× "

karamsarlıktan nasıl kurtulunur

" arama sonuçları

peygamberimiz (sav)'in hikmetle uyarması

peygamberimiz (sav)'in her çağrısında insanı kötülüklerden, zulümden, karamsarlıktan ve azaptan kurtaracak; yerine iyiliği, ferahlığı ve güzelliği yerleştirecek hikmetler vardır. peygamber efendimiz, kendisine kuran vahyedildikten itibaren hayatı boyunca insanları allah'ın dinine çağırmış, onlara doğru yolu göstererek rehberlik etmiştir. allah kuran'ın bir ayetinde peygamberimiz (sav)'e şöyle hitap etmesini bildirir: "de ki: bu, benim yolumdur. bir basiret üzere allah'a davet ederim; ben ve bana uyanlar da. ve allah'ı tenzih ederim, ben müşriklerden değilim." (yusuf suresi, 108) kuran ayetlerinden anlaşıldığı üzere peygamberimiz (sav) insanları uyarıp korkuturken ve onlara ku...

karamsarlıktan kurtulma diyeti

karamsarlıktan kurtulma yolları nelerdir - mutluluk veren yiyecekler - huzur veren besinler - ruhu besleyen yiyecekler insanoğlunun ruhen çöktüğü kendini kötü hissettiği zamanlar çok olur. mutlu olmanın yolunu arar durmadan. yemek yemek sadece vücudu değil ruhu da besliyor ve mutlu olmanın yolu bazen yemekten geçiyor. karamsar mısınız, bir şeylerin yolunda gitmediğini mi düşünüyorsunuz; açıkçası mutsuz musunuz? o zaman gelin böyle! yiyecekler, insanların yaşamını devam ettirmesi için yaratılmış nimetlerdir. ancak yiyecekler, sadece vücudumuzu değil, ruhumuzu da besler. yaşadığınız hayal kırıklığı, kaygı, bunalım, aşırı öfke, çekingenlik gibi durumlarda iştahınız da ...

karamsarlıktan kurtulmak

  saygideğer hocam, bu gece bir konu hakkında araştırma yaparken tesadüfen sizin sitenize ulaştım. okuduklarım içimi ferahlattı ve bir an size yazmak istedim. 29 yaşında, üniversite mezunuyum. hayat bana bomboş geliyor, rüzgarın savurduğu yaprak gibi anlamsızca ordan oraya savruluyorum. akşamdan düşünüp karar veriyorum bir yerden başlayacağım diyorum, sabah olunca en ufak bir olumsuzlukta bütün ümitlerim kırılıyor. isteğim var fakat azmim yok. her olumsuz durum karşısında yapabildiğim tek şey gözyaşı dökmek. kendimi hep yalnız hissediyorum, kimseyle birşey paylaşamıyorum. insanlara karşı sevgim var fakat güvenim yok, kime güvenip elimi uzattıysam kötülüğü onlardan gördüm. kar...

"sevmek, devam eden en güzel huyum"

çok sevgili aziz büyüğümüz, size ve bütün kıymetli dostlara selamların en güzeliyle renk ve ışık dolu yepyeni bir günden merhabalar... güzel babacığım, bir ramazan ayını daha geride bırakıyoruz, bir aydır evlerimizin en değerli misafiri olarak ağırlamaya çalıştığımız, hakkını verebilmeyi en azından çok arzu ettiğimiz bir rahmet ve bereket ayını... halk arasında hep söylenir, “misafir on rızıkla gelir, birini yer, dokuzunu bırakır” derler. inşallah bu kutlu misafirin de geride bıraktığı nice güzellikleri, rahmet ve feyiz esintilerini üzerimizde sürdürebilmek nasibolur ve inşallah yüce rabbimiz hepimizi en güzel şekilde bundan sonraki ramazanlara da hayırlar içinde ula...

varla yok arası sade mutluluklar anlatısı

bundan böyle ‘aşk masalı yazıcısı’ olma misyonumu bir kenara itip, bilakis son derece reel hayatımdan kısa ve yeri geldiğinde anlamsız anlatılar yapacağım. bunca yıldır kâh ıhlamur’da kâh beyaz tuval’de aşka inanma ve inandırma çabası niyeydi ki? gizlemeye saklamaya gerek yok; karamsarlıktan dökülüyorum. hani iki tane yüzüm olsa, birini evde bırakacağım. o ağlayadursun, diğer yüzümle işimi gücümü yapıp, yaşamın gereklerini yerine getireceğim. gel gör ki böylesi bir lüksü sadece bana değil, hiç kimselere sunmuyor hayat.“ah hayat… sen hancı, biz yolcu…” diye başlasam söze. yok, başlamamak daha iyi. bu cümlenin içinde...

karamsarlıktan kaçış :)

                                                                          merhabalar efendımm .. nasılsınız ?.. bloguma arada da olsa uğrayanlardansan şaşrmış olman lazım.. eger ılk kez gelıyorsan, sorun yok :) daha onceden  iç karartıcı bir blogtu, yazıları ıle resımlerı ıle sablonu  ıle... ama sıldım herseyi ... ama herseyi...bakalım , birde böyle deneyelim. üzüntülerimi unutmay...

trtr

x reklamı kapat x forumtr'den herkese hediye, formu doldur, hediyeni kap, boş yok, kameralı cep telefonları, nakit para kazanma şansı ve dahası...   forumtr > aşk doktoru > aşk & sevgi düştüğümde elimden tutup kaldıran yoktu bu zamana kadar... forumumuza hoşgeldiniz, yeşilzeytin.son ziyaretiniz: bugün - 00:55 özel mesajlarınız: 0 okunmamış, toplam 0. kontrol paneliniz arama yeni mesajlar hızlı linkler vbmenu_register("usercptools"); çıkış yap forumtr'ye reklam vermek için tıklayınız: network@frmtr.com aşk & sevgi aşk ve sevgi hakkında herşey... hızlı linkler bugünkü mesajlar forumları okundu yap ...

karanlığın çocuğu

  yine sabah oldu karanlığın izleri yok oldu sensiz bu çatı kenarında bedenim hapsoldu gönlümdeki sevgi tanecikleri birer birer yokoldu sen gittin ve aydınlık düşmez oldu tavan arasından güneş yüzüme bakar oldu gözlerim kamaşır oldu   sevginin esareti bedenim üşüyor bu ıssız gecelerde karanlığın koynunda kaybolurcasına eriyip gidiyor bir damla gibi süzüle süzüle sevgi tanecikleri teker teker, sırayla   bir umut gibi yüzüme çarpıyor aydınlık her sabah sanki bir mutluluğun habercisi geleceksin bir sabah güzel gözlerin yine benim olacakmı bilmem ama sensiz bu diyarlarda yok olup akar yavaş yavaş ansızın çıksan gelsen sarılsan koynuma özlercesine sımsıkı dolarcasına yapamadım, sensiz olamadım desen gönlüm sensiz yapar mı bi bilsen bilsen belki gelirdin ...

"umutvar" olalım!

son günlerde ruhumu daraltan olaylar,sözler beni iyiyce karamsarlığa sürüklemişti.bir dostum var,"koşulsuz sevgi emekçisi","iflaholmaz umutvar",adını polyanna koyduk,blogunun adı da öyle,böyle daraldığım anlarda ona sığınırım,onu iyimser sözlerine.polyanna karamsarlıktan nefret eder,yasaktır ona karamsarlıktan sözetmek,çok kızar,karşısındaki kim olursa olsun,hiç acımaz azarlar hemen.asla izin vermez olumsuz konuşmalara,yazılara."çağırma!" der,"söyleyip söyleyip te çağırma şu kötülükleri." bir yazı göndermiş kendi düşünceleriyle,birebir örtüşen."beni dinlemiyorsunuz bari şu yazıyı okuyun diyor.nil gün'ün çekim yasasi kitabini okudunuz mu?  "hayatimiza hayir dedigimiz seyleri ne çok çektigimizin farkinda misiniz? neye hayir diyorsak, neyi yargiliyorsak onu hayatimiza çekiyoruz. ...

enaniyetin farkli boyutlari...

bediüzzaman said nursÎ’nin risâle-i nur’la ortaya koyduğu tefekkürün anahtar kavramlarından biridir ‘ene.’ ne var ki, çoklukla, sigmund freud’un ‘ego’ ve carl ‘jung’un ‘ben’ kavramlaştırmasıyla karıştırılır. dahası, islâmın evlâtlarının ‘batısız’ birşey düşünemeyeceğine şartlanmış sömürgeleşmiş zihinler, onun ‘ene’ kavramlaştırmasını bir ‘ithal ürün’ olarak algılayıp, üstünde freud veya jung damgası bulmaya çalışırlar. bilmezler ki, bediüzzaman’ın bu kavramlaştırmasının kökü, batıda değil, yine islâm coğrafyasındadır. ‘ene,’ bin küsur yıldan beri islâm düşüncesinde, özellikle de tasavvuf irfanında kullanılagelmiş bir kavramdır. ve bediüzza...

yalnızlık rıhtımından yelken açtığım okyanuslarda...

  nilgün taş'ın bir anısı   ilkbahar geldi tüm güzelliğiyle istanbul’a, nasıl yakıştı bir bilsen. yeşillikler içinde, tomurcuklarını henüz patlamaya hazırlanan çiçeği burnunda gelinlik kız misali süslenen bir ağaca yaslanıp, boğazın müthiş manzarasını izledim dün akşam gün batımında. sitem dolu olmayacak anlatacaklarım, dedim ya bahar geldi, med-cezirler yaşatmak istemiyorum satırlarımda. şu an işyerimdeyim.tahmin edeceğin gibi yine dayanamadım mola verip laflamak istedim seninle biraz. bir yandan da kapitalizm işte, işlerimi toparlıyorum. frene basıyorum sıkça bu aralar. kelimelerimi tartıp öyle konuşuyorum. daha az başım ağrıyor inan. bazen yelkenleri suya indiriyorum, yüreğimdeki martıların çığlıklarını duyuyorum. insanları anlamak ne kadar güçmüş meğer. ...

bahriyeli kardeşime mektuplar - 24

çözülmeler sevgili kardeşim, bugün 3 ocak 2006, salı günü... akşam, herkes gitti. ofiste yalnızım. gidip kendime bir kahve yapıp geliyorum. dünya varmış be. ulysess'in bakışı'nı dinliyorum yine her akşam olduğu gibi... az kaldı be koca bahriyeli, şunun şurasında bir hafta sonra ilk iznine geliyorsun. ne iyi gelecek sana. bir an için düştüğün karamsarlıktan kurtulup, bir güç gelecek sana. üç dört ay idare eder seni bu güç. sonra bir izin daha patlatırsın. bakmışsın, yolun yarısı... şafak ağarmaya başlar... dur hele şimdiden kapılmayalım hayallere... gerçi bu gerçek olabilecek bir hayal. ben ne mi yapıyorum, bir arkadaşıma kendi kişisel sitemi hazırlatıyorum. bomba gibi olacak ama... ses getirir cinsten güzel bir intro'su olacak. içine mkr mantığını koyaca...

bu benim işte..

                               "hoş buldum" demeyeceğim. kaldığım yerden devam etmeyi tercih ediyorum. sonunda tatil   bitti, yeni yıl da geldi iki arada bir derede. 2006 yılının sırtına çok şey yükledim ben. taşıyıp taşıyamayacağını bilmiyorum ama gerçekleşirse yükünün hafifleyeceğini biliyorum. bana öyle geliyor ki inanırsam-karamsarlıktan- huzursuzluktan uzak durmayı başarıp duygularımı denetleyebilirsem  bu sene herşey çözülecek gibi .  umuyorum. bekliyorum.          blogcu.com. senin de yeni yılın kutlu olsun. başarılar.            daha ö...

yeni yıl mı? bilemiyorum...

nedir ki yeni yıl? neden kutluyoruz biz 31 aralık'ı? hayır, ben yeni yılın neden 1 ocak olduğunun hikayesini anlatmayacağım. ya da aslında hıristiyan bayramı olduğunu falan da yorumlamayacağım.insanlar yaşadıkça öğreniyorlar, bazı şeylerin farkına varıyorlar.ben de tam bir yıl önce farkettim ki, aslında yılbaşı diye birşey yokmuş. 31 aralık ne ki? sıradan bir gün sadece. bu ayrımın farkına ilk kez 31 aralık 1999'da vardım. bir gün sonrasıyla, yani millenyumun ilk günüyle, o gün arasında ne fark olacaktı ki? hiç birşey... insanlar alüminyum grisi metalik elbiseler giymeyecek, ya da birden her tarafta uçan otomobiller ortaya çıkmayacaktı.ne de dünyayı uzaylılar basıp galaksilerarası bir uzay savaşı olmayacaktı ki... o zaman neden kasım'dan aralık'a geçerken 'ye...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !