× "

kuşkunun eş anlamlısı

" arama sonuçları
polis, savcı, yargıç seçme hakkı olsun kuramım

polis, savcı, yargıç seçme hakkı olsun kuramım

  hani artık günümüzde; hastaların doktor, hasta bakıcı, hemşire, ilaç, tedavi yöntemi seçme hakları var ya; siyaset ile dinin, siyaset ile ticaretin, din ile nefsin, din ile ticaretin birbirine karışdığı ve tarikatlar, dinsel topluluklar(cemaatler) ile bağları, ilişkileri olmak ile suçlanılan polisler, savcılar, yargıçlar olduğunu da düşünür isek; bence, yani bir kuram olarak; insanların tıpkı doktor, hemşire, ilaç, tedavi yöntemi seçme hakları olduğu gibi; polis, savcı, yargıç seçme hakları da olsun. yani madem ki davranışlar, uygulamalar, seçimler, söylemler; dinsel örgütlenmelere ve siyasal örgütlenmelere göre değişiyor, en azından bilims...

ösym başkanına açık mektup!...

mehmet halil arık emekli eğitimci –denizli mehmethalilarik@gmail.com   ösym başkanı ali demir’e çok açık mektup!...   sayın bay ali demir; skandal bir sınavın sahibisiniz. böyle bir sınav sizden önceki başkanı yerinden etmişti. daha güvenilir, daha adaletli ve tarafsız sınavlar yapılsın diye görev size teslim edildi heyhat!... meğer orada da otomatikteymiş işler!.. yine hüsran düştü payımıza!.. üstelik bu seferki tüy de dikti hepsinin tepesine…   “neyleyim, kalmadı hüsrana tahammül, ey demir! güven dedin, çaldırdın ümidini gençliğin, ey demir!..”   ilk günden itibaren...

samimi imanın önündeki gizli tehlike: kuşku.

yüce allah insanı temiz ve berrak bir akılla düşünebilecek güçte yaratmıştır. ancak insan nefsinin ve şeytanın kışkırtmalarına uyduğu takdirde düşüncelerini kirletecek, sağlıklı düşünmesini engelleyecek olaylardan olumsuz etkilenebilir. insanın sağlıklı düşünmesini engelleyen, düşüncelerini kirleten etkenlerden biri de “kuşku”dur. kuşku insana nasıl zarar verir? samimi olarak iman etmeyi ne şekilde engeller? kuşkudan nasıl kurtulunur? rabbimiz kuran'ın birçok ayetinde, müminlerin “temiz akıl sahipleri” kimseler olduklarını bildirmektedir. al-i imran suresi'nin 190. ayetinde, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile günd&u...

susarsam ardımda kuşkunun ayakları.. konuşursam geceler iyice uz

"gecenin cebinde dolaşıyorum sabrım yok sabahı beklemeye susarsam ardımda kuşkunun ayakları konuşursam geceler iyice uzayacak ve kerbela olacak yürüsem sözcüklere ...ayan kaldım siz gelin ey çocuk bakışları ey siyahi boyunlarında kölelerin özgürlük bereleri tutunun yüreğimeki depremler vaktidir tezelden varmalıyım gecikirsem gün olur sevdalarım takılır çarşı tuzaklarına yetişmeliyim annemin dualarına taze bulup getirmeliyim kaybolan gözlerimi konuşursam geceler iyice uzayacak bekleyince çağrılmayan yalnız ben olacağım yürüsün tüm güzellikler gözlerimize yüreğimi çabuk tutmalıyım sevgiye ve kine sabrım yok düşünmeye yenide...

gerçek kavramı..2

gerçekçiliği savunan fransız sanatçılar, sanatı klasik ve romantik akademizmin yapaylığından kurtarmak, konularını toplumsal sınıflar ve temalar arasından seçmek gereğinde birleşmişlerdi. ayrıldıkları nokta ise sanatçının benimseyeceği bakış açısıydı. kimileri gerçekçi sanat için yoksul halk ve işçi sınıfı ile yakın ilişkiler kurulmasını öngörürken, gerçekçiliğin honoré de balzac, gustave flaubert ve emile zola gibi edebiyat alanındaki temsilcileri, günlük yaşamın, önyargısız, bilimsel bir tutumla incelenmesini ve bir bilim adamının “klinik” bulguları kadar nesnel bir bakış açısıyla ortaya konmasını öne sürdüler. çağdaş den...

11.sınıf dil ve anlatım dersi 2. dönem 2.yazılı

“bir anda olup biten birşey için bu kadar zaman korku çekmek akıl karı mıdır? ölüm, uzun ömürle kısa ömür arasındaki farkı kaldırır, çünkü yaşamayanlar için zamanın uzunu kısası yoktur. aristo, hypanis ırmağının suları üstünde bir tek gün yaşayan küçük hayvanlar bulunduğunu söyler. bu hayvanlardan, sabahın saat sekizinde ölen genç, akşamın saat beşinde ölen ihtiyar sayılır. bu kadarcık bir ömürün bahtlısını, bahtsızını hesaplamak hangimizi gülünç etmez? ama sonsuzluğun yanında, dağların, şehirlerin, yıldızların, ağaçların, hatta bazı hayvanların ömrü yanın da bizim hayatımızın uzunu, kısası da o kadar gülünçdür.” montaigne 1. yukarıdaki paragrafta koyu ve italik harfle gösterilmiş bölümlerdeki virgül işaretlerinin kullanılma sebeplerini yazınız.( 10 puan )2. yukarıdaki paragraftaki yazım y...

samimi imanın önündeki gizli tehlike: kuşku

yüce allah insanı temiz ve berrak bir akılla düşünebilecek güçte yaratmıştır. ancak insan nefsinin ve şeytanın kışkırtmalarına uyduğu takdirde düşüncelerini kirletecek, sağlıklı düşünmesini engelleyecek olaylardan olumsuz etkilenebilir. insanın sağlıklı düşünmesini engelleyen, düşüncelerini kirleten etkenlerden biri de “kuşku”dur. kuşku insana nasıl zarar verir? samimi olarak iman etmeyi ne şekilde engeller? kuşkudan nasıl kurtulunur?rabbimiz kuran'ın birçok ayetinde, müminlerin “temiz akıl sahipleri” kimseler olduklarını bildirmektedir. al-i imran suresi'nin 190. ayetinde, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde ancak temiz akıl sahipleri...

samimi imanın önündeki gizli tehlike: kuşku

samimi imanın önündeki gizli tehlike: kuşku yüce allah insanı temiz ve berrak bir akılla düşünebilecek güçte yaratmıştır. ancak insan nefsinin ve şeytanın kışkırtmalarına uyduğu takdirde düşüncelerini kirletecek, sağlıklı düşünmesini engelleyecek olaylardan olumsuz etkilenebilir. insanın sağlıklı düşünmesini engelleyen, düşüncelerini kirleten etkenlerden biri de “kuşku”dur. kuşku insana nasıl zarar verir? samimi olarak iman etmeyi ne şekilde engeller? kuşkudan nasıl kurtulunur? rabbimiz kuran'ın birçok ayetinde, müminlerin “temiz akıl sahipleri” kimseler olduklarını bildirmektedir. al-i imran suresi'nin 190. ayetinde, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gü...

büyük londura yangını

büyük londra yangınıvikipedi-han     1666 büyük londra yangını'nın bilinmeyen bir sanatçı tarafından betimlenmesi. sağda londra kulesi, solda londra köprüsü. arka planda en büyük alevler ile çevrelenmiş st paul katedrali.büyük londra yangını, 2 eylül 1666 pazar günü londra'nın orta kesimlerinde başlayarak 5 eylül çarşamba gününe kadar kenti etkisi altına alan, kentin tarihindeki en büyük yangın felaketidir.[1]yangın, romalılar döneminden kalma kent duvarlarının içinde kalan orta çağ londrası'nı tahrip etmiştir. soyluların yaşadığı bölge olan westminster'ı, dönemin kralı ıı. charles'ın bulunduğu whitehall sarayı'nı ve gecekondu ...

çelişkili müslümanlar!

  çeşmelerde bardağın doldurmadan kor isenkırk yıl orda dursa dakendi dolası degil... yunus      bizler bu topraklarda yaşayan insanlar olarak islam'ı bir başka yaşamsal zeminden koparak bilinçli bir şekilde seçmedik. en azından tam----- yakınımız böyle. bu topraklarda yüzyıllardır süre gelen bir islam olgusu vardı. bundan kaynaklanan bir kültür oluşmuştu. bizler hayata gözlerimizi böyle bir ortamda açtık ve doğal olarak bununla kültürlendik. kuran'i ifadeyle; atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyduk. ama bunu bilinçli bir tercihe dönüştüremedik. oysa islamı vahyi asıl kaynaklardan okuyup aklederek hazır bulunduğumuz kültürel islamın bir sağlamasını yapıp islamımızı içselleştirmeliyiz. yapıp yapmadıklarımızı bilinçli hale getirmeliyiz.   &...

kuşkunun zehiri

vicdansızlarla  yaşamaya dayan dayan yalnızlığına, gerisi yalan yaşamaksa  zaten yalan kimseye güvenmez akıllı olan   kayboldu bunca sene şimdi bak ne  var elde kalan bir  aptallıkla, savurganlık zaman zaman  için  ağlanmaz inan   sevgi için  aşk için yaşamaya dayanamam bunca  vicdansızlık içinde  aşk aramam aramam yalnızlığımı kimsede, şimdi tamam tamamın son noktasındayım              bir milyon kere daha aldanamam   beni seviyormuş.... yalan gözlerinin  içinde  uyku bulmamış... yalan uykusu bir  dumanın esrarındaymış... yalan yaşama benimle  bağlanmış... yalan     yaşlandı bütün duygularım   artık çivi tutma...

bir kısa öykü

şimdi, size bir engel oluşturan şu çok inatçı enerjilerden biri hakkında konuşalım – çok inatçı enerjiler. ama bunu yapmadan önce, kısa bir öykü anlatalım – kısa bir öykü! (izleyiciler güler, çünkü tobias uzun öyküleriyle bilinir) kısa… kısa öykü.bir rahip, bir papaz ve bir haham (kahkahalar) bir bara girerler ve… ay, yanlış öykü! (kahkahalar) elimize başka bir metin tutuşturdular. pardon. bu başka bir grup içindi. (yoğun kahkahalar)iki araştırmacı, kâşif vardı, ve onlar yola koyulup yeni dünyayı keşfetmek istediler. tutku ve arzu ve macera ruhuyla doluydular. ikisi de aynı limandan aynı gün ayrıldılar, yani numerolojinin ne olduğu önemli değildi çünkü aynıydı. gezegenlerin nasıl uyumlandığı önemli değildi çünkü aynıydılar.birinci araştırmacının adı chris’ti v...

kuşkunun korkunun oldugu her yerde sevgi ipinin ucu elinden kaça

karşına kim çıkarsa çıksın: sevginin senden ne istediğini hep araştır. kim olursan ol: ne yapman ve nereye gitmen gerektiğini hep yüregine sor. sevgi bir düşüncede, bir sezgide yıldırım gibi çakar; onun izinden gitme cesaretini gösterebilirsen hayatın gürül gürül akan ırmağında engelle karşılaşmadan yüzebilirsin. ne yaşamak,  neye sahip olmak istiyorsan sevği onu senin için hazır eder; onu bulmak için belirli bir amaç peşinde koşmadan arzularını sadece o yöne çevirmeden peşinden gideceksin. arzularından ve amaçlarından vazgeçer ve sadece sevginin işaretlerini izlersen özlediğin herşey senin olacaktır. sevginin yolladığı işaretler kolay ve belirgindir. sevgi der''git'' sevgi der ki''gel'' sevgi evet yada hayır der. ve sen bu sesi kendi yüre...

hûd

"eğer söylediğiniz doğru ise,.bu konuda allah dışında yardıma çağırabileceklerinizi de yardıma çağırınız." eğer bu kur'an'ın allâh sözü olmadığı, o'nun dışında bir başkası tarafından uydurulduğu biçimindeki iddianızda haklı iseniz, yüce allah'a koştuğunuz ortakları, edebiyatçılarınızı, söz ustalarınızı, şairlerinizi, cinlerinizi ve insanlarınızı yardıma çağırınız da bu kur'an'ın on suresine benzer bir yazı dizisi de siz uydurunuz bakalım! şimdi de bir sonraki ayetin cümlelerini inceliyoruz: "eğer onlar bu çağrınıza karşılık vermezlerse..." yani kur'an'ın on suresine benzer bir başka on sure uydurmayı başaramazlarsa. böylece bu imkânsız işte size yardım edemeyecekleri, bu konuda ellerinden hiçbir şey gelmediği ortaya çıkarsa. sizin de bu işte ba...

sabrım yok sabahı beklemeye

  gecenin cebinde dolaşıyorum sabrım yok sabahı beklemeye susarsam ardımda kuşkunun ayakları konuşursam geceler iyice uzayacak ve kerbela olacak yürüsem sözcüklere ayan kaldım siz gelin ey çocuk bakışları ey siyahi boyunlarında kölelerin özgürlük bereleri tutunun yüreğime ki depremler vaktidir tezelden varmalıyım gecikirsem gün olur sevdalarım takılır çarşı tuzaklarına yetişmeliyim annemin dualarına taze bulup getirmeliyim kaybolan gözlerimi konuşursam geceler iyice uzayacak bekleyince çağrılmayan yalnız ben olacağım yürüsün tüm güzellikler gözlerimize yüreğimi çabuk tutmalıyım sevgiye ve kine sabrım yok düşünmeye yeniden sabrım yok sabahı beklemeye...   hüseyin akın...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !