× "

kezbanın mutfağı

" arama sonuçları

hüseyin altın'ın hayatı

hüseyin altın'ın hayatı   türkiye’nin önde gelen ama değeri pek fazla bilinmeyen büyük sanatçı hüseyin altın erzurum' da dünyaya gelmiştir. fakir ama mütevazı bir ailenin ortanca çocuğu olan hüseyin altın, 30 yıllık sanat hayatının dışında, çok çileli bir aile serüveni ile de daha küçük yaşlarda karşı karşıya gelmiştir. küçük yaşlarda erzurum’da çay bahçelerinde ve özel gecelerde sahneye ilk adımlarını atan sanatçı, kısa zamanda sesinin güzelliği ile kendini unkapanı’nda bulmuş ve türkiye’nin ilk çocuk sanatçısı olarak profesyonel yaşamına başlamıştır. sesinin ve yorum güc&u...

tatlı dil

“çıt” diye bir ses duydu yusuf. bir kuru dalın kırılma sesiydi bu, biri yanına doğru geliyordu. ürperdi, soluğu kesildi nerdeyse, acaba o muydu, yoksa başka birimiydi. bir süre hareketsiz durdu, sonra arkasına döndü. gözlerine inanamadı, işte oydu, gönderdiği mektup işe yaramıştı. kalbi yerinden fırlayacak gibi oldu, kız yanına geldiğinde dili tutuldu, ne diyeceğini, söze nasıl başlayacağını unuttu. oysa önceden neler söyleyeceğini, derdini nasıl anlatacağını ezberlemişti. yok, oldu işte bütün ezberledikleri biranda yok oldu. bir an sessiz kaldı, kızın gözlerinin içine baktı. kızında; hiç seslenmeden karşısında durmasından ve gözlerinin içine bakmasından cesaretle, söze başladı....

yeni gerçek bir hikaye kaderdeki evlilik

yeni gerçek bir hikaye kaderdeki evlilik   annesi öldüğünde, 7 yaşındaydı kezban.köyde yaşıyorlardı.ölmeden önce, annesi kezbanı ablasına emanet etmişti.kezban, annesi öldükten sonra ablası adile,abisi alim ve babası ile yaşamaya devam ettiler.abla adile ve abi alim okudular ve meslek sahibi oldular,tayinleri şehire çıktı.babaları, 2 çocuğunu okuttuktan sonra evlenmeye karar verdi.köyden bir kız bulundu ve evlendi..kezban şehre taşınan ablasının yanına taşındı.alim de şehirde kardeşlerinin evine  yakın bir camide imamlık yapmaya başladı.”hoca efendi” diye sevilmeye başlandı.iki kardeş din alimleri olunca mahalleli bağırlarına bastı onları.kezban lise 2.sınıftayken ablası bir gence g&...

kezban; senden sonra öyle o...pular türedi ki...

ah kezban ah, eli öpülesi kezban. belki de şimdi yaşamıyorsun. keşke yaşasaydın da görseydin, gerçek o...punun kim olduğunu!bu hikaye malatya'da geçer. bu, bir tercüman eşliğinde eğlenmek için geneleve gelen iki amerikalı coni ile genelevde çalışan kezbanın hikayesidir.menderes'in türkiye'yi küçük amerika yapmaya çalıştığı günlerde, yani 1955-60'lı yıllarda yaşanmış gerçek bir hayat hikayesidir.malatya'nın en canlı sokaklarından biri de, genelev sokağıdır. gündüz cumhuriyet bayramı kutlanmıştı. gece saat 12 sularında içeriye ağızlarında pipo, sarı saçlı, yüzleri soluk uzun boylu iki kişi ile beraber şık giyinmiş şişman bir adam girdi. bu iki yabancı, 'uzman' sıfatıyla bir d...

efendimisiniz

aylanın donu,mini etegi,kezbanın fistanı,pazeni,kamilin sakalının şekli,hatta cümlenin kafasının içine hakla,hangi sebeplesizi ne ilgilendirir efendi.hizmetciniz,askeriniz,postanız,halkın çocuguparasıda sizin yersinizbu ne yahubelgenizmi,tapunuzmu varne alaka siz nesiniz.ananız mayoylamı kurdu vatanıbabanız sazlamı kırdı düşmanıtanırmısınız şehit olan kullarısanmıyorum,ne ayaksınız.nesinizsahisiz efendimisinizhayır,hayır, tanımayız sizi bizsiz başbelası derebeyisiniz...

bir çocuk bir yürek

 acıyla yutkundu gülcan. yüreğindeki kederin solgun yanaklarından çenesine doğru ıslak ıslak yuvarlandığını hissetmiyordu bile. bu bir kabustu nasılsa. o kadar emindi ki bundan. bir çocuğun yaşanan bunca acıya ve korkuya rağmen hala ayakta kalmış olmasını başka türlü açıklamanın imkanı yoktu.saat 04:00. annesi ve babası görünürlerde yoktu. ağustosun o bunaltıcı sıcağına karşın titremesine engel olamıyordu.birazdan annesi gelecek ve : “kızım, gülcan. hadi kalk artık, kahvaltı hazır.” diyerek uyandıracaktı onu. bir çok geceler gördüğü kabuslardan uyandığı gibi uyanacak, daha günaydın bile demeden annesine anlatmaya koyulacaktı gördüğü kötü rüyayı. tamı tamına...

celal yarıcı albumleri {{ 16 full album }}

celal yarıcı - ağrı dağı - mahmudo lo celal yarıcı - ağrı dağı celal yarıcı - ayrılık hesapta yoktu (mutluluğu 12den vurmuşum) celal yarıcı - bizim orda düğün var celal yarıcı - gitmek bana yakışırmı celal yarıcı - güzel han celal yarıcı - mahmudo lo celal yarıcı - memeler celal yarıcı - sabret geçer zaman celal yarıcı - sevdiğim (uzun hava) celal yarıcı - sevenleri kavuşturun celal yarıcı - umrumdamı dünya celal yarıcı - yatma yeşil çimene celal yarıcı - ayran - kıskan celal yarıcı - ayran celal yarıcı - çömçe gelin celal yarıcı - gurbet celal yarıcı - hasret kaldım celal yarıcı - kıskanç celal yarıcı - kar başıma(kar başıma) celal yarıcı - nanay celal yarıcı - parolası bellidir celal yarıcı - sar beni celal yarıcı -...

gül,şiir,gül şiiri

arkadaşım kezbanın bana gönderdigi bir şiiri sizlerlede paylaşmak istiyorum ne kadar güzel bir şiirgül gazeli özlemin sardi beni, yandi her yanim benim bahar gelsin içime, gül açilsin bir kez gül senin tebesümünü yakalamak ne devlet sen gülünce kuskusuz açilir rengarenk gül verilir ve alinir cok çesit hediyler kalbim elimde geldim digerinde de bir gül kimisi diken döktü, onun geçtigi yola dökenler diken oldu, dikenlerde oldu gül girseniz gül-istana, fatiha kapisinda her bes adim attikca karsilar sizi bir gül verilir ve alinir çok çesit hediyeler kalbim elimde geldim digerinde de bir gül sevenlerin her biri çagirir bir isminle alıntıdırg...

süper bir tiyatro

                 kadınlar    yarışıyor sunucu:merhaba sayın seğirciler bugün üç farklı bölgeden kişiler gelecek bakalım kim kazanacak? yarışmacımız marmara bölgesinden deniz hanım*hoş geldiniz hanım efendi* deniz:hoş bulduk sunucu:2. yarışmacımız karadenizli fadime hanım*hoş geldiniz* fadime:hoş bulduk da uşağum sunucu:3 yarışmacımız da doğulu keban hanıııııııım*hoş geldiniz* kezban:pek hoş gelmemişem ame neyse sunucu:hazırsanız başlıyoruz.evet birinci soromuz eşinizle nasıl tanıştınız? deniz:ben sahilde geziyordum ve birden onu gördüm biz ilk önce pilotonik sonra ise otamatik olarak evlendik. fadime:uşağum ben başkasunu sevdim ama babam beni ona vermedu be...

bolalı gelenekleri

köyde yaşam  tarım ve hayvancılık eskiden köyün çay yazısına tosyalılar gelmiş çeltik ekmişler  ve akabinde köyün arazisi bol olan ailenin tek kızı kezbanı evli olduğu ramazan dan almaya kalkmışlar ve haber salmışlar bu gece alacağız diye evi ramazan gece bekliyor birisi çıkmış çatıya bacayı sökerek eve girecekmiş ne kadar kaldı diye bakarken kezbanın beyi ramazan boğazından vurmuş ve arkadaşları cenazeyi alarak  kaçarken kovalamacada bırakıp gitmişler cenaze kalmış köyde bir hafta beklemişler gelirler diye örük bahçesi denen yere gündüz bırakmışlar gece evin yanına almışlar böyle  bir hafta sürmüş gelen olmayınca gömmüşler ve çeltik işi orda btmiş hepsi kaçmışlar çayda yine eski hızar bendi yerleri bellidir iz halinde suyla çalışan ağaç biçme hızarı varmış1700 lü yı...

aranan11

  suyun hidrolizi, fizibilite, matematiğin günümüzdeki önemi, metallerin kimyasal özellikleri, coğrafya akdwniz, baraj gölleri, nötürleşme, coğrafya akdeniz, nötürleşme, lozan anlaşması, islam, dinamo, matematiğin önemi, asit baz tuz özellikleri ve reaksiyonları, türkün ateşle imtihanı, işletme gelirlerini saglama yoları, işletme gelirleri, kooperatifçilik önemi, oolean cebiri, islam doğuş, suyunayrışım projesi, kuyruklu yıldız altında bir izdivaç özet, suyun ayrışım projesi, sanayinin gelişimi, kuyruklu yıldız altında bir izdivaç özeti, egitim,kültür,siyasal, münazara konuları, the education system of turkey, boolean cebiri, hidroliz, kuyruklu yıldız altında bir izdivaç özet, asit baz tuz tanımı, suyun ayrıştırılmasının projesi, üçgende kenar uzunlukları, 1/a grubu, öss soruları, mü...

konya şekeri

hiç şüphesiz konya benim gönlümün şehri, hiçbir şehir orası kadar güzel olamaz ne istanbul ne ankara ne hindistan nede japonya gez dünyayı gör konyayı deyimini test ediyorum onaylıyorum yani =) sanmıyorum ki türkiyenin herhangi bir köşesi konyadan güzel olsun, meramı selçukluyu lalebahçeyi, çankayadaki atakuleye yada altınparka değişmem, evet çok övdüm bu şehri ama hakediyor, her neyse, her sene iple çekerdim yazın gelmesini okullar kapanınca annem burak ibrahim ve ben konyaya giderdik 2 hafta boyunca gezip tozar pikniklere gider, lalebahcedeki yeşilliğin takkeli dağdaki serinliğin tadını çıkarırdık, dayımın kızı aslı teyzemin kızı kezban ile en mutlu günlerimi gecirirdi...

kezbanın şiirleri

beni bir dağ başında böyle yapayalnız kodular, rüzgarlara, kuşlara, bulutlara yakın, senin etinden, tırnağından ayrı, senin kokundan uzak. şu anda hiç bir şey mümkün değil. şu anda her şeyden ayrı, her şeyden uzak ve her şeyden mahrumum ben. şu anda sadece yalnızlık ve kahır. sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın, şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan işte öyle imkansız birşey seni unutmak. zannetme ki herşey bitti sevdiğim; birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar. ve bundan sonra kim severse dünyada; seni ve beni hatırlayacaklar inan ki! kırılmış bir ayna gibi paramparça, kırık dökük aşkımız çaresizliğin, ümitsizliğin türküsü türkülerin en içlisi, en hüzünlüsü büyük aşkımız unut benden kalan ne varsa unutmak tesellidir yaln...

fenerbahçe_bursa

fenerbahçe ile bursa karşı karşıya geldi maç öncesinde bursa maçının zor geçeceğini düşünüyorlardı  maçın ilk yarısında bekleneni ortaya koyamayan tutuk bir fenerbahçe gördük maçım ilk dakikalarda bursa sporun direkten dönnen bir topu vardı maçın 2.yarısında ise bomba gibi bammaşka bir fenerbahçe vardı kezban 1 gol bir asist yaptı deniz kezbanın asistiyle gol attı alex ise 2 gol attı maç beklenenden kolay geçti ve fener maçı kazandı ayrıca alex 15. golünü attı ve gol kralığında rahatladı  ...

ateşe düşen gülün çığlığı (içerik no 00006)

kızını dünyaya getirdikten sonra çok sevmişti, hemde uğrunda ölecek kadar çok... ama hep eziklikle, utançla, korkuyla, cinnetle sevmişti hep "ya" diye kaygılar taşıyarak içinden ve o ya ları düşündükçe kanı çekilirdi damarlarından kezbanın. ölmeyi çokça geçirmişti içinden, oysa bir uçurum kenarından kendini boşluğa bırakacak kadar çok seviyordu hayatı, kocasını ve kızını. ama kahrolası yerde üçüne de yaşam haram kılınmıştı. kulaklarında bir ses ölmelisin, ölmelisin! diyordu. . hadi be kızım sende, çocuğun, eşin dururken hayata küsmek, ölmek mi olur? nasıl ölsün? yaşamak güzel, yaşamak kutsal. kafasında sorular dolaşıyor: kadının yazgısı mı bu? yoksa geri kalmış ülkelerin sorunu mu? diye. ilk önce çözümlerin içinde olduğunu, hayatın iğrençliklerine dayanması, bütün gücüyle karşı koyması, bu...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !