× "

perdeyi kim buldu

" arama sonuçları

en'am sÛresi’ne giriş-8

görüldüğü gibi, mülk/8-11’de suçluların verdikleri cevabın anlamı açılmış ve içinde bulundukları durumun dünya hayatının geçici çıkarlarını gözetip peygamberleri dinlememelerinden ve akıllarını kullanmamalarından ileri geldiği belirtilmiştir. henüz yaşanmamış olan mahşer sahnelerinin yaşanmış gibi aktarılması, birçok yerde açıkladığımız gibi, anlatılanların mutlaka tahakkuk edeceğinden dolayıdır. verilen bir haberi vurgulamak için kullanılan bu ifade tekniğine kur’an’da sıkça rastlanmaktadır. 129. ayetteki “ve işte biz böylece, kazandıkları günahlardan dolayı zalimlerin bir kısmını, diğer bir kısmına veliy yaparız [yakınlaştırırız]” ifadesi,...

mısri divan 8

vezin : fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün zât-ı hak-ta mahrem-i irfân olan anlar bizi, ilm-i sırda bahr-ı bî-pâyân olan anlar bizi. bu fenâ gülzârına bülbül olanlar anlamaz, vech-i bâkî hüsnüne hayrân olan anlar bizi. dünyâ vü ukbâyı ta’mir eylemekten geçmişiz, her taraftan yıkılıp vîrân olan anlar bizi. biz şol abdalız bıraktık eğnimizden şâlımız, varlığından soyunup üryân olan anlar bizi. kahr-ü lûtfü şey’i vâhid bilmeyen çekti azab, ol azabdan kurtulup sultân olan anlar bizi. zâhidâ ayık dururken anlama...

el bayburdi ... suret ve resmin hükmü

s u r e t   v e   r e s m i n   h ü k m ü بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ     1- “ … müminlerin anası aişe radıyallahu anha  şöyle haber vermiştir : kendisi üstünde bir takım resimler bulunan küçük bir yastık, bir şilte satın almıştı. rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem  bunu görünce kapının önünde dikeldi de içeriye girmedi. aişe radıyallahu anha  dedi ki :  bu sırada ben onun yüzündeki istemezliği sezip tanıdım ve : ya rasulallah  ben allah’a ve rasulüne tevbe ederim. ben ne günahı işledim ki ? dedim. rasulullah : “ şu yastığın hali nedir ? ” buyurdu. ben : ben onu sen &...

imÂn ve islÂm'ın fazileti hadisleri

  imân ve islâm'ın fazileti 1 - ubade ibnu's-sâmit el-ensarî (radıyallahu anh) hazretleri demiştir ki: "hz. peygamber aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: "kim allah'tan başka ilâh olmadığına allah'ın bir ve şeriksiz olduğuna ve muhammed'in onun kulu ve resûlu (elçisi) olduğuna, keza hz. isâ'nın da allah'ın kulu ve elçisi olup, hz. meryem'e attığı bir kelimesi ve kendinden bir ruh olduğuna, keza cennet ve cehennemin hak olduğuna şehâdet ederse, her ne amel üzere olursa olsun allah onu cennetine koyacaktır." buhârî, enbiya 47; müslim, imân 46, (28); tirmizî, imân 17, (2640). müslim'in bir b...

aşk hikâyesinin dîbâcesi ( 1. bölüm )

  ey âşık! geceni gören âhındaki sabahı vermez mi dersin... sen ki kalkmışken sanrılı satırlardan. sen ki yatmışken harflerin yastığına. iç kanamalı bir sevdâ, beynini zonklatırken, ey âşık ! kerem dalına asılmış aslımız olmaz mı dersin... kâf-nûn aşkına, olduran ve öldüren, kimliksiz güldüren, hesapsız döktüren gözyaşını... he'nin yorgunluğunca mâşuğa varan bitiş. inişlerime yetiş! ‘sus'deyince içimdeki derviş; âhımı harfler gibi yuttum, öyle ya hikmet böyleymiş. ey âşık! kalbini ismine dürten, seni ordularının başına geçirdi bütün duygularının. vakit yine geceydi, nehârı olmuyordu âşığın. ...

hz- mevlana ve mesnevi

tam metinı. - ıı. c i l tsunus"mevlana, "mesnevi" sine "birlik dükkani" demekte, "mesnevi" yi "mesnevi'miz, birlik dükkanidir;birden baska ne belirirse puttur." beytiyle övmekte. birlik dükkani.. her varlik o dükkanda yogrulup yapilmakta, orda sergilenmekte, satilmakta; orda yipranip gene orda potaya girmekte, yenilenmekte. sebepler sonuçlari meydana getirmekte; sonuçlar, gene sebepler haline gelip baska sonuçlar belirmekte. bu dükkanin bir ucu, dükkani yapanin kudret elinde; öbür ucu, sonsuzluga dek gitmekte ve gene o kudret eliyele sonu ön olmakta; her an yaratilmakta. bu dükkanin alicisi, saticisinin kendisi." "mesnevi" tercümesi ve serhi ı.-ıı. cilt tercüme ve serheden abdülbaki gölpinarli dinle, bu ney nasil sikayet ediyor, ayriliklari nasil anlatiyor. diyor ki: beni kamisliktan k...

hz- mevlana ve mesnevi

tam metin ı. - ıı. c i l t sunus      "mevlana, "mesnevi" sine "birlik dükkani" demekte, "mesnevi" yi "mesnevi'miz, birlik dükkanidir;birden baska ne belirirse puttur." beytiyle övmekte. birlik dükkani.. her varlik o dükkanda yogrulup yapilmakta, orda sergilenmekte, satilmakta; orda yipranip gene orda potaya girmekte, yenilenmekte. sebepler sonuçlari meydana getirmekte; sonuçlar, gene sebepler haline gelip baska sonuçlar belirmekte. bu dükkanin bir ucu, dükkani yapanin kudret elinde; öbür ucu, sonsuzluga dek gitmekte ve gene o kudret eliyele sonu ön olmakta; her an yaratilmakta. bu dükkanin alicisi, saticisinin kendisi." "mesnevi" tercümesi ve serhi ı.-ıı. cilt tercüme ve serheden abdülbaki gölpinarli dinle, bu ney nasil sikayet ediyor, ayriliklari nasil anla...

1991

karanlık bir güne daha gözlerini açtı müjde.hava çok kapalı idi,çok yağmurlu.hani gök delinmiş diye tabir edilirdi ya o dereceydi yağmur.bu hafta gözünü her açışında aynı renk ile karşılaşıyordu.başının ucundaki ta eskilerden,çocukluğundan kalma içinde başını bir aşağı bir yukarı oynatarak yem yiyen tavuklar bulunan şimdilerde çoktan unutulmuş çalar saat kültürünün o zamanlar en popüler objesi olan krem saate baktı.saat 7.30a yaklaşmak üzereydi.saatini saat 08.00a kurduğunu hatırladı.her zaman olduğu gibi çalar saatten erken uyanmıştı.yatağın içinde gerinirken;hayatta yendiğim yegane şey bu çalar saat diye düşündü.saat 10.00da bu ha...

emirdağ lahikası 1e

emirdağ lahikası -1-e- (orjinal sayfa: 83)idim.sadakatı hârika olduğu gibi, cesareti de o nisbette olan halil ibrahim'in (r.h.) doğrudan doğruya benim adresime gönderdiği tebrikini aldım. onu ve nur'un dikkatli avukatı başta olarak onların umumuna selâm ve bayramlarını tebrik ederiz.medrese-i nuriye kahramanlarından şükrü efe'nin, kuşların ve serçelerin alâkadarlıklarını gösteren mektubu, kahraman marangozun teyidini teyid etti, bizi de memnun etti.atabey kardeşlerimizden, lütfü vârislerinden ali osman'ın mektubundaki sualine cevab vermeğe vakit bulamadık.işte bu mezkûr kardeşlerimizin her biri temsil ettikleri kendilerine ve arkadaşlarına ayrı ayrı ruh u canımızla maddî ve manevî bayramlarını tebrik ediyoruz ve büyük re'fet kardeşimize, binler safalar ile geldin der...

birinci cild bölüm-18

divan-ı kebir birinci cild bölüm-18 421. ey canlann canı, ey güzellerin güzeli; yüzündeki perdeyi kaldır! müstef'ilün, müstef'ilün, müstef'ilün, müstef'ilün  (c. ıı, 534) • git, şu rebap çalan kişiye de ki: "rebabının sesi ile mest olmuş, kendinden geçmiş kişiler sana selam ediyorlar!" yalnız rebapçıya değil, o su kuşuna da mest olmuş kişilerin sana selamı var!" de! yani, sevgi denizine dalmış hakk aşıklanna da mest olmuş kişilerin selamını götür! • sonra, o sakîlik eden beye de; "mest olmuş kişiler sana selam ediyorlar!" de de, o ebedî olan ömre de; "kendinden geçmiş kişilerin selamı var!" de!.. • însanlan birbirine kırdıran o savaş emîrine, o kargaşalığa, o sevdaya, o sevdalıya; "kendinden geçmiş ki...

hz.imÂm hüseyin’in şehÂdetinden sonrası

  hz.imÂm hüseyin’in şehÂdetinden sonrası 1. hz.imâm hüseyin’in şehâdetinden sonra yaşanılan olaylar ve “ehl-i beyt” nesli nasıl devam etti?hz.imâm hüseyin’in kerbelâ’da şehâdetlerinden sonra;yezîd ordusu “ehl-i beyt’in” bulundukları çadırlara saldırmışlar ve hayatta kalan hz.imâm zeynel Âbidin’i de şehit etmek istemişlerdi. fakat hz.zeynep mani olunca bu işten vazgeçmişlerdir. hz.imâm hüseyin’in soyları, hz.imâm zeynel Âbidin’den yürüdüğü için “adem-i Âli abâ” diye anılmıştır.kerbelâ faciasından sonra “ehl-i beyt” ile şam’a götürülen hz.imâm zeynel Âbidin; mescidde hatibin ebû sufyan soyunu övüp, hz.imâm ali ve hz.imâm hüseyin hakkında kötü sözler söylemesi üzerine y...

kuran ve sünnete sarılma

kur'Ân ve hadise uymaya dair 52 - imam malik'e ulaştığına göre, hz. peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şunu söylemiştir: "size iki şey bırakıyorum. bunlara uyduğunuz müddetce asla sapıtmayacaksınız: allah'ın kitab'ı ve resûlünün sünneti".muvatta, kader 3, (2, 899). 53 - yezid ibnu erkam (radıyallahu anh) anlatıyor: hz. peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: " size, uyduğunuz takdirde benden sonra asla sapıtmayacağınız iki şey bırakıyorum. bunlardan biri diğerinden daha büyüktür. bu, allah'ın kitabı'dır. semâdan arza uzatılmış bir ip durumundadır. (diğeri de) kendi neslim, ehl-i beytim'dir. bu iki şey, cennette kevser havuzunun başında bana gelip (hakkınızda bilgi verinceye kadar) birbirlerinden ayrılmayacaklardır. öyleyse bunlar...

azizmehmet dumlu hocaefendi sohbet 20

         sohbet 20         aziz mehmet dumlu hakk ilmine bu âlem bir nüsha imiş ancak ol nüshada bu âdem bir nokta imiş ancakol noktada gizli nice bin deryabu âlem o deryadan bir katre imiş ancakÂdemliğin her kim bulduysa odur âdem yoksa görünen suret bir gölge imiş ancakbu zevka yeler herkes bulmaz anı her nâkes eren ana âdemde bir fırka imiş ancakkim ol deme buldu yol vasıl oldu niyazi ol naci denilen fırka bu fırka imiş ancakmefûlü mefâilün mefûlü mefâilün adem'de olan esrar bu demde imiş ancakniyazî mısrî hazretleri'nin "Âdemiyyet" ile ilgili bu güzel nutk-ı şerifini bir nebze açıklamaya çalışalım:allah'ın ilm-i ezelîsinde, cenab-ı hakk'ın kendinden kendine zatında mevcut ola...

sunullah gaybi divanı 170-189. sayfalar

zerresi ol ateşin bir tiz kığılcım gibidir her nefes artar hakikat nârının tertilidirsen dahi ol nâr île yakmak dilersen özünü varını vermek ile almak dilersen özünüperr ü bâlin yak hakikat nârına pervane ol mest-i câm-ı vahdet-i hak hamrına peymâne oltalibi sa'y ile bul ol canların cananını bulmak ile olmaz ol bilmek gerek erkânınıgönlünü âyine eyle ol hakikat nuruna doğa ol burcdan hakikat nuru sana görünemaşrık-ı şems-i hakikat garba tahvil eyleye yani ol nur burcunu tagyîr-ü- tebdil eyliyedoğdu' magribden güneş denildiği ol sır durur park eden burcun bilir zahir olan bir sır dururburc-ü evvel suretinde külline etse udûlhâk-ü- bâd-ü- âb-ü âteş merkezi bilse usûlburc-u sânîde nümâyân olur envar-ı hudâbudurur ayn-el- yakîn esrâr-ı sırr-ı kibriyaburc-u evvelde gören can burc-u...

sunullah gaybi divanı 156-170.sayfalar

 xı1 ikilik yoluna gitme edeb gözle edeb gözlekimesne gönlün incitme edeb gözle edeb gözle2 her azayı öğüt sakla cila ver nefs île aklademadem var gönül yokla edeb gözle edeb gözle3 müeddeb ol şer'iatla müzehheb ol tarikatlemümessek ol hakikatle edeb gözle edeb gözle4 gönülden şirki sürdünse varıp birliğe erdinsehakı her yerde gördünse edeb gözle edeb gözle5 bir âlemdir kamu her an bu devr üzre döner devrânhakındır görünen her şan edeb gözle edeb gözle6 erenler izini izle uyûb-ı nefsini gözlekamu yerde hakı özle edeb gözle edeb gözle7 eripdir tâc-ı rabbani komazlar her başa anıolagör gaybî ruhani edeb gözle edeb gözles.156 xıı1 münâcâtım budur senden ilâhîşeri'atle hakîkatden ayırma2şeri'atde olalım e...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !