× "

dolgun bacaklı

" arama sonuçları
çirkin olmanın faydaları

çirkin olmanın faydaları

çirkin olmanın faydaları   çirkin olduğunuz için üzülmenize gerek kalmadı. yapılan araştırmalar çirkinliğin faydalarını gözler önüne serdi. büyük bir burun, kepçe kulaklar, geniş bir kalça... dert ettiğiniz bir fiziksel özelliğinizin aslında sağlığınız için 'fayda' anlamına geldiğini öğrenmek ne kadar teselli edici olur?   1.büyük kalça: araştırmalara göre büyük kalça kötü kolesterolü ortadan kaldırıp, damar sertleşmelerine karşı koruyucu olan iyi kolestrolü yükseltiyor. oxford üniversitesi'nin çalışmalarına göre büyük kalça diyabet riskini de ...

çirkin olmanın faydaları

çirkin olmanın faydaları

çirkin olduğunuz için üzülmenize gerek kalmadı. yapılan araştırmalar çirkinliğin faydalarını gözler önüne serdi. büyük bir burun, kepçe kulaklar, geniş bir kalça... dert ettiğiniz bir fiziksel özelliğinizin aslında sağlığınız için 'fayda' anlamına geldiğini öğrenmek ne kadar teselli edici olur?   1.büyük kalça: araştırmalara göre büyük kalça kötü kolesterolü ortadan kaldırıp, damar sertleşmelerine karşı koruyucu olan iyi kolestrolü yükseltiyor. oxford üniversitesi'nin çalışmalarına göre büyük kalça diyabet riskini de ortadan kaldırıyor. kalçadaki yağlar ayrıca t...

şişmanlıkta 2 yaşın önemi

hep zayıf oldu kızlarım. şöyle ele gelen, orası burası sıkıştırmalık, dolgun yanaklı, dolgun bacaklı bebekler ve çocuklar olamadılar. büyüme sürecinde yemek yedirmek hep problemdi. 3 bardak sütle günü geçiştiren kızlarım gün gelip 2 kalem pirzola yediklerinde “oh, bugün güzel yediler!” dedirtecek kadar iştahsızdılar. ama söz konusu meyve ve salata olunca sorun yoktu. onda limit tanımadılar. bu zayıflıklarıyla hep ince, uzun zargana balığına benzettim onları... bundan 2 yıl önce kızım derin’e balıkçıda zarganayı gösterdiğimde “evet anne, söylediğin gibi biz bunun kadar zayıfız” deyip hak vermişti bana. ama geçtiğimiz hafta memorial hastanesi kilo kontrol&uu...

adnan durmaz:aşk atına binen sözün zamanda yolculuğu

sümer’den,yolunu şaşıran kral’a; güleç aşk bilgesi’nden, karac’oğlan’a, anadolunun şiir bahçesine, aşk atına binen sözün zamanda yolculuğu çöl… bedevi özgürlük… kum tanelerinin arasında savrulan bir yanık gözyaşı,bir derin “ya leyli” değil mi hayat.. çöl kadar ölü ve sessiz,çölde batan gün kadar dingin,çöl kadar kımıltısız… çöl kadar öfkeli ve acımasız değil mi… bir o kadar derin… çöl gecesi kadar gizemli değil mi aşk,öylesine yıldız sağanağı… ve ay kadar aydınlık… kum taneleri gibi savrularak yaşardı orada insan.y&...

ziller ve nar taneleri

ne tozlu topraklı yollar da görmüşsünüzdür onları makyajsız, ne de mithatpaşa da. çıkmazlar asla süslenmeden hipodrom un beyaz şeritli asfaltına. sıkılgan tavrını saklarlar günler, aylar boyu sabırla, gürgen kokulu bir deponun arka sıralarında. sevgili bekler gibi heyecanla. ne de mütavazıdır aynası olmayan tuvalet masası. üzerinde bir şişe kavil ve de beyaz bezi. tek yumurta ikizlerinin sarışın tenlerine damarları aşikarlaşmamış delikanlı parmakların her dokunuşunda parıldar helezon çizgileri.... sahne tozunu kırk yıldır içine doldurmuş tiyatrocular gibi selamlar birisi, ince topuklu ayakkabılarının üzerinde yükselen dolgun bacaklı sarışın kadını. yek diğer...

erkek ve kadın karşı cinsi nasıl seçiyor..!?

  evde iki gündür internet yoktu bende bunu fırsat bilip elimdeki aşkın metafiziği adlı arthur schopenahuer'un felsefe kitabına başladım. schopenhauer yine yapmış yapacağını ve felsefede çok az rastladığımız aşk konusunun özeline inmiş. aşağıdaki maddeleri okurken şunu bilmelisiniz schopenhauer aşk için; "taraflar farkında olmasa da aşkın tek gayesi yeni doğacak çocuktur" diyor ve bunu kabul etmeyenleri ahmaklıkla suçluyor. yani aşağıdaki maddeler bir erkeğin farkında olmadan doğacak yeni bireyi en iyisi olması için verdiği mücadelenin maddeleri. schopenhauer bunun için; bir kuş düşünün yumurtalarını bırakacak sağlam ve güzel bir yuva arar. işte aşkta da amaç budur diyor. ...

vücuda göre etek seçimi

eğer hala vücut tipine uygun bir eteğin, nasıl olması gerektiğini kestiremiyorsan, önerilerimize kulak vermelisin! 1- popon küçük, bacakların ince ve uzun: en şanslı gruptan sayılırsın. istediğin tüm etek modellerini rahatlıkla deneyebilirsin. ama sana ultra mini ve dar eteklerin daha çok yakışacağını hemen belirtelim. fazla abartılı olacağını düşünüyorsan, evazesiz ve diz altı modeller de uygun bir seçim olabilir.  2- bacakların hafif kalın, popon çıkık: tıpkı jennifer lopez gibi yani! bu durumda ultra mini etek giymesen iyi olur. aksi taktirde eteğin çıkık popon yüzünden arkadan havaya kalkıp, çirkin bir görünüme neden olabilir. dizin birkaç parmak üstünde ve e...

islâm dîni, kadın hakları üzerinde titizlikle durmuştur

islâm dîni, kadın hakları üzerinde titizlikle durmuş ve kadını, hiçbir nizâm ve sistemin veremediği müstesnâ bir makâma sâhip kılmıştır. nitekim cenâb-ı hakk kur’ân-ı kerîm’inde:"erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi, kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır." buyurmuştur.rasûlullâh (s.a.v.) efendimiz de erkekleri, kadınların hak ve hukûkunu gözetmeye dâvet etmekte ve bu konuda: "kadınların haklarını yerine getirme husûsunda allâh’tan korkunuz! zîrâ siz onları allâh’ın bir emâneti olarak aldınız." buyurmaktadır.başka bir hadîs-i şerîflerinde de: "sizin en hayırlınız, ehline (eşine ve çocuklarına) en hayırlı olanınızdır. ve ben de ehline karşı en hayırlı olanınızım." buyurur.peygamber (s.a.v.) efendimiz, erkeklere, kadınlara dâimâ iyi davranmalarını ...

kız çocuk isimleri

a   açangül :çiçek açan gül, açılan gül çiçeği açelya :fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli çiçek. açılay :çiçek gibi açıl, ay gibi güzel ol. açkıngül :açılmış gül. adalet :hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek. adın :"ad" sözcüğünün tekil ikinci kişi iyelik eki almış hali adile :adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan. afet :insanlığın önleyemediği büyük doğal felaket afife :namuslu, iffetli, temiz ve dürüst afitap :güneş / çok güzel ağca :rengi ak gibi olan, oldukça ak tenli; beyaza çalan, akça ağça :ağca, akça ağgünlü :günü aydınlık olan, ak günlü ağış :göğe doğru yükseliş, yükselme ağıt :edebiyatta bir şiir türü ahenk :uyum ahsen :en güzel, çok güzel ahu :ceylan / maral ajda :üzeri çentik çentik, diş diş olan şey. ajlan :hızlı, çabuk, telaşlı akaltan :hem ak hemde ...

cermen __germen mitolojisi

      cermen __germen mitolojisi   cermen mitosları tarihin en ilginç ve gizemli öykülerini içermektedir bugün iskandinav ülkeleri olarak bildiğimiz halkların efsanelerini anlatmaktadır çok ilginç yaklaşımlara sahip olan bu mitolojilerde diğer mitoslarda görülen buzul çağı,depremler,tufanlar gibi öğeler olmakla birlikte örneğin şeytan anlayışı yok hem iyi hem kötü tanrıların varlığından sözediliyorayrıca;john ronald reuel tolkien, yüzüklerin efendisi'ini yaratırken cermen mitolojisinden yararlanmıştır, midgard'ın kelime anlamı orta dünya demektir, cüceler, elfler, troller, dünyalar ağacı, dünya düşmanlarının hapsedilmesi ve ragnarök'te ortaya çıkmaları hep tolkien'in fantazilerine kaynaklık etmiştir. gandalf, odin'in bir diğer adıydı. tolkien...

nûr sûresi tefsir

1- bu indirip hükümlerini farz kıldığımız bir suredir. öğüt alasınız diye onda apaçık ayetler indirdik. bütün kuran'da benzeri bulunmayan bir giriş... bu başlangıç ifadesinde yeni olan (farz kıldığımız) kelimesidir. bundan amaç -bildiğimiz kadarıyla- surede yer alan tüm kuralların aynı düzeyde ele alınmalarını vurgulamaktır. buna göre surede yer alan davranış ve ahlak kurallarının farzlığının derecesi, yaptırım ve cezaların farzlığının derecesi ile aynıdır. bu davranış ve ahlak kuralları fıtratın özünde mevcutturlar. ama insanlar aldatıcı ve saptırıcı duyguların etkisi ile bunları unutmuşlardır. işte bu apaçık ayetler onlara bu kuralları hatırlatmakta, onları fıtratın açık ve yalın mantığına döndürmektedir. zina ve cezası bu kuvvetli, açık ve kesin girişi, zina suçunun cez...

defne

sabaha karşı çıkılan otobüs yolculuğu, akşam karanlığının hissedilmesine az bir şey kala ancak bitmişti. bagajları beklerken boğazı kese kese geçen soğuk hava, uyku mahmurluğu içindeki akciğerleri harekete geçirmiş, hızlı nefes alıp vermeler başlamıştı. muavin, bavulu bırakıp defne’nin gözlerinin içine baktı. muavinin 20 saattir şekli bozulmamış jöleli seyrek saçları defne’ye komik gelmiş, birkaç gündür ilk kez birine gülümsemişti. muavin de bu gülümsemeyi karşılıksız bırakmadı. “hayırlı günler…” dedi.nefes verirken ağzından çıkan buhara takılmıştı. hareketsiz beklerken, nefes alıp verişlerinden başka birşeye yoğunlaşamıyordu. zorlukla elini montunun cebinden çıkardı, avuç içinin teri, havanın ayazıyla anında kurudu, saatine baktı. “neredeyse gelir…...

new york oykusu

new york’taki yerleşik göçmenler, “herkesin new york’a bir geliş öyküsü vardır.” dermiş. benim new york’a geliş değil, gidiş öyküm var. günün birinde new york’a yeniden gitmek, yıllar sonra holly ile bir daha görüşebilmek düşleri kuruyordum. new york’un dünyaca ünlü kennedy değil de ünsüz la guardia havalimanında geçiş işlemleri bittikten sonra küçük çantamı aldım elime, çiçekçi aramaya başladım. holly’nin benimle birlikteyken çok sevdiği, “kır papatyalarının anası” dediği krizantemlerin arasına iki tane de günebakan çiçeği eklemelerini, elimle göstererek söyleyebildim. çıkış kapısına yürürken büyük bir sabırsızlık ve her saniye artan bir merakla holly’yi aradı gözlerim. kırk beş yaşında sarışın, dolgun bedenli, elma yanaklı...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !