× "

delailin nur türkçe okunuşu

" arama sonuçları
birliğin  tecelli  ettiği  kutsal  mekan

birliğin tecelli ettiği kutsal mekan

adeta  hep  bayramdır  o  mübarek  beldede yaşananlar...okunan  müstesna  güzellikte ki dinlemeye  doyulamayan   ezanlar, aynı  anda,  allahuekber  sadasıyla  her  renkten,  her  ırktan  insanın  o  davete  icabet  etmesi  görmeyince  yaşamayınca  anlaşılamaz.. insanlar  çekilir   mıknatıs  gibi.. mekke'ye  yaklaştıkça  heyecanımı,  hasretimi  tarif edemem...aynı  şekilde  medine-i  münevvere'ye de... gözyaşları  sel  oldu,  yolda  sabah  ezanı  vakti  girdiği  an/da  otobüsümüz  durdu.. s...

cennet bahçesi.....

yıllar  önce,  istanbul' da yatılı  okulda  okurken,  ramazan  ayında  bir  gece  yaşlı  bir  teyzeyi  ziyarete  gitmiştik..gittiğimiz  ev  fatih  semtinde iki  katlı  ahşap  eski  bir evdi.  teyzemiz  nur  yüzlü  salihatı  nisvandan  kalp  gözü,  gönül  gözü  açık  sohbeti  derin  mübarek bir  kadıncağızdı... bizler  gece  müdiremiz  tarafından  seçilmş  beş   altı kişiydik..  birkaç  kişi  daha  vardı...  teyzemiz  bize güzel  bir  sohbet  yaptı  konusunu ...

imanınızı yenileyiniz

dördüncü mes’ele   جَدِّدُوا اِيمَانَكُمْ بِلاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ   ın hikmetini soruyorsunuz. onun hikmeti, çok sözlerde zikredilmiştir. bir sırr-ı hikmeti şudur ki: insanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüd ettikleri için, her zaman tecdid-i imana muhtaçtır. zira insanın herbir ferdinin manen çok efradı var. ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âher sayılır. çünki zaman altına girdiği için o ferd-i vâhid bir model hükmüne geçer, her gün bir ferd-i âher şeklini giyer. hem insanda bu taaddüd ve teceddüd olduğu gibi, tavattun ettiği âlem dahi seyyardı...

delâil-in nur

  delâil-in nur   دَلاَئِلُ النُّورِ       دَلاَئِلُ النُّورِ   بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمنِ الرَّح۪يمِ   اِنَّ اللّٰهَ وَ مَلٰٓئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَ سَلِّمُوا تَسْل۪يمًا لَبَّيْكَ ٭  اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰٓى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلاَةً تُنْج۪ينَا بِهَا مِنْ جَم۪يعِ اْلاَهْوَالِ وَ اْلاٰفَاتِ وَ تَقْض۪ى لَنَا بِهَا جَم۪يعَ الْحَاجَاتِ وَ تُطَهِّرُنَا بِهَا مِنْ     جَم۪يعِ السَّيِّئَاتِ وَ تَرْفَعُنَا بِهَا عِنْدَكَ اَعْلَى الدَّرَجَاتِ وَ تُبَلِّغُنَا بِهَٓا اَقْصَى الْغَايَاتِ مِنْ جَم۪يعِ الْخَيْرَاتِ فِى الْحَيَاةِ وَ بَعْدَ الْمَمَاتِ اٰم۪ينَ يَا مُج۪يبَ الدَّعَوَاتِ وَ الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ  ٭  ...

imanın tazelenmesi, yenilenmesi

dördüncü mes’ele جَدِّدُوا اِيمَانَكُمْ بِلاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ın hikmetini soruyorsunuz. onun hikmeti, çok sözlerde zikredilmiştir. bir sırr-ı hikmeti şudur ki: insanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüd ettikleri için, her zaman tecdid-i imana muhtaçtır. zira insanın herbir ferdinin manen çok efradı var. ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âher sayılır. çünki zaman altı...

tecdid-i iman-iman tazeleme

dördüncü mes’ele جَدِّدُوا اِيمَانَكُمْ بِلاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ   ın hikmetini soruyorsunuz. onun hikmeti, çok sözlerde zikredilmiştir. bir sırr-ı hikmeti şudur ki: insanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüd ettikleri için, her zaman tecdid-i imana muhtaçtır. zira insanın herbir ferdinin manen çok efradı var. ömrünün seneleri adedince, belki günleri adedince, belki saatleri adedince birer ferd-i âher sayılır. çünk...

dursun ali erzincanlı

en sevgiliye peygamber kırk yaşındasın bedirin aslanları delailin nur ey nebi gelseydin habibullahı sevmek medine de zaman sen yoktun kaside-î bürde mus'ab bin umeyr       ...

imanınızı lâ ilâhe illâllah ile yenileyiniz. ne demek?

soru:"imanınızı lâ ilâhe illâllah ile yenileyiniz." hadis-i şerifini nasıl anlamalıyız? imanın sürekli tazelenmesi mi gerekiyor? imanı yenilemek için "la ilahe illallah" demek mi gerekiyor? bunu biraz açar mısınız lütfen.. teşekkürler.. allah razı olsun..   cevap: dördüncü mes’ele جَدِّدُوا اِيمَانَكُمْ بِلاَ اِلهَ اِلاَّ اللّهُ ın hikmetini soruyorsunuz. onun hikmeti, çok sözlerde zikredilmiştir. bir sırr-ı hikmeti şudur ki: insanın hem şahsı, hem âlemi her zaman teceddüd ettikleri için, her zaman tecdid-i imana muhtaçtır....

iman-ı bil gayb işarat-ül i'caz

  iman-ı bil gayb işarat-ül i'caz اَلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ : bu cümlenin evvelki cümle ile nazmını îcab ettiren münasebet vecihleri ise: bu cümle, mü'minleri medheder, evvelki cümle de kur'anı medheder. şu her iki medh arasında bir insibab (dökülmek) vardır ki; o onu ister, o onu ister. çünkü ikinci medih, birinci medhin neticesidir ve birinci medhe bir bürhan-ı innîdir ve hidayetin semeresi ve şahididir. ve aynı zamanda hidayete bir yardımcı vazifesi görüyor. çünkü mü'minleri medhetmekte imana gelmek için bir teşvik vardır. teşvik ise, bir nevi' hidayettir...

hidayete götüren yollar 4

ma'rifet nurlarını yakalamak: Âlem, allah'la ma'nâsını bulur. allah'a isnad edilmedikçe, kâinattaki hadiselerin ve eşyanın ma'nâsı olmaz, hiçbir değer ve kıymet ifade etmez. kâinatın, ancak, allah'ın sanatı olması itibariyle bir değeri ve kıymeti vardır. kur'ân-ı kerim "allah, göklerin ve yerin nurudur" diyor. alem, o nur sayesinde tenevvür eder, hakikatleri ayan, beyan görünür: "allah, göklerin ve yerin nurudur. fakat o nur bir mişkat içindedir. allah'ın nuru bir mahfaza içinde, bir siraç, bir kandil gibidir." yani kâinata atfedilen her bakış allah'a ait ma'rifet nurlarını hemen yakalayamayacaktır. çünkü, o nur bir mahfaza içindedir. her bakış, o'nu, tamamıyla kavrayamayacak, her fikir tutamayacak, her duygu anlayamayacaktır. "o misbah, o lam...

tevhid...

tevhid:   kuranın 4 esası vardır kur'ân'daki anâsır-ı esasiye ve kur'ân'ın takip ettiği maksatlar tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ile ibadet olmak üzere dörttür. işaratül i’caz   insanın yaratılış sebebi: وما خلقت الجن و الانس الا ليعبدون “ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” bu âyet-i uzmanın sırrıyla, insanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi; hâlık-ı kâinat'ı tanımak ve ona iman edip ibadet etmektir. ve o insanın vazife-i fıtratı ve farîza-i zimmeti, marifetullah ve iman-ı billahtır ve iz'an ve yakîn ile vücudunu ve vahdet...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !