× "

hamitakcay

" arama sonuçları

biliyormusunuz.anlıyormusunuz ?

çarşamba, ekim 19, 2005 - malumatfuruşluk kategori: dilin kemigi   bilgi kutsalın feneri ,peygamberlerin tacı, tanrıların ateşi değil artık. bilgi yere indi,herkesin bozuk parası haline geldi ve yüceltici fonksiyonundan uzaklaştı. hikmet le değil malumat ile sarmaş dolaş olmuşsuz nicedir ve malumatfuruş zihinler fink atmada her köşe başında yazan: kuzeysonsuz (81.214.65.174) kalemin kılıç'tan keskin olduğu zamanlara aitmiş bilgi'nin tanrısallığı. o kadar manalı ki fikriniz, bir şeyler deme'mek mümkün değildi. bu kapıdan geçmeye ve feyz'imizi almaya çabalıyoruz. duygunuza aynen katılıyorum. şimdi bilgi herkesin cebinde ama bu telâş niye... yetişebilir isem tartışmayı arzularım.. 1.ölüm:matbanın icadı:bilginin sıradanlaşması bi...

mimlemece

mim   1-tuluat: 2-nymphia 3-hamitakcay   keşke nun olsaydı...

gırnap

"karanlık elini çekmeden gecenin üzerinden yola çıkılmıştı.yumuşak bulutlar  baş konulacak kıvamdaydılar ve uyku meleği henüz işbaşındaydıdağların tepesindeki meşe ağaçları bile henüz tedirğinliğini atamıştı ki rüzgarın dansına el pençe sağır duvar hışıltısız yaprak"   nohutlunun o bayırı aştık karşıda bacavut un kızılbaş köyleri sabah ezenleride yeni  ohunir.hemen ağam kara lastiklerini çıkartıp namzını kıldı .selam verdi öküzleri dehledi gülabının koma geldiihk köpekler ürmeye başladı.bayır aşşağı bir rüzgarla gelirler yıldırım gibi.önde bi tenesi var neredeyse benim göküslerime gelir boyu arkasında var belki yirmi otuz tene. -cano dedi ağam sakın korhkma.o zamanlar bende çok olsam sekiz dokuz yaşında ya varım ya yohum.. -cano dedi sakın korhkma. b...

7/9/2005 - aşkın yazılar / hamit akçay

boyutsuz olmalı aşkın bir yazı.ensiz boysuz derinliksiz. şekilsiz olmalı aşkın bir yazı köşesiz çizgisiz  çerçevesiz. tarifsiz olmalı aşkın bir yazı tarif  tariflenmeye muhtaç. büyükçe olmamalı aşkın bir yazı büyük senin küçüklüğünden uzun senin kısalığından başka ne ki? yüksek olmamalı aşkın bir yazı daha  yüksek te gördüğün senin alçaklığından kaynaklanabilir. duygusal olmamalı aşkın bir yazı çoğunluğumuz duygulandığında saçmalamakta.mantıksal olmamalı aşkın bir yazı , mantık aklımızın gündelik oyuncağı  bilgi yüklü olmamalı aşkın bir yazı çünkü şeytan ı bildikleri saptırmıştı.cehalet yüklü olmamalı aşkın bir yazı cehaletten allah a sığınırım.   düşündüm bulamadım utandım yazamadım.   "gün gelir şairlerinde dili tutulur kitabı eline alır...

kabil kompleksi

her dudakta aynı rezil şikâyet: "yaşanmaz bu memlekette!" neden? efendilerimizi rahatsız eden bu toz bulutu, bu lağım kokusu, bu insan ve makine uğultusu mu? hayır, onlar türkiye’nin insanından şikâyetçi. insanından, yani kendilerinden. aynaya tahammülleri yok. vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını yaşanmazlaştıranlardır. türk aydını, kitab-ı mukaddes’in serseri yahudisi... hangi türk aydını? kaçanlar ne türk, ne aydın. bu firar bir kabil kompleksi....

beyaz kedi

doğuyu kediye benzetmişti peyami safa; fatih-harbiyesinde, batıyı köpeğe..rene quenon doğu çözümlemelerinde aslan başlı sfenkleri ele alır ve bu çözümlemelelerden bir doğu(artık şark denilecektir) profili çizer önümüze.marko polo dan berri hep gizemin yurdudur şark batılılar(artık garp denilecektir) için.en azından haçlı zihniyetinin , barbar kafirler imajı değişmiştir garb ın gözünde.taki tahakkümün taçlandığı yıllara gelinceya kadar.önce şaşırmış sonra hayran olmuş daha sonra çözümleme yapmış en sonunda da küçümsemiştir ''mistik doğunun" şaşkın garplı gezginleri ...

ölüm gelir yabancı bir el gibi okşar şakaklarını

ölüm gelir yabancı bir el gibi okşar şakaklarını ürperirsin çaresizsin yan lızsın sana dair ne varsa içlerinde sen yoksun...

burada kalamazsın ve geri dönemezsin / özel

bir compütürün 0 ve 1 aralığından fırlayıp -şeyhim uzak yollardan geldim kapına deyip boyun büktü.uykusuz geceler kadar sahici, ney sesi kadar içten, toprak kadar mütevazi bir nesneye dönüşmüştü.küçük tekkenin avluya bakan odasında hayada asılı kalmış bir kelime gibi kalakaldı.   -burada kalamazsın ve geri dönemezsin -burada kalamazsın ve geri dönemezsin -burada kalamazsın ve geri dönemezsin     bir şamanın trans halindeymiş gibi virdini beyninin helezonlarında tekrarlayıp durdu.kemal gel evladım istirahatgaha geçelim uzun yoldan geldin diyen yaşlı müridanın peşine takıldı.oysa adı kemal değildi.bir adı bile yoktu.varsa bile o ad ona ait değildi yada o o ada ait değildi.hiç bir şeye ait olduğunuda sanmıyordu.oysa şimdi çok kolay bir biçimde ...

teknoloji ve kadınlar ve sorular

kadınların teknolojiye karşı tavırları öküzlerin tavrından oldukça farklıdır!.öküzler onun epistomolojisi hakkında derin düşüncelere dalarken kadınlar onunla nasıl oynaşacaklarının hesabını yaparlar.teknolojinin kadınsı mı yoksa erkeksimi olduğunu sorsak buna ne cevap verilebilir?.teknolojinin cennetten kovduran elma ile bir ilişkisi kurulabilirmi?.her ikisininde (elma ve teknoloji) kendinde olmayan olduğunu ileri sürdükleri daha iyi bir yaşam şekli iddiası bir kıyas yapmamıza olanak sağlarmı?....

versene bi ciğara

pastel boya ,kan kırmızısı ,geçmiş günler ,muhasebe ,derin pişmanlık ,öze dönüş   dön dön dön.dön baba dön felsefesi mevlana felsefesi.olduğun yerde durma!.nerede dönesen dön olduğun yerde değilmisin zaten. hocam böyle nereye gidiyoruz.. geldiğimiz yere öyleyse hiç bir yere gitmedik. yani başladığımız yerdeysek  nereye gittik ki.sonra bu yorgunluk ta nereden çıktı. ince uzun kirpikleri var komiserin.sanki devlet memurunda olamazmış gibi.ama suratında ki ifade ona öğretildiği gibi yalın kat.   bana kendinizi anlatan bir yazı yazın çocuklar.hocam yaz tatilini nasıl değerlendirdiğimizi yazsak ,yada yılbaşı geceleri kompozisyonu iyi gitmez mi?.hindinin bir tören malzemesi olması nımı , yoksa hindinin bir kimlik e dönüşmesini mi anlatmamı tercih edersiniz.   inci...

gazel

gazel . dostum alem seninçün ger olur düsmen bana gam degil zira yetersin dost ancak sen bana aska saldim ben beni pend almayip bir dosttan hiç düsmen eylemez ani kim ettim ben bana can ü ten oldukça benden derd ü gam eksik degil çiksa can hak olsa ten ne can gerek ne ten bana gamze tigin çekti ol mah olma gaafil ey gönül kim mukarrerdir bu gün ölmek sana siven bana ey fuzuli çiksa can çikmam tarik-i asktan reh-güzer-i ehl-i ask üzre kilin medfen bana . fuzuli ...

her şey söz ile başladı

ama kullandığımız kelimeler sonunda yetersiz kaldı.söz her şeyi kapsarken kelimeler şeylerin dar sınırlarına hapsoldu.halbuki önce söz sonra kelimeler , sonra eşya varolmuştu.var oluşun anlamını kavrayabilmek için muhtacız kelimelere...   her şey söz ile başladı ol dedi ve oldu. yazan:hamit akçay      ...

kahrolsun teknoloji !!

bütün öküzler bu sloganı destekler çünkü teknoloji öküzlerin yaşamını güzelleştirmemişitir.bütün bitkiler  bu manifestoya imza atar çünkü yaşamları yaşam alanları zarar görmüştür.bütün yoksullar teknoloji sever ama teknoloji zenginlerle arasındaki uçurumu çoğaltmış tahakkümü legal ve kolay hale getirmiştir.bütün beyazlar teknoloji sever çünkü hakkında düşünmeleri gerekmez.şeytan da sever teknolojiyi ona hız kazandırmıştır.   yaşasın teknoloji !     bir anektod. çine demiryolu ilk yapıldığında ingiliz mühendis böbürlenerek trenin faydalarını anlatır -bundan sonra eskiden 40 günde pekine satmaya götürdüğünüz  pirinci 1 günde trenle götürebileceksiniz. -yaşlı çinli sorar -peki geri kalan 39 günde ne yapacağız    insanoğluna istediğinden fazlası v...

esen kalın ne demek lan

cehalet kol geziyor muş her yerdeamirim  tutuklayalım mı ?   98 de bir ingilizce kursuna devam ediyordum.türkçesini epey ilerletmiş bir irlandalı hoca ile konuşma aktiviteleri yapılıyordu.bir gün ingilizce şiirleri türkçeye türkçe şiirleri ingilizceye çevirmeye çalışıyorduk.nazım hikmet in şeyh bedretin destanı nı bir guruba vermişti irlandalı.şiir i bilenler hatırlayacaklardır şeyhimin mürte ayakları diye bir ifade geçer şiirde.kızlardan biri mürted ne demek diye irlandalıya sordu(trajıkomik) daha da garibi benim ve irlandalının dışında kelimenin manasını bilen yoktu.   başlıktaki ifadeyi bir kafedeyken arkadaşım duymuş.kendisine gelen cep mesajını okuyan zat arkadaşlarına sorar esen kalın ne demek lan yoksa şeriatçimi bu herif?...

derinlerdeki hazine

adamın birinin bir sabah  kalkıp aniden ıssız diyarlara doğru yola çıktığını zorlu yollardan binbir meşakketle geçtiğini anlatan hikayelerin sonu benzer şekilde sona erer.aradığın sendedir.önce bahçeye bak çünkü en son varacağın yer yine orasıdır.hikayelerin orjininin oryantalist yazarların doğu metinleri olduğunu göz önüne alırsak bu çaba nın ikinci bir intihal olduğunu düşünebiliriz.yada olmayana övğü.kitapçı bir arkadaşım ''yüreğinin götürdüğü yere git''  in hala çok sattığını söyledi.oysa kitap ın temelindeki hikaye bir tasavvuf öyküsüdür ve hiç de meşhur değildir.   size bir çin hikayesi çinli avcılar çeşitli hayvan sesleri çıkaran bir düdük yaparlar ve ceylan avlamaya çıkarlar. ormanda ceylan sesi çıkaran avcılar ceylanın gelesini beklerler.cey...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !