× "

kollarına al beni ilahisi

" arama sonuçları

ayrılıktan hemen sonra,kendini başkasının kollarına bırakana rez

ayrılıktan hemen sonra,kendini başkasının kollarına bırakana rezil, alkole bırakana sefil, zamana bırakana ise asil denir......

bilinmeyenin kollarına doğru..

hayatımın dönüm noktasının 06.06.2007 olacağını nerden bilebilirdim ki… o aralar ben pılımı pırtımı toplamış, manevi ablamlarda kalıyordum. bi gün canımız nası sıkılıyo böyle ölüyoz ama sıkıntıdan ilk defa yapcak bişi bulamıyoz. benim ağzımdan bi anda “düşünsene lan numara sallıyomuşuz millet beni arıyomuş bana kontör geliyomuş falan” dedim (seni farklı numara arayınca sana kontör geliyodu o zamanlar). hay ağzımı sikselerdi de demeseydim bu cümle hayatımı sikti attı benim. manevi ablam ise “muhteşem bi fikir bu” dedi ve telefonu elimden aldı başladı numara sallamaya çoğu kullanılmıyo kimisine ise ulaşılmıyodu böyle numara düşürdüğümüz çok nadir oluyodu. n...

6'ncı kattan kahraman kapıcının kollarına... günlük haber

6'ncı kattan kahraman kapıcının kollarına... haberleri okumak istiyorum, 6'ncı kattan kahraman kapıcının kollarına... haberi, 6'ncı kattan kahraman kapıcının kollarına... haberi oku öğren, 6'ncı kattan kahraman kapıcının kollarına... haberi oku öğren, - soner kocaer yıllık iznini yapan sitenin kapıcısının yerine bakan metin onur, altıncı kattaki balkondan düşen bir yaşındaki ahmet efe bulut'u yere çarpmak üzereyken bacaklarından yakalayıp kurtardı. olay dün meltem mahallesi ankara sitesi a blok'un altıncı katında meydana geldi.6'ncı kattan kahraman kapıcının kollarına... haberi oku öğren,6'ncı kattan kahraman kapıcının kollarına... haberleri okumak istiyorum,6'ncı kattan kahraman kapıcının kollarına... günlük haber,...

insanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar ?

    insanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar ?   özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. insanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler. ...

insanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar ?

özel bir durum veya farklı olmak düşüncesi yoksa insanların çoğunluğu saatlerini sol bileklerine takarlar. ilk anda insanların çoğunun sağ ellerini kullanmaları, bu kolun daha hareketli olması dolayısıyla saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığının da daha yüksek olması nedeniyle sol bileğe takılmasının tercih edildiği düşünülebilir. bu düşünce şüphesiz doğrudur. sağ ellerini kullanan insanların, sağ kol düğmelerini iliklerken ne kadar zorlandıkları malumdur. peki sol ellerini daha çok kullanan solaklar da niçin saatlerini yine sol bileklerine takıyorlar? saatin ilk kullanılma yıllarında insanlar çoğunlukla cep saati kullanıyorlardı. bu saatlerin kurma düğmesi sağda '3' rakamın...

insanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar ?

özel bir durum veya farklı olmak düşüncesi yoksa insanların çoğunluğu saatlerini sol bileklerine takarlar. ilk anda insanların çoğunun sağ ellerini kullanmaları, bu kolun daha hareketli olması dolayısıyla saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığının da daha yüksek olması nedeniyle sol bileğe takılmasının tercih edildiği düşünülebilir. bu düşünce şüphesiz doğrudur. sağ ellerini kullanan insanların, sağ kol düğmelerini iliklerken ne kadar zorlandıkları malumdur. peki sol ellerini daha çok kullanan solaklar da niçin saatlerini yine sol bileklerine takıyorlar? saatin ilk kullanılma yıllarında insanlar çoğunlukla cep saati kullanıyorlardı. bu saatlerin kurma düğmesi sağda...

insanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?

özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır.insanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler. satrançta şah niçin o kadar pasiftir?çünkü şah koruma altındadır.zaten satrançta amaç şahı almaktır. o yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. ileri geri, çapraz her yöne gidebilir. batıda ve...

kara elmasım al beni de kollarına desem...

hadi dostlar gidelim bakın kalkıyor gemiler. gidelim bakın kim durduracak bizleri. elmasın gözü açılmakta gel diye bir akisle haykırmakta doğaya bütün ihtişamıyla. neden bekletiyoruz ki bu özlemin en büyük akislerini. niye gemiler kalkmıyor ki limanlara demir atmıyor ki. yalnız insanlar neden kendi kendine takılıp dalıyorlar umutsuzca mutsuzluklarına. ve herkes son bir ümitle niye sarılıyor ki sana. kimi niye kavuşuyor da kimileri kavuşamıyor sevdiklerine senin diyarında ey kasvetli sevgili. gemilerin son durağı olan sevgimizin doğumu ve mezarı. yine hangi çehrelere mezar olacaksın yine zorlu tarumar yollarında. bu bilinmeyeni nasıl aşacaksın ondan ayrı uzaklarda. nasıl tanıyacaksın tanımadığın o zatı şahsiyeti. sen tanısan o seni nasıl tanıyacak ki. mehtabına sarılacak uçsuz buc...

insanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?

insanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. insanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler. ...

sar beni kollarına “anne”

      anne“anacığına özlemini gözyaşlarıyla yıkayan yarime…) …. burası çok soğuk üşüyorum anne her taraf beyaz her taraf kar saçlarım ıslandı ayaklarım donuyor kanım çekiliyor sar beni kollarına “anne” doğduğuma sevinip basamadın bağrına emzirip ak sütünden doyurmadın beni anne geceleri uyanmadın hiçbir zaman uykundan almadın minik bedenimi koynuna öylesine hasretim ki… tenimde anne kokusuna… bir tek gün diyemedim yüreğimden koparak “anne” sanki doğduğumda yasaklanmıştı o sözcük bana oysa her bebek gibi, benimde ilk sözcüğüm olsun isterdim “anne” ne görebildin yürüdüğümü ne de düşe kalka büyüdüğümü tek sevincim nedir bilir misin? “anne” ne ben gördüm, ne de sen görebileceksin öldü...

al ben kollarına

 al beni kollarınagözlerin ölümümdü deldi geçti. sözlerin sonum muydu kesti bitti. gülüşün gülüşümdü soldu yitti. yeniden gel al beni kollarına. perinur olgun...

usulca öperek gözlerimden, düşlerimi alsana kollarına...

usulca öperek gözlerimden, düşlerimi alsana kollarına... sırrım,yasağım,sebebimsin bu karmaşık dünyada, nefesimsin soluk soluk tertemiz dağ havası gibi içime çektiğim.... bir çocuk masumiyetiyle beni sürekli gözünden sakınır gibi koruyan anamsın babamsın. yoldaşımsın sırdaşımsın gönüldaşımsın her derdime ortak olan...sevdiğimsin... karımsın... ruh eşimsin..ama rahat değilsin yeterince, bunu biliyorum. bir şeyler aklını deşiyor. kalbine bir sızı veriyor olmalı o son sözlerim, hareketlerim...benim sevgi sağanağımda ıslanmadan yürümeyi başaranlardansın sen birtanem..yangınımsın sensiz gecelerde beni yakan, sabrımsın sensiz saatlerde teselli veren, mutluluğumsun, umudumsun uzaklardan bana nefes gibi içimde dolanan, damarımdaki kansın sıcacık içimde dolanan, çarpan kalbimdesin her an her daki...

usulca öperek gözlerimden, düşlerimi alsana kollarına...

>usulca öperek gözlerimden, düşlerimi alsana kollarına... sırrım,yasağım,sebebimsin bu karmaşık dünyada, nefesimsin soluk soluk tertemiz dağ havası gibi içime çektiğim.... bir çocuk masumiyetiyle beni sürekli gözünden sakınır gibi koruyan anamsın babamsın. yoldaşımsın sırdaşımsın gönüldaşımsın her derdime ortak olan...sevdiğimsin... karımsın... ruh eşimsin..ama rahat değilsin yeterince, bunu biliyorum. bir şeyler aklını deşiyor. kalbine bir sızı veriyor olmalı o son sözlerim, hareketlerim...benim sevgi sağanağımda ıslanmadan yürümeyi başaranlardansın sen birtanem..yangınımsın sensiz gecelerde beni yakan, sabrımsın sensiz saatlerde teselli veren, mutluluğumsun, umudumsun uzaklardan bana nefes gibi içimde dolanan, damarımdaki kansın sıcacık içimde dolanan, çarpan kalbimdesin her an her d...

usulca öperek gözlerimden..düşlerimi alsana kollarına

usulca öperek gözlerimden..düşlerimi alsana kollarına sırrım,yasağım,sebebimsin bu karmaşık dünyada, nefesimsin soluk soluk tertemiz dağ havası gibi içime çektiğim.... bir çocuk masumiyetiyle beni sürekli gözünden sakınır gibi koruyan anamsın babamsın. yoldaşımsın sırdaşımsın gönüldaşımsın her derdime ortak olan...sevdiğimsin... karımsın... ruh eşimsin..ama rahat değilsin yeterince, bunu biliyorum. bir şeyler aklını deşiyor. kalbine bir sızı veriyor olmalı o son sözlerim, hareketlerim...benim sevgi sağanağımda ıslanmadan yürümeyi başaranlardansın sen birtanem..yangınımsın sensiz gecelerde beni yakan, sabrımsın sensiz saatlerde teselli veren, mutluluğumsun, umudumsun uzaklardan bana nefes gibi içimde dolanan, damarımdaki kansın sıcacık içimde dolanan, çarpan kalbimdesin her an her dak...

hüzün kollarına alıp

  hüzün kollarına alıp sardıtaradı uzun saçlarımısıkı sıkıya bağlıydım çözüldüm ellerinde   gün güleç başlamıştı oysa, yüksek tepelere çıkmıştı bulutlargeçmiş konuk olmuş, damarlarından sızıyordu yaşamın   hüzün kollarına alıp sardıtaradı uzun saçlarımısıkı sıkıya bağlıydım, çözüldüm ellerinde   hayıflanmadan baktım neşenin bu diyarı terk edişinegiden değildi sevdiğimağlamadım sıkıya sıkıya bağlıydımdümdüz olmam istenmiştitörpüledim her yanımıönce pençelerim gitti sonra ellerimdüşüş ardından başladı tüm dalgalar terk etmedi ama benibir perçem anımsatır benliğimihani o asi vardı ya iplere dolanmayanonu saklıyorum perçemimin gizlerinde   hüzün kollarına alıp sardıtaradı uzun saçlarımısıkı sıkıya bağlıydım, çözüldüm ellerinde   bir acı kıvrım geldi o...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !