp yöneticileri, yazılı açıklama yaptılar. 'hainlerden daha fazla zarar veren bir kurum olamaz' denilen açıklamada 'ne dediğimizi iyi biliyoruz. dediğimiz iyi okunmalı. ithamlar kabul edilemez' dendi. mhp genel başkanı devlet bahçeli imzasıyla yapılan aç...

htm mi html mi?

htm mi html mi? dersler - html dersleri windows ortamında html etiketlerini kendiniz vererek html dosyası oluşturmak ya da bir html dosyasında değişiklikler ve düzeltmeler yapmak istiyorsanız, kullanabileceğiniz en uygun program not defteri´dir (notepad). macintosh´da ise simpletext´i veya textedit´ikullanabilirsiniz. html kodunuzu microsoft word, corel wordperfect veya beğendiğiniz herhangi bir kelime işlemcisi ile oluşturduğunuz taktirde, dosya menüsünden adıyla kaydet (save as) maddesini seçin ve biçim olarak düz yazı olarak, ascıı metin gibi bir biçimi seçin. html dosyalarının adlarının uzantısı, ".htm" veya ".html" olabilir. ilerde, yaygın kelime işlem programlarının html yeteneklerinden ve yapacağınız sayfaların html kodunu otomatik olarak oluşturacak programlar...

* uykucu koalalar *

uykucu koalalar   koala deyince, aklımıza okaliptüs ağacı denilen ağacın gövdesine kollarını ve bacaklarını dolayarak tutunmuş olan gri tüylü, sevimli bir hayvan gelir. gerçekten de koalaların bu görüntüleri çok sevimlidir. bu arada koalalara neden uykucu dediğimizi merak etmişsinizdir. hemen söyleyelim, koalalar günde 18 saat uyurlar! koalaların elleri ve ayakları, ömürlerinin çok büyük kısmını okaliptüs ağaçlarının üzerinde geçirmelerine imkan tanıyacak şekilde yaratılmıştır. koala, uzun kıvrık kolları, keskin pençeleri ve ağaca sıkıca tutunan ellerinin yardımıyla geniş ağaç gövdelerine hızla tırmanabilir. bu hayvanların ön ayaklarındaki ilk iki parmakları diğer üç taneden ayrıktır. kendi elimizi düşünürsek, iki tane baş parmakları olduğu söylenebilir. arka ayaklardaki baş parmakl...

biz barış istiyoruz dediğimiz zaman tam bağımsızlık dediğimizi h

                                                                  herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa beni bir türk anası doğurmadı mı? türk anaları daha mustafa kemaller doğurmayacak mı.? feyz milletindir, benim değildir.! mustafa kemal atatürk   günaydın dost aşklarım.! yüreğim başımın etini yedi inanın kaç gündür... gerçi fırsatımda hiç olmadı. yaşamsal bir iki pürüzü onarmaya çalıştık bu aralar sevgiyle ve henüz devam ediyor... ama inanın ...

neden çok yaşa dediğimizi düşündümüzmü

hapşıran bir kişiye 'çok yaşa' demek adeti hemen hemen her kültürde vardır. anlam olarak biraz değişik de olsalar sonuçta aynı kapıya çıkarlar. hapşıranlara ingilizlerin 'god bless you', almanların 'gesundheit', italyanların 'felicita' deme adetlerinin kökeni, hapşırmanın kişi için önemli bir tehlike olduğuna inanılan çok eski zamanlara gider. insanlar asırlar boyu yaşamın sebebinin ruh olduğuna, ruhun ise insanın başı içinde olduğuna, hapşırmanın bu hayati güce zarar verebileceğine inandılar. hapşırmanın soğuk algınlığı ile ilişkili olması bu inanış; güçlendirdi. insanlar hapşırıklarını tutabilmek için her yolu denediler. milattan önce dördüncü yüzyılda aristo ve tıbbın babası sayılan hipokrat'ın öğretileriyle insanlar, hapşırmanın başın yabancı...

web tasarım başlangıç dersleri

farklı bilgisayarlar ve kelime-işlem programları arasında, yazı dosyalarının biçimlendirilmesinde ortak bir yöntem bulma çabası, 1986�da, dünya standartlar enstitüsü tarafından standart genelleştirilmiş işaretleme dili (standart generalized markup language, sgml) adıyla birleştirildi. burada kullanılan dil, �program yazma dili� teriminde olduğundan pek de farklı değil. fortran, basic, cobol gibi bir program yazma dili, bilgisayara, kendisine verilecek talimatların nasıl bir yöntemle verileceğini ve bu talimatlar üzerine ne yapması gerektiğini belirtir. sgml ile ondan türetilen html ve xml �dilleri� kullanılarak oluşturulan belgeler, programlama dillerinden farklı olarak doğrudan bilgisayarın işletim sistemine de...

allah(c.c.)razı olsun nedemek?

kelimeler ve ıstılahlar hayatla iç içedir. hayatı yönlendirip şekillendirir. bir insanın kullandığı kelimelerden onun seviyesini, kültürünü, bilgisini, niyetlerini vs. anlayabilirsiniz. bu ümmetin öncüleri ve şerefli ecdadımız kuran ve hadisten aldığı ışıkla hayata büyük değer veren derin anlamlı ibarleri günlük konuşmalarımıza yerleştirmişlerdir. radıyu anhum. işte bunlardan bir tanesi de "allah (senden, ondan, sizden) razı olsun" ibaresidir. imam buhari'nin kitabu'r-riqaq, bab 51 de rivayet ettiği bir hadis-i şerifi okurken bu ibarenin derin anlamı karşısında sarsıldım!.. ancak bu kadar derin anlamlı, kapsamlı ve seviyeli bir ibareyi günlük hayatta çok basit, küçük ve önemsiz yerlerde kullandığımızı görünce de bir o kadar üzüldüm. yüksek seviyeli kelime ve kavramların içi boşaltı...

-83- gazap

  orada öylece susuyorsun. susmanı hayra mı yormalıyım bu kere? yo! hayır! yo! evet! hayra yormalıyım. hayra yormam gerektiğini ima ettin gibi. suskunluğunu ucun ucun çözümledim sanırım. değilse bile hayra yormak geliyor içimden. içim zorluyor. sen susuyorsun. ben sana doğru gelir gibi yapıyorum. yanına iyiden iyiye yaklaşmış gibiyim. duruyorum. suskunluğunu sürdür sen! diyecek oluyorum. saygılı olmam gerektiğini anımsıyorum. başımı eğiyorum. kalkıyor gibi yapıyorsun oturduğun sandalyeden. yo! sandalyede değil de deri bir koltukta oturuyorsun. belki deri değil. kumaş. kumaş bir koltuk oturduğun. bunu görüyorum. oysa oturmadığını ikimiz de biliyoruz. hayır yere, toprağa uzanmışsın. yok toprağa değil çimenler üzerine bağdaş kurmuşsun. ayakların uyuştuğu için değil de ben yaklaşt...

tehlikeli oyun

tehlikeli oyun barış (!) için tek engelin tsk olduğu mesajını verip askeri yalnızlaştırma operasyonu yapılıyor. iktidara geçici bir rahatlama sağlamak amacıyla “ateşkes” molası veriliyor. bu son çağrımız. elimizden geleni yaptık, günah bizden gitti. ya dediğimizi yaparsın, ya güneydoğu’yu ayırırız deniliyor. abd-israil-barzani’nin “büyük kürdistan”ın kurulması işini, türkiye’nin kendi rızasıyla yapmasını istiyor. bunun için içerde sıkışıp, bunalan iktidara geçici bir rahatlama sağlamak amacıyla “ateşkes” molası veriliyor. "ateşkes" oyunu ve devamı pkk masasının türkiye ayağı, aslında diyarbakır çıkarmasıyla kurulmaya başlamıştı. ancak türk milleti ve tsk'ya hazmettirilemeyeceği bilindiğinden...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !