× "

kanunnamelerin hazırlanma aşamaları

" arama sonuçları

11. sınıf tarih 3. ünite ders özetleri ve konu anlatımı ders not

  11. sınıf tarih 3. ünite ders özetleri ve konu anlatımı ders notları türklerde hukuk konusu, lise 3 tarih ders özetleri, 11. sınıf tarih konuları 3. ünite ile ilgili özet bilgiler türklerde hukuk hukuk; bireylerin bir arada barış ve güven ortamında yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan kurallar bütünüdür. ilk türk devletlerinde hukuk: ilk türklerde yazılı hukuk kuralları yoktu. bunun yerine töre adı verilen ve nesilden nesile aktarılan örf ve adetler vardı. törede toplumun ve zamanın ihtiyaçlarına göre sürekli yenilikler ve düzenlemeler yapılırdı. törenin değişmez hükümleri ise; a- adalet b- iyilik c- eşitlik d- insanlık ...

yargılamanın tarihsel gelişimi

mustafa kaygısız[1] adalet insanlıkla başlamış az veya çok gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. dinlerde ve ilk toplumlarda “günah” ile “suç” aynı anlamda kullanılmıştır. din kurallarında “suç” “suçlu” ve “adalet” kavramları yer almıştır. tüm din ve mezheplerde mehdilik inancı vardır. mehdi yeryüzüne zulüm ve haksızlıkların çoğaldığı bir zamanda gelerek yeryüzünü adaletle tesis edecektir. hammurabi kanunlarında, mısır papirüslerinde, köktürk hitabelerinde adalet metinleri vardır(a. kabaklı, 1997). devlet teşkilatının gelişmesiyle “suç “ “suçlu” “adalet” ve mekanizmayı yürüten sistemlerde gelişme olmuştur. ilk toplumlardaki bireysel suç, ceza yerine toplumsal öğeler düşünülür o...

yargılamanın tarihsel gelişimi

mustafa kaygısız[1] adalet insanlıkla başlamış az veya çok gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. dinlerde ve ilk toplumlarda “günah” ile “suç” aynı anlamda kullanılmıştır. din kurallarında “suç” “suçlu” ve “adalet” kavramları yer almıştır. tüm din ve mezheplerde mehdilik inancı vardır. mehdi yeryüzüne zulüm ve haksızlıkların çoğaldığı bir zamanda gelerek yeryüzünü adaletle tesis edecektir. hammurabi kanunlarında, mısır papirüslerinde, köktürk hitabelerinde adalet metinleri vardır(a. kabaklı, 1997). devlet teşkilatının gelişmesiyle “suç “ “suçlu” “adalet” ve mekanizmayı yürüten sistemlerde gelişme olmuştur. ilk toplumlardaki bireysel suç, ceza yerine toplumsal öğeler düşünülür o...

ferman

  ferman   padişah'ın bir iş veya gereklilik ile ilgili arzusunu gösteren yazılı emri. kelime farsça'dan gelmiş olup, "emir, buyruk" manalarına gelmektedir ferman ilk olarak islâmiyeti kabul eden ilhanlılarda daha sonra ise osmanlılarda kullanılmıştır. padişah yazdırdığı yazıya kendi tuğrasını basarak bir resmi emir çıkarmış olur. padişah'ın bu emrine "ferman-ı hümayun veya ferman-ı şerif"de denmektedir. fermanın kendine has şartları ve özellikleri vardır. öncelikle gönderilen mesajın ferman olduğu belirtilir. ferman'ın gönderildiği kişiye dua ve niyaz edilir. ferman'ın gönderiliş sebeb...

kepsut ilçesinde yörükler

kepsut yöresinde yörükler :anadolu kapılarının türklere açılmasıyla iç asya'da yaşamakta olan oğuzlara bağlı 24 boyun türkmen grupları, bereketli anadolu topraklarına doğru büyük kütleler halinde akmaya başladırlar.oğuz boylan bizans'ın elinden adeta koparıp aldıkları anadolu'da kısa zamanda marmara, ege, akdeniz, karadeniz kıyılarına erişerek buralarda küçüklü büyüklü pek çok devlet kurdular.kurulan her devlet konar göçer türkmen gruplarına yeni imkanlarla birlikte yeni hukuki düzenlemeler degetirdi.selçuklu devleti zamanında da moğolların önünden kaçan türkmen grupları anadolu'ya geçmeye devamettiler.ilhanlı devleti'nin yıkılmasıyla a...

cihaddan vatan savunmasına

cihaddan vatan savunmasına osmanlı imparatorluğu’nda genel askerlik yükümlülüğü 1826-1856 tobias heinzelmann / türkis noyan çeviri: türkis noyan 376 sayfa, , 30.-tl mart 2009 tarih ve coğrafya dizisi – ısbn 978-975-6051-95-5 osmanlı devleti’nin 19. yy.daki reformları bağlamında en sık adı anılan belgelerden biri 1839 gülhane hatt-ı hümayunu’dur ve bu belgede en çok üzerinde durulan konulardan biri de ordu teşkilâtıdır. ordudaki reformların, yalnız gülhane fermanında değil, genel olarak osmanlı devleti’nin reform politikasının gelişiminde de önemli bir yeri vardır. bundan dolayı osmanlı ordusundaki reformların ideolojik temellerinin analizi, 19. yy.da osmanlı devleti’nin d&uum...

said nursi'nin cumhuriyet hakkındaki görüşü nedir? 1

said nursi'nin cumhuriyet hakkındaki görüşü nedir? padişahlıkla idare edilen osmanlı devletinin, hitler almanya’sında veya mussolini italya’sında olduğu gibi ırkçı bir diktatörlükle idare edildiğini söylemek tarihi realiteleri saptırmak anlamına gelir. çünkü osmanlı yönetim şeklinde padişahlar tamamen sınırsız bir yetkiye sahip değillerdi. aynı zamanda islamın “kardeşlik” potasında eridikleri için de ırkçılığı ön plana çıkarmamışlardı.osmanlı döneminde idarecilerin yapması muhtemel yanlışlıklar, islamdan kuvvetini alan çeşitli kontrol mekanizmaları tarafından engelleniyordu. örneğin; kanuni sultan süleyman tarafından çıkarılan kanunnamelerin, böyle ...

bediüzzaman said nursi ve cumhuriyet

bediüzzaman said nursi ve cumhuriyet  padişahlıkla idare edilen osmanlı devletinin, hitler almanya’sında veya mussolini italya’sında olduğu gibi ırkçı bir diktatörlükle idare edildiğini söylemek tarihi realiteleri saptırmak anlamına gelir. çünkü osmanlı yönetim şeklinde padişahlar tamamen sınırsız bir yetkiye sahip değillerdi. aynı zamanda islamın “kardeşlik” potasında eridikleri için de ırkçılığı ön plana çıkarmamışlardı.osmanlı döneminde idarecilerin yapması muhtemel yanlışlıklar, islamdan kuvvetini alan çeşitli kontrol mekanizmaları tarafından engelleniyordu. örneğin; kanuni sultan süleyman tarafından çıkarılan kanunnamelerin, böyle bir kontrol m...

ferman

ferman padişah'ın bir iş veya gereklilik ile ilgili arzusunu gösteren yazılı emri. kelime farsça'dan gelmiş olup, "emir, buyruk" manalarına gelmektedirferman ilk olarak islâmiyeti kabul eden ilhanlılarda daha sonra ise osmanlılarda kullanılmıştır. padişah yazdırdığı yazıya kendi tuğrasını basarak bir resmi emir çıkarmış olur. padişah'ın bu emrine "ferman-ı hümayun veya ferman-ı şerif"de denmektedir.fermanın kendine has şartları ve özellikleri vardır. öncelikle gönderilen mesajın ferman olduğu belirtilir. ferman'ın gönderildiği kişiye dua ve niyaz edilir. ferman'ın gönderiliş sebebi, ferman çıkaranın arzusuna açıklandıktan sonra fermanın çıkarıldığı gerekli emir verilir. söylenmesi ve yapılması istenen şey açıklanır, ferman'da istenilen şeyin yerine ge...

türk devletlerinde tarihinde hükümdar ne anlama gelmektedir?

osmanlı öncesi dönemi gayriislami devir olan başlıca asya hunları, avrupa hunları, tabgaçlar, asya avarları, göktürkler, uygurlar ve karahanlılar ile islami selçuklu devri devletleri başlıca gazneliler, büyük selçuklular, ırak selçukluları, türkiye selçukluları, harizmşahlar ile genellikle osmanlılar ile çağdaş anadolu beyliklerini ihtiva eder.türk hükümdarıeski türk toplumunun sosyopolitik yapısı üzerinde çalışanlar; aile,soy,sop şeklindeki örgütlenmelerin ailevi; boy, uz, il şeklindeki örgütlenmelerin siyasi olduğunu ileri sürmüşlerdir.eski türklerde siyasi nitelikteki oymak,siyasi-idari otoriteyi elinde tutan bir beyin otoritesi altında örgütlenmiş ve oymakların birleşmeleriyle de boy(ulus) oluşmuştur.her boyun bir boy beyi bulunmaktadır.boyların birleşmeleri ile il (devlet) örgütlenmiş...

ferman

ana sayfa islam dini dualar islami resimler sağlık rehberi bioenerji ençok okunanlar namaz vakitleri dini hikayeler salat-ı tefriciye regaib gecesi ferman   padişah'ın bir iş veya gereklilik ile ilgili arzusunu gösteren yazılı emri. kelime farsça'dan gelmiş olup, "emir, buyruk" manalarına gelmektedirferman ilk olarak islâmiyeti kabul eden ilhanlılarda daha sonra ise osmanlılarda kullanılmıştır. padişah yazdırdığı yazıya kendi tuğrasını basarak bir resmi emir çıkarmış olur. padişah'ın bu emrine "ferman-ı hümayun veya ferman-ı şerif"de denmektedir.fermanın kendine has şartları ve özellikleri vardır. öncelikle gönderilen mesajın ferman olduğu belirtilir. ferman'ın gönderildiği kişiye dua ve niyaz edilir. ferman'ın gönderiliş sebeb...

bize ne gözle bakıyorlar?

xıx. yüzyılda batılıların türklere karşı bakış açısı.. bilindiği üzere, altı asırlık osmanlı devleti'nin en büyük mücadelesi avrupalı devletlerle olmuştur. bu yüzden batılıların türklere karşı bakış açısı, ab'ye girmemizin önündeki en büyük engel olarak görülmüştür çoğu zaman 30.10.2007 21:24 işte tarih denilen bilge danışman, burada bize yardımcı oluyor. avrupalıların türklere bakışını ve genel anlamda türkleri nasıl gördüklerini öğrenmek için bu konuda yapılan çalışmalara göz atmakta fayda var. akademisyen gürsoy şahin, ingiliz seyahatnamelerinde osmanlı toplumu ve türk imajı adlı kitabında xıx. yüzyılda ingiliz seyyahların osmanlı toplumunun yapısıyla ilgili yazılanları bilimsel bir metotla değerlendiriyor. seyahatnameler, batı'da osmanlı ve islâm'a dair ...

dindar cumhuriyet arayışları

dindar cumhuriyet arayışları          padişahlıkla idare edilen osmanlı devletinin, hitler almanya’sında veya mussolini italya’sında olduğu gibi ırkçı bir diktatörlükle idare edildiğini söylemek tarihi realiteleri saptırmak anlamına gelir. çünkü osmanlı yönetim şeklinde padişahlar tamamen sınırsız bir yetkiye sahip değillerdi. aynı zamanda islamın “kardeşlik” potasında eridikleri için de ırkçılığı ön plana çıkarmamışlardı. osmanlı döneminde idarecilerin yapması muhtemel yanlışlıklar, islamdan kuvvetini alan çeşitli kontrol mekanizmaları tarafından engelleniyordu. örneğin; kanuni sultan süleyman tarafından çıkarılan kanunnamelerin, böyle bir kontrol mekanizmasını oluşturma hedefine yönelik olduğu söylenebilir. diğer tara...

yasama organı ve yetki sınırları

ıv — devletin temel organları     islâm hukukunun en önemli konularından biri de, devletin üç temel fonksiyonu olan yasama (teşri), yürütme (icra) ve yargı görevini hangi organlarıyla ve nasıl yürüttüğü hususudur. konu üzerinde kısaca ve ayrı ayrı duracağız : l — yasama organı ve yetki sınırları eski hukukumuzla ilgili araştırmalarda en çok hataya düşülen konu, müslüman türk devletlerinin yasama organı olarak sultanın veya padişahın yahut da bir başka müessesenin görülmesi ve değerlendirmenin buna göre yapılmasıdır. bu, hatalı bir değerlendirmedir. bu sebeple eski hukukumuzdaki yasama faaliyetinin mahiyetini ve sınırlarını iyi tesbit etmek gerekir. (24) islâm hukukunda gerçek anlamıyla kanun koyucu (sâri' = hakim), allah, yani ilâhî irade olduğunu biliyoruz...

yargılamanın tarihsel gelişimi

mustafa kaygısız[1] adalet insanlıkla başlamış az veya çok gerçekleştirilmeye çalışılmıştır. dinlerde ve ilk toplumlarda “günah” ile “suç” aynı anlamda kullanılmıştır. din kurallarında “suç” “suçlu” ve “adalet” kavramları yer almıştır. tüm din ve mezheplerde mehdilik inancı vardır. mehdi yeryüzüne zulüm ve haksızlıkların çoğaldığı bir zamanda gelerek yeryüzünü adaletle tesis edecektir. hammurabi kanunlarında, mısır papirüslerinde, köktürk hitabelerinde adalet metinleri vardır(a. kabaklı, 1997). devlet teşkilatının gelişmesiyle “suç “ “suçlu” “adalet” ve mekanizmayı yürüten sistemlerde gelişme olmuştur. ilk toplumlardaki bireysel suç, ceza yerine toplumsal öğeler düşünülür o...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !