× "

huş neresi

" arama sonuçları

muş türküsünün hikayesi

muş türküsünün hikâyesi               türkiye cumhuriyeti’nin kurucusu gazi mustafa kemal atatürk her söylenişinde göz yaşlarını tutamayarak “anadolu çocuklarının ne işleri vardı yemen çöllerinde? oraya gönderildiklerinde belki yeni evliydiler. geride genç eşlerini, kundakta yavrularını bırakmışlardı. içlerinden birinin şansı yaver gider de geri dönebilseler kendisi ve eşi yaşlanmış, çocuğu kız ise gelinlik çağa gelmiş, erkekse koskoca delikanlı olmuş bulurdu. bütün bunlar niçindi? yazık günah değilmiydi evlatlarımıza?”dediği  muş türküsü hakkında herhangi bir...

ayetleri ispat edin, atatürk’ü tarihe gömeyim.

ayetleri ispat edin, atatürk’ü tarihe gömeyim.   inançlı fakat allahsızlar, dikkatle okuyun. ak parti genel başkan yardımcısı hüseyin çelik, "...şimdi, reşit galip andımızı getirmiş değil mi? ayet mi bunlar? reşit galip böyle bir şey yapmamış olsaydı olmayacaktı..." tüm okullara atatürk ilke ve inkılap tarihi dersi konuldu. tıp fakültesine de bu konuldu, ilkokuldan başlıyorsunuz üniversiteyi bitirinceye kadar. bu sefer ne oluyor? adeta bir zorlamayla, dikte ettirmeyle verildiği için sevilmiyor. hz. peygamberi korumakla ilgili herhangi bir şey var mı? demiş. --- devrimciliğin âlemi yok! -andımız, gençliğe hitâbe desem?... -hmm, nazik mesele &c...

dünya ve ahiret mutluluğu sayfa 9

islam      islam,sin,lam ve mim harflerinden oluşan silm kökündendir. anlamı; teslim,sulh,sükun ve barış tır.    allah’uteala kur’anda,allah’a yönelip(enab)teslim olmayı emrediyor. 39 / zumer - 54: ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehumin kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne). ve rabbinize (allah'a) yönelin (ruhunuzu allah'a ulaştırmayı dileyin)! ve size azap gelmeden önce o'na (allah'a) teslim olun(ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi allah'a teslim edin). (yoksa) sonra yardım olunmazsınız.  22 / hac - 34: ve li kulli ummetin cealnâ menseken li yezkurûsmallâhi alâ...

kalp kabı kırılınca...!

kalp kabı kırılınca...! papaza kızıp oruç bozulmaz, der atasözü. lâkin yanında aynı safta namaza durup ha bire dirseğiyle itekleyip durursa biri, dönüp bir şey desen namazın bozulacak, cemaati kaçıracaksan, bir şey demesen huşû ve huzurun elden gidiyorsa, en önemlisi de onun kendisinin de namaz kılıyor olmaktayken kendi huzuru bozuk haline bir anlam veremezsen… namazıyla ilgilenmek yerine seninle uğraşmayı görev edinmiş, sen de onun seninle uğraşmaları sebebiyle ister istemez her dürtmesinde onunla uğraşır hale gelmişsen şaşkın vaziyette ve kendi namazınla ilgilenemez olmuşsan… bu teşbihi yaparken tam burada aklıma efendimizin(a.s.m) namazdayken sırtına atıla...

kitap-lık mart 2011 sayısı çıktı

utanma, antikacı ile müşteri, karanlık derin nefes cem uzungüneş     cem uzungüneş   utanma karanlıkta soyunan kadının utanması, karanlıktan korka korka karanlıktan, allah’tan korka korka allah’tan utanması, utanmasını arzusuyla bastıran. soyunurken fısıltıyla konuşuyor blûzu, eteği, ve en son kan kokusu, kokusu  fısıltıyla bağırıyor, hadi ak ama akma daha tut biraz. utansa da karanlıktan gözlerini kaçıramaz, gözlerini yumsa da kaçıramaz. kadının içine girdim oradan söylüyorum empati mi diyorsunuz oradan söylüyorum onun gözleriyle onun bedeniyle onun ruhuyla. soyunurken fısıldıyor elbiseleri, sabırsız ama telâşs...

haşir akîdesinin faydaları

allah'a imandan sonra, hayatı tanzîm edip bir düzene koyma, beşerin toplu olarak huzurunu temin etme; haşre yani ölüm ötesi hayata inanmaya bağlıdır. yaptığı şeylerin hesabını vereceğine inanmayan bir insanın hayatının müstakîm olması düşünülemez. buna karşılık, attığı her adım için öbür âlemde allah'a hesap verme düşüncesini eksik etmeyen, her davranışı bir hesabın ifadesi olan, her sözü, her dinleyişi ve her kalbî temâyülünü ötede allah'a hesap verme havasına göre hassasiyetle ele alan kişinin de hayatı oldukça muntazam bir şekil arz eder. "ne işte bulunsan, kur'ân'dan ne okusan ve siz ne iş yapsanız mutlaka b...

nur ve zulmet

nûr ve zulmet hakk dostlarından ebu bekir varrak hazretleri oğlunu kur’ân-ı kerîm öğrenmesi için mektebe gönderirdi. oğlu birgün dersten dehşet içinde ve benzi sararmış bir hâlde geldi. bu hâli gören ebu bekir varrak hazretleri: “–hayırdır evlâdım, bu ne hâl!” diyerek sebebini sordu. oğlu da: “–babacığım, bugün mektepte kur’ân-ı kerîm’den: فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِن كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ شِيبًا «eğer inkâr ettiğiniz takdirde çocukları ak saçlı ihtiyârlara döndürecek (kıyâmet) gününden nasıl korunabileceksiniz?» (el-...

yeni çağ

(bu yazının kaynak adres linki aşağıdadır,kaynak adresten yansıtılmıştır.. yazarına teşekkürlerimizle...) http://www.ahmedhulusi.org/yazi/kuranmucizesiekber.htm "yeni çağa girdik", demiştim önceki yazımda... nedir bu "yeni çağ"? eşsiz muhteşem insan muhammed (aleyhisselâm)'ın uyarılarından birinde yer alan bir gerçeğin, günümüz bilim dünyası tarafından keşfi... risâlet nuru'nun, yeniden, bir sürü insan tarafından değilse de, düşünme kapasitesine sahip bilinçlerce değerlendirilmesi sürecinin başlaması... üzerinde yaşadığınız mekân, bu bildiğiniz dünya olmayıp da, örneğin, dna zincirini oluşturan moleküllerden birinde ...

boş vakit mi dediniz? oda ne ki?

[...] müslüman açısından “boş kalmak, işlevsiz olmak” anlamında “tatil”, sığınak değil; şeytânî bir tuzaktır. şuurlu bir mü’min, “din”lenmeden dinlenemeyeceğini bilir.“boş zaman” kavramı, aynen “tatil” gibi, modern çağın zihnimize ve oradan da tüm organlarımıza bulaştırdığı bir virüstür. islâm kültüründe “boş vakit” kavramına yer yoktur. çünkü dinimiz, zamanlarımızı her ânından hesaba çekileceğimiz bilinciyle hep dolu dolu geçirmemizi ister. hayatımızın her dakikasını planlayan islâm adlı bir disiplinden vazgeçmenin acılarını her alanda yaşıyoruz. düğünlerin, programların belirtilen saatte başladığı pek nâdirdir. zamanında gelenler, uzunca boşa bekletilerek cezalandırılırken, program geciktirilerek gecikenler ödüllendirilir. randevu saatlerine pek uyulmaz; beş-on dakikalık gecikmenin üze...

mutluluk nedir?

size mutluluktan bahsetmek istiyorum. hani şu, insanların hep ulaşmak istedikleri ama bir türlü ulaşamadıkları mutluluk... kim bu insanlar? mutluluğun ne olduğunu bilmeyenler. kim bu insanlar? allah’la iletişimi kuramayanlar. kim bu insanlar? allah’ın söylediklerini öğrenmek gereğini duymayanlar. sevgili kardeşlerim, onlara allah’ın güzelliklerini anlatmak için, söylenmedik söz kalmadı. onlara mutluluğu anlata anlata dilimizde tüy bitti ama hâlâ öğrenmediler. ama sizler sevgili kardeşlerim, can dostlarım, gönül dostlarım, sizler yalnız öğrenmekle kalmadınız, hayatınıza tatbik ettiniz. mutluluğunuzu dile getirdiniz, en güzelini gerçekleştirmek üzere harekete geçtiniz ve allah’a ulaşmayı dileyerek manevî hayatınıza başladınız. işte mutluluğun başlangıç noktası. allah&...

kuran mucizesi

          kurÂn mucizesi "ekber"iyet dinlemek için tıklayınız “yeni çağa girdik”, demiştim önceki yazımda… nedir bu “yeni çağ”? eşsiz muhteşem insan muhammed (aleyhisselâm)’ın uyarılarından birinde yer alan bir gerçeğin, günümüz bilim dünyası tarafından keşfi… risâlet nuru’nun, yeniden, bir sürü insan tarafından değilse de, düşünme kapasitesine sahip bilinçlerce değerlendirilmesi sürecinin başlaması… üzerinde yaşadığınız mekân, bu bildiğiniz dünya olmayıp da, örneğin, dna zincirini oluşturan moleküllerden birinde yer alan sayısız atomlardan biri olsaydı… acaba, uzayınız ve evreniniz neresi olacaktı, bunu hiç düşündünüz mü? bilim, bazı gerçekleri farkederken, acaba bir algılama ha...

ibret

sunu eskiler kıssadan hisse der, uzun uzun anlatırlardı. yasanıp yasanmadıkları, akla mantığa uyup uymadıkları değil, verdikleri ders önemliydi. uzun kış geceleri mangal basında kestane kızartırken, sobada kararmış demlikle kaynayan çay esliğinde cami odalarında büyüklerin gönlünden yudumlardık. ibret hikayeleri idi onlar. bazen gaza mücahidi yigit ve kahraman kisiliklerin başrol aldığı harp efsanelerini, bazen dervişlerin öne çıktığı yumusak ve sevecen tekke hayatını seyrederdik ibret sahnelerinde. kıssadan hisseydi biricik gaye!.. ne “talk show” ların “reiting” kaygısı, ne de şimdilerde moda olan uçuk sır hikayelerinin reklam alma hırsıyla kıyaslanmayacak kadar dolu dolu yaşanır, adeta dinleyenlerin maneviyat enerjileri şarj edilirdi. mehmet doğramacı, hepsi de ya...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !