fırtınasız sade bir hayatım vardı senden önce. yaşıyormuydum, bilemem. sıradanlığın, griliğin içinde kaybolmuş insanlar arasında yaşamaya çalışıyordum ...
tüm saçmalık senin bıkmış hayatın. engelli bir grup çocuk siyahlara bürünmüş. senin ekranın arkasında bir kitle baskı çok kötü görünmesi için aşırı bunalım ...
sorular .. ...
yaqmurdan sonra ßuqulu camlara titreyen ellerimle yalnızlıqımı yazdım.. qecelerde yalnızlıqıma qündüzlerde karanlıqıma şiirlerde mısralarıma seni istediqimi yazdım ...
ya ne bileyim sorma işte sorma çünkü cevabı yok! belkide var ama tellaffuzu zor denizliye gidecektim gitmedim son anda minibüsten indim saat 23:45 di. bi anda düşündüm olgun dedim sen kendi kendine söz verdin bu kadar güçsüz olamassın ...
kaç kere isyan ettin hayata? bilir misin rüyalarına dalmadan önce ilaç içmemek için kendini zor tuttuğun o anı. kaç kere kanattın parmak uçlarını, tırnakların yenmekten bittiği için . ...
somut hali siyah soyut hali karanlık ..
bağzen diyorum ki, yeter artık harbiden çok sıkıldım ben artık bi son vermek lazım.. ama sadece lafta kalıyo ...
bu gün şöyle bişey geldi aklıma; sanırım her damla yağmur düşeceği yeri biliyor, mesela insanlar gözlerinden düşen her damla yaş buharlaşıyo eee snra bu yaşlar yağmur oluyo işte bu yüzden tahmin ediyorumki herdamla yağmur yerini ...
yol uzadıkça üşüyor üşüdükçe uzuyor bedenim kırılıyor kimi zaman düşlerim bitmiyor bitirilmemiş işlerim ve hayat çölüme teğet bir ırmak akıp giderken ben su ...