× "

nevrim döndü ne demek

" arama sonuçları
arda kural 'kendimi ibadete adadım'

arda kural 'kendimi ibadete adadım'

  genç yaşta en popüler dizilerin "esas oğlan"ı oldu. şöhreti de yaşadı, alkışları da... onun hep televizyon ekranlarından ve beyazperdeden yansıyan yüzünü gördük. ama arka planda ruhunun derinliklerinde kopan fırtınaların farkında değildik. tam hayata pembe gözlüklerle bakması gerektiği çağdaydı arda kural. peki onun hayatını bir anda allak bullak eden, onu intihara kadar sürüklediği iddia edilen olaylar nasıl ve ne zaman başlamıştı? onunla görüşmeye giderken herkes gibi benim de en çok merak ettiğim soru buydu. aslında röportaj vermeyi sevmeyen ve uzun süredir kimseyle görüşmeyen arda kural kurallarını bu seferlik bozdu. genç kızların r&uum...

ebu cehil ve diğerleri

ebu cehil ve diğerleri

  ebu cehil ve diğerleri alperen gürbüzer       bir gün abdullah b. cid’an’ın evinde verilen bir ziyafette amr b. hişam pervasızca muhammed’i itmeye başlar. o yıllarda her ikisi de delikanlı yaştaydılar. muhammed b. abdullah önce aldırış etmez, fakat o iki üç kez itip kalkmayı tekrarlayınca bir anda kapışıverdiler. tabiî ki bu kapışma esnasında “adı güzel kendi güzel muhammed” bir darbede amr b. hişam’ı yere seriverdi. sadece yere serivermekle kalmayıp aynı zamanda amr b. hişam’ın ömür boyu unutmayacağı şekilde bacağından kan akmaya başlar da. oysa şimdiye kadar hiç o böylesine yenilgiyi tatmamıştı. araya girip olayı yatıştıranlar olsa da ilk ma...

allah'ım nedir işini doğru yapmayanlardan çektiğim/ya da onl

 uzun,sıkıcı ve önemsiz bir yazı,içimi boşaltmak için yazdım.okumama seçeneğiniz de var yani;) herneyse;başlıyoruz geçen haftalarda maraş'taki kardeşime kitaplar yolladığımı,aras kargo'nun kardeşiniseç aracılığıyla posta yollayanlara %25 indirimi yaptığını,oldukça ucuza yolladığımı yazmıştım,hatırlarsınız.koray'ın annesiyle konuştum cuma günü koray'ın kitaplarla arası pek yokmuş.bende sordum geçen hafta bi mektup yollamıştım,aldınız değil mi? diye almamışlar.pazartesi emin olmak için de koray'a sordum sana kargo geldi mi? gelmedi abla dedi bende dün kağıthane/aras'a hesap sormaya gittim kırksekiz saatte gider demiştiniz dörtyüzseksen saat oldu,hala gitmedi.nerde benim mektubum!! diye =)  gerekli bilgilere baktı; 'siz evine gitsin ...

burak cım allah yardımcın olsun...

6.12-21.12… hani, şu sessiz geçireceğimiz aralık günleri vardı ya. susmak ne kelime… son senelerde hiç bu kadar çok konuştuğum olmamıştı. frekansa hiç girmedik, sürekli uğraş halinde olduk. tekâmül oyununda resmen ters köşeye yatırıldık. herkes bizi 1,2,3 tıppp zannetti haliyle. halam bile “şimdi bunlar sükut orucundadır” diye hiç aramamış. bizim sesimiz kısılmıştı o sıralarda. harıl harıldık efendim. ne mi yapıyorduk? yeni gemimizi inşa ediyorduk. kitabımızı yayınlayacak yeni şirketimizi hayata geçirdik. kitabımızı yayınlayacak fakat yayıncı olmayacak bir şirket. ne demektir bu? yeni bir ajans. tek hedefi, tek mesaisi tanrı’nın doğum günü olacak bir kreatif ajans. inziva günleri sona erdi demem bundandı işte. mağarada geçen senelerin sonunda, zebranolar...

kartel görevini yapıyor... ya müslüman?!?

önceki günkü gazetelere bakınca; rahmetli annemin, hiç aklımdan çıkmayan o sözü geldi aklıma... o zamanlar henüz "çocuk"tuk... dolayısıyla; "onur" nedir, "gurur" nedir bilmezdik...     bize "kötülük" yapan birini bile çok çabuk unutur, peşinden giderdik... "küslük" nedir, "dargınlık" nedir bilmezdik... adam, "kafamıza vurup ağzımızdaki lokmayı alan" biri bile olsa; bir süre sonra unutur, aramıza kesinlikle mesafe koymazdık... dedim ya; nihayetinde "çocuk"tuk... dün bizi "döven" biriyle, ertesi gün "güle oynaya" top oynardık... işte rahmetli annem de, bu "onursuzluğumuza" bakar, "sizin karnınız b.k dolu" derdi.. isterdi ki; azıcık "tavır" koyalım, azıcık "dik" duralım... daha kısa ifadesiyle, "dostu-düşmanı" iyi ayıralım derdindeydi...dedim ya, o zamanlar "çocuk"tuk... bu ...

ben...bayan tozlu (sadece siz)

üşüdüm...dün işte ... eskisi gibi ağlayamıyordum bile.. saatlerce...günlerce ağlayan ben...hepsini 20 dk ya sığdırabildim.... 20 dk da 1 ay boyunca durmadan nasıl ağlarsa öyle ağladım... yada unuttum o günleri.. zaten ben değildim o yada bu... atlatamamışım meğer... geçen gün dolabımı karıştırırken elime bi defter geçti... net alemine dalmamıştım işte ozamanlar kağıtlara karalıyorduk.... içimde bi yerlere bıçaklar saplandı sanki onları okuyunca... nevrim döndü....öyle bişi göz kararması... beyin kilitlenmesi vs... ya dedim ben ne olmuşum ozamanlar.... ne hale gelmişim.... aylarca dışarıya çıkmamışım... odamdan bile çıkmamışım... inanın hiçbirini hatırlamıyorum... ya yaşamak için dışarıya çıkamamışım ne demek bu ?? okuyamadım fazlasını... sanki hafızamı kaybetmişimde.. okud...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !