× "

keko ne demek

" arama sonuçları
kahpe felek

kahpe felek

aldılar ümitleri, yıktılar bulutlara.. ..gece..hep gece.. çok da güzel olacaktı ulan her şey.. isyan mı.. hayır.. içsel isyan bize yakışmaz ki.. gerçekleşmeyen şeyler için yürekte duyulan isyan diyorum, olmaz bizim üzerimize.. omuzları otursa kolları büyük gelir.. %100 pamuk olsa yıkanınca çeker.. isyan olmaz da, feryat belki.. feryat olur.. feryat net, olur.. oldu.. yine yaklaşmıştık da aslında.. ulan demiştik çok da güzel olacak elbet her şey, biz güzel insanız be demiştik.. isyan mı.. hayır.. isyan yok.. verirse yaradan yüceliğindendir, vermezse imtihanımızdır demiştik.. ablam.. hastanede.. artık hep hastanede.. güzel olacaktı her şey.. isyan mı, hayır.. iç döküş.. şimdi y...

ne açılımı lo?

önce kürt realitesini kabul ettirdiler. sonra kürdistan kelimesini.. daha sonra şehirlerimize açık açık tunceliye dersim, diyarbakıra amed demeye başlayıp, köylerin kasabaların isimlerini de değiştirmeye kalktılar.. tabanca resmine benzeyen kürdistan haritalarını çizdiler. kuyrukları dağlarda kalleşçe askerimizi vururken silahların gölgesinde mecliste tüm türk milletine meydan okumaya başladılar.. istediklerini aldıklarını sanarak daha fazlasını istemeye başladılar kürt açılımına zorluyorlar şimdi.. devlete muhatap olarak da imralıdaki eşkiya başını gösteriyorlar.. sinsice uyguladıkları bir planın doğrultusunda adım adım istediklerini elde ediyorlar. ...

dersim'de ne oldu ?

dersim’de ne oldu? (ı)    “dersim” tartışması hala ve “geçmişin gelecek için sorgulanması” gibi saygı duyulacak bir amaç için değil de,  “herkesin ve her şeyin karalanması” biçiminde maalesef sürüyor. tabii bugün, yeni nesilden pek çok kişinin, ne dersim’den, ne tarihi ve coğrafi konumundan, ne etnik yapısından, ne dini inançlarından, ne de bir zamanlar, günahsız, “iki arada bir derede kalmış”  zavallı, yoksul yöre halkına yapılan sıra dışı baskı ve zulümden haberi vardır. aslında  ayakta kalmaya çalışan cumhuriyetin,  dersim isyanını bastırırken kullandığı sert ve toptancı yöntemin, anadolu'nun diğer yörelerinde çıkan isyanları bastırırken uygulanan yöntemden farklı olduğunu iddia etmek de, kesinlikle yanlıştır.  gelgelelim bugün, bakıyorum da i...

yazı

bir günün hikâyesiokuyacağınız yazı, 2005 yılının türkiyesi'nde sıradan bir türk insanının yaşadığı bir günün hikâyesidir. kişinin adına mehmet diyelim.bir kamu kuruşunda çalışan mehmet sabah 07.00 sularında yatağından kalktı. elini yüzünü yıkadı, üstünü giyindi, kahvaltısını etmek üzere salona geçti. eşi televizyonu açmıştı, gözü ister istemez sabah haberlerine takıldı. güne yeni başlayan mehmet'in duyduğu ilk haberler sırasıyla şöyleydi:- "bingöl kırsalında güvenlik güçleri ile pkk militanları arasında çıkan çatışma sonucu bir astsubay şehit oldu, iki er yaralandı."- "organize sanayi bölgesinin temel atma törenine katılan diya...

bir günün hikÂyesi

bir günün hikâyesiokuyacağınız yazı, 2005 yılının türkiyesi'nde sıradan bir türk insanının yaşadığı bir günün hikâyesidir. kişinin adına mehmet diyelim.bir kamu kuruşunda çalışan mehmet sabah 07.00 sularında yatağından kalktı. elini yüzünü yıkadı, üstünü giyindi, kahvaltısını etmek üzere salona geçti. eşi televizyonu açmıştı, gözü ister istemez sabah haberlerine takıldı. güne yeni başlayan mehmet'in duyduğu ilk haberler sırasıyla şöyleydi:- "bingöl kırsalında güvenlik güçleri ile pkk militanları arasında çıkan çatışma sonucu bir astsubay şehit oldu, iki er yaralandı."- "organize sanayi bölgesinin temel atma törenine katılan diya...

bir günün hikÂyesi

bir günün hikâyesiokuyacağınız yazı, 2005 yılının türkiyesi'nde sıradan bir türk insanının yaşadığı bir günün hikâyesidir. kişinin adına mehmet diyelim.bir kamu kuruşunda çalışan mehmet sabah 07.00 sularında yatağından kalktı. elini yüzünü yıkadı, üstünü giyindi, kahvaltısını etmek üzere salona geçti. eşi televizyonu açmıştı, gözü ister istemez sabah haberlerine takıldı. güne yeni başlayan mehmet'in duyduğu ilk haberler sırasıyla şöyleydi:- "bingöl kırsalında güvenlik güçleri ile pkk militanları arasında çıkan çatışma sonucu bir astsubay şehit oldu, iki er yaralandı."- "organize sanayi bölgesinin temel atma törenine katılan diya...

sapıtık bir yazı

uzun zamandır şöyle ağız tadıyla iki satır yazamadım.eee malum, manitaya yol verince acıların kadını imajından da kurtulduk ve haliyle insan içi kan ağlamadıkça yazamıyor kardeşim.gerçi benim eski manitanın "o haliyle" bile sevgili bulmasını dert edinebilirim fakat kendisinin ne kadar kıytırık bir herif olduğunu bildiğimden ancak yeni sevgilisi için üzülebiliyorum ama o da acıların kadını moduna girmeme yetmiyor.sonuçta elin kadınından bana ne yani.ayrıca o herifi adam sanıp çıkan başka bir kerizin daha olması kendimi iyi hissetmemi sağlıyor; demek dünyadaki tek enayi ben değilim!şimdi bir yanım, "eski manitanın yeni dalgasına sardır ve onu yaz " diyor ama diğer yanım , "otur oturduğun yerde, siktir et salağı,  kazara bu sa...

kürtçe bir dil midir?

kürtçe bir dil midir?         günümüzde bazı siyasal olaylarda kullanılan ve bazen türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne aykırı davranışlar içerisinde olanlar tarafından “alet” edilen kürtçe, düşüncelerine değer verilen birçok dil bilimci tarafından bir “dil” olarak bile kabul edilmiyor. kuşkusuz milyonlarca insan, onunla anlaşmaya çalışıyor; fakat bu, kürtçenin gerçekten “dil” sayılabileceği anlamına gelmiyor. bir dilin, “dil” olarak nitelenebilmesi için “dilsel yeterlilikleri” taşıması gerekiyor. burada kürtçenin bir dil sayılamayacağını ortaya koymak, “kürtlerin varlığını inkar etmek” veya onların değer yargılarını yermek amacını değil; kürtçenin bilimsel gerçekliklere göre bugün...

masal-cırok

  artikel: dı pÊşxıstına zıman Û raman a zarokan de çÎrok/robîn rewsen  bi gotinên gotinbêjan, rojek ji rojan jinek dibe dê. wek her dêyek ev dê jî ji ber dêyîtiya xwe serbilind, şad û bextiryar e. lê derd û tatelek wê heye. ev jî jîrî û pêşeroja zarokê/a wê ye. dîsan mîna her dêyek daxwaza wê ew e ku zarokê/a wê ji yê/a her kesî jîrtir û di jiyanê de serketîtir be. wek her dêyek dikeve nav tevger û hewildanê û di dawiya dawîn de li deriyê albert einstein dide. ji ber ku bersiva vê pirsê ne hêsan e û ji wî çêtir jî tu kes nikare bersiva vê pirsê bide. dê derdê xwe ji einstein re dibêje û bi hêviya çareyekê jê dipirse:gelo ji bo zarokê/a min tiştê herî pêwîst çi ye? bersiva einstein bi tenê gotinekê ye: çîrok.diyar e dê ev bersiv nedipa û ji sedî sed jî...

yunus bülbül

''ne uzar ne kısalır'' diye bir deyim vardır ya hani. ne yaparsa yapsın aynı düzeyde kalan insanlar için söylenir. becerisi o kadardır. gücü yetmez uzamaya. ama uğraşısı neticesinde de kaybolup gitmez oralarda kalır. işte yunus bülbül böyle biri bence.kendisini münih'te tanıdığımda ''tahir minareci'' firmasından müzik kasetleri alır, tüm almanya'daki türk export firmalarına satardı. bu arada çaktırmadan...

fıkra

kasaba sarhoş sürücü arkadaşına döndü: - sanırım bir kasabaya yaklaşıyoruz. - ner'den çıkardın şimdi bunu? - daha çok adam ezmeye başladık da... * * * * * * gariplik bir iskoçyalı ile bir yahudi, sarhoşluk suçu ile mahkemede yargıcın huzuruna çıkarıldılar. yargıç sordu: “bu suçu kabul ediyor musunuz? ” ikisi de bir ağızdan: “hayır! ” diye bağırdılar. bunun üzerine yargıç polise sordu: “bunları buraya getirmene sebep olan delil nedir? ” polis cevap verdi: “bu iskoçyalı sokağın köşesinde durmuş, cebindeki paraları sokağa atıyordu. yahudi de onları yerden topluyor, iskoçyalı’ya veriyordu. o halde ikisi de sarhoştular.” * * * * * * süleymaniyeli rıfkı cennetin kapısında bir adam belirmiş. görevli adamın adını sormuş. a...

fıkra demeti (karadeniz)

  karadeniz fıkralarıafrika'da avcı temel, misafirlerine yerdeki ayı postunu göstererek, “bu ayıyı afrika'da ben vurmuştum” der. hayretler içinde itiraz ederler : “afrika'da ayı bulunmaz ki...” temel güler ve “ayı bu birader, oranın afrika olduğunu ne bilsin ?!” ilk hata temel'e çalıştığı yerde ilk ay maaşını fazla verirler ; ikinci ay ise eksik... hemen gidip “hata var” der. “haklısın, ama sana ilk ay fazla vermişiz. daha önce niye gelmedin ?” derler. temel : “pen ilk hataları affederum!” iskelet biyoloji dersinde öğretmen, bir insan iskeletini göstererek temel'e sorar : “söyle bakalım temel, bunun adı nedir ?” “insan kilçuğudur öğretmenim” bilmez dursun, çal...

bir günün hikayesi

okuyacağınız yazı, 2005 yılının türkiyesi'nde sıradan bir türk insanının yaşadığı bir günün hikâyesidir. kişinin adına mehmet diyelim.bir kamu kuruşunda çalışan mehmet sabah 07.00 sularında yatağından kalktı. elini yüzünü yıkadı, üstünü giyindi, kahvaltısını etmek üzere salona geçti. eşi televizyonu açmıştı, gözü ister istemez sabah haberlerine takıldı. güne yeni başlayan mehmet'in duyduğu ilk haberler sırasıyla şöyleydi:- "bingöl kırsalında güvenlik güçleri ile pkk militanları arasında çıkan çatışma sonucu bir astsubay şehit oldu, iki er yaralandı."- "organize sanayi bölgesinin temel atma törenine katılan diyarbakır büyükşehir belediye başkanı osman baydemir, konuşmasının bir bölümünü kürtçe yaptı. kürt halkı için daha fazla demokratik hak ve özgürlük talebinde bulunan baydemir, d...

fıkralar

  karadeniz fıkralarıafrika'da avcı temel, misafirlerine yerdeki ayı postunu göstererek, “bu ayıyı afrika'da ben vurmuştum” der. hayretler içinde itiraz ederler : “afrika'da ayı bulunmaz ki...” temel güler ve “ayı bu birader, oranın afrika olduğunu ne bilsin ?!” ilk hata temel'e çalıştığı yerde ilk ay maaşını fazla verirler ; ikinci ay ise eksik... hemen gidip “hata var” der. “haklısın, ama sana ilk ay fazla vermişiz. daha önce niye gelmedin ?” derler. temel : “pen ilk hataları affederum!” iskelet biyoloji dersinde öğretmen, bir insan iskeletini göstererek temel'e sorar : “söyle bakalım temel, bunun adı nedir ?” “insan kilçuğudur öğretmenim” bilmez dursun, çal...

fıkra2

bizim telefonda çift sıfır yoh   postanede işe yeni başladığım yıllarda gündüz telefon hattını çekiyor, akşamları da çalışıp çalışmadığını kontrol ediyorduk. gene bir gün en az l5 hat çekmiş yorgun bir şekilde postaneye dönmüştüm. çektiğimiz hatları kontrol etmek için önce hattı faaliyete sokuyor, daha sonra da telefon açıp çalışıp çalışmadığını kontrol ediyordum. abone sahiplerini arayıp karşı taraftan da arama yapılıp yapılmadığını anlamak için kendi numaramızı verip, bizi aramalarını söylüyordum. telefonların çalıştığını duydukça bütün yorgunluğumu üzerimden atıyordum ki ses tonundan yaşlı olduğu anlaşılan bir amca çıktı. "alo amca bey, ben postaneden arıyorum. telefonunun çalışıp çalışmadığını kontrol ediyorum. ben şimdi bir numara vereceğim. beni ararmısın?" dedim ve numaray...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !