× "

eshabil isminin anlamı

" arama sonuçları

yağmur

yağ yağmur! zira; dökülen yapraklarıyla bir çınar sana susamış..kan kusarcasına değil, usulca yağ. sonbaharın hüznünden ve yalnızlığın habercisi olan ayrılığın sancısı düşmüş yürekleri ferahlatmak için yağ.. şimdi kuruyan dalların sana susamışlığı yankılanıyor semada, duyuyor musun?. hani bir çocuğun gözleri ilişirde gözlerime duan düşmezmi sanırsın yoksa, bu zamanın üftadesinin diline?! gözlerim seni arar yağmur.. gözlerim rahibin kucağındaki o'nun gözlerini ve gözlerinin iliştiği bulutu arar.haydi bekletme;kan kusarcasına değil, usulca yağ.şükürlerimiz şakısın tanelerinde yeşeren başakların ve hamd edişlerimiz resmedilsin sahrala.. dizlerimiz büküls...

efkâr mektubu / yağmur'a dair

uyudum, uyandım.biliyorum, vakit geç(mişti)..''yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.''mısralara üşüşen yağmur damlalarına karıştı göz yaşlarım. bir sen yoktun sevgili.. kalem, kağıt, söz ve gece.. özden gelen serzenişlerle; neredesin sevgili ? dercesine titrek bir eda ile saldılar yüreklerini tan yerine..''çölde seni bekleyen bir kuşda ben olsaydım.''güneş doğmayacaktı, gri bulutların ağıtları ile çalkalanacaktı sabah.. bir ateş topunu andıracaktı yokuluğuna yakılan her bir ah!acımı dindirecektin yağmur..''dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım.''bir çocuk; elinde yazdan kalma rüzgar gülü ve cebinde ekmek kırıntıları.. tebessümü vuslata dair.''sana sırılsıklam bir bak...

bağdat'ta bir çocuk! ! !

bağdat'ta bir çocuk! ! !şafak vakti bir çocuk çığlıklarla uyanır, gözünde akmayan iki damlacık yaş vardır, namerd ayaklar bir sabah kapıya dayanır şafak vakti bir çocuk çığlıklarla uyanır, annesini arar mahmur gözlerle, yoktur annesi,çünkü burası bağdat’tır kücücük yüreğine acılar silsilesini yığmıştır şafak vakti bir çocuk çığlıklarla uyanır, farkında olmasa da bombaların, anne yokluğu acıtmaktadır, deniz görmemiştir ama; yüreğinde acılardan oluşmuş bir derya varır yalnız başına oynar bütün oyunları evcilik oynarken; kah ev sahibesi, kah misafir olur kendine. derken; toz-dumana gark olur her yer, ve,şafak vakti bir çocuk çığlıklarla uyanır, ç&...

azıcık azıcık tuz yaralarımıza! ! ! ! ! ! ! ! ! !

azıcık azıcık tuz yaralarımıza! ! ! ! ! ! ! ! ! !her sevda biraz daha yakın ölüme biraz da cam kesiği azıcık azıcık tuz yaralarımıza yaralarımız cam kesiğinden değil bizi her saniye bir ustura gibi kesen öldürmeden yaşatan cani canavar gibi sevdalarımızdan bu yaralarımız azıcık azıcık da siz tuz basın ne çıkar ölsek ne çıkar yaşasak be gülüm her sevda biraz daha yakın ölüme biraz da cam kesiği azıcık azıcık tuz yaralarımıza yaralar ki cümleleri yaralar kelimeler ölüdür zaten tuz dediğimiz şey nerde ki! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! ! eshabil kel...

aman şahım aman aman

aman şahım aman amançaldı bizi bizden eskitti zamanaman şahım aman aman düştü seline zamanın falan filan aman şahım aman aman bu yerlerde geldi bıkkınlığı hülyaların giderken meydan okudu zamana; biri adamın, dengesi mi bozuldu ne kainatın? aman şahım aman aman bu,bizim tanımadığımız zaman düşürdü bizi yad ellere anadan,babadan,yardan uzak ülkelere aman şahım aman aman çaldı bizi bizden eskitti,yıprattı zaman aman şahım gerçek ki ne yaman! alalım heybemizi yüklenelim burada miadımız tamam kaçıpta gidelim bir lahza dahi durmadan aman şahım aman aman vakit,bu vakit; zaman,tam da bu zaman! ! ! ! ! zaman akıp gider; geride ah-u vah kalır! ! ! 27 nisan 2005-çarşamba -kahramanmaraş eshabil kel...

akdeniz gözlümmmm!

akdeniz gözlümmmm!herşey ufak bir dalgayla başladı, ufak bir maviyle.... sakin ve gökyüzü maviliğiyle, demem o ki gözlerin, akdeniz,akdeniz mavisi yarınların umut dağlar sevda yüklü su gibi akmak su gibi, tüm suç gözlerinin mavi benim adımında yakamozcu gözlerin siyah oluşu mavi gözlü........... akdeniz gözlüüüüüüüüüüüm....... eshabil kel...

ahd-a vefa

ahd-a vefanerde hani bütün sevdiklerim? birer bahane ile bulup; birer birer gittler işte! bütün ateşli geceler, başucunda saatlerimi heba ettiğim sevdiklerim yoklar şimdi, peki neredeler hangi iklimden görüryorlar bizleri anladım şimdi ahd-a vefa buymuş demek! ! ! ! eshabil kel...

=boşluk ve sen=! ! !

=boşluk ve sen=! ! !bir boşluk çıkagelir yanınsıra, gölge mi,hayal mi bilemezsin. kim bu der durursu, kendi kendine, ama istesende göremezsin! kuru yapraklara gider mavi gözlerin, boş bir çığlık atmak istersin, atamazsın! .. en sonunda yüreğinin sesini dinleyip, çekilip bir köşeye; adam gibi hıçkırarak ağlarsın! .. dinmek bilmez girdaplar, ve bir çırpıda sen o girdaplar da kaybolursun. artık nereye baksan boşluktu,; koşmak istersinde güneşin battığı yere; ama ayağın yerdeki gölgelere takılır da düşersin! ..... 2005-kahramanmaraş eshabil kel...

-sır-

-sır-korkulu bir rüyadan henüz uyandım, gelmeyin üstüme üstüme kümeler halinde kundakta,daha yeni yetme bir çocuğum salıvermeyin yıldırımlarınızı üstüme ne olur! hayır anlatamam size hiçbir şeyimi, bende kalmalı bildiklerim, tertemiz ve masum. kuşlara dahi bahsedemem sırlarımı ayıptır,haramdır sizin öğremeniz ben solgun bir gül; solgun bir çocuğum. hiç anlamadım ki dilinizden yalnızım,çaresizim,yorgunum, kırk günlük yoldan gelmiş bir yolcuyum söyledim ya,anlatamam size hiçbir şeyi bende kalmalı her şey! el değmemeli,göz değmemeli bildiklerime, ah bir bilseniz ne iklimlerden geçtim ben, anlatmadım kimselere anlatamadım sırlarımı siz bilmezsiniz ama; ben bu yüzden ...

- herşeye rağmen-

- herşeye rağmen-hani gelecektin ne olursa olsun? hani söz vermiştin rüyamda, ellerimi tutmuştun ya her şeye rağmen o günden beri ben seni öylece beklemekteyim yüzümde o günden kalma tatlı bir tebessüm var herkesler bana unut gitsin dediler; ama ben unutmam,unutamam dedim, ve ardımdan yine türlü şeyler söylediler eminim dövülsemde,sövülsemde,hatta öldürülsemde; unutmadmı, unutamadım işte, yüreğim öyle söyledi, ben deyüreğimi dinledim, bütün rüyalarımda senden,seni; birtek,seni dilendim! dahasını yaşayabilmek için bu sevdanın; her gece ateşinle uyandım, tuttum bir sabah yüreğimdeki ateşle,kapına dayandım. o kapının açılmayacağını her ne kadar bilsem...

doğ beni güneş

güneş, ey güneş..doğ beni.zifiri çökmüş karanlıklarımın üzerine doğ beni. saatler ölümü gösterdiği anda, yalnızlığım tam ortasında doğ güneş. bırak örselenmiş yüreğim isyan hırkasını giysin, aldırma göz yaşlarıma ve doğ beni. salınsın hayaletim tan yerinde, ellerim bir yana, kalem bir yana düşsün..biliyorum güneş, sen bir düşsün.güneş, ey güneş..doğ beni.alacakaranlığında düşlerimin, ayazında ayrılığın ve betimsiz sözlerin ardından düşen üçnoktanın herbirinde doğ. dağılsın ümitsizlik ve bitsin bu ızdırap diye doğ.. doğ ki ışığının her zerresinde bir ana bölüneyim ve her anım aşk olsun. lime lime olayım, sahrada kum tanecikleri gibi doluşayım g...

sustum ..

ve kendime içimden seslendim: niye kızıyorsun ki?odadan dışarı çıktım ve derin bir nefes aldım. gökyüzü fena halde kapalıydı. üzerime alınmadım yoluma devam ettim.. sokakta gece vardı. geceye düşen efkar ve efkardan doğan sözler vardı,yürdüm..yâr vardı, yârdan kalanlarla yürüdüm.adım adım.. her köşe başında hayatın, demi vardı. demli ve hatırı kahve kadar olmasada, elimde ince belli bardakta çay vardı. ve yürüdüm, adım adım.. aşklar vardı. yârlar leyla olduktan beri, kaldırımlarda mecnun yürekler vardı..adım adım. adım mecnun diyen yürekler vardı. sigara dumanları kokan eller ve yâre uzanmak isteyen el kokan kalemler vardı.yazdım, adım adım.. daha da yazmak vardı. kalem figan içinde, söz suskun.. yârdan ayrı yaralar içinde gönlümle yürüdüm, yara düştüm.adım adım.. ve kendime...

vakit istanbul.. ve sen.

vakit istanbul..ve sen. yaslandım evet, lodosuna istanbul'un. yüz çevirdim alacakaranlığına,inadına.. gözlerim bir akrepte, bir yelkovanda ve birde sen'de. alemine daldım aşkın, mecnun'dan kalma susuzluğumu hiçe saydım ve ferhat yüreğimle sevdama kafa tutan dağlara balyoz çaktım. yine, bu gece(de).. neden söylemedin yola çıkarken, yolculuğun böyle zor olduğunu? çakmak gözlerinle ateş yakarken, bu ateşin sönmez kor olduğunu. iffetine dokunmadım kimi kelimelerin ve dokudum hasreti ilmik ilmik. fütursuz diyebilirsiniz siz lakin vuslata varmasada bu sevda, benim adım aşk.. yaşarım istanbul. yaşlanırım seninle, kaşlarımı çatarım kimi zaman ve kurşun yerine göz yaşları...

gel(melisin)!

gelişiyle, beni bana getiren sevgili..beni kendime.akdenizde bir koyum sanki, sevda gemisini bekleyen..seni bekleyen. demirini atsan ve hiç bir zaman almasan,ayrılmasan..almayacaksındırda.kıyılarım nefes alır ufukta göründüğün an ve ötelere, yaşadığın şehre kadar kök salmış koca çınarlarım dal verir, yeşillenir toprağıma ayak bastığın zaman. hicranım yokluğunda yağan gözlerimin biriktirdiği göller kadar..lakin güneş misali gözlerinden saçılan ışıkla buhar olurlar, uçarlar, bir özgür serçe hüviyetinde, hürriyedinde, senle beraber vuslata kanat çırparlar..gel(melisin)!sarpkayalarım var..dili,dişi,damağı kurumuş. her med-cezirinde akdenize,marmaraya bir parçasını kaptıran, sa...

muhbir eshabil polatoğlu

jandarmaya çalışan muhbir eshabil polatoğlu’nun pkk aracılığı ile ıngiliz gizli servisi mı5  tarafından  angaje edilerek üniter esnekliklerin bulunduğu şemdinli ilçesinde  “olmayan jıtem” ve doğrultusunda devleti/ tsk yı yıpratmak, pkk nın meşruiyetini bulmak amacı ile bağdat mı5 bürosuna götürülmüştür.   ( şahıs “eshabil polatoğlu” henüz yakalanmadığı için   x muhbir ve şuan suçlu bir kaçaktır. ısminin verilmesi suç sayılır.)   --- 1 temmuz 2005 te mı5 bağdat bürosu bu muhbir tarafından aranmıştır. muhbir elazığ-palu nf. kyt lı 20 dosya dan aranıyor. şuan istanbul’dadır.3 temmuz da görüşme gerçekleşmiştir. 00946691673-3108 no’lu telefonu kendi cep telefonundan aramıştır. kend...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !