× "

halısıyla ünlü ilimiz

" arama sonuçları

sevgililer gününüz kutlu olsun

herşeye sıfırdan başlamak, geçmişteki yaşananları temizlemez. ihanetle zarar görüp, saygı seviyesini kaybetmiş aşklarda sıfırdan başlamak olsada; düzen aynıdır ve değişmez.. yani en fazla 2 hafta her şey rayında gider. ya sonra?... saygı yine yok olur ve kavgalar başlar... saygısını kaybetmiş ilişkilerin düzelmesi çok zordur... aslında saygısızğın suçlusu bizleriz.. biz kendimizi düzelttiğimiz zaman ilişkilerimizde düzgün bir şekilde rayında gider. unutmayın ki, saygısızlık sevginin ölümcül hastalığıdır. her ne olursa olsun, bir ilişkide saygısızlık varsa; o ilşkinin sonu mutlu bitmez ve o sevginin ömrü çok kısadır. ne yaparsanız yapın bunun önüne geçemezsiniz.. aşk dediğiniz su gibi berrak olmalı.. mutlu olmak istiyorsanız, sizde bu su gibi berrak olmalısınız.. ilişkinizi ayakta tutumak s...

tarih boyunca halı ve motiflerin gelişimi nedir?

halı sanatı - şerare yetkintürklerin geleneksel sanatı olan halı, sanat tarihimizde haklı olarak seçkin bir yere sahiptir. türk halı sanatı, türk tarihinin akışı içinde biçimlenmiştir. halıya dokuma sanatı içinde karakterini veren düğümlü teknik, ilk kez orta asya’da türklerin bulunduğu bölgelerde ortaya çıkmış, gelişimini türklerle sürdürmüş ve tüm islam dünyasına türkler tarafından tanıtılmıştır. bu geleneksel sanatımızın varlığından, sağlam tekstil motifleri ve düğüm tekniği ile günümüzde de söz edebiliriz. türk halısının bu teknik özellikleri, düzenli ve sürekli gelişmesinin en büyük dayanağı olmuştur. düğümlü halıların çok uzun bir geçmişi vardır. bu tekniğin bulunuşu, göçebe bir kavmin daha kalın ve ısıtıcı bir zemin bulmak arzusu gibi, pratik bir nedene dayanmaktadı...

gülnihal özer şiirleri

                                       istanbul'da bir sevda masalı   istanbul'u özlüyorsun  biliyorum yaşadıklarını ve yaşıyacaklarını durak-durak,liman-liman lodosunu,poyrazını beyaz şeritli siyah halısıyla uzun abajurlü caddelerini....!   istanbul'u özlüyorsun biliyorum sultanahmet'de alel acele orucumuzu açtığımız yeri ya da haznedardaki arka bahçeyi biliyorum zamana zaman damağına çok sevdiğin beğendiyle, dondurmalı tatlının tadı geliyor, biliyorum özlüyorsun... istanbul'un mavi saçlı kızına bakılarak içilen çayları bazende duyuyorsun ma...

gece vardiyası...!

gece vardiyası...! tezgahların arasında aktı bir nehirçağlayanların sesi kulaklarımdapınarlardan sulardı içtiğimçiçekler açmış sağımda solumdayürüyordumzeus’un kızları nimfalar yüzüyorlardı göldeürküp, kaçıştılar beni görüncekayboldular ormanın derinliklerindebir ceylan dolanıyordu etrafımdagözlerine vurulduğum, güzelimkorkmadı geldi yanıma, bakıştık doyasıyakırmızı başlıklı kız yürüyordu ormandaelinde sepeti, neşeyle güldü banasindirella sırça ayakkabılarıylainiyordu sarayın merdivenlerindenyedi cüceler madenden dönüyorlardıpamuk prenses elinde sepeti karşadı onlarıuçan halısıyla alaaddin geçti üzerimdenkayboldu mavilerdedaldım masallaragece vardiyasında sen vardınsol yanıma konmuşbeyaz güvercinimdinmeleğimdinkoşuştuk durduk tezgahlarının arasındaküstün bir ara bana’’an...

hüzün dolu bir gün

foto:mustafa gezer   kaç yaşımda olduğumu hatırlamıyorum ama pembe elbiselerimi giyecek kadar küçüktüm. 2-2,5 taş çatlasa 3 yaşındaydım. güneşin gözleri kamaştıran bir parlalıkla parladığı günlerden biriydi. bayram gezmesi miydi yoksa öylesine bir ziyaret miydi hatırlamıyorum. ama üzerimdeki kıyafetlerden dolayı bir bayram günüymüş gibi hatırlıyorum o günü.   çocukların seçme özgürlüğü, söz hakkı olmadığının canlı bir şahidiyim. uykum olmamasına, uyumak istememe rağmen salona açılan odalardan birindeki kanepeye yatırılmış durumdayım. dışarının parlaklığının odaya girmesine engel olmak istercesine bütün pencereler kalın perdelerle kaplanmış. perdelerin rengini tam hatırlayamamakla birlikte odayı dolduran loş kızıllıktan dolayı bordo yada kırmızı olduğunu sanıyorum. odan...

halı kilim sanatı

halı-kilim sanatından söz etmeden önce onun ham maddesinin elde edilmesini sağlayan koyun ve onun ortaya çıkmasını sağlayan sosyal şartlardan söz etmek daha yerinde olur kanısındayız. çünkü halı-kilim sanatı ile koyunun ehlileştirilmesi, göçebe hayatın şartlarından dolayı çadırların içinin döşenmesi ve çadır için gereken keçenin elde edilmesi arasında yakın bir ilişki vardır.      tarihçelere göre altay bölgesindeki bir yer adından dolayı “afanasyevo kültürü” denilen kültür alanında, ilk kez at ehlileştirilmiş olup bu bölgede yaşayan insanların da hunlar olduğu belirtilmiştir. “hayvan yetiştiren atlı göçebelerin, göç ederken, yük taşıyan hayvanlarca taşınabilecek, kolay nakledilebilen çadırlara ve çadır eşyalarına ihtiyaç vardı. çadırların tanziminde a...

mardinde yaşam

mitolojik yaşam sihirli kürenin parıldayan sanat eserleri, mardin' i geçmişten bugüne taşıyan evleri, ruhlardaki huzurun, kalplerdeki ferahlığın izleri mezopotamya' nın ve dünyanın vazgeçilmezleri bir başkadır mardin evleri... şairlere evlerden hareketle insanları anlatan şiirler yazdıran, görüntü itibariyle yaşamsal gösterge kabul edilen; kavgalara, mutluluklara, insanla yücelen tüm değerlere barınaklık teşkil eden evler... mardin'de ataların yaşayışlarındaki gönlü genişliği, belki ehl-i keyf tarzları, nargile dumanı sinmiş nakışları, çok çocuklu yaşamı ve mutlak paylaşıma dayalı taş güzelliğinin sıcacık yuvaya dönüştüğü oymaların ve işlemelerin diyarı evler yıldızlar altında devasa şatoları, güneşle birlikte muhteşem sarayları bile kıs kandıran mardin evleri... mardin' de...

subaru ımpreza wrx sti

subaru ımpreza wrx sti ilk kez 1992 yılında yollara çıkıp, 1995, 1996 ve 1997 yıllarında dünya ralli şampiyonası'nda arka arkaya yakaladığı şampiyonluklarla gerçek bir efsane haline gelen subaru ımpreza, ilk makyajını 1998'de gördü. 2000 yılında tamamen yenilenen otomobil, sıradışı tasarımına yapılan ağır eleştirilerden olsa gerek 2002 paris otomobil fuarı'nda erken gelen makyajlı versiyonuyla tam bir sürpriz yaptı. japon üretici subaru'nun 30 yıllık dört tekerlekten çekiş teknolojisinin ulaştığı son noktada yer alan yeni ımpreza'nın 1.6 litre 95 hp'lik ts, 2.0 litre 125 hp'lik gx, 2.5 litre 152 hp'lik rs, 2.0 litre 225 hp'lik wrx ve 2.0 litre 265 hp'lik wrx sti (subaru technica ınternational) versiyonları üretiliyor. ülkemize ts, wrx ...

gece vardiyası

        tezgahların arasında aktı bir nehirçağlayanların sesi kulaklarımdapınarlardan sulardı içtiğimçiçekler açmış sağımda solumdayürüyordumzeus’un kızları nimfalar yüzüyorlardı göldeürküp, kaçıştılar beni görüncekayboldular ormanın derinliklerindebir ceylan dolanıyordu etrafımdagözlerine vurulduğum, güzelimkorkmadı geldi yanıma, bakıştık doyasıyakırmızı başlıklı kız yürüyordu ormandaelinde sepeti, neşeyle güldü banasindirella sırça ayakkabılarıylainiyordu sarayın merdivenlerindenyedi cüceler madenden dönüyorlardıpamuk prenses elinde sepeti karşadı onlarıuçan halısıyla alaaddin geçti üzerimdenkayboldu mavilerdedaldım masallaragece vardiyasında sen vardınsol yanıma konmuşbeyaz güvercinimdinmeleğimdinkoşuştuk durduk tezgahlarının arasındaküstün bir ara bana...

varmısın hadii..

  kendime laf dinletemiyorum, okuduğum kitap hiç bitmesin istiyorum ben okudukça yeni yeni sayfalar eklensin… çoğalsın, gün hiç bitmesin, uzaktaki prenses halısıyla gelsin, gidelim biz, varmısın hadi güneşin önünden bulutları çekmeye gel artık hadi canım sıkılıyor..  ...

gece vardiyası

tezgahların arasında aktı  bir nehir  çağlayanların sesi kulaklarımda   pınarlardan sulardı içtiğim çiçekler açmış sağımda solumda yürüyordum zeus'un kızları nimfalar yüzüyordu göldeürküp, kaçıştılar beni görünce kayboldular ormanın derinliklerinde bir ceylan dolanıyordu etrafımda gözlerine vurulduğum, güzelimkorkmadı geldi yanıma, bakıştık doyasıya kırmızı başlıklı kız yürüyordu ormanda elinde sepeti neşeyle güldü banasindirella sırça ayakkabılarıyla iniyordu sarayın merdivenlerindenyedi cüceler madenden dönüyorlardı pamuk prenses elinde sepeti karşıladı onlarıuçan halısıyla alâddin geçti üzerimdenkayboldu mavilerde hemen daldım masallara gece vardiyasında sen vardın sol yanıma konmuş beyaz güvercinimdin meleğimdinkoşuştuk durduk tezga...

"türk" adı, türk damgaları ve türk halı-kilim tarihi

bu makale “türk dünyası tarih-kültür dergisi, ağustos (188. sayı), 2002”de yayınlanmıştır.tarihçiler çin kaynaklarına dayanarak altay-sayan bölgesini proto-türklerin kültür ve coğrafi çevresi olarak ifade ederler. bu bölgenin kültürel özelliklerini ise kültür tarihçileri ile rus arkeologların bölgede yapmış oldukları kazı sonuçlarından öğreniyoruz.afanasevo kültürü (m. ö. 3000-1700)’nde tipik tunç devri özelliği görülür. avcılık, hayvan yetiştiriciliği, çanak-çömlek yapımı bu kültürün özelliklerindendir. andronovo kültürü (m. ö. 1700-1200)’nde de tunç ve buna bağlı olarak yapılan araçlar egemen. yenisey ırmağı kıyısındaki tagar kültürü (m. ö. 700-200)’nün özelliğini ise demircilik ve hayvan motifleri, atların üzerine binilmesini sağlayan gem’in icadı, ke...

birleşmek

         birleşmek ayrılmaktan iyidir zamanın birinde ülkenin kralı sürekli dövüşen, geçinemeyen üç oğlunu, ülkenin üç yanına yollamış ve bana en değerli armağanı getiren kim olursa onu kral yapacağım demiş. kardeşlerin biri gizemli doğunun halı tüccarları arasında bulmuş kendini. gücünü göstermiş.. bileğinin hakkıyla uçan bir halı sahibi olmuş. öbür kardeş ise düelloyla kılıcını konuşturmuş ve gizemli bir ...

gece vardiyası

gece vardiyası tezgahların arasında aktı  bir nehir  çağlayanların sesi kulaklarımda   pınarlardan sulardı içtiğim çiçekler sağımda solumda yürüyordum zeus'un kızları nimfalar yüzüyordu göldeürküp, kaçıştılar beni görünce kayboldular ormanın derinliklerinde...  bir ceylan dolanıyordu etrafımda gözlerine vurulduğum, güzelimkorkmadı geldi yanıma, bakıştık doyasıya kırmızı başlıklı kız yürüyordu ormanda elinde sepeti neşeyle güldü banasindirella sırça ayakkabılarıyla iniyordu sarayın merdivenlerindenyedi cüceler madenden dönüyorlardı pamuk prenses elinde sepeti karşıladı onlarıuçan halısıyla alâddin geçti üzerimdenkayboldu mavilerde hemen daldım masallara gece vardiyasında sen vardın ...

uçan halı

fazlaca  havasız , sıkıntılı , pencerelerinden aralık ayının depresyona meyilli havasının tüm rengini içerideki insanların ruhlarına geçirmiş bir minibüsün  yana yana dipdibe gidilen  dar koridorunda  kimseyle fiziksel bir temasım olmamasına saplantılı bir şekilde  özen gösteriyodum ; mahremeyetimin sınırlarına 10 cm den fazla yaklaşan biri olduğunda tüm kalkanlarını bir anda devreye sokup olası bir istila hareketini geri püskürtmeye hazır bir uzay aracının  o kaskatı metalik soğukluğuyla yolculuğumu ..........'a  doğru devam ettiriyordum.     birden minibüs durdu  ; durabilirdi her durakta ya yolcu indirirdi ya yolcu bindirirdi bu onun doğasıydı şaşırmam için bir sebeb yoktu bende şaşırmadı...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !