× "

parankim ekosu nedir

" arama sonuçları

teknoloji ve kalp hastalıkları

teknoloji ve kalp hastalıkları   uzm.dr. neslihan gülmezkardiyoloji     teknoloji dünyasında yaşanılan hızlı gelişmeler her alanda olduğu gibi tıp dünyasında da kendisini göstermektedir. tıbbi tanı gereçlerinin bilgisayar teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak hızla gelişmesi erken tanı ve tedavi alanında oldukça büyük ilerlemelere neden olmaktadır. nitekim tetkik alanında çığır açan multislice (64 kesitli) bilgisayarlı tomografi cihazı da yeni bir erken tanı cihazı olarak gündeme gelmektedir. alınan kesitler rekonstrüksiyon (yeniden şekillendirme) yöntemleriyle 3 boyutlu olarak değerlendirilmektedir. 4 boyutlu incelemeye de imkan vermektedir. aortik, pulmoner ve renal anjiografi işlemleri hiçbir girişim yapılmadan tek enjeksiyonla ve tek nef...

meme hastalıkları (memenin benign ve malign tüm hastalıkları)

memede görülen hastalıklar yerleşim ve tutulum lokalizasyonlarına göre gruplandırılırsa ; meme derisinde; epidermal ve sebase kistler, nörofibromatozis, mondor hastalığı, steatositoma multipleks, inflamatuar karsinoma, deri nekrozu, piyoderma gangrenozum, candidal intertrigo, herpes zoster enfeksiyonu (zona), sifiliz ve melanom görülen hastalıklardır. meme başı-areola kompleksinde görülen hastalıklar; dermatit, meme başı adenomu, hidradenitis süpürativa, leomyom, paget hastalığı. majör subareoler duktuslarda; duktal ektazi, soliter papillomlar, papiller karsinom. terminal duktuslarda; duktal hiperplaziler, multiple periferal papillomlar, radiyal skar ve kompleks sklerozan lezyonlar, duktal adenom, duktal insitu karsinom, invaziv duktal karsinom, tubüler karsinom, müsinöz kar...

karaciğer kanseri tedavisinde termoterapi

karaciğer kanseri tedavisinde termoterapi -------------------------------------------------------------------------------- hazırlayan: prof. dr. rıfat yalın marmara üniversitesi tıp fakültesi genel cerrahi ab bşk. primer karaciğer kanseri, tüm dünyada en sık görülen tümörlerden biridir. değişik tipleri arasında, karaciğer hücrelerinden (hepotositler) gelişen ve 'hepatocellüler carcinoma-hcc' veya 'hepatoma' adı verilen kanser, % 80'ini oluşturur. abd'de az görülmesine karşılık asya ve afrika'da çok sık görülür. oluşumunda siroz (alkol), hepatit b_ve c enfeksiyonları önemli rol oynar. herhangi bir nedenle siroz gelişmiş olan hastaların yıllık hcc gelişme riski % 3-5'dir. ayrıca küflenmiş gıdalarda (özellikle baklagiller) bulunan aflotoksin de has...

karaciğer

ilgili konular kalp kalp damar kalp yetmezliği kalp krizi karaciğer karaciğer hastalıklarıkaraciğer, diyaframın hemen altında, sağ tarafta, yaklaşık olarak 2 kilogram ağırlığında koyu kırmızı renkte yumuşak bir organdır. yaşamak için gerekli olan bir çok kimyasal olay burada meydana gelir. karaciğerin görevi : - günde yaklaşık olarak 4 su bardağı (1 litre) safra salgılar. - yağ, protein ve şeker metabolizmasını düzenler. - vücudun ısısını ayarlar. - vücudun ihtiyacı olan su ve vitaminleri yapar. - yağ, protein, şeker ve kan yapımı için gerekli olan maddeleri depolar. kan miktarını ayarlar. - hormonların görevleri üzerinde etkili olur. karaciğer yukarıda belirtilen görevlerinden herhangi birini yapamaz hale gelecek olursa, çeşitli hastalıklar ortaya çıkar. bunların en önemlileri, ka...

tıp sözlüğü

tıp sözlüğü a abdomen: karın, batın.abortus: çocuk düşürme, düşük.absans: kısa süreli şuur kaybı.abse: çevre dokulardan kese tarzında doku ile sınırlı içerisi cerahat ile dolu oluşum.absorbsiyon: emilme, örn. sindirim, gıdaların bağırsaklarda absorbsiyonudur denilebilir.adrenalin: böbreküstü bezlerinin iç kısımları tarafından salgılanan bir hormondur. tabiatta bu hormonun görevi, organizmayı acil harekete hazırlamaktır ve etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karaciğerdeki glikojenin glikoza değişmesi ve böylelikle acil bir enerji kaynağı sağlanması seklinde gösterir.afaki: gözde, lensin olmaması.afazi: beyindeki ilgili alanların tahribi sonucu, konuşma veya konuşulanı anlama yeteneğinin kaybı. disfazi, ayni durumun daha hafif bir for...

karaciğer selim tümörleri

karaciğerin en sık rastlanan iyi huylu (benign) tümörü hemanjiomdur. ayrıca hepatosellüler adenom ve, fokal nodüler hiperplazi de sıktır. kontrol amacıyla veya bir başka nedenle yapılan ultrason, bt ve mr tetkiklerinde; hemanjiomlara sıklıkla rastlanır. karaciğerin iyi huylu tümörlerinin sınıflandırılması : a- hepatosellüler tümörler : karaciğer dokusundan köken alan benign tümörlerdir. 1- hepatosellüler adenom : hepatosellüler adenomlar (karaciğer adenomları) hemen hemen daima çocuk doğurma yaşındaki kadınlarda görülür ve oral kontaseptif (doğum kontrol hapı) içenlerde sıktır. oral kontaseptiflerin içerdikleri östrojen hormonunun bu tümörün gelişiminde etkili olduğu düşünülmektedir. ilaç kesildikten sonra tümör gerileyebilir. hepatosellüler adenom genellikle karaciğer kapsülü altında ...

böbrek enfeksiyonları pyelonefrit

akut pyelonefrit böbrek pelvisini ve parankimini tutan enfeksiyöz ve enflamatuar bir hastalıktır. en sık etkenler e. coli, proteus ve klebsiella türleridir. en sık asandan, nadiren hematojen yolla böbreğe ulaşırlar. lenfojen ve direkt yayılımlar çok enderdir. böbrek büyük, ödemlidir. subkapsüler ve kortikal minik abse odakları vardır. toplayıcı sistem mukozası eksüda ile kaplanmıştır. akut pyelonefrit, kadınlarda daha sık görülür. predispozan faktörler arasında üriner sistem anomalileri, obstrüksiyonlar, üriner sistem taşları, diabet ve hiperürisemi gibi :-):-):-):-)bolik bozukluklar, gebelik, ağrı kesici ilaç alışkanlığı ve üriner sistemdeki yabancı cisimler (kateter, stent gibi) sayılabilir. klinik belirti ve bulgular: akut pyelonefrit, alevli seyreden bir hastalıktır. halsizlikle b...

tıbbi terimler

abdomen:karın,batın. abortus:çocuk düşürme,düşük. absans:kısa süreli şuur kaybı. abse:çevre dokulardan kese tarzında doku ile sınırlı içerisi cerahat ile dolu oluşum. absorbsiyon:emilme, örn.sindirim, gıdaların barsaklarda absorbsiyonudur denilebilir. adrenalin:böbreküstü bezlerinin iç kısımları tarafından salgılanan bir hormondur. tabiatta bu hormonun görevi, organizmayı acil harekete hazırlamaktır ve etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karaciğerdeki glikojenin glikoza değişmesi ve böylelikle acil bir enerji kaynağı sağlanması şeklinde gösterir. afaki:gözde, lensin olmaması. afazi:beyindeki ilgili alanların tahribi sonucu, konuşma veya konuşulanı anla...

akciğer tüberkülozu

tüberküloz basili ile ilk enfeksiyon, birincil tüberküloz (primer tüberküloz) olarak adlandırılır. insanlarda birincil lezyon tonsillalar, bağırsak, deri gibi organlarda da görülebilmekle birlikte, en sık akciğerlerdedir. ilk enfeksiyonu geçirmiş bir kişide tekrar tüberküloz enfeksiyonunun gelişmesine yeniden enfeksiyon (reinfeksiyon) tüberkülozu denilmektedir. yeniden enfeksiyonun, basillerin yeniden alınmasıyla mı yoksa sessiz tüberküloz odağının yeniden aktivasyonu ile mi gerçekleştiği henüz tam olarak anlaşılmamıştır. birincil tüberküloz birincil tüberküloz özellikle bebek ve çocuklarda görülür. tek ya da bazen birden fazla olabilen küçük periferik ya da subplöral tüberkül ya da tüberküllerle kendini gösterir. lezyon herhangi bir akciğer lobunun herhangi bir yerinde görülebilmesine ...

pnömoni

tanım: mikrobiyal bir ajanla oluşan akciger parankim inflamasyonudur. toplum kökenli pnömoni, bakımevlerinde pnömoni, nozokomiyal pnömoni, immunkompromize hastada pnömoni ve aspirasyon pnömonisi başlıgı altında incelenir ve yaklaşım belirlenir. bunların herbirinde etken, prognoz ve tanısal yaklaşım farklılık gösterir. ayrıca akut, subakut ve kronik olarak sınflandırılabilecegi gibi, tutuluma göre; lober, bronkopnömoni, intersitisyel pnömoni, veya akciger apsesi ve eşlik eden diger radyolojik bulgulara göre;hiler lap, plevral sıvı ve atelektazi olup olmamasına göre de degerlendirilir. etkene göre de sınflandırma yapılabilir. klinik bulgular: ateş, öksürük, dispne, balgam çıkarma, plörezi. kronik pnömonide; kilo kaybı, bitkinlik ve gece terlemesi. ateş genellikle olan bir ...

tıp sözlüğü

-a-abdomen:karın,batın.abortus:çocuk düşürme,düşük.absans:kısa süreli şuur kaybı.abse:çevre dokulardan kese tarzında doku ile sınırlı içerisi cerahat ile dolu oluşum.absorbsiyon:emilme, örn.sindirim, gıdaların barsaklarda absorbsiyonudur denilebilir.adrenalin:böbreküstü bezlerinin iç kısımları tarafından salgılanan bir hormondur. tabiatta bu hormonun görevi, organizmayı acil harekete hazırlamaktır ve etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karaciğerdeki glikojenin glikoza değişmesi ve böylelikle acil bir enerji kaynağı sağlanması şeklinde gösterir.afaki:gözde, lensin olmaması.afazi:beyindeki ilgili alanların tahribi sonucu, konuşma veya konuşulanı anlama yeteneğinin kaybı. disfazi, aynı durumun daha hafif bir formudur.afrodizyak:cinsi arzuyu artırıcı mad...

tıp sözlüğü

abortus: çocuk düşürme,düşük.abdominal: karınla ilgili, karına aitabsans: kısa süreli şuur kaybı.abse: çevre dokulardan kese tarzında doku ile sinirli içerisi cerahat ile dolu oluşum.absorbsiyon: emilme, örn.sindirim, gıdaların barsaklarda absorbsiyonudur denilebilir.adaptabiliti: çevre şartlarına uyabilme yeteneği, intibak kabiliyetiadinami: kaslarını güç kayıbıadneksitis: yumurtalık ve yumurtalık yolları iltihaplanmasıadrenalin: böbreküstü bezlerinin iç kısımları tarafından salgılanan bir hormondur. tabiatta bu hormonun görevi, organizmayi acil harekete hazırlamaktır ve etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karacigerdeki glikojenin glikoza değismesi ve böylelikle acil bir enerji kaynağı saglanması şeklinde gösterir.afaki: gözde, lensin olmaması.afazi...

p

pakimenenjit: beynin en dış zarının (dura mater) iltihabıdır. pandemi: salgın bir hastalığın kıta düzeyinde çok geniş bir alana yayılmasına verilen isimdir. palilali: psikolojik bir bozukluk olup, aynı cümle veya kelimenin bir çok defa tekrarlanmasıdır. palyatif: hafifletici. palpasyon: elle dokunularak yapılan muayene. palpitasyon: kalp çarpıntısı. palsy: felç, inme. pan: bütün. panaris: tırnak yatağı iltihabı, dolama. panarterit: bütün arterleri kapsayan iltihabi durum. pankardit: kalbin bütün zarlarının iltihabı. pankreas: karın boşluğunun üst tarafında ve bel omurlarının ön kısmında yerleşik bir organdır.salgılarıyla sindirm fonksiyonuna yardımcı olur ve kan şekerini düzenler. pankreatit: pankreas iltihabıdır. panoftalmi: gözün bütün tabakalarının iltihabı. ...

akciğer tüberkülozu

akciğer tüberkülozu akciğer tüberkülozu tüberküloz basili ile ilk enfeksiyon, birincil tüberküloz (primer tüberküloz) olarak adlandırılır. insanlarda birincil lezyon tonsillalar, bağırsak, deri gibi organlarda da görülebilmekle birlikte, en sık akciğerlerdedir. ilk enfeksiyonu geçirmiş bir kişide tekrar tüberküloz enfeksiyonunun gelişmesine yeniden enfeksiyon (reinfeksiyon) tüberkülozu denilmektedir. yeniden enfeksiyonun, basillerin yeniden alınmasıyla mı yoksa sessiz tüberküloz odağının yeniden aktivasyonu ile mi gerçekleştiği henüz tam olarak anlaşılmamıştır. birincil tüberküloz birincil tüberküloz özellikle bebek ve çocuklarda görülür. tek ya da bazen birden fazla olabilen küçük periferik ya da subplöral tüberkül ya da tüberküllerle kendini gösterir. lezyon herhangi bir akciğer l...

tıp sözlüğü (doktor terimleri) - 3

obduksiyon:otopsi.obez:şişman.obliterasyon:vücuttaki boşlukların tıkanması.observasyon:müşahade.obsesyon daimi endişe,fikri sabit, nöroz.obstrüksiyon:tıkanma, engel.obstetri doğum bilgisi.odiogram:kulağın işitme gücünün kaydıdır, odiometri cihazı ile ölçülür.oedipus kompleksi:erkek çocuğun annesine karşı duyduğu bilinçsiz yakınlık nedeniyle babasını kıskanması ve bununla ilgili ruhsal bozukluklar kompleksine verilen isimdir.odontoid diş şeklinde.oftalmik:göze ait.oftalmopleji:göze ait sinirlerin felci sonucu göz kapağının düşmesi ve gözün hareket edememesi ile birlikte oluşan tablo.oftalmoskop:göz içi muayenesinde kullanılan bir alet.oftalmoskopi:oftalmoskop ile gözün içinin muayene edilmesi.oftalmolojist:göz hastalıkları uzmanı, göz mütehassısı.oftalmotonometri:göz içi basıncın ölçülmesi....

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !