× "

kocasını emziren kadın

" arama sonuçları

kadın deyip geçmeyin

toplumların ana dinamikliğini sağlayan nesillerin ardın ardınca  sürekli hale gelmesine  vesile olan kadınların çağdaşlaştığımızı zannettiğimiz dönemimizde bile hak ettiği değeri bulamamıştır. zaman zaman şahit olmuşsunuzdur. minibüsle giderken  genç, dinamik taşı sıksa suyunu çıkarak kişiler, yaşlı bir bayanda  minibüse binse yer vermemektedir. kadın, beden diliyle de olsa oturan kişiye  bana yer verir misin? demesine rağmen  mesajını görmemek için başını diğer tarafa çevirir. bulunan sosyal ortam gereği bu bir iş yeri olabilir,  bir halk otobüsü olabilir veya iş yeri servisi olabilir. bu ve bunlara benzer ortamlarda bayanlar varsa davranışlarımız daha farklı olmalıdır. başka konumu...

nikÂh, süt, nafaka v.s. ıle alÂkalı hükümler

nikâh, süt, nafaka v.s. ıle alâkalı hükümler  başkası ile yaptığı zinadan hamile kalan kadını doğumdan önce, bir diğer kişinin nikâhlaması caizdir. ancak doğumdan hemen sonra cinsel ilişki de bulunması caiz değildir. şahidler huzurunda mehir belirlemeksizin veya belirlenerek meselâ; ahmet efendi, mehmet efendiye, "küçük kızım zeyneb'i küçük oğlunuz mustafa'ya verdim" dese oda "aldım" dese nikâh gerçekleşmiş olur. zina ile kendinden hamile kalan kadını, doğum yapmadan önce nikâhlamak ve onunla cinsel ilişkide bulunmak caizdir. şer'an muteber olan ikrâh(baskı) ile nikah sahih olur. (ımam-ı şafi'ye göre sahih değildir) ancak karı ile koca olacak olanların denk olması gere...

n, ö, r, s t, v ,y, z islamda evlilik ve aile hayatı

 nafakainfak edilen şey, azık, yiyecek, ev reisinin sağlamak zorunda olduğu yiyecek, giyecek, mesken ve benzeri şeyler. "nafaka" kökünden infâk; hayır yolunda mal sarfetmek demektir. nafakanın çoğulu "nafakât"tır. bir terim olarak yiyecek, giyecek ve meskenden kişiye yetecek miktarı ifade eder.nafaka genel olarak ikiye ayrılır: 1. kişinin kendisine gerekli olan nafaka. bu, başkasına vereceği nafakadan önde gelir. çünkü hz. peygamber; "önce kendi nefsine, sonra nafakası sana gerekli olan kimselere tasadduk et" buyurmuştur (müslim, zekât, 95, 97, 106; ebû dâvud, zekât, 39, 40; ahmed b. hanbel, ıı, 94).2. kişinin başkalarına vermesi gereken nafaka. bu çeşit nafakanın üç sebebi vardır. ...

n, ö, r, s t, v ,y, z islamda evlilik ve aile hayatı

 nafakainfak edilen şey, azık, yiyecek, ev reisinin sağlamak zorunda olduğu yiyecek, giyecek, mesken ve benzeri şeyler. "nafaka" kökünden infâk; hayır yolunda mal sarfetmek demektir. nafakanın çoğulu "nafakât"tır. bir terim olarak yiyecek, giyecek ve meskenden kişiye yetecek miktarı ifade eder.nafaka genel olarak ikiye ayrılır: 1. kişinin kendisine gerekli olan nafaka. bu, başkasına vereceği nafakadan önde gelir. çünkü hz. peygamber; "önce kendi nefsine, sonra nafakası sana gerekli olan kimselere tasadduk et" buyurmuştur (müslim, zekât, 95, 97, 106; ebû dâvud, zekât, 39, 40; ahmed b. hanbel, ıı, 94).2. kişinin başkalarına vermesi gereken nafaka. bu çeşit nafakanın üç sebebi vardır. ...

n islamda evlilik ve aile hayatı

 nafakainfak edilen şey, azık, yiyecek, ev reisinin sağlamak zorunda olduğu yiyecek, giyecek, mesken ve benzeri şeyler. "nafaka" kökünden infâk; hayır yolunda mal sarfetmek demektir. nafakanın çoğulu "nafakât"tır. bir terim olarak yiyecek, giyecek ve meskenden kişiye yetecek miktarı ifade eder.nafaka genel olarak ikiye ayrılır: 1. kişinin kendisine gerekli olan nafaka. bu, başkasına vereceği nafakadan önde gelir. çünkü hz. peygamber; "önce kendi nefsine, sonra nafakası sana gerekli olan kimselere tasadduk et" buyurmuştur (müslim, zekât, 95, 97, 106; ebû dâvud, zekât, 39, 40; ahmed b. hanbel, ıı, 94).2. kişinin başkalarına vermesi gereken nafaka. bu çeşit nafakanın üç sebebi vardır. ...

nikÂh, süt, nafaka v.s. ile alÂkalı hükümler

nikâh, süt, nafaka v.s. ile alâkalı hükümlerbaşkası ile yaptığı zinadan hamile kalan kadını doğumdan önce, bir diğer kişinin nikâhlaması caizdir. ancak doğumdan hemen sonra cinsel ilişki de bulunması caiz değildir.şahidler huzurunda mehir belirlemeksizin veya belirlenerek meselâ; ahmet efendi, mehmet efendiye, "küçük kızım zeyneb'i küçük oğlunuz mustafa'ya verdim" dese oda "aldım" dese nikâh gerçekleşmiş olur.zina ile kendinden hamile kalan kadını, doğum yapmadan önce nikâhlamak ve onunla cinsel ilişkide bulunmak caizdir.şer'an muteber olan ikrâh(baskı) ile nikah sahih olur. (ımam-ı şafi'ye göre sahih değildir) ancak karı ile koca olacak olanların denk olması gereklidır.evlendiğ...

nikÂh, süt, nafaka v.s. ıle alÂkalı hükümler

nikÂh, süt, nafaka v.s. ıle alÂkalı hükümler başkası ile yaptığı zinadan hamile kalan kadını doğumdan önce, bir diğer kişinin nikâhlaması caizdir. ancak doğumdan hemen sonra cinsel ilişki de bulunması caiz değildir. şahidler huzurunda mehir belirlemeksizin veya belirlenerek meselâ; ahmet efendi, mehmet efendiye, "küçük kızım zeyneb'i küçük oğlunuz mustafa'ya verdim" dese oda "aldım" dese nikâh gerçekleşmiş olur. zina ile kendinden hamile kalan kadını, doğum yapmadan önce nikâhlamak ve onunla cinsel ilişkide bulunmak caizdir. şer'an muteber olan ikrâh(baskı) ile nikah sahih olur. (ımam-ı şafi'ye göre sahih değildir) ancak karı ile koca olacak olanların denk olması gereklidır. evlendiği kadın evlendiği tarihten itibaren dört aydan -velev bir gün eksik dahi olsa- kısa bi...

peygamberimizin hayatı

                                                                                                hz.muhammed                                     &n...

peygamber efendimizin dünyaya gelişi ve çocukluğu

peygamber efendimizin dünyaya gelişi ve çocukluğuresûl-i ekrem efendimizin dünyaya teşrifleriyeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı.mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden âdetâ mâteme bürünmüştü. gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalblerdi. kalb ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumi yas ilân edilmişti.yeryüzü saâdetin, sevincin, huzurun kaynağı olan "tevhid" inancından mahrumdu. küfür ve şirk fırtınası ruh ve kalbleri kasıp kavurmuştu. gönüllerde tek mâbud yerine, birçok batıl ilâhlar yer almıştı. hakiki sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu.insanlar birbirini yiyen canavarlar misali vahşileşmiş; küfür şirk, cehâlet ve zulüm bataklığında boğulmaya yüz tutmuşlardı. zalimin zulüm kamçısı altında mazlum inim inim inler hale gelmişti.Âlem m...

peygamber efendimizin dünyaya gelişi ve çocukluğu

peygamber efendimizin dünyaya gelişi ve çocukluğuresûl-i ekrem efendimizin dünyaya teşrifleriyeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı.mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden âdetâ mâteme bürünmüştü. gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalblerdi. kalb ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumi yas ilân edilmişti.yeryüzü saâdetin, sevincin, huzurun kaynağı olan "tevhid" inancından mahrumdu. küfür ve şirk fırtınası ruh ve kalbleri kasıp kavurmuştu. gönüllerde tek mâbud yerine, birçok batıl ilâhlar yer almıştı. hakiki sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu.insanlar birbirini yiyen canavarlar misali vahşileşmiş; küfür şirk, cehâlet ve zulüm bataklığında boğulmaya yüz tutmuşlardı. zalimin zulüm kamçısı altında mazlum inim inim inler hale gelmişti.Âlem m...

eski ramazanlar...

sultanın mütevazı sofrası25 eylül 2006 padişah sofrası, fatih sultan mehmed’in saray ve devlet düzenini sağlayan o meşhur kanunnamesinin 35. maddesinde; “cenab-ı şerifim ile kimesne taam yemek kanunum değildir, meğer ehl-i iyalden ola, ecdad-ı izamım vüzerasiyle yerleşmiş. ben refetmişimdir” der. buradan anlaşılacağı üzere sultan fatih tek başına veya çok yakın olanlarla yemek yiyor ve evvelki padişahlar gibi vezirleriyle dahi yemek yemeyi reddediyordur. hatta kanunnameye göre divanda vezirlerin de nasıl ve hangi şartlarla yemek yiyebileceği belirtilmiş, bunların önünden kalkan taamın (yemeğin) dahi çavuşlar, reisülküttap neferleri gibi hizmetliler tarafından yenilmesini öngörmüştür. böylece bir taraftan bu hizmetlilere vezir yemeği yedirilerek onları payelendiri...

dünyaya gelişi ve çocukluğu

peygamber efendimizin dünyaya gelişi ve çocukluğuresûl-i ekrem efendimizin dünyaya teşrifleriyeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı.mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden âdetâ mâteme bürünmüştü. gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalblerdi. kalb ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumi yas ilân edilmişti.yeryüzü saâdetin, sevincin, huzurun kaynağı olan "tevhid" inancından mahrumdu. küfür ve şirk fırtınası ruh ve kalbleri kasıp kavurmuştu. gönüllerde tek mâbud yerine, birçok batıl ilâhlar yer almıştı. hakiki sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu.insanlar birbirini yiyen canavarlar misali vahşileşmiş; küfür şirk, cehâlet ve zulüm bataklığında boğulmaya yüz tutmuşlardı. zalimin zulüm kamçısı altında mazlum inim inim inler hale gelmişti.Âlem...

peygamber efendimizin dünyaya gelişi ve çocukluğu

resûl-i ekrem efendimizin dünyaya teşrifleriyeryüzünü mânevî bir karanlık kaplamıştı.mevcudat, beşerin zulüm ve vahşetinden âdetâ mâteme bürünmüştü. gözyaşı döken gözler değil, ruh ve kalblerdi. kalb ve ruhların keder, elem ve gözyaşına âlem de iştirak etmiş, sanki umumi yas ilân edilmişti.yeryüzü saâdetin, sevincin, huzurun kaynağı olan "tevhid" inancından mahrumdu. küfür ve şirk fırtınası ruh ve kalbleri kasıp kavurmuştu. gönüllerde tek mâbud yerine, birçok batıl ilâhlar yer almıştı. hakiki sahibini arayan ruhların feryadı ortalığı çınlatıyordu.insanlar birbirini yiyen canavarlar misali vahşileşmiş; küfür şirk, cehâlet ve zulüm bataklığında boğulmaya yüz tutmuşlardı. zalimin zulüm kamçısı altında mazlum inim inim inler hale gelmişti.Âlem mahzun, varlıklar mahzun, gönüller mahzun ve sîmal...

islamda evlilik ve aile hayatı (sayfa 15)

nafaka infak edilen şey, azık, yiyecek, ev reisinin sağlamak zorunda olduğu yiyecek, giyecek, mesken ve benzeri şeyler. "nafaka" kökünden infâk; hayır yolunda mal sarfetmek demektir. nafakanın çoğulu "nafakât"tır. bir terim olarak yiyecek, giyecek ve meskenden kişiye yetecek miktarı ifade eder. nafaka genel olarak ikiye ayrılır: 1. kişinin kendisine gerekli olan nafaka. bu, başkasına vereceği nafakadan önde gelir. çünkü hz. peygamber; "önce kendi nefsine, sonra nafakası sana gerekli olan kimselere tasadduk et" buyurmuştur (müslim, zekât, 95, 97, 106; ebû dâvud, zekât, 39, 40; ahmed b. hanbel, ıı, 94). 2. kişinin başkalarına vermesi gereken nafaka. bu çeşit nafakanın üç sebebi vardır. evlilik, hısımlık ve mülkiyet bağı. ıslâm'da aile reisi olarak kadının ve çocukların geçimini ...

nikah,süt,nafaka v.s. ile alakalı hukumler

nikah,süt,nadaka v.s. ile alakalı hukumler   başkası ile yaptığı zinadan hamile kalan kadını doğumdan önce, bir diğer kişinin nikâhlaması caizdir. ancak doğumdan hemen sonra cinsel ilişki de bulunması caiz değildir.şahidler huzurunda mehir belirlemeksizin veya belirlenerek meselâ; ahmet efendi, mehmet efendiye, "küçük kızım zeyneb'i küçük oğlunuz mustafa'ya verdim" dese oda "aldım" dese nikâh gerçekleşmiş olur.zina ile kendinden hamile kalan kadını, doğum yapmadan önce nikâhlamak ve onunla cinsel ilişkide bulunmak caizdir.şer'an muteber olan ikrâh(baskı) ile nikah sahih olur. (ımam-ı şafi'ye göre sahih değildir) ancak karı ile koca olacak olanların denk olması gereklidır.evlendiği kadın evlendiği tarihten itibaren dört aydan -velev bir gün eksik dahi olsa- kısa bir m...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !