× "

nazan bekiroğlu

" arama sonuçları
<b>nazan bekiroğlu</b>'ndan bir yolculuk romanı / kitap zamanı/ekim

nazan bekiroğlu'ndan bir yolculuk romanı / kitap zamanı/ekim

nazan bekiroğlu nar ağacı’nda, her milletten, coğrafyadan, inançtan insanların acı içinde oradan oraya savrulduğu bir zaman dilimine eğilir. savaşın getirdiği büyük yıkımları, savaşın körleştirdiği, canavarlaştırdığı insanları, kısaca ateşten günleri romanına taşır. osmanlı’nın çöküşü, balkan harbi, rus devriminin ayak sesleri, iran’da yaşanan sarsıntılar, rum ve ermeni çetelerinin katliamları… bekiroğlu, tarihsel, dönemsel olaylara, durumlara, olgulara eğilmekle birlikte daha çokinsani dramlara, acılara, duygulara bakar, oradan sonuçlar üretir. dönem insanlarının acıları, sevinçleri arasında gezinir, tarihten yansıyan insanlık hâllerinin sesini, dilini yansı...

nazan bekiroğlu

nazan bekiroğlu nazan bekiroğlu doğum 1957 trabzon, türkiye nazan bekiroğlu, (d. 3 mayıs 1957) türk yazar ve akademisyen. 1997 yılından beri hikâye, deneme, roman ve incelemelerini yayımlamaktadır. 2006 yılında cam ırmağı, taş gemi adlı hikâyesiyle türk yazarlar birliği hikâye ödülü'nü almıştır. şu anda zaman gazetesinde kültür-sanat sayfasında köşe yazıları yayımlanmaktadır. yaşamı 3 mayıs 1957 günü trabzon'da doğdu. edebiyata ilgi duyan bir ailenin üç çocuğundan en küçüğüydü. babası, “hedef” adlı bir mahallî bir gazetenin sahibiydi ve edebiyat...

nazan bekiroğlu

nazan bekiroğlu   yaşamı 3 mayıs 1957 günü trabzon'da doğdu. edebiyata ilgi duyan bir ailenin üç çocuğundan en küçüğüydü. babası, “hedef” adlı bir mahallî bir gazetenin sahibiydi ve edebiyatın yanı sıra osmanlı tarihine ilgisi vardı. 14 yaşında iken babasını yitirdi. babası, içinde bir sızı var adlı hikâyesinin kahramanı olmuştur. ilk ve orta tahsilini trabzon'da yaptıktan sonra erzurum'a giderek atatürk üniversitesi edebiyat fakültesi türk dili ve edebiyatı bölümü'nü bitirdi (1979). öğrencilik yıllarında halk edebiyatı ve orta asya estetiğinin peşinde idi. bunu bir öl&cc...

yıldızname - nazan bekiroğlu'nun kaleminden

bir yıldızname çıkartmaya heves etse de, iş yerindeki odası gibi evinin en geniş pencereleri de hep o aynı yöne bakan birinin talihine kuzey göğünden bir parsel düşer sadece.   çatısız gökyüzünün harita zenginliğine mukabil ne yoksulluk! yabancı göklere sefer etmeyi göze alamayanın, gecenin en karanlık anında parlayan yıldızı görme şansı yok besbelli. oysa eski kültürlerin başı üstünde duran yıldızbilim, sağlamlığını, ilk astronomlar sayılması gereken rahiplerin asırlar boyunca titizlikle tuttuğu yıldız defterlerine borçluydu.   ilk insanlar gözlerini göğe dikeli beri yıldızlara bakmak kanımızda var. gizemli ve görkemli zigguratlar gözlem e...

prof.dr. nazan bekiroğlu hayatı ve eserleri

nazan bekiroğlu prof.dr. nazan bekiroğlu 1957 tarihinde trabzon'da doğdu. ilk ve orta tahsilini aynı kentte yaptıktan sonra atatürk üniversitesi edebiyat fakültesi türk dili ve edebiyatı bölümü'nü bitirdi (1979). dört yıl lise öğretmenliği yaptı. ktü fatih eğitim fakültesi türk dili ve edebiyatı eğitimi bölümü'ne öğretim görevlisi olarak girdi. (1985). orhan okay yönetiminde sürdürdüğü halide edib adıvar'ın romanlarının teknik açıdan tahlili konulu doktorasını tamamladı (1987). aynı bölümde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. şair nigâr hanım konulu çalışmasıyla doçent oldu (1995). 1998'den itibaren aynı fakültede açılan türkçe eğitimi bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan nazan bekiroğlu, 4 mayıs 2001'de profesör olmuştur. çeşitli dergilerde ço...

nazan bekiroğlu / lâ sonsuzluk hecesi

yaklaşık bir ay önce değerli bir büyüğüm, düzce'den bana nazan bekiroğlu'nun lâ  sonsuzluk hecesi  isimli  kitabını göndermişti. ilk tanışıklığım olacaktı, bu güzide insanla...   kitabı okumaya başladığım ilk sayfadan, son sayfaya kadar hep hayret ettim. cümlelerle bu kadar güzel oynaması, betimlemeleriyle beni kitabın içine çeken içtenliği beni sermest etti.konu olarak, adem ile havva'yı işlemiş, burada bekiroğlu.  adem'in nasıl dünyaya geldiğini, ardından yaşananları, havva'yı, firkati, vuslatı...   bundan ilerisini anlatmaya bu aciz kulun kudreti yetmez. en kısa zamanda, bu eşsiz insanın bu ve diğer eserlerini edinip okumanızı öneririm.size çok şey k...

nazan bekiroğlu ile söyleşi

nazan bekiroğlu, birkaç yılın suskunluğunu; maziye, aşka, ölüme ve acıya dayanan öykü kitabı cam ırmağı taş gemi ile bozarak tekrar okurlarıyla buluştu.güney’in o gizemli dünyasını derin bir duyuş ve hissedişle dile getirmiş. kendine has bir dil oluşturan nazan bekiroğlu, dil işçiliğinin yanında bir de “gönül işçiliği”yle oluşturduğu öyküleriyle, okuyan her gönülde hazzı uzun süre kaybolmayacak izler bırakacak gibi. ben buna kendimce “gönül yorgunluğu” demiştim. iliklerine kadar eseri hissetmişliğin yorgunluğu. öykü kahramanlarını kelimelerin resmettiği sınırları da aşarak içinde hissetme ve yaşananlara ortak olma yorgunluğu. ve yüreğinde damıt...

la nazan bekiroğlu, nun masallarının yazarından

nun masalları’nın anlatıcısıydı, yusuf ile züleyha’nın yazıcısı... defterin sahifelerine mor mürekkep’inden düşürdü harfleri. isim ile ateş arasında kalbine sığanları söyledi hep. adem ile havva’nın hikâyesini anlamanın bütün insanlığın hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendiği gün, adem’in hikâyesini yazmaya karar verdi. çünkü insanın bütün halleri âdem’de gizliydi. nazan bekiroğlu, yeni romanı lâ’da âdem ile havva’yı anlatıyor. hikâyenin merkezinde kur’an’daki kıssa ve hz. âdem var. yazar, metninin aynasını dolduran onca anlatının birer “temsil” ve “mecaz” olmaktan öte an...

nazan bekiroğlu ile söyleşi

nazan bekiroğlu ile zaman gazetesi kitap zamanı ekinde bir söyleşi yapılmış. şahsen nazan hanım'ı okumayı  seviyorum ve röportaj benim açımdan güzeldi. ancak bilmeyenler için daha değişik sorular sorulabilirdi diye düşünüyorum. (eleştirmeden duramıyorum mu ne) eğer ki nasip olursa  zaten  ocakta bizzat kendim yapacam bu röportajı:) kitabını da dün aldım çok şükür. maşallah kapak tasarımıyla adıyla önsözüyle bir harika. yazdıkları bunlarsa yazamadıkları nelerdir nazan hanımın kim bilir. altını çizeceğim satırların bir kısmını da burda yayınlamaya söz veriyorum. ...........âdem de güçlü ve güzeldi.yapılı ama narindi. zarif fakat heybetliydi.ince ama de...

nazan bekiroğlu'nun yeni romanı: "lâ / sonsuzluk hecesi"

gece zaman gazetesinin kitap zamanı ekini okurken bir reklam gözüme çarptı. nazan bekiroğlu'nun yeni romanı çıkmış  bunu hemen almalı ve reklamını yapmalıyım dedim :)internette timaş yayınlarında bile henüz tanıtımı yapılmamış ve hiçbir yerde de reklamı yok. ilginç. ismi "lâ" alt başlık ise "sonsuzluk hecesi" . ve üstte kısa bir yazı :bir gün sabâ melikesi belkıs’tan, âdem’le havva’nın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. insanın bütün halleri âdem’de gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti. bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türl&...

yusuf ile züleyha-nazan bekiroğlu/timaş yayınları

                      mavi yıldızın hikayesi      ''yusuf'a yakınlığı nispetinde muteberdi.''  herkesin bildiği bir hikayedir.nebiye iftira atan züleyha'nın hikayesi.nazan bekiroğlu,değiştirir züleyha'nın karanlık hikayesini ve bildirir aşkın şerre olduğu kadar hayra da kadir olduğunu.züleyha iftira attı dediler, bunca zaman kimse sormadı nedenini ve sorulmamış soruları cevaplandırmak herkesin harcı degildi. nazan bekiroğlu anlattı züleyha'nın içinde yanan, sadece kendini değil bütün bir tarihi yakan ateşi. attığı iftiradan pişman olan, aslı dururken surete duyduğu aşkın surette kaldığını anlayan züleyha'nın hikayesi var yusuf'un (a.s) hikayesinde. üç ...

kalbin üzerinde titreyen hüzün | nazan bekiroğlu

  "sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler." a'raf, 176 bismihû. esirgeyen ve bağışlayan allah'ın adıyla. önce söz vardı, hayat sonradan geldi. önce çile vardı ihsan arkadan geldi. önce iştiyak, arkadan sebat geldi. sözün yaratılışı züleyha'nın yaradılışından evveldi. âdam, ki ona bütün isimler öğretildi. yûsuf'un kaderi züleyha'ya tecelli. züleyha'nın kaderi yûsuf'a tecelli. kuyu. zindan. kuyu. zindan. önce çile arkadan ihsan. züleyha vazgeçti mi maşukundan? mülk gibi söz de, ne senin ne benim. cümle gibi aşk da ne senin ne benim. söz de, aşk da...

nazan bekiroğlu-yusuf ile züleyha: kalbin üzerinde titreyen hüzü

yûsuf ile züleyha: kalbin üzerinde titreyen hüzün nazan bekiroğlu timaş yayınları 'nasıl herkese duyurayın da sesimi diyeyim: bu anlattığımız ben değilim, ben bu anlattığımz değilim. yusuf'u ben nasıl yerim? ben yusuf'u nasıl yerim? sözünün bu  kısmına gelince kurt, nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı. gri tüylerle kaplıgöğsü, ön ayakları ıslandı. bir ah çekti derinden derine. ıslak burnu daha bir daha ıslandı. ve devam etti: ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım, alnıma sürülen bu kapkara lekeyi neyle, nasıl yıkayayım? öyle bir leke ki değil bana, yeter kıyametin kopacağı güne değin gelip geçecek tüm torunlarıma. tek muradım, bütün yaratılmışların sahibi olan tanrım, bu ayıpla yaşatmasın beni. ya alsın yeni doğmuş bütün kurt yavrularıyla birlikte can...

günümüz öyküsü (10) : nazan bekiroğlu

nazan bekiroğlu’nun (1957) ilk kitabı nun masalları (1997), o ilk kitapların bildik kimi zaaflarından arınmış, damıtılmış, üzerinde titizlikle çalışılmış bir eserdir. kitabın bilinçli bir şekilde, ortak bir iz sürdüğü, yazarın tek tek öykülerden çok, kitapsal bir bütünlük gözettiği görülür. kitapta, acıların, yalnızlıkların, savruluşların; zamanları ve mekânları aşan bir olgu olduğu vurgulanırken, insanın değişmez evrensel yanlarına dikkat çekilir. yazar,  eski ve yeni insani durumları üst üste koyup, değişmez  resmi yakalamaya çalışır. yazar, nun masalları’nda tarihin aynasına bakar. ama oradan bize, bildik tarih bilgilerini, yani olayları, savaşları, galibiyetleri, yenilgileri değil; insanı, insani hâlleri, duyguları yansıtır. genç mezarlık bekçisi, genç kalfa, ...

yÛsuf ile züleyha // nazan bekiroğlu

yÛsuf ile züleyha // nazan bekiroğlu “sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.” a’raf, 176   bismihû. esirgeyen ve bağışlayan allah’ın adıyla. önce söz vardı, hayat sonradan geldi. önce çile vardı ihsan arkadan geldi. önce iştiyak, arkadan sebat geldi. sözün yaratılışı züleyha’nın yaradılışından evveldi. Âdam, ki ona bütün isimler öğretildi. yûsuf’un kaderi züleyha’ya tecelli. züleyha’nın kaderi yûsuf’a tecelli. kuyu. zindan. kuyu. zindan. önce çile arkadan ihsan. züleyha vazgeçti mi maşukundan?   mülk gibi söz de, ne senin ne benim. cümle gibi aşk da ne senin ne benim. söz de, aşk da, ne benim ne senin. bir yaz sabahına doğan ve su değdiğinde kokusunu salan kırmızı sardunya, ağustos gökl...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !