× "

müptezelleri

" arama sonuçları

1923-2012

90 yıllık türkiye cumhuriyeti siyasi hayatında 60 küsur hükümet kuruldu. 1.5 yıla bir hükümet düşüyor. bol hükümetli sürecin üç büyük istisnası var. birincisi, cumhuriyet ile birlikte yeni bir ülke kuran atatürk ve arkadaşlarının yönetip yönlendirdiği 1923-46 arasındaki 23 yıllık tek parti iktidarı. ikinci istisna; menderes iktidarı’nın 10 yıllık serüveni. üçüncü büyük istisna ise 2002-2012 arasındaki 10 yıllık akp iktidarı. üç kesintisiz iktidar dönemine “istisna” dedik ama bunların toplamı 50 yıl, geri kalan güçsüz iktidar ve koalisyonlar dönemi ise 40 yıl tutmuş ise okuyucu istediği t...

dünkü saldırılar da bugünkü baskılar da kur'an hadimliğimizd

mehmet zeki ergin - mzergin@dogruhabergazetesi.com doğruhaber gazetesi dogruhabergazetesi.com yıllar önce yani 90'lı yıllarda, karşımızda duranların ekserimizi çocuk gördüğü bizim ise kendimize koca koca adamlar gözü ile baktığımız dönemde, camilerde kur'an dersi vermeye karar vermiş ve işe koyulmuştuk. çekirdeğinden beri islam'la herhangi bir sürtüşme yaşamadan islam'ı kabul etmiş halkımızın çocukları şeytani odakların avenelerine yem olmasın diye. karşımızdakiler; kahve köşelerinden, kumar masaları başından topladıkları adamlarla kur'an dersi verdiğimiz camileri bastılar, bizi linç etmeye kalkıştılar. doğal karşıladık... zira cami basmak için herhalde hacı osman'ı, mol...

siyaset müptezelleri ve muhabbet tellalları!

 kimi iş bilirler, siyaseti zengin olmanın, köşe dönmenin devletin bir takım olanaklarından faydalanma aracı olarak görürler. bunlardan farklı olan bir kısım siyasetçiler ise; toplumun çıkarlarını her zaman gözetir. devletin ve toplumun malına zarar gelmesin diye kendi siyasi geleceklerini hatta hayatlarını ortaya koyarlar. yani yarın kaybedeceklerini varsayarak hareket ederler. dünyanın her yerinde muhakkak ki iyi veya kötü siyaset adamı vardır. bu siyaset adamları içinde onur namus ve çevrelerine hiç zarar vermeden adam gibi işini yapanıda var, siyasete sığınıp siyaseti rant kapısı gören müptezellerde var. biz bu gün dürüst namuslu siyasetçiyi tenzih ederek s...

siyaset müptezelleri ve muhabbet tellalları!

kimi iş bilirler, siyaseti zengin olmanın, köşe dönmenin devletin bir takım olanaklarından faydalanma aracı olarak görürler. bunlardan farklı olan bir kısım siyasetçiler ise; toplumun çıkarlarını her zaman gözetir. devletin ve toplumun malına zarar gelmesin diye kendi siyasi geleceklerini hatta hayatlarını ortaya koyarlar. yani yarın kaybedeceklerini varsayarak hareket ederler. dünyanın her yerinde muhakkak ki iyi veya köyü siyaset adamı vardır. bu siyaset adamları içinde onur namus ve çevrelerine hiç zarar vermeden adam gibi işini yapanıda var, siyasete sığınıp siyaseti rant kapısı gören müptezellerde var. biz bu gün siyaseti kirleten siyaseti getirim kapısı yapan siyasi müptezellerinden bahsede...

bloklar arası bağlantısı mı koptu acaba?

mumcu ilen ağar ve bir de bahçeli erkan mumcu son zamanlarda iyice tuhaflaştı. sinirlerindeki 'bloklar arası bağlantı' mı koptu, anlamadım gitti. şu ettiği lafa bakın: “bu memlekette kim 'elhamdülillah müslümanım' diyorsa, bilsin ki imanını allah'a, dinini devlete borçludur.” öyle bir ifade ki bu, gülsek mumcu'ya ayıp, ağlasak bize yazık. sanki dersin din başka, iman başka şey de, her ikisini ayrı ayrı 'borçlandırıyor'. özdemir ince bile kırk yıl düşünse, sanmam ki, böyle bir laf üretebilsin. o en fazla dini devletten ayrı tutup (diyelim ki) 'laik' olmuş oluyor. imanı dinden ayrınca, tuhaf olmaktan öte ne olunur, bilmem ki! imansız din, dinsiz iman olur mu? müslüman ne kadar allah'ın kulu ise, din de o kadar allah'ın dini de...

bab- ıı

bu günde herşeye yeniden başlıyorum. her gün, her sabah, her öğlen, her akşam ve her gece kaldırabilirsem bitiyor. önce sokaklara bakıyorum. çıkmak için bir neden arıyorum, buluyorum çoğu zamanda kar yağmamış gibi davranıyorum. en son tokat attığım adamı buluyorum. ona borcumu ödemeye çalışıyorum. sonra çayırbaşına uğruyorum. biraz bi şeyler kurtarıyorum. kendim için değil, diğer müptezelleri dinlemek için. olanlardan bahsediyorlar yaşadıklarından , yaşadıklarımızdan. bunların hiçbirini hatırlamıyorum, cesaret edemiyorum. olanların hiç biri umrumda değilmiş gibi yapıyorum. sadece mevzuumu yaşamaya çalışıyorum.gün bitiyor. akşam oluyor. alkolden nefret ettiğimi söylüyorum bir diğerine beni dinlemiyor. buna bazen bende inanmıyorum. konuşabildiğim anlarda uyuşmuş olduğum hiç hatırımdan çı...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !