× "

dediğini tekrar eden kedi

" arama sonuçları

kapağa sürahi de koysam...

elif şafak'tan yeni kitap elif şafak, 'iskerder' adlı romanında fırat'tan londra'ya uzanan bir öykü anlatıyor. yazar elif şafak, son dönemde artan kadın cinayetleriyle ilgili haberlerde kurbana ve incitene bakıldığını ama arkasındaki hikayeyle ilgilenilmediğini belirterek, "sorunu çözmek için hikayeleri de görmeli ve toplumun bunda ne kadar rolü olduğunu anlamalıyız. cinsiyetçi kalıbın değişmesi gerektiğine inanıyorum. ataerkillik sadece kadınları ezip, mutsuz etmiyor, erkekler üzerinde de inanılmaz bir baskı oluşturuyor" dedi. yazar şafak, "iskender" adlı son romanında fırat'tan başlayıp, londra'ya kadar uzanan yolculukta, toplumun erkek çocuğa bakışını, insa...

fare ile kedi - kelile ve dimne

bir zaman büyük bir ağacın kökünde rumi adlı bir kedinin yuvası vardı ve ona yakın bir yerde de feridun adlı bir farenin deliği vardı.avcılar buraya sık sık gelir ve vahşi hayvanları kuşları avlarlardı. bir gün buraya bir avcı, rumi’ye yakın bir yerde ağını kurmuş ve çok geçmeden de rumi ağa düşmüştü.az sonra fare de deliğinden çıkmış rumi’nin tuzağa düştüğünü görünce sevinmiş ve ona görünmemeye dikkat ederek gizlenmişti. fakat kedinin yakalanmasına sevinen fare, kendisini kapmak isteyen bir gelinciğin yaklaştığını, ağacın üzerindeki bir baykuşun da üzerine çuvallanmak için hazırlandığını fark ederek zor bir durumda olduğunu anladı.geri dönerse ge...

çocuk masalları pamuk prenses, uyuyan güzel, çizmeli kedi, hanse

pamuk prensesgrimm kardeşlerher yerin karla kaplı olduğu bir kış günüymüş. bir kraliçe, sarayının pencerelerindenbirinin arkasında bir yandan nakış işliyor, bir yandan da hayal kuruyormuş. derken birdenparmağına iğne batmış ve gergefin üstüne üç damla kan akmış.kraliçe kan damlalarına bakar bakmaz, “çocuğum kız olursa, teni kar gibi ak, yanaklarıkan gibi al, saçları da pencerenin çerçevesi gibi kapkara olsun,” diye geçirmiş içinden.bu olaydan kısa bir süre sonra bir kız çocuğu getirmiş dünyaya. kızı tıpkı içindengeçirdiği gibi bir kızmış. ona pamuk prenses adını vermişler. ne yazık ki kraliçe doğumdanbirkaç saat sonra ölmüş.bir yıl ...

çocuk masalları,masallar

        grimm kardeşler       bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.        bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. o anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş.        “ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.        sonunda kocası kadının bu du...

çocuk masalları pamuk prenses, uyuyan güzel, çizmeli kedi, hanse

pamuk prensesgrimm kardeşlerher yerin karla kaplı olduğu bir kış günüymüş. bir kraliçe, sarayının pencerelerindenbirinin arkasında bir yandan nakış işliyor, bir yandan da hayal kuruyormuş. derken birdenparmağına iğne batmış ve gergefin üstüne üç damla kan akmış.kraliçe kan damlalarına bakar bakmaz, “çocuğum kız olursa, teni kar gibi ak, yanaklarıkan gibi al, saçları da pencerenin çerçevesi gibi kapkara olsun,” diye geçirmiş içinden.bu olaydan kısa bir süre sonra bir kız çocuğu getirmiş dünyaya. kızı tıpkı içindengeçirdiği gibi bir kızmış. ona pamuk prenses adını vermişler. ne yazık ki kraliçe doğumdanbirkaç saat sonra ölmüş.bir yıl ...

tarihimizden gerçekler (2)

neuzü billah timur'un, nasreddin hoca'yı huzuruna çağırıp onunla sohbet ederken bir ara: "abbasi halifelerinin isimlerinin sonunda 'allah' lafzı da var. kimine el-mu'tasım billah, kimine, el-mütevekkil alellah ve kimine de el-kaim biemrillah deniliyor. bu lakaplar bizim için de adet olsa acaba bana ne isim yaraşırdı diye sorması üzerine nasreddin hoca'nın büyük bir pervasızlık ve hazırcevaplılıkla: neuzü-billah!(allah 'a sığınırız) lakabı yakışır."diye cevap verdiğini...(156) milli şahlanışın ruhuna tükürmek kendi yaşadığı dönemde de kız öğrencilerin başörtüsü takmaları yüzünden üniversitelere alınmaması üzerine, merhum necip fazıl kısakürek'in bu haksızlığa: bir kız öğrenciyi, başı...

masallar

kül kedisi charles perraultbir zamanlar güzeller güzeli bir kız varmış. annesi ölünce babası yeniden evlenmiş. üvey annesi de ilk evliliğinden olan iki kızıyla birlikte gleip eve yerleşmiş. bu iki kız, yeni kız kardeşlerinden hiç hoşlanmamış. odasında ne var ne yoksa tavan arasına fırlatıp atmışlar. ona bir kardeş gibi davranmak şöyle dursun, bütün ev işlerini üzerine yıkmışlar.ev işleri bittikten sonra bile kızın onlarla oturmasına izin verilmiyormuş. akşamları, mutfakta, sönmekte olan ocağın önünde duruyormuş tek başına, ellerini küllere doğru tutup ısınmaya çalışarak. bu yüzden üvey kız kardeşleri ona “külkedisi” adını takmışla.bir gün iki kız kardeşe sarayda verilecek bir balo için davetiye gelmiş. ikisi de heyecandan deliye dönmüşler. herkes pre...

masallar.....

  grimm kardeşler       bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.        bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. o anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş.        “ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.        sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin bahçe ...

prenses masalları

        grimm kardeşler       bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.        bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. o anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş.        “ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.        sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endişelenmiş ki, tüm cesaretini toplayıp yandaki evin b...

kedi depremi

hep bir ümit uğruna yaşıyoruz hepimiz.. ilhan irem-haydi sil gözlerini 1. bölüm 3 dakika sallanmakta olan koltuğunda olasılıkları düşündü ve aklına gelen tek şeyin deprem olduğunu fark etti;daha önce de olmuştu,şimdi de oluyordu..ona bitmez gibi gelen üç dakikanın sonunda deprem bitmişti..kenti tamamen görebildiği pencereye gitti;”kentte bir hasar yok..” diye düşündü halbuki bunun yanlış olduğunu daha sonra anlayacaktı.. ... akşamüstü bisikletiyle eve dönüyordu david..aklını meşgul eden birkaç şey vardı;iki gün sonraki matematik sınavı,dört gün önce ölen arkadaşı,yazmakta olduğu kısa öykü..aniden bütün düşünceleri kesildi;bisikletinin tepesinde sallanıyordu ve bu halde duramadı,düştü..üç dakika sonra sallantı durmuştu ve david bunun bir deprem olduğunu anlamıştı..a...

fıkra arşivi

yeni fıkralar borsacı kurt borsacı genç borsacıyı yanına almış, işin inceliklerini anlatıyor. bütün önemli konular gibi, bu konu da parkta yürüyüş yaparken konuşuluyor. yaşlı kurt anlatıyor: - durumu değerlendirirken, kafanda ne kadar risk karşısında ne kazanıyorum hesaplarını iyi yapacaksın... mesela bak şuraya bir köpek pislemiş, normalde iğrenç ama sana "parmağını değdir ve yala, karşılığında bir milyar veririm" dediğimde bir fırsat şekline dönüşür değil mi? - elbette. - haydi bakalım, bir milyar veriyorum parmağını değdir ve yala. genç denileni yapar, ihtiyar kurtun anında saydığı bir milyarı cebe atar, yürüyüş devam eder. - peki ben size bir milyarınızı geri almanız için şu köpek pisliğine parmağınızı değdirip yalamanızı söylesem... yaşlı kurt hemen yapar ve bir milyarı geri alır. ...

ölüm 6

nikÂh mevzuuna giren başka meseleler 5684 - hz. ömer radıyallahu anh demiştir ki: "bir adam bir kadınla eşlenir, nikâh sırasında kadını kendi memleketinden dışarı çıkarmama şartını kabul ederse, bilahare kadın razı olmadıkça, onu dışarı çıkaramaz." tirmizi, nikâh 31, (1127). 5685 - hz. ali radıyallahu anh'dan anlatıldığına göre: "bu meseleden (nikâhta koşulan şarta uyma meselesinden) sorulmuştur da, o şu cevabı vermiştir: "allah teâla hazretlerinin şartı kadının koştuğu şarttan da, onun şartını kabul edenden de önce gelir!" tirmizi, nikâh 31, (1127). 5686 - ibnu abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "bir adam resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a gelerek: "ey allah'ın resûlü! hanımım değen eli reddetmiyor!" dedi. aleyhissalâtu vesselâm:...

disney masalları

     rapunzel           grimm kardeşler       bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş.        bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki güzel çiçekleri ve sebzeleri seyrederken, kadının gözleri sıra sıra ekilmiş özel bir tür marula takılmış. o anda sanki büyülenmiş ve o marullardan başka şey düşünemez olmuş.        “ya bu marullardan yerim ya da ölürüm” demiş kendi kendine. yemeden içmeden kesilmiş, zayıfladıkça zayıflamış.        sonunda kocası kadının bu durumundan öylesine endişelenmiş, öylesine endiş...

ebÛ hureyre ebÛ musa el-eş'arÎ ve digerleri

ebÛ hureyre   çok hadis rivâyet eden meşhur sahâbî. adı, abdurrahman b. sahr; künyesi, ebû hureyre'dir. câhiliye döneminde ismi abdüşşems idi. hz. peygamber onu, abdurrahman (bazı rivâyetlere göre abdullah, hattâ başka isimler de ileri sürülmektedir) diye adlandırdı (el-hâkim en-nisâbûrî, el-müstedrek, beyrut, t.y, ııı, 507). ne sebeple ebû hureyre diye künye edindiğini kendisi şöyle açıklamıştır: "bir kedi bulmuştum, onu elbisemin yeninde taşırdım; bundan dolayı ebû hureyre (kedicik babası) künyesiyle çağrılır oldum (ez-zehebî, tezkiretü'l-huffâz, haydarâbâd 1376/1956, ı, 32). hayber gazvesi sıralarında yemen'den medine'ye gelip müslüman olmuştur (h. 7/m. 629) (ez-zehebî, a.g.e., aynı yer). o tarihten itibaren hz. peygamber'in vefâtına kadar ondan ayrılmayan ...

kedi depremi

hep bir ümit uğruna yaşıyoruz hepimiz..ilhan irem-haydi sil gözlerini1. bölüm3 dakikasallanmakta olan koltuğunda olasılıkları düşündü ve aklına gelen tek şeyin deprem olduğunu fark etti;daha önce de olmuştu,şimdi de oluyordu..ona bitmez gibi gelen üç dakikanın sonunda deprem bitmişti..kenti tamamen görebildiği pencereye gitti;”kentte bir hasar yok..” diye düşündü halbuki bunun yanlış olduğunu daha sonra anlayacaktı.....akşamüstü bisikletiyle eve dönüyordu david..aklını meşgul eden birkaç şey vardı;iki gün sonraki matematik sınavı,dört gün önce ölen arkadaşı,yazmakta olduğu kısa öykü..aniden bütün düşünceleri kesildi;bisikletinin tepesinde sallanıyordu ve bu halde duramadı,düştü..üç dakika sonra sallantı durmuştu ve david bunun bir deprem olduğunu anlamıştı..ancak iki dakika son...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !