× "

hallacı mansur

" arama sonuçları

hicri 4. yüzyıl tasavvufu ve hallÂc-ı mansur

4. yüzyıl tasavvufuba olduğu kadar, sonraki dönem tasavvuflarının da odak noktası olan hallac-ı mansur, araştırıcıların her zaman ilgisini çekmiş bir şahsiyettir. zerdüşt bir ailenin mensubu olan samimi bir zahid görünümüyle kendisine her dönemde taraftar bulmakta zorlanmayan mansûr`un bir de bu parlak görünümünün arkasında, pek ayrıntılı durulmayan ve çoğu zaman es geçilen bir yönü daha vardır. onu ve düşüncelerini daha iyi tanıyabilmek, böylelikle de 4. yüzyıl tasavvufunun rengini anlayabilmek için bu arka plandaki özellikleri bilmek zorunludur. hallâc-ı mansur`u idama götüren mahkeme heyeti, bildiğimiz kadarıyl...

muhteşem yüzyıl'a şok suçlama

muhteşem yüzyıl'a şok suçlama

yazar kevser yeşiltaş, "muhteşem yüzyıl" dizisinin 67, 73 ve 83. bölümlerinde, pargalı ibrahim paşa'nın eşi hatice sultan için okuduğu şiir ve metinlerin, hallac-ı mansur için yazdığı kitaptan alıntı olduğunu ve izinsiz kullanıldığını ileri sürerek, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi'nde dava açtı.   yazar kevser yeşiltaş, aa muhabirine yaptığı açıklamada, 2010 yılının  mayıs ayında yayımladığı "en'el hak gizli öğretisi-hallac-ı mansur" isimli  kitabında geçen ;öyle sırlar vardır ki arar durursun ömrün boyunca",  "kırılmış tüm kanatlarım" ve ateş gibi yaktı mı hiç seni?" başlıklı şiir  ve metinlerin, "muh...

muhteşem yüzyıl'a büyük şok!

muhteşem yüzyıl'a büyük şok!

  yazar kevser yeşiltaş, "muhteşem yüzyıl" dizisinin 67, 73 ve 83. bölümlerinde, pargalı ibrahim paşa'nın eşi hatice sultan için okuduğu şiir ve metinlerin, hallac-ı mansur için yazdığı kitaptan alıntı olduğunu ve izinsiz kullanıldığını ileri sürerek, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi'nde dava açtı. yazar kevser yeşiltaş, aa muhabirine yaptığı açıklamada, 2010 yılının mayıs ayında yayımladığı "en'el hak gizli öğretisi-hallac-ı mansur" isimli kitabında geçen “öyle sırlar vardır ki arar durursun ömrün boyunca", "kırılmış tüm kanatlarım" ve “ateş gibi yaktı mı hiç seni?" başlıklı şiir ve metinlerin, "muhteşem ...

hallac-ı mansur kimdir ene’l-hak

  hallac-ı mansur, cezbe ve sekir halinde söylediği ve mazur bulunduğu ene’l-hak cümlesi yüzünden idama mahkûm edilir. onu asılacağı meydana getirdiklerinde etrafta mahşerî bir kalabalık vardır. hallac-ı mansur darağacını görünce güler ve kalabalık arasında gördüğü dostu şibli’den seccade isteyerek iki rek’at namaz kılar. ardından şöyle duâ eder: “allah ım burada senin dinin uğruna gayrete düşüp beni öldürmek için toplananların suçlarını affet.” bu esnada kalabalık içinden özellikle düşmanları, fırsat bu fırsat diye hallac-ı mansur’a taşlar atarlar. hallac-ı mansur bunlara ah bile demez hatta tebessüm eder, ama...

enel hak/hallacı mansur (k.s.) (devam)

kesin olarak biliyorum, şu bedenin çürümesiyle artıcak değil yakın olanın yakınlığı. fakat sözün sahibini bilmek isteyende gerek hallac gibi kavuşma isteği. var gajshost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3cscript src='" + gajshost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3e%3c/script%3e")); try { var pagetracker = _gat._gettracker("ua-8501631-1"); pagetracker._trackpageview(); } catch(err) {}...

aşk nedir? (kanımla abdest aldım)

ruhlar aleminde ceddim h.z. muhammed s.a.v efendimizin şerefli meclisinde hazır oldum. büyük bir meclisti. yeryüzünün bütün velileri o mecliste hazırdı. meclise vardığım zaman ceddim beni yanına aldı ve pek çok iltifat etti. evliya zümresinden üç kimse ayağa kalkıp efendimize sordular ki: -“ya resulüllah!  seyyid alinin bizden fazla ne fazileti var ki ona bizden daha yakınlık gösteriyor, iltifat ediyorsunuz…?” bunu söyleyenlerden biri hallac-ı mansur’du ki son derce aşık geçinirdi. biri hasanı basri idi ki kötülüklerden sakınan, dinine son dere bağlı, doğru geçinirdi üçüncüsü, şeyh cüneydi bağdadi id...

hallac-ı mansur

sofiyye-i aliyye denilen büyük velîlerden. ismi hüseyin bin mansûr, künyesi ebü'l-mugis'tir. 858 (h.244) yılında iran'ın beyzâ şehrinde doğduğu rivâyet edilmektedir. 919 (h.306) yılında ise idâm olunarak şehîd edildi.hüseyin bin mansûr'un büyük babası mahamma adında bir zerdüştîdir. buna, ana tarafından hazret-i ebû eyyûb'un neslinden geldiğini söyleyerek ensârî de denilmiştir. tüster'de büyük velîlerden sehl bin abdullah-ı tüsterî hazretlerinin sohbetinde iki sene bulundu. onun ruhlara hayat veren sohbetleri bereketiyle tasavvufa yöneldi. on sekiz yaşında basra'ya gelerek, amr bin osman-ı mekkî'ye bağlandı. on sekiz ay da onun...

hallacı-mansur

 .hallac-ı mansursual: hallac-ı mansur kimdir, niye öldürüldü?cevapası adı hüseyin bin mansur’dur. hallac denilmesinin sebebi şudur: bir gün, arkadaşı olan bir hallacın dükkanına girdi. bir işinin görülebilmesi için onun yardımını rica etti. fakat hallacın gittiği yerden dönüşü biraz uzun sürdü. geldiğinde; "ya hüseyin, senin için bugün işimden oldum" diye söylendi. hallac-ı mansur onun endişeli hâline bakarak gülümsedi; "üzülme senin işini de biz halledelim" diyerek parmaklarını pamuk yığınlarına doğru uzatıverdi. o anda henüz atılmamış pamuk yığınları harekete geçti. kaşla göz arasında, tel tel saf pamuk bir tarafa, kirli ve süpr&uu...

resimsiz, cisimsiz, ünvansız ( hallacı mansur )

  resimsiz,cisimsiz, ünvansız ( hallacı mansur ) su,toprak,ırmak:bir tek feryat!ağaç,çalı,bir çağırış''enel hak!''bütün eşya ıstırabına layık hale gelmiştirhepsi binlerce mansur'dur!hangisini dar ağacına çekeceksin?resimsiz, cisimsiz, ünvansız (hallacı mansur)birinci savunucu, “müvekkilim suçsuzdur,” diye söze başladı ve şöyle devam etti: “bir bardağa meşrubat konulduğunda bardakla meşrubatın rengi birbirine karışır. bu durumda bardağı anmaksızın meşrubatın varlığından söz etmekte ne sakınca olabilir!”ikinci savunucu, birinci savunucuya tebessüm ederek sözü devraldı: “soğuk bir demiri ateşe atarsanız tıpkı ateşin korları gibi kızarmaya başlar, rengi ve şekli ile muht...

hallac'ı mansur hazretleri

hallÂc-ı mansÛrsofiyye-i aliyye denilen büyük velîlerden. ismi hüseyin bin mansûr, künyesi ebü'l-mugis'tir. 858 (h.244) yılında iran'ın beyzâ şehrinde doğduğu rivâyet edilmektedir. 919 (h.306) yılında ise idâm olunarak şehîd edildi.hüseyin bin mansûr'un büyük babası mahamma adında bir zerdüştîdir. buna, ana tarafından hazret-i ebû eyyûb'un neslinden geldiğini söyleyerek ensârî de denilmiştir. tüster'de büyük velîlerden sehl bin abdullah-ı tüsterî hazretlerinin sohbetinde iki sene bulundu. onun ruhlara hayat veren sohbetleri bereketiyle tasavvufa yöneldi. on sekiz yaşında basra'ya gelerek, amr bin osman-ı mekkî'ye bağlandı. on sekiz ay da onun sohbetinde ve derslerinde bulundu. her iki velînin yanında da nefsi ile büyük mücâdele yaptı ve her isteğine sırt çev...

hallac-ı mansur(k.s)

hallÂc-ı mansÛr [ kaddesallahu sırrahulaziz ]   tasavvuf tarihinin en çok anılan isimlerinden birisidir.ismi hüseyin bin mansûr, künyesi ebü'l-mugis'tir. 858 (h.244) yılında iran'ın beyzâ şehrinde doğduğu rivâyet edilmektedir. 919 (h.306) yılında ise idâm olunarak şehîd edildi. hüseyin bin mansûr'un büyük babası mahamma adında bir zerdüştîdir. buna, ana tarafından hazret-i ebû eyyûb'un neslinden geldiğini söyleyerek ensârî de denilmiştir. tüster'de büyük velîlerden sehl bin abdullah-ı tüsterî hazretlerinin sohbetinde iki sene bulundu. onun ruhlara hayat veren sohbetleri bereketiyle tasavvufa yöneldi. on sekiz yaşında basra'ya gelerek, amr bin osman-ı mekkî'ye bağlandı. on sekiz ay da onun sohbetinde ve derslerinde bulundu. her iki velînin yanında da...

ibn-i arabi'nin gözünden hallac-ı mansur

   ma�lûm olsun ki, fezâda lâ-yuad (sayısız) ve lâ-yuhsa (hesapsız) avâlim-i şehâdiyye (şehadet alemleri) vardır. bu hakîkat, ilm-i hey�et ulemâsının (astronomi ilmi bilginlerinin) keşf-i istidlâlîlerinden (bir delile dayanarak yaptıkları keşiflerden) mukaddem (önce) , nebiyy-i zî-şân (s.a.v.) efendimiz ile onların vârisleri (mirasçıları) olan kümmelîn-i evliyâullâh (yüksek dereceli evliyâ) tarafından haber verilmiştir, şöyle ki: şeyh zâde�nin tefsîr-i fâtiha haşiyesinde (kitabında) beyân eylediği (bildirdiği) hadîs-i şerîfte: �allah teâlâ, milyonlarca kandîl halk edip, onları arşa ta�lîk buyurdu; / ve semâvât (gökler...

hallac:hallacı-ı mansur/en el hak

hallac-ı mansur /en el hak -------------------------------------------------------------------------------- tasavvuf tarihinin en çok anılan isimlerinden birisidir.ismi hüseyin bin mansûr, künyesi ebü'l-mugis'tir. 858 (h.244) yılında iran'ın beyzâ şehrinde doğduğu rivâyet edilmektedir. 919 ( h.306) yılında ise idâm olunarak şehîd edildi. (derleyen : gülüm omay) hüseyin bin mansûr'un büyük babası mahamma adında bir zerdüştîdir.buna, ana tarafından hazret-i ebû eyyûb'un neslinden geldiğini söyleyerek ensârî de denilmiştir. tüster'de büyük velîlerden sehl bin abdullah-ı tüsterî hazretlerinin sohbetinde iki sene bulundu. onun ruhlara hayat veren sohbetleri bereketiyle tasavvufa yöneldi. on sekiz yaşında basra'ya gelerek, amr bin osman-ı mekkî'ye bağlandı. ...

hallÂc - ı mansÛr

                        hallÂc - ı mansÛr                    [ kaddesallahu sırrahulaziz ]                                hallac-ı mansur [k.s.]'un dâra çekilmesini tasvir eden bir minyatur. tasavvuf tarihinin en çok anılan isimlerinden birisidir.ismi hüseyin bin mansûr, künyesi ebü'l-mugis'tir. 858 (h.244) yılında iran'ın beyzâ şehrinde doğduğu rivâyet edilmektedir. 919 (h.306) yılında ise idâm olunarak şehîd edil...

mansur ilhan yakar eserleri

  mansur ilhan yakar eserleri     düş sebepsiz olsaydışu tezekli tarlanın, altı taştan yapılmış, çevirirdi toprağa, taş sebepsiz olsaydı. fikir yüzmüş nehirde, akıl sele kapılmış, zikri hakim kılardı, baş sebepsiz olsaydı. göze kudret bağışlar, varlık onu görürdü, kimbilir haşyetinden, buz dağları erirdi, eksilmeyen mülkünden, rızkı hazır verirdi, sofra ihsan ederdi, iş sebepsiz olsaydı. coşamazdı ırmaklar, haz olurdu çağlamak, çözülürdü düğümler, gerekmezdi bağlamak, hele insan hasleti, hıçkırarak ağlamak, gönül daim gülerdi, yaş sebepsiz olsaydı. gül gülşende değil de, her bahçede açardı, güneş doğup batmayıp, nur-u daim saçardı, zamanın hasretinden, kaplumbağa uçardı, ayrı kanat vermezdi, kuş sebepsiz olsaydı! terazi hile çekmez, hüküm hakka ağardı, zalime mühlet ...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !