× "

kuzenime mektup

" arama sonuçları

yelkenle devr-i Âlem

yelkenle dünya turu     içindekiler   giriş .......................................................................................................................................................... 4  dünya turu .............................................................................................................................................. 5  haydi okyanuslara !!! .......................................................................................................................... 5  denizcilik ve kolonileşme .................................................................................................................... 5  dünya turu nedir? .......................................

keşke herşey okadar masum kalsaymış!

ben elpis merhabalar:d acı kahve tadında bir ilk aşkımı yaşadım. acı kahve tadında aslında sadece acı sözcüğünü alabiliriz:d ayol ben ozamanlar minnakım anasınıfına gidiyorum oyaşta bile buldum bitane.neyse  bu böyle çinlilere benzerdi saçları falan kahverengi amerikan kesimi:d bende böyle bi güzel güzel giyinmelerrr efenim saçlarımı yaptırmalar falan baya kaptırmıştım herzamanki gibi. ozamanlar kuzenim bizde kalıyodu gittim kuzenime mektup yazdırdım bakkkk işte ne işine gelir:d arkadaş ben daha okuma yazma bilmiyorum o çocuk nerden bilcekkkk azcık mallık varmış bende:d ay gittim verdim mektubu mal yırttı aaaa deli mi ne böyle afralar tafralar sen kimsin beeeeee:d ay bir insanın aşk hayatı hep mi böyl...

dedeye mektup

her coruma gelisimde ayni sorunu yasiyorum. dedemi sevmiyorum. annemin babasi olan... ona karsi guzel hisler beslemiyorum. cunku, karsi taraf olusturur icimizdeki sevgisini. benim sevgi sepetimi doldurmadi ki hic. hic dedelik yapmadi. kardesim bile bu yasinda ondan 'adam' diye bahsediyor. asla dede olarak gormuyor. hic doldurmamamiza, bu durumu konusmamamiza ragmen. tuhaf... iyi bi insan olsaydin, sevebilirdim seni dede. ama bana ve aileme yaptigin onca yanlistan sonra senin cenazene dahi gelmemek icin yemin ettim ben. öldügunde uzulmiycem. niye uzuleyim ki ? torunlari arasinda ayrimcilik yapan sen degil misin ? kirk yilda bi ankaraya gelip, hem de o cok ezdigin-ezdigini sandigin ama aslinda gozumde yucelttigin- babamin arabasina binip, bana 100lira uzattin. hayati...

dedeye mektup

her coruma gelisimde ayni sorunu yasiyorum. dedemi sevmiyorum. annemin babasi olan... ona karsi guzel hisler beslemiyorum. cunku, karsi taraf olusturur icimizdeki sevgisini. benim sevgi sepetimi doldurmadi ki hic. hic dedelik yapmadi. kardesim bile bu yasinda ondan 'adam' diye bahsediyor. asla dede olarak gormuyor. hic doldurmamamiza, bu durumu konusmamamiza ragmen. tuhaf... iyi bi insan olsaydin, sevebilirdim seni dede. ama bana ve aileme yaptigin onca yanlistan sonra senin cenazene dahi gelmemek icin yemin ettim ben. öldügunde uzulmiycem. niye uzuleyim ki ? torunlari arasinda ayrimcilik yapan sen degil misin ? kirk yilda bi ankaraya gelip, hem de o cok ezdigin-ezdigini sandigin ama aslinda gozumde yucelttigin- babamin arabasina binip, bana 100lira uzattin. hayatinda ilk defa elime para v...

kaybedenler klubü / profesonyel ve yokmuşum gibi

kaybedenler klubü: ( sinema / bakırköy avşar da izledim ben ) 1991 ile 2001 yılları arasında yayınlandı. hatta bir kitabı bile var. ancak ben alıp okumadım. çok güzel bir program olduğunu, gece 11 den sonra yayınlandığını hatırlıyorum. daha fazla detay veremiycem bu konuda çünkü her şey hayal gibi. 1998 krizime kadar ve hatta sonrası beni etkileyen bir program olduğunu söyleyebilirim. 16 nisan cumartesi günü üniversitede babamın bana tanıştırdığı 2 arkadaşımla birlikte izledik. biri beğenmedi, diğeri çok hoşlandı. ben de beğendim. aslında, kaybedenler klubü hala oynuyor ve seyretmenizi isterim. 15 yaş üstü, cinsel içerik de içeriyor bu yüzden çocuklarınızla gitmemenizi tavs...

mutlu olmak için

bir arkadaşımın bloğunda geçenlerde bir yazı okudum. bizi neler mutlu ediyor? yazının bir yerinde "mutluluğu artıran etkenlerden bir başkası da, başkalarına ilgi göstermek ve yardımseverlik. bir bakım evini ziyaret etmek, arkadaşının çocuğunun ev ödevine yardım etmek, komşusunun torbalarını taşımak, büyük anneye mektup yazmak gibi." yazıyordu. ne kadar doğru. ben bugünlerde mutluluğu bu şekilde arayanlardanım. dün sıkıntılı bir gün geçirmişken bugün kendimi daha iyi hissediyorum. çünkü dün akşam mutluluk hormonlarımı arttırıp sıkıntılardan uzaklaştıracak bişey yaptım. bunu 1 haftadır yapıyorum. kuzenimi oks sınavlarına hazırlıyorum. haftanın 3 gününü ona ayırdım. onunla ders çalışırken kafamdaki sıkıntılardan, işlerin bozukluğunu düşünmekten, hayatın sıkıcılığını düşünmekten uzaklaşıyorum....

sekizinci bölüm

sekizinci bölüm             ginny’nin mektubu         potter'lar, sonunda, seçmeleri kazanıp quidditch takımına girmeyi başarmışlardı. ama albus, kendisini o kadar çalıştıran, bir o kadar da yetenekli lenny'nin takıma girmemesine, daha doğrusu girmeyi istememesine bayağı şaşırmıştı. kendisine sorduğundaysa yanıt alamamıştı. o da yine lenny'nin geçmişindeki hatırlamak istemediği anıları düşününce bir kez daha en iyi arkadaşının üzerine gitmek istememişti.       aralığın ilk haftalarına girdiklerinde, artık quidditch takımıyla çalışmanın verdiği yorgunlukla, ortak salon'a eskisinden...

birleşik devletler günlükleri

25 haz 09 teyzem acimis bana okula giderken uyandirmamis beni. seviye iki dersi icin bosu bosuna uyanma diye. bende sabahimi dinlenerek gecirdim. sonra ezgi'mle skypeda konustuk. sonra ben havuza gittim, 10 tur yuzdukten sonra kesildim ciktim. dinlenirken cizgiroman okudum.. kurudum 10 dakikada kalktim evimizin yakinindaki burger kinge gittim. yiyecek birseyler paket yaptirip, eve dondum.. patateslerimi kuzenimle paylasarak yedim yemegi. yemekten sonra enistem geldi kuzenimle havuza gidiyorlardi, bende basketbol oynamaya indim, tek basima oynadim dondum eve. kuveti sicak su ile doldurdum. bu sefer cok sicak, kafami sokamadim suye, sudan gelen isidan yuzum terledi.. sonra bir kez daha yemek yedim.. bu arada michael jackson oldu. sofistike yasadi, cok sofistike. hangi insan siyah dogup ...

bayhan röportajları

farklı yorumu ve farklı stiliyle popüler olan ilk popstar yarışması’nın üçüncüsü bayhan gürhan’ın albümü yarın çıkıyor. bayhan, ‘bu albüm gerçek bir popstar albümü oldu’ dedi. hazırlık aşamasından bitimine kadar olan heyecanını ilk kez kelebek’le paylaşan genç şarkıcı, starlık, şöhret ve özel hayatıyla ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. yarın albümünüz piyasaya çıkıyor. heyecanlı mısınız? çok tatlı bir heyecan var. yarışmadan sonra ilk defa bu kadar heyecanlanıyorum. bir askerin tezkeresini beklemesi gibi, şafak sayıyorum. ama günler kısaldıkça, hiç zaman geçmiyormuş gibi geliyor. - hazırlık aşamanı...

bende tatile gidiyorum.size hoscakal demek istiyorum arrkadaslar

slm arkadaslar nslsiniz?canim sıkılmaya basladi.1 hafta snra tatile gidecegiz.ama bekleyemiyorum.artik bloguma ekleyecek yeni seylerim yok.tabiki bu bloguma artik hic bakmayacagim anlamina gelmiyorbiraz ara vermek istiyorum.bu blog isi sorumluluk gibi geliyordu bana.yani baskalarindan blogum daha iyi olsun diye ugrasiyordum.blogumun guzel oldugunu dusunuyorum ve abarti istemiyorum.sboyle sade daha hos cunku bu benim stilm.herkes de boyle begeniyor.artik bu blog benim hobi blogum ve blogum kendime gore cok cok guzel...ben tatile cikinca tek istedigim blogumdan alinti yapmamaniz..herseyin guzel olmasini istiyorum.sakin blogcu shbetkutusuna kotu seyler yazmayin.gozumun arkada kalmasini istemiyorum.sizde bir akrabaniza gidiyorsaniz ona ozel hediyeler yapabilirsiniz.bundan cok hoslanir.ornegin ...

kerbela

 kerbela     hicretin 61. yılında ve muharrem ayının onuncu günü(aşura günü) meydana gelen bir olay halen yürekleri sızlatmaya devam etmektedir. neydu bu olay? ve neden unutulmuyordu? olayın tarafları kimlerdi? ve dertleri neydi?     insanlık tarihinin her döneminde aydınlığın ve karanlığın, hakkın ve batılın, zalimliğin ve mazlumluğun şahsında tecelli ettiği taraflar vardır ve bunlar arasında şiddetli mücadeleler vardır. zaten tarihi yönlendiren temel çelişkide bu iki güç arasındaki mücadeledir.     bir zaman olmuş bu habil ile kabil arasında olmuş, bir dönemde hz.musa(as) ile firavun, bir dönemde hz.ibrahim(as) ile nemrud yine bir dönemde hz.isa(as) ile roma imparatoru arasında tarihi yönlendiren, gerçek anlamda tarihe yön veren, ta...

s.a ahmet ben emine..

aslında bu yazıyı sana yazsammı yazmasammı die çok düşndüm ve sonunda yazmaya karar verdim.. seni seven emine ölmeden önce en son bunları yazmıştı ve seninde okumanı çok isterdi.. 1 sene önce yazılmış bi mektup.. adresini bilmediim için yollayamadım.. internete geçirdim..mektubu aynen sana iletiyorum.. eksiksiz.. fazlasız.. -15 haziran 2006-"öncelikle s.a diyerek mektubuma başlamak istiyorum.. ilk defa bi erkeğe mektup yazıyorum.. aslında ilk mektubumda güzel şeylerden bahsetmek isterdim ama kader:(aslında çok şey yazmak isterdim sana ama..sana hislerimi anlatmaya bi yerden başlamam lazım.. bu mektupta sana söyleyemediğim bazı şeyleri söylicem.. ben küçüklükten beri hep aşktan korktum biliyomusun.. aslında aşık olmaktan çok değer verdiğim birinin kalbimi kırmasından korktum.. çünkü çe...

kerbela

        kerbela     hicretin 61. yılında ve muharrem ayının onuncu günü(aşura günü) meydana gelen bir olay halen yürekleri sızlatmaya devam etmektedir. neydu bu olay? ve neden unutulmuyordu? olayın tarafları kimlerdi? ve dertleri neydi?     insanlık tarihinin her döneminde aydınlığın ve karanlığın, hakkın ve batılın, zalimliğin ve mazlumluğun şahsında tecelli ettiği taraflar vardır ve bunlar arasında şiddetli mücadeleler vardır. zaten tarihi yönlendiren temel çelişkide bu iki güç arasındaki mücadeledir.     bir zaman olmuş bu habil ile kabil arasında olmuş, bir dönemde hz.musa(as) ile firavun, bir dönemde hz.ibrahim(as) ile nemrud yine bir dönemde hz.isa(as) ile roma imparatoru arasında tarihi yönlen...

kırma kafamı çatooooooo!bak benim için üzülürsün sonra;)

        çağatayyyy..sevgili eskiiii çoookk eski dostum benimmm.nasılda aklında kalmış blog adresim,girmiş hemen naçizane yorumlarını paylaşmışsın bizimle..biz derken öyle çok kişi değiliz burda.bir ben varım ,bir klavyem, bir de funda."bundan sonra adını kırk yılda bir anaarım,sende kaybettiğimi başkasında araaarım..benim için üzülmeee..benim için üzülmeeeee..."diyor içli içli..sen bayılıyosun bu şarkıya.arabada bilmem kaç kere dinlettin ordan anladım.  a bide mfö'nün agusu peydahlandı ciğerime  şu sıralar.."satırlar uçar gider aklıııımdannnn..sana sarı laleler aldım çiçek pazarındaaannn" alllaaaaammmm.bilmiyorum ki niçün sevdim bu şarkıyı bu kadar..amaaan bugüne dek sevdiğim kaç  şeyin nedenini araştırdım sankii!!sebebimi olması lazı...

mailim,blogum, internet, teknoloji değişen dünya... başım döndü

ne garip değil mi teknoloji insanı ne hale getiriyor. hızla ayak uyduruyoruz. ilk mail adresimi saçma sapan bir nickle üniversiteye ilk başladığım yıl almıştım. sonra bu mail olayını ciddi bir mektup adresi gibi kabul edip adım soyadımla mail almaya başladım. (gerçi blogda kullandığım mail blog adım.) bir kere bir arkadaşım koç grubu'na cv göndermek için mail atmıştı. o zamanlar nicklerimiz vardı. ben genelde "deniztavsani, kirmizikiremit, mtld" nicklerini kullanırdım. o'da "sweetgirl"... ve bu nickle cv göndermişti. düşünsenize insan kaynaklarına sweetgirl mail atıyor. ve onlarda bu sweet'i görüşmeye çağırıyorlar. işte o gün bugündür adım soyadım vardır maillerimde... önceden ben yazı yazmayı seven biri olarak, maillerimi bir mektup edasıyla yazard...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !