× "

karga ile tilki

" arama sonuçları

karga ile tilki masalı ingilizce kısa

one bright morning as the fox was following his sharp nose through the wood in search of a bite to eat, he saw a crow on the limb of a tree overhead. this was by no means the first crow the fox had ever seen. what caught his attention this time and made him stop for a second look, was that the lucky crow held a bit of cheese in her beak. “no need to search any farther,” thought sly master fox. “here is a dainty bite for my breakfast.” up he trotted to the foot of the tree in which the crow was sitting, and looking up admiringly, he cried, “good-morning, beautiful creature!” the crow, her head cocked on one side, watched the fox suspiciously. but she kept her beak tightly closed on the cheese and did not return his greeting. &ldquo...

5.sınıf karga ile tilki notaları

sol-sol-do-do-sol-sol-mi fa-fa-re-re-sol-mi sol-sol-do-do-sol-sol-mi fa-fa-re-re-do   fa-fa-re-re-sol-sol-mi fa-fa-re-re-sol-mi sol-sol-do-do-sol-sol-mi fa-fa-re-re-do ...

aptal karga ile kurnaz tilki

                                          değişik perde örnekleri ..masal kahramanları perde olmuş ...

lafonten masalları, lafonten hikayeleri, agustosböceği ile karın

oduncu ile azrail  yoksul bir oduncu varmış ormandan odun keser sırtına yüklenip satarmış bir gün gene odunu yüklenmiş gidiyor yol yokuşmuş yaşlı amcanın dizlerinde derman kalmamış odunları yere bırakır der ki:nedir benim bu geçtiğim borçlar,çocuklar birde bu yıllardır bi rahat nefes alamadım ey azrail gelde şu canımı al der demez araili karşısında . bulur azrail der:buyur benimi çağırdın oduncu:şey şu odunları sırtıma koyarmısın ama sakın canımı alma elbet bir alacaksın zaten der:dertlerden kurtulmak ölüm çare değil insan her çeşit güçlüğe katlanır yeter ki ölüm olmasın.lafonten hikayeleri la fonten hikayeleri fabl hikayelerijean de la fontaine hırsızlar ve eşek  iki hırsız, &ccedi...

lafonten masalları, lafonten hikayeleri, agustosböceği ile karın

oduncu ile azrail  yoksul bir oduncu varmış ormandan odun keser sırtına yüklenip satarmış bir gün gene odunu yüklenmiş gidiyor yol yokuşmuş yaşlı amcanın dizlerinde derman kalmamış odunları yere bırakır der ki:nedir benim bu geçtiğim borçlar,çocuklar birde bu yıllardır bi rahat nefes alamadım ey azrail gelde şu canımı al der demez araili karşısında . bulur azrail der:buyur benimi çağırdın oduncu:şey şu odunları sırtıma koyarmısın ama sakın canımı alma elbet bir alacaksın zaten der:dertlerden kurtulmak ölüm çare değil insan her çeşit güçlüğe katlanır yeter ki ölüm olmasın.lafonten hikayeleri la fonten hikayeleri fabl hikayelerijean de la fontaine hırsızlar ve eşek  iki hırsız, &ccedi...

karga ile tilki

        küçük bir kasabanın yakınında kargalar yaşıyorlarmış ormanda her neyi bulsalar hep yerler imiş bulmazlarsa da çalarlar imiş isimleri hırsız kargalar olmuş durmadan yerler çok oburlar imiş bir gün bu hırsız kargalardan biri çalmış büyükçe bir parça peyniri gelip konmuş bir ağacın dalına kimse gördü mü, bakmış etrafına hiç kimselerde yokmuş görünürde karar vermiş o peyniri yemeye o sırada tilki ormanda imiş burnuna peynirin kokusu gelmiş kokunun geldiği tarafa gitmiş karganın ağzında peyniri görmüş çokta aç imiş midesi tilkinin bakmış, tadını düşünüp peynirin ...

karga ile tilki (çocuk şarkıları)

  bir gün bir hırsız karga. bir parça peynir çalmış. konmuş bir dalda kalmış. etrafı seyre dalmış.  oradan geçen bir tilki. şen sesinle öt demiş. hırsız karga gak demiş. peyniri tilki yemiş....

karga ile tilki(masal kahramanları yaşasa idi) 1

<_script />// -->  karga sevgili günlük... bu tilki harbiden manyak haa. gün boyu ağzımdaki peynir parçasını alabilmek için çene yapmaktan bıkmadı. yok sesim çok güzelmiş de, hemen bir kaset yapmalıymışım da, paranın dibine vururmuşum da. ulan benden bile kötü sesi olanlar kaset yaptı. ne yapıcam kaseti?! o iş artık yerlerde. halbuki desene "abi senin bacak kasları müthiş, hele biraz da sol çalışsan senden ne golcü olur" diye de bu garip gaza gelsin, bıraksın peyniri falan topun derdine düşsün. çalışmıyor ki kafa. kurnaz tilkiymiş, hah! şurada bulmuşuz peynirin kralını, iki satır rakı içicem boğazıma dizdi tilkioğlu tilki... "gel buraya" diyorum, "beraber takılalım" diyorum, "pe...

karga ile tilki

 karga ile tilki bir dala konmuştu karga cenapları; ağzında bir parça peynir vardı. sayın tilki kokuyu almış olmalı, ona nağme yapmaya başladı: “-ooo! karga cenapları,merhaba! ne kadar güzelsiniz,ne kadar şirinsiniz! gözüm kör olsun yalanım varsa. tüyleriniz gibiyse sesiniz, sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.” keyfinden aklı başından gitti bay karganın. göstermek için güzel sesini açınca ağzını,düşürdü nevalesini. tilki kapıp onu dedi ki: “efendiciğim, size güzel bir ders vereceğim: her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir, bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.” karga şaşkın,mahcup,biraz da geç ama, yemin etti gayrı faka basmayacağına....

karga ile tilki

karga bir dala konmuştu. ağzında bir parça peynir vardı. tilki peynirin kokusunu almış, karnı da acıkmıştı.kurnaz tilki karganın bulunduğu dalın altına geldi. peyniri ka pabilmenin hesaplarını yapıyordu. ona nağme yapmaya baş ladı:"ooo! karga kardeş merhaba! ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz! tüyleriniz gibiyse sesiniz, sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın."iltifatı duyan karganın keyfinden aklı başından gitti. güzel sesini göstermek için açınca ağzını, peynir ağzından düşüverdi.tilki afiyetle peyniri mideye indirdikten sonra dedi ki:"efendim, size güzel bir ders vereceğim:her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir. bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir."karga şaşkın, mahcup, biraz da geç ama, bundan sonra süslü iltifatlara aldırmayacağına söz verdi kendi kendine....

karga ile tilki

karga ile tilkibir dala konmuştu karga cenapları; ağzında bir parça peynir vardı. sayın tilki kokuyu almış olmalı, ona nağme yapmaya başladı: “-ooo! karga cenapları,merhaba! ne kadar güzelsiniz,ne kadar şirinsiniz! gözüm kör olsun yalanım varsa. tüyleriniz gibiyse sesiniz, sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.” keyfinden aklı başından gitti bay karganın. göstermek için güzel sesini açınca ağzını,düşürdü nevalesini. tilki kapıp onu dedi ki: “efendiciğim, size güzel bir ders vereceğim: her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir, bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.” karga şaşkın,mahcup,biraz da geç ama, yemin etti gayrı faka basmayacağına. la fontaine ...

karga ile tilki

  bay karga konmuş bir dala, koca bir peynir ağzında. tilki kokuyu almış gelmiş, bilirsiniz kurnaz olur tilkiler, kargayı nasıl tuzağa düşüreceğinin hesabını yapıvermiş.-günaydın sayın karga, bu ne güzellik demiş; bu ne güzellik böyle , inanın bakmaya doyamıyorum size. şu pırıl pırıl tüylerinize, renginize. ne yalan söyleyeyim, bu ormanda bir güzel daha yoktur üstünüze.kara karga havalara girmiş, bir görseniz. ne yapacağını şaşırmış sanki, sağa sola kıvırmış boynunu, poz vermiş fotoğraf çektirir gibi… tilki onun havalara girdiğini görünce, daha bir coşmuş sanki. sıradaki palavralarını söylemeye başlamış.- bunca güzelliğe, sesiniz nasıldır acaba diye merak ediyor insan. acaba sesinizi duyablir miyim sayın karga ?şuna bir gak diyeyim de ses görsün demiş; gak der demez peyniri a...

karga ile tilki

karga ile tilki bir dala konmuştu karga cenapları; ağzında bir parça peynir vardı. sayın tilki kokuyu almış olmalı, ona nağme yapmaya başladı: “-ooo! karga cenapları,merhaba! ne kadar güzelsiniz,ne kadar şirinsiniz! gözüm kör olsun yalanım varsa. tüyleriniz gibiyse sesiniz, sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın.” keyfinden aklı başından gitti bay karganın. göstermek için güzel sesini açınca ağzını,düşürdü nevalesini. tilki kapıp onu dedi ki: “efendiciğim, size güzel bir ders vereceğim: her dalkavuk bir alığın sırtından geçinir, bu derse de fazla olmasa gerek bir peynir.” karga şaşkın,mahcup,biraz da geç ama, yemin etti gayrı faka basmayacağına ...

karga ile tilki

                                                         birgün bir hırsız karga                                                          hahahahaha                ...

bendeki karga ile tilki

tilki, dalda duran kargayı kandırır ve karganın ağzından düşen peyniri yer. o hikayeden sonra, tilkinin adının kurnaza, karganın adının ise aptala çıktığını hepimiz biliriz... bu hikayeye ben kendimce devam etmek istedim. bakalım beğenecek misiniz?..   bendeki karga ile tilki   tilki, dalda duran kargayı kandırır ve karganın ağzından düşen peyniri yer... karga kaybetmiş olmanın verdiği üzüntüyle, tilkinin ağzından salyalar akıtarak peyniri yiyişini seyreder. tilki peyniri yiyip, son artıklarını da yuttuktan sonra karga ona “afiyet olsun” der ve uçar gider. tilki, karganın arkasından bakarken hakkında, “aptal olduğu kadar da nezaket sahibiymiş.” der içinden.   ertesi gün karga, aynı yere ağzında bir lokma peynirle tekrar gelir. tabi ki, til...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !