× "

leblebi tozu

" arama sonuçları
<b>leblebi tozu</b>'nu hatırlıyor musunuz ?

leblebi tozu'nu hatırlıyor musunuz ?

  :) bunu yerken bir cümle söylüyorduk hatırlayan var mı ?  kaynak : iuno.blogcu.com ...

<b>leblebi tozu</b>'nu hatırlıyor musunuz ?

leblebi tozu'nu hatırlıyor musunuz ?

  :) bunu yerken bir cümle söylüyorduk hatırlayan var mı ?  kaynak : iuno.blogcu.com ...

<b>leblebi tozu</b>'nu hatırlıyor musunuz ?

leblebi tozu'nu hatırlıyor musunuz ?

  :) bunu yerken bir cümle söylüyorduk hatırlayan var mı ?  kaynak : iuno.blogcu.com ...

<b>leblebi tozu</b>'nu hatırlıyor musunuz ?

leblebi tozu'nu hatırlıyor musunuz ?

  :) bunu yerken bir cümle söylüyorduk hatırlayan var mı ?  kaynak : iuno.blogcu.com kaynak : fat2h1.blogcu.com ...

<b>leblebi tozu</b>'nu hatırlıyor musunuz ?

leblebi tozu'nu hatırlıyor musunuz ?

  :) bunu yerken bir cümle söylüyorduk hatırlayan var mı ?  kaynak : iuno.blogcu.com ...

<b>leblebi tozu</b>'nu hatırlıyor musunuz ?

leblebi tozu'nu hatırlıyor musunuz ?

  :) bunu yerken bir cümle söylüyorduk hatırlayan var mı ?  ...

leblebi tozunda aşk

    "kaaat helvaaa"  diye bir ses yankılandı mıydı sokakta  o vakit yapışırdım anamın yakasına  mırın kırın etse de önce  kocaman gülümserdi hevesimi görünce  laf aramızda pek yaraşırdı cömertlik  kıt kanaate alışkın ellerine  kaptığım gibi elli kuruşu  ceketi kendinden yaşlı amcanın yanında alırdım soluğu  bir elimde kağıt helva  diğerinde leblebi tozu  yoktu benden mutlusu  sanıyordum ki aşk bu  ...  elde bir domates  meyva niyetine  açsak eğer bir somun ekmek  üzerine "sana" ya da salça  ziyafet diye  sonra hep sokaklar / biteviye  yakan top  ...

leblebi tozu

  herkes bir parça koparıp kaçmış ekmeğimizden, oysa herkese yetecek kadar lokma vardı soframızda.   pipetle çektiğimiz leblebi tozunun damağımıza yapıştığı yıllarda bilmiyorduk; güzel kokulu adi sakızlar gibiymiş hayat.   şimdi leblebiler demir... hayatlar toz... sakızlar şekersiz... dostluklar bayat...     çokça.leblebiden.sonra.tozlu.günler.iki.bin.dokuz hilal durdaşoğlu ...

leblebi unlu kurabiye

leblebi unlu kurabiye

leblebi helvası için leblebiyi un haline getirme işini biraz abartmışım. fazla leblebi unu kalınca annemin defterinden çok eski bir kurabiye tarifi bulup yaptım. annemin tarifinde fındık yoktu, ben ekledim. malzemeler: 1 su bardağı leblebi unu 2 su bardağı un 1 su bardağı sıvı yağ 1 su bardağı pudra şekeri 2 çorba kaşığı kıyılmış fındık yapılışı: leblebi ununu leblebiyi robotta çekerek yapabiliriz. leblebi unu, pudra şekeri, sıvı yağ ve fındığı karıştırıyoruz. unu ekleyerek hamuru hazırlıyoruz. köfte şeklinde kurabiyeler yapıp yağlı kağıt serdiğimiz tepsiye yerleştiriyoruz. üzerlerine rende ile bastırarak şekil verip 170 dereceli önceden ısıtılmış fırında 20 dakika k...

leblebi helvası

leblebi helvası

çocuklar leblebiyi leblebi olarak yemiyorlar. kuru olduğu için 2-3 tane yiyip bırakıyorlar. çocukluğumda çekirdekçilerin sattığı bayıla bayıla yediğimiz leblebi helvasını yapmayı düşündüm ve sonuçta severek yediler. sanırım ben onlardan çok yedim. malzemeler: 1,5 su bardağı leblebi tozu ( leblebiyi parçalayıcıda un haline getirerek yaptım) 1 su bardağı toz şeker 1 su bardağı su 2 çorba kaşığı tereyağı 3 çorba kaşığı kıyılmış fındık ( çocuklara fındık yedirmek için kattım, asıl tarifte yoktur) yapılışı:   su ve şekeri kaynatarak bir şerbet hazırlıyoruz. leblebiyi parçalayıcıda un haline geti...

nostalgia factory ııı

nostaljik notlar - ııı 21. facıtlar: 70li ve 80li yıllarda muhasebecilerin, özellikle de bakkal dükkânlarının değişmez elemanlarından olan "facit"ler, sağ yanında bir çevirme kolu ve üzerinde tuşlar olan enteresan hesap makineleriydiler. bakkal, facıt�ın tuşlarına bastıktan sonra, yanındaki kolu ileri-geri birkaç kez seslice çevirir, tekrar tuşlara basar, yeniden kolu çevirir ve bu işlemler zinciri, hesaplanacak tüm kalemler tamamlanana kadar sürüp giderdi. en son işlemden sonra üzerinden yazarkasa fişi gibi bir kâğıt çıkartırdı. hesaplayan kişi bu fişe bakarak, alışverişin ederini söylerdi. sadece toplama-çıkarma yapabilen ve günümüz koşullarında çok ilkel sayılabilecek olan facıtlar, o dönemlerin pratik ve teknolojik aletlerindendiler. 22. gelin arabası süsl...

leblebi tozu...

      buluşma saatlerimiz vardı öğlene yakın leblebi tozu almak için beklemelerimiz oyalanmalarımız   çoğu zaman dayanamaz inerdim herkesten önce   her şey leblebi tozu uğruna   kumbaraları kırar bisikletten bir an için vazgeçer leblebi tozu alırdık       ...

leblebi tozu

   ilkokuldayken;    teneffüslerde koşarak gider meydandaki büfeden,  plastik minik çöp kovasına benzeyen kapların içindeki  o sarı tozları ağzına alırsın,  sonra işte o an, nefes alamıyorsun, yapışmış ağzın, açamıyorsun, arkadaşın bişey soruyor konuşamıyorsun, bu son, bir daha hayatta almam diyorsun, ertesi gün yine teneffüste, büfedesin,  yapış yapış ağzın eve koşarsın,...

çingene pilavı,karafaki ve leblebi tozu...

  alışamıyorum....     bir çingene pilavı, bir karafaki... mor,yeşil ve gri,,,,siyahın boynu bükülmüş.... bu soğukta ayakkabısız çocuk ayağı var mı... naylon terlikli..alabildiğine masum.... kirloş...berduş ve haylaz...   beton çeşmeler...kapanmayan musluklar... çeşme başında leblebi tozları....yusuffffffffff.....:)   koşulsuz karanlık...benim karanlığım.... 'seni özledim' derken nasıl bükülür günahsız bir dudak... kıvrımına ömrümü döktüğüm.... baharatlı çubuk kraker...meyveli yoğurt... çikolatayı bulamaç gibi yemeee... olsun..üzülme... tedavim yok benim...     karganın kahvaltısından önce düşmüşüm yola.... toplu taşım kepazeliğinde yolculuk... bulmuşum bi cam dibi...kısmışım omuzları..üşüyorum... yandaki bünye had safhada...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !