× "

kaynanamın adını kuyruklu yılan koydum sözleri

" arama sonuçları

hep o şarkı - yakup kadri karaosmanoğlu

kitabın adı:hep o şarkı kitabın yazarı:yakup kadri karaosmanoğlu kitabın yazılma yılı: ocak 1998 kitabın yayınevi: iletişim yayınları kitabın konusu: kitapta basit, sıradan hayat öykülerinin ardındaki insanların psikolojisi ustalıkla anlatılmaktadır. kitabın özeti: ilk gönül acılan: ancak, babam ölümden de baskın çıktı. beni öyle bir baskı altına aldı ki, tel kafeste kuş gibi çırpınmağa başladım. tek tesellim, cemil bey'in şarkı söylerken duyduğum sesi idi. cemil bey, hayallerimin ve rüyalarımın tek nesnesi olmuştu. bir gün rüyamda, cemil bey ile konuşurken, dadım üstüme geldi. beraber sarılıp ağlaştık. saadet kırıntıları: yine de, arada bir cüretli davranışlarım...

mevsimlik tarım işçiliği ( 1 )

okul koridorlarında ruhumun yorgunluğunu hissederek dolaşıyordum. sorumluluklarım; aileme zaman ayıramayışım, çocuklarımla yeterince ilgilenmeyişim, okul yaşamında yaşamış olduğum olaylar ve sayamayacağım daha çok şey… işte bu duygular ve ruh haliyle dolaşırken, hizmetli hasan yanıma gelerek, müdürüm odada sizi bekliyorlar, dedi. odama girdiğimde iki veli ve bir öğrencim vardı. oturmalarını söyledim.   babası; - “hocam, çocuklara izin almaya geldim. biz gidiyoruz.” bende; -“nereye gidiyorsunuz. ne izni? hele oturun.”dedim. babası; -“çalışmaya… konya -yunak…” dedi. diğer veli de; -“hocam, biz de yozgat’a gideceğiz. biz de...

bir hikaye daha.

uzun zaman olmuştu. sonunda karım geri dönmüştü kucağında 2 aylık oğlumuzla. evet terketmişti beni, haklıydı. ancak affetmişti ya da acı çektirmek için geri geliyordu. emin değilim. ilk bir kaç gün donuk ve soğuk geçtikten sonra bir cumartesi günü artık bir şeyler yapmalı dedim. -git ve hazırlan hemen, dedim. -nereye? -yemeğe, başbaşa... -ya çocuk? -kaynanaya bırakalım bugünlük, lütfen. -peki. heyecanlandığı çaktırmamaya çalışıyordu ama anlamıştım.1 saat sonra yeniden o genç ve güzel kadın oluvermişti. aslında çok yaşlı sayılmazdık henüz 30ların başındaydık ve karımın en güzel olması gerektiğine inandığım dönemde hamilelik ve yoğun k...

kiminin düğün günü & kiminin savaş günü

   salona çıkma zamanları geldiğinde kuzenimin işlemeli eteğini tutarken gözlerim yaşarmadı desem yalan olur. içimde garip bir hüzün beliriyor, düğünden sonra kısa süreliğinede olsa gökhanın ailesinin yanına fransaya yerleşecek olmaları ve azıcıkda benim hiçbirzaman böyle bir kuyruklu gelinliğe sahip olamayacak olmam. bu da benim kaderim napalım. masama geçtikten sonra ilk dans için ayazla bir boy gösterisi daha yapmamız lazım. nede olsa dün geceki partide sadece gençler vardı şimdi ise daha orta yaş ve üstüne aynı parodiyi oynamamız gerek. dans pistinin ortasında ayazla birbirimizin gözlerinin içine bakarken, birden gözlerinin yan masadaki kızlardan birin...

karneden sonra...

    18 haziran 2010 cuma  karne verme günü okulumuzun kapanış törenini hazırlayan 4 kişiden biri de bendim…hazırlanmaya ve provalara 15 gün öncesinden başladık. bayrak ve flama teslimi için gereksiz yere uğraşıp durduk..gerçi ben yıllardır tören yapa yapa artık uzmanlaşmıştım…bir törenin akışını anında sıralayabiliyorum…ama törende görevli arkadaşın biri sağolsun  bizi de kendini de kasa kasa bi hal olduk ,  mahvolduk (canım arkadaşım meğer her konuda böyle tezcanlı biriymiş )…     kapanış töreni 14 ‘te bitti ..karnelerimizi dağıttık …sınıfımdan  ebru , sema ve şerife  hocam bizim takdirimiz nerde dediler …meğer t...

<b>kaynanamın</b> verdiği iğne oyası

kaynanamın verdiği iğne oyası

düğünümde kaynanamın verdiği iğne oyası ...

<b>kaynanamın</b> verdiği iğne oyası

kaynanamın verdiği iğne oyası

düğünümde kaynanam vermişti ...

meğer kaynanamın kıymetini bilememişim

23 kasım  2004 tarihine ait fazilet takvimi yaprağından güzel bir yazı :okumak için  tıkla...

hep o şarkı, hep o şarkı kitabının özeti,kitap öeztleri,roman öz

konusu:romanda, bir aşk anlatılırken, aynı zamanda sul­tan abdülaziz dönemi türkiye’sinden görüntüler de verilmektedir.meğer roman yazmak ne güç bir işmiş! saatlerdir iki cümleyi bir araya getiremiyorum. oysa ki, kolay sanıyordum. ben ki, ne kadar çok kitap okudum. bunların etkisinde kalarak, hayatımın romanını yazmaya karar verdim. çok müsvedde karaladım, bak­tım ki yazdıkça anlatmak istediğim konudan uzaklaşıyorum, ben kelimelere hakim olacağım yerde, onlar beni alıp sürüklüyorlar.evet, ben bu satırları yazan bin faciadan arta kalmış kırk beş­lik, ellilik münire kadın, “ben otuz beş yıl, hep aynı erkeğin aşkı ile yanıp kavruldum” demekten başka söyleyecek bir s&...

emolar satanisttir yok artık kaynanamın ensesi böyle birşey dir

emolar satanisttir yok artık kaynanamın ensesi böyle birşey direk saçmalık ne yabancı kaynaklarda nede türk kaynaklarda böyle bir şey var....türkiyede bilinen tek satanist örgüt var oda satan in turkey diye bir grup onlarda emo falan alakaları yoktur neyse....kısacası saçmalığın önde gidenidir bu tabir......

the kaynanatör chronicles

- kızımı ne doktorlar ne mühendisler istedi de vermedik !kahvaltı masasında konuya bak şimdikalkıp da “siz vermediniz ama kızınız verdi mi bir de ona soralım” desem tümden cıngar çıkacaküstelik içimdeki kaynana korkusu bambaşka. her an her şey olabilir- ben isteyince neden verdiniz !- ne bileyim. gelince öyle takım elbiseli filan ...- kızı bir takım elbiseye mi verdiniz ? ehi ehi- damaaaat !çatal felan elimden düşüyor. öyle aniden damat denir mi ?sessiz sessiz kahvaltı bitiyoryavaşça kalkıp kaynana koltuğuna oturuyorveeeeeeemaalesef eline şiş ve yünlerini alıyorallahımbittim benbir kaynananın en tehlikeli anı örgü ile bütünleştiği ankaynanalar için bir transa geçme anışakraları...

kemaliye kaynana gelin atışması

kaynanadan geline ;gözleri patlak gelin çenesi hırtlak gelin seni mezar kaçkını suratsız hortlak gelin” “çürük gelin ne derdin gelin değil kedersin yoğurda zehir koydum yesin yesin gebersin bahçe çapa istiyo işçi para istiyo düşük çeneli gelin çamdan sopa istiyo eli elçekli gelin kolu kolçaklı gelin oğlanı ben doğurdum şişe bacaklı gelin çiçek gibi her yanım sen hizmetçi ben hanım evden kovarım seni eğer isterse canım başı saçaklı gelin ipten kuşaklı gelin dün geldin adam oldun leylek bacaklı gelin” “kız gelin dırdır etme fazla ileri gitme vakitsiz horoz gibi gece yarısı ötme sokakta geziyorsun oğlumu üzüyorsun sen de ne g&uu...

örnek kaynana -2

saliha, görümceden kurtulmuştu. bu arada, eve bir gelin daha gelmişti. saliha, işleri yeni gelen gelinle yapacağı için, rahatlayacağını düşünüyordu. kaynanası daha çok mu yaşayacaktı? bilemiyordu. ne olursa olsun, sıkıntılara metanetle sabretmesini becerebiliyordu. elektriği söndürmeyi başkası unutsa bile, saliha kendi üzerine alıyor, <******>(bir daha unutmam anne) diyordu.   komşular, kaynananın geçimsizliğini biliyorlardı. bir gün, bu komşulardan biri gelerek, saliha’nın yarasını deşmek istedi. kendi kaynanasının geçimsizliklerini anlattı. ağzının payını verdiğini bildirdi. saliha, bu kadına dedi ki:    — sizin kaynananız kötü olabilir. ama benimki kötü değildir. ben bu eve kavga etmeye, kaynanamın ağzının payını vermeye gelmed...

<b>kaynanamın</b> yayıgı

kaynanamın yayıgı

  bu yayıklarla eskiden ayran yapılırmış      ...

reyhan: trakya roman havası ve göbek dansı - kaynana

  batı trakya güzeli reyhan'dan ve kristal roman orkestrasından süper roman göbek havası ve bulgar güzellerinden harika bir göbek dansı. bayılacaksınız...    pencereye koydum fasulye bu gece kaçacam yarimle   bir elimde çiçek kaynanam gelecek o da bizi görecek canını da yiyecek   o da bizi görecek düşüp düşüp ölecek   hadi hadi kaynana çatla patla kaynana ben oğlunu seviyorum yüreğimi veriyorum   hadi hadi kaynana çatla patla kaynana ben oğlunu seviyorum seni dışarı atıyorum   çok fenasın kaynana çok delisin kaynana yandan göbek atıyorum canını da yakıyorum   kaynanamın kümesi hiç durmuyor çenesi sokak sokak geziyor dedikodu ediyor   kaynanamın makası çok gelinler yakası sokak sokak...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !