× "

istirham ederim ne demek

" arama sonuçları

ne yaptığını bilmeyenler (hüseyin nihal atsız)

ne yaptığını bilmeyenler (hüseyin nihal atsız) artık “anarşist” diye adlandırılan komünistlerin duruşmaları ilgi çekici bir şekilde sürüp gidiyor. türkiye’yi yıkmak için kurulup adına “dev-genç” denilen teşkilatın başkanı, duruşma sırasında, perişan ruh halini anlatan sözler söyleyip davranışlarının manasız olduğunu kabul etti. 21 mayısçılardan olduğunu öğrendiğimiz yusuf küpeli’de aşağı yukarı aynı şekilde konuştu.   anlaşılan şu: bu gençler sosyal hastalıklara karşı aşısız oldukları için kendilerine zerkedilen yabancı emel mikroplarına dayanamayıp hastalanmış, ne yaptığını bilmez kişiler olarak yabancı düşüncelerin aleti haline gelmişlerdir…   bu dayanıksızlık yalnız genç anarşistlerde değildir. biraz daha geriye bakınca gör...

ne yaptığını bilmeyenler (hüseyin nihal atsız)

ne yaptığını bilmeyenler (hüseyin nihal atsız) artık “anarşist” diye adlandırılan komünistlerin duruşmaları ilgi çekici bir şekilde sürüp gidiyor. türkiye’yi yıkmak için kurulup adına “dev-genç” denilen teşkilatın başkanı, duruşma sırasında, perişan ruh halini anlatan sözler söyleyip davranışlarının manasız olduğunu kabul etti. 21 mayısçılardan olduğunu öğrendiğimiz yusuf küpeli’de aşağı yukarı aynı şekilde konuştu.   anlaşılan şu: bu gençler sosyal hastalıklara karşı aşısız oldukları için kendilerine zerkedilen yabancı emel mikroplarına dayanamayıp hastalanmış, ne yaptığını bilmez kişiler olarak yabancı düşüncelerin aleti haline gelmişlerdir…   bu dayanıksızlık yalnız genç anarşistlerde değildir. biraz daha geriye bakınca gör...

anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti

bundan önceki iki yazımızda, 1919 yılı sonlarında sivas’ta faaliyete geçen “anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti” nin kuruluşuna, heyet-i temsiliye ile yazışmalarına, istanbul hükümeti, bazı kuruluşlar ve yabancı devlet temsilcilerine gönderdiği protestolara ait belgeler sunmuştuk.anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti’ne ait belgeler dizisini tamamlayan bu yazımızda ise, söz konusu cemiyetin, şubeleri ve bazı kişilerle yazışmalarını, bu arada düzenlenen toplantılarda yapılan konuşmaları sunuyoruz. **ısivas valisi reşit paşa’nın eşi melek reşit hanım’ın başkanlığında kurulan “sivas anadolu kadınları müdafaa-i vatan cemiyeti”nin 28 kasım 1919’da düzenlediği genel toplantı...

istiklal marşının kabulü görüşmeleri

istiklal marşının kabulü görüşmeleri türkiye cumhuriyeti’nde iki tepe noktası : ikincisi sözümüze, m. kemal atatürk’ün bu konudaki bir tespiti ile başlamak istiyoruz: "bu marşın istiklal davamızı anlatışı cihetinden büyük bir manası vardır. benim en beğendiğim parçası da budur: hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet, hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal benim bu milletten daima hatırlamasını istediğim vecizeler işte bunlardır" [11] gazi m. kemal atatürk 1924 cumhuriyetimizin ilk tepelerinin kronolojik sıralamaya göre ikincisini oluşturan istiklal marşı’nın tarihi seyrine burada yer vermemizdeki amaç, bu konuda bilinmesi gerekli olup da eskimeye başlayan bilgilere dair mil...

tavsiye mektupları (tiyatro oyunları, skeçler, piyesler, oratory

şahıslarazmi efendi (kırk yaşlarında bir adamdır. üzerinde modası geçmiş, rengi neftileşmiş, eski bir redingot vardır. paçaları sibil sibil olmuş, pantolonu eski, ütiisüz ve dizleri çıkıktır. yelek ve gömleği olmadığı için redingotunu sıkı sıkıya iliklemiştir. mukavvadan bir önlük gömlek hizmetini görmektedir. boynunda lã¢stik bir yaka, arkadan dolanır yırtık bir kravat vardır. elinde keten bir kasket tutmaktadır. traşı uzamış, bıyıkları postur) -müdür bey (elli yaşlarında, temiz giyinmiş, şişman, hayatından memnun bir adamdır.) - hademe hasan ağa (pos, kır bıyıklı, kurnaz bir odacıdır.)dekor — (bir şirkette müdüriyet odası.— nihayette bir kapı. — solda birinci planda bir m...

çapanoğlu

şahıslarziver bey (50 yaşlarında bön bir memur tipi.) bedi bilã‚l bey (35 yaslarında, uzun saçlı, matruş bir facia aktörü. kendini çok beğenmiş, gülünç derecede mağrur.) nazım şevket (30 yaşlarında bir memur; züppemsi; ve aceleci:) dümbüllü raşit (tuluat tiyatrosu komiklerinden; şişman ve eski bıçkın tipinde, pişkin tavırlı bir adam, 35 yaşlarında.)hasan (şirketin hademesi; aptal fakat ukalã¢; yüz bulmuş bir hademe tipi; 40 yaşlarında var)1. sahnebasit döşenmiş bir kalem odası. kapı ortada ve seyircilerin tam karşısındadır. sağda ve solda birer yazıhane; iskemleleri; bir dosya etajeri, sahnenin sağında ve birinci planda bir soba var. duvarda, üzerinde (sigara içmek memnud...

ne yaptığını bilmeyenler hüseyin nihal atsız ne yaptığını bilmey

ne yaptığını bilmeyenler(hüseyin nihal atsız)artık “anarşist” diye adlandırılan komünistlerin duruşmaları ilgi çekici bir şekilde sürüp gidiyor. türkiye’yi yıkmak için kurulup adına “dev-genç” denilen teşkilatın başkanı, duruşma sırasında, perişan ruh halini anlatan sözler söyleyip davranışlarının manasız olduğunu kabul etti. 21 mayısçılardan olduğunu öğrendiğimiz yusuf küpeli’de aşağı yukarı aynı şekilde konuştu. anlaşılan şu: bu gençler sosyal hastalıklara karşı aşısız oldukları için kendilerine zerkedilen yabancı emel mikroplarına dayanamayıp hastalanmış, ne yaptığını bilmez kişiler olarak yabancı düşüncelerin aleti haline gelmişlerdir… bu...

tavsiye mektupları (tiyatro metni)

tavsiye mektuplarışahıslarazmi efendi (kırk yaşlarında bir adamdır. üzerinde modası geçmiş, rengi neftileşmiş, eski bir redingot vardır. paçaları sibil sibil olmuş, pantolonu eski, ütiisüz ve dizleri çıkıktır. yelek ve gömleği olmadığı için redingotunu sıkı sıkıya iliklemiştir. mukavvadan bir önlük gömlek hizmetini görmektedir. boynunda lâstik bir yaka, arkadan dolanır yırtık bir kravat vardır. elinde keten bir kasket tutmaktadır. traşı uzamış, bıyıkları postur) -müdür bey (elli yaşlarında, temiz giyinmiş, şişman, hayatından memnun bir adamdır.) - hademe hasan ağa (pos, kır bıyıklı, kurnaz bir odacıdır.)dekor — (bir şirkette müdüriyet odası.— nihayette bir kapı. — solda birinci planda bir masa. — sağda şömine. — sağda birinci planda büyük bir yazıhane.—...

william shakespeare hakkında bilgi

william shakespeare william shakespeare ingiliz tiyatro oyun yazarı doğumu 26 nisan 1564ingiltere / stratford-upon-avon ölümü 23 nisan 1616ingiltere / stratford-upon-avon william shakespeare (d. 26 nisan 1564 – ö. 23 nisan 1616), ingiliz şair ve tiyatro oyun yazarıdır. // hayatı [değiştir] [26 nisan [1564]]’te stratford-upon-avon’da doğan shakespeare’in yaşamı hakkında bildiklerimiz kilise, mahkeme ve tapu kayıtları gibi resmi belgelerle çağdaşlarının onun kişiliği ve eserleri hakkında yazdıklarına dayanır. hali vakti yerinde bir esnaf olan, aynı zamanda yerel yönetimde sulh hakimliği ve belediye başkanlığı gibi önemli görevler üstlenen john shakespeare’in üçüncü çocuğu ve en büyük oğludur. babasının maddi durumu daha so...

üçüncü plevne muharebesi osman paşa

üçüncü plevne muharebesi osman paşaosman paşa, daha evvel belirtildiği gibi, lofça 'nın ruslar tarafından ele geçirilmesikritik bir halde geride bırakmış olduğu plevne'ye dönerek burasınıemniyet altına almış ve o akşam emri altındaki kuvvetlere umumiemirler vermiş ve özellikle: "düşman ertesi günü plevne'yetaarruzu memul olduğundan her cihette bir kat daha dikkat ve basiret üzerebulunulması " hususuna dikkatlerini çekmiştir. plevne 'de muhtemel birtaaruza karşı müteyakkız halde bulunulurken , diğer tarafta ise, 25agustos 1877 rus -rumen birleşik kuvvetleri başkumandanı romanya prensişarl, kuvvetlerini toplayarak karşı sahile geçmiş, 1 eylül'de ise buhareket tamamlanmıştır. başlangıçta, yapılacakbir muhasara hareketinin daha doğru olacağını ileri süren şarl,rusların ı...

necip fazıl kısakürek : röportajları

necip fazıl’la evinde yapılan sohbet (türk edebiyatı dergisi – necip fazıl özel sayısı- temmuz 1983 s. 117) kısakürek: ademe mahkûm etmek, komünistlerin metodudur... bu nizam denilen hadise o kadar muazzam bir şey ki... nizama bağlı olduğum kadar hiçbir şeye bağlı değilim. goethe’nin bir sözü var, der ki: “..... bir nizamsızlık yapmaktansa haksızlık yapmayı tercih ederim.” en büyük haksızlık, nizamsızlık... islâm, serâpâ nizamdır. hakkıyla kılınan bir namazda da öyle... (a. songar’a hitaben) (.... hava puslu değil mi?... söndürdün mü doktor etrafı ne yaptın?) bismark... hafiye romanları okumaya bayılırmış... bir kere televizyondan gelmişlerdi, doktorun âlâtı edevatı gibi yaydılar... doktor parasını iki üç yere sarfediyor... a. kabaklı: "d...

atsız ata'nın türkeş hakkındaki düşüncelerini yansıtan "ne y

ne yaptığını bilmeyenler artık "anarşist" diye adlandırılan komünistlerin duruşmaları ilgi çekici bir şekilde sürüp gidiyor. türkiye'yi yıkmak için kurulup adına "dev-genç" denilen teşkilatın başkanı, duruşma sırasında, perişan ruh halini anlatan sözler söyleyip davranışlarının manasız olduğunu kabul etti. 21 mayısçılardan olduğunu öğrendiğimiz yusuf küpeli'de aşağı yukarı aynı şekilde konuştu. anlaşılan şu: bu gençler sosyal hastalıklara karşı aşısız oldukları için kendilerine zerkedilen yabancı emel mikroplarına dayanamayıp hastalanmış, ne yaptığını bilmez kişiler olarak yabancı düşüncelerin aleti haline gelmişlerdir... bu dayanıksızlık yalnız genç anarşistlerde değildir. biraz daha geriye bakınca görülen manzara aynıdır. 27 mayıs hareketi denen ve sözümona devleti kurtarmak için...

üçüncü plevne muharebesi osman paşa

üçüncü plevne muharebesi osman paşaosman paşa, daha evvel belirtildiği gibi, lofça 'nın ruslar tarafından ele geçirilmesikritik bir halde geride bırakmış olduğu plevne'ye dönerek burasınıemniyet altına almış ve o akşam emri altındaki kuvvetlere umumiemirler vermiş ve özellikle: "düşman ertesi günü plevne'yetaarruzu memul olduğundan her cihette bir kat daha dikkat ve basiret üzerebulunulması " hususuna dikkatlerini çekmiştir. plevne 'de muhtemel birtaaruza karşı müteyakkız halde bulunulurken , diğer tarafta ise, 25agustos 1877 rus -rumen birleşik kuvvetleri başkumandanı romanya prensişarl, kuvvetlerini toplayarak karşı sahile geçmiş, 1 eylül'de ise buhareket tamamlanmıştır. başlangıçta, yapılacakbir muhasara hareketinin daha doğru olacağını ileri süren şarl,rusların ı...

mehmet ağar,ne demek istiyor?

mehmet ağar, “askerin konuşması” ve atatürk   ali tartanoğlu  daha önceki yazılardan birinde “akıl, akıl! ses ver!” diye başlayıp, “insanlık tarihinin hiçbir döneminde bu kadar akıl dışılık, irrasyonelite içinde debelenmediğini” söyleyerek devam ettiğimizi hatırlıyoruz. değilse, şimdi söylemiş olalım. geçmişte de böyleydi de, haberleşme bu kadar yaygın ve kolay olmadığı için biz farklı düşünüyorduk belki ama günümüzde sanki bütün dünya aklını yitirdi. aklın, “olmaması gerek” dediği şeyler oluyor, “olması gerek” dediği şeyler olmuyor; yapılması gerekenler yapılmıyor, yapılmaması gerekenler yapılıyor. ...

mavera-ün nehir nereye akar?

canım şimdi elbette yukardan aşşaa dooru akarda türkün kalbide hep suyun öte yakasına dooru çarpar. yaarab ne çarpıştır bu; yatayda sahil-ül adriatigden settül çin'e, dikeyde sabar ülkesi steplerinden firaunyaya(egibt), gemisini garada yürüten fatihin, sütçü imamın torunları: dar geldide ceddimize bu toprak atını tuna boylarında sulamadılarmı, dedelerimiz katerinayı mosgova önlerine gadar kovalamadılarmı? eğilde bir kulak ver şu sessiz yığın mehmedin kefensiz yattığı yerdir bende günlerdir yatıyorum ey halkım. rüyamda her gece o peri kızını görüyom. turan dağında elinde kıpkırmızı bi elma tutuyo, varıyom yanına, hart diye ıssırıveriyorum. bi gece gine ben böyle yatıp uyurken farede gulağımı ısırıvermiş hart diye. bakmış bu ben, tınmıyom, girmiş kulaamdan içeri, beynimi kemiriyo mütemaa...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !