× "

komünal ne demek

" arama sonuçları

kabil habil'i neden öldürdü?

bilindiği gibi âdem’in iki oğlu olmuştur. bunların adları habil ve kabil olarak bilinir. ancak kur’an’da âdem’in çocukları hakkında bilgi verilirken isim zikredilmez tevrat’ta ise habil ve kani olarak adlandırılmışlardır. eski ahit'in 4. bölümden itibaren âdem’in iki oğlunun durumu anlatılmaktadır. bölüm: 4 ve adem karısı havvayı bildi; ve gebe kalıp kaini doğurdu; ve; rabbin yardımile bir adam kazandım, dedi. 2 ve yine kardeşi habili doğurdu. ve habil koyun çobanı oldu, fakat kain çiftçi oldu. 3 ve kain, günler geçtikten sonra, toprağın semeresinden rabbe taktime getirdi. 4 ve habil, kendiside sürünün ilk doğanlarından ve yağlarından getirdi. ve...

gün zileli ile röportaj (sarphan uzunoğlu)

gün zileli ile röportaj sarphan uzunoğlu gerçek gündem gün zileli : '' türk basını kirli...eski ihbarcı aydınlık'ın yerine taraf gazetesi geçti '' aydınlık hareketi’nin kurucuları arasından yer alan gün zileli, taraf gazetesine sert eleştiriler yaptı. taraf gazetesi statükocu ve devletçi bir organ olarak tanımlayan zileli, ‘’polisten daha polisçi bir yönelim içindedirler. eski ihbarcı aydı...nlık gazetesini bile yaya bırakacak ölçüde hem de’’ diye konuştu. sarphan uzunoğlu’nun görüştüğü gün zileli, türkiye solu üzerinde etkileri olan halil berktay ve murat belge’nin taraf gazetes...

mahmud erol kılıç ile günümüzde tasavvuf ve tarikatler üzerine s

didişmek bize enerji kaybettiriyor... 30 ocak 2007 nuriye akman'ın, mahmud erol kılıç ile günümüzde tasavvuf ve tarikatler üzerine yaptığı söyleşi ... türkiye'nin tarikatlar açısından hakiki bir fotoğrafını çizmek, tasavvufun geleneksel çizgisinden ayrılıp şirketleşen, iktidara talip olan oluşumlara, çürümenin, yozlaşmanın izlerine bakmak mümkün müdür diye düşündüm. sorularımı yönelteceğim bir akil adam arayışım beni marmara üniversitesi hocalarından ve türk islam eserleri müzesi başkanı mahmud erol kılıç'a götürdü. kendisi bir bilim insanı olarak aktüel konularda değil daha teorik, daha filozofik d&...

neden dersim, neden kızılbaşlık?

sorun  polemik sayı 37 sırrı öztürk değerli canlar-dostlar-yoldaşlar merhaba! 9.munzur doğa ve kültür festivali’ni düzenleyen ve bizi de bu panele çağıran-konuşma fırsatı tanıyan arkadaşlara teşekkür ederim. dersim “kadim komünal” köklere sahiptir. ana ata’ların “ortaklık toplumu” kültür ve geleneklerinin yeşerdiği topraklarda bu festivalin adına-ruhuna ve dersim’in ilerici geleneklerine katkı getirmesini dilerim. burada sizlere söyleyeceklerim şahsi görüşlerim olduğu kadar, sorumluluğunu taşıdığım sorun yayınları kolektifi’mizin geliştirip güçlü kılmak istediği ortak-kolektif görüşlerdir de. bizleri ...

alfredo,sar ve azeroğlu

alfredo, sar ve azeroğlu    ezilenlerin, alternatif bir sanatı ve edebiyatı olması gerektiğine ve bu kavramları hücrelerine kadar empoze etmesine inananlardanım. bu bağlamda sürekli kendini geliştirdiği gibi, haleflerini yetiştirmeyi de ihmal etmeyen sanatçılara ihtiyaç vardır. sermayeden bağımsız, franko’ nun 3f’ si ile kutuplaşmış, ezilenlerin kültürel ve entelektüel birikimine her alanda katkı sağlayacak bir kültür anlayışı sınıf mücadelesinde de olmazsa olmaz bir tavır olmalıdır. gıdasını halktan alan tamamıyla farklı yedi sanat anlayışı yaratılmalıdır. sanatçı her şeyden önce milliyetini inkâr etmeli, kendisini dünyanın bir vatandaşı olarak görmelidir. yeri geldiğinde bir g...

şehit serdar arkadaşın (toros) mektubu

kürt halk önderliğine başkanım, son çeyrek yüzyıla destansı bir mücadele sığdırdınız.yaşanan her an’da büyük gelişmeler yarattınız. sadece kürt halkı için değil,ortadoğu halkları ve insanlık için bir gelecek umudu oldunuz. ortaya koyduğunuz demokratik ekolojik toplum paradigması ve demokratik konfederalizm projeleriyle halkların yeni sesi oldunuz. toplum, doğa, tarih, felsefe,bilim,mitoloji, din ve sayamayacağımız bir çok konu yeni bakış açınızla daha da anlaşılır oldu bizler için.kördüğüm haline gelmiş bir çok sorun yeni bakış açınızla çözüm perspektifine kavuştu. geliştirdiğiniz çözümlemelerle gerçek tarihimizle tanıştık. şimdi her zaman...

mahmud erol kılıç ile günümüzde tasavvuf ve tarikatler üzerine s

30 ocak 2007nuriye akman'ın, mahmud erol kılıç ile günümüzde tasavvuf ve tarikatler üzerine yaptığı söyleşi ... türkiye'nin tarikatlar açısından hakiki bir fotoğrafını çizmek, tasavvufun geleneksel çizgisinden ayrılıp şirketleşen, iktidara talip olan oluşumlara, çürümenin, yozlaşmanın izlerine bakmak mümkün müdür diye düşündüm.sorularımı yönelteceğim bir akil adam arayışım beni marmara üniversitesi hocalarından ve türk islam eserleri müzesi başkanı mahmud erol kılıç'a götürdü. kendisi bir bilim insanı olarak aktüel konularda değil daha teorik, daha filozofik düzeyde konuşmayı seviyordu. kendisinden sap ile samanın karıştığı, ...

muro yetmez, şirinler de yasaklansın

paranın patronu, yiğit bulut'u ti'ye aldı.kurtlar vadisi'nde 'muro' karakteriyle 'vadiseverler'in ilgiyle izlediği mustafa üstündağ, aynı karakteri canlandıracapı 'nalet olsun içimdeki insan sevgisi' adlı bir film projesi olduğunu duyurmuştu.paranın patronu, daha önce kurtlar vadisi dizisini sakıncalı bulan, üstündağ'ın başrol oynayacağı filmin de gösterime girmemesi gerektiğini savunan vatan gazetesi yazarı yiğit bulut'u eleştirdişirinler de yasaklansınbence “pamuk prenses ve yedi cüceler” yasaklansın. ne demek öyle? hem pamuk, hem prenses hem yedi cüce ve orman...burada derinden derinden bir beyin yıkama var.şirinler mesela. kötü örnek. sistemde para yok, komünal hayat, onca şirin, bir tane şirine var. bu...

serdar arı

  24.10.2005te izmir buca 2 nolu f tipi cezaevinde bedenini ateşe verip şehit olan serdar arının mektupları aşağıdadır. kürt halk önderliğinebaşkanım son çeyrek yüzyıla destansı bir mücadele sığdırdınız. yaşanan her anda büyük gelişmeler yarattınız. sadece kürt halkı için değil, ortadoğu halkları ve insanlık için bir gelecek umudu oldunuz. ortaya koyduğunuz demokratik ekolojik toplum paradigması ve demokratik konfederalizm projeleriyle halkların yeni sesi oldunuz. toplum, doğa, tarih, felsefe, bilim, mitoloji, din ve sayamayacağımız birçok konu, yeni bakış açınızla daha da anlaşılır oldu bizler için. kördüğüm haline gelmiş birçok sorun, yeni bakış açınızla çö...

avrupalılaşmak mı, avrupalılaştırmak mı?

cemil meriç   (gerçek dergisi, ağustos 1978, cilt 1, sayı 2)   batı dillerinde karşılığı olmayan bir mefhum; çağdaşlaşmak; cıvık, korkak, mur­dar... bu habis kelimeyi, lügat hazinemizden tardetmedikçe, düşünce selâmetine ulaşamayız. gerçi avrupa da şuurumuzu bulandır­mak için, nice lafızlar icad etmiş. ama hiçbir emperyalizm, çağı tek başına temsil et­mek gibi abes bir iddiaya kalkışmamıştır. hıristiyan dünyanın son keşfi, 'azgelişmişlik'. asırlık hezimetlerin öcünü almak için uydurulmuşa benzeyen bu sefil kelime müstağriplerimiz tarafından hararetle benimsen­di neden azgelişmiş, niçin azgelişmiş, kime göre azgelişmiş?  tarih sahnesine çıkan bü­yük medeniyetler birbirine eşit değerdedir. islâm -türk medeniyeti, bu medeniyetler içinde en parlak...

avrupalılaşmak mı, avrupalılaştırmak mı?

(gerçek dergisi, ağustos 1978, cilt 1, sayı 2)   batı dillerinde karşılığı olmayan bir mefhum; çağdaşlaşmak; cıvık, korkak, mur­dar... bu habis kelimeyi, lügat hazinemizden tardetmedikçe, düşünce selâmetine ulaşamayız. gerçi avrupa da şuurumuzu bulandır­mak için, nice lafızlar icad etmiş. ama hiçbir emperyalizm, çağı tek başına temsil et­mek gibi abes bir iddiaya kalkışmamıştır. hıristiyan dünyanın son keşfi, 'azgelişmişlik'. asırlık hezimetlerin öcünü almak için uydurulmuşa benzeyen bu sefil kelime müstağriplerimiz tarafından hararetle benimsen­di neden azgelişmiş, niçin azgelişmiş, kime göre azgelişmiş?  tarih sahnesine çıkan bü­yük medeniyetler birbirine eşit değerdedir. islâm -türk medeniyeti, bu medeniyetler içinde en parlak, en uzun ömürlü, en ...

avrupalılaşmak mı avrupalılaştırmak mı?cemil meriç

batı dillerinde karşılığı olmayan bir mefhum; çağdaşlaşmak; cıvık, korkak, mur­dar... bu habis kelimeyi, lügat hazinemizden tardetmedikçe, düşünce selâmetine ulaşamayız. gerçi avrupa da şuurumuzu bulandır­mak için, nice lafızlar icad etmiş. ama hiçbir emperyalizm, çağı tek başına temsil et­mek gibi abes bir iddiaya kalkışmamıştır. hıristiyan dünyanın son keşfi, `azgelişmişlik`. asırlık hezimetlerin öcünü almak için uydurulmuşa benzeyen bu sefil kelime müstağriplerimiz tarafından hararetle benimsen­di neden azgelişmiş, niçin azgelişmiş, kime göre azgelişmiş? tarih sahnesine çıkan bü­yük medeniyetler birbirine eşit değerdedir. islâm -türk medeniyeti, bu medeniyetler içinde en parlak, en uzun ömürlü, en zinde medeniyetlerden biridir. medeniyetin tek öl­çüsü va...

modern toplumun insanda oluşturduğu yürüme şekli

ister modernizm eleştirisi, ister kapitalizm eleştirisi olarak kabul edilsin, şehir yaşamının insanlarda oluşturduğu birbirinden ilginç yürüme şekillerine karşı yapılan bir tespittir bu.bir ara cat walk diye bir şey çıktı anımsarsınız. neymiş efendim, mısır'daki tanrıçalar kısa ve dik adımlar atıyormuş. ulan, bir memleketin hatun ırkı böyle mi yürür ya. seri ve kısacık adımlar... acelen varsa geniş adım at kardeşim; ama olmaz. niye? çünkü kült böyle. peki.bunu da geçtim. bugün öğrenim görülen fakültelerde, hizmetlileri ve öğretim görevlileri de dahil olmak üzere -siz deyin- ortalama 1000'e yakın insan barınmakta. ya bu ne demek biliyor musunuz? 5 adet büyük ölçekli köy nüfusu demek. hem de sadece 3 4 katlı bir binada... ya... bir yürümeye kalkıyorsun; yok onun omzuna çarptım, vay o...

beyin biliminin tarih bilimindeki yeri üzerine(süleyman şaşmaz&#

        süleyman şaşmazla röportaj: "beyin biliminin tarih bilimindeki yeri üzerine…” — okuyucularımız yeni çağı algılıyorlardır elbette ama, her yazarın farklı bir tespiti var bu konuda ve kafalar biraz karışıyor olmalı. siz çağ dönüşümünü kitaplarınızda ve risalelerinizde yeterince işlediniz aslında, yine de özetle konuya “tarihî maddecilikten tarih bilimine” nasıl geçildiğini aktararak bir giriş yapar mısınız? — benim başıma gelen şuydu: marksizm’in-kıvılcımlı biliminin (nükleer tarih bilimi) yeni gelen çağa hiçbir cevap verememesi karşısında, biz beynimizdeki bütün tecrübelerle kalmıştık; beyin kendi kendine kullandı bunları; ben oturup bunları kullanmadım; yani, ben i...

mahmud erol kılıç ile günümüzde tasavvuf ve tarikatler üzerine s

30 ocak 2007 nuriye akman'ın, mahmud erol kılıç ile günümüzde tasavvuf ve tarikatler üzerine yaptığı söyleşi   ... türkiye'nin tarikatlar açısından hakiki bir fotoğrafını çizmek, tasavvufun geleneksel çizgisinden ayrılıp şirketleşen, iktidara talip olan oluşumlara, çürümenin, yozlaşmanın izlerine bakmak mümkün müdür diye düşündüm. sorularımı yönelteceğim bir akil adam arayışım beni marmara üniversitesi hocalarından ve türk islam eserleri müzesi başkanı mahmud erol kılıç'a götürdü. kendisi bir bilim insanı olarak aktüel konularda değil daha teorik, daha filozofik düzeyde konuşmayı seviyordu. kendisinden sap ile samanın karıştığı, kavramların tepetaklak olduğu bir zamanda bu dikey üslubu mümkün olduğunca bırakmasını rica ettim. sağ olsun beni kırmadı. konuştuk...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !