× "

sevgiyle ilgili öykü

" arama sonuçları

çınarın ölümü, hasan öztürk, öykü

çınarın ölümü sekiz yaşında bir kızım. küçük kardeşimle birlikte yaşıyoruz. biz karnındayken ölmüş annemiz... her sabah iznik gölü'nde avlanan balıkçıların şarkılarını dinler, her akşam gölden su içen yıldızları okşarız dallarımızla. bu göl iznik gölü; hani şu, şeyh bedreddin'in, suyundan bir avuç alıp, avucundaki sular dökülürken de: "-o ateş ki kalbimin içindedir tutuşmuştur günden güne artıyor. dövülmüş demir olsa dayanmaz buna eriyecek yüreğim... "   diyerek, kıyısında, savaşmaya karar verdiği göl... ikiz kardeşimle birlikte bu gölden su içeriz köklerimizle....

kaçış yok / öykü denemelerim 3

      kaçış yok     yüksel’in evlenme yaşı gelmiş hatta aile büyüklerine göre geçiyordu bile. ne çok kişi istemişti onunla evlenmeyi. haklıydılar da! hem güzel hem de akıllı kızdı yüksel. birincilikle bitirdiği üniversite ve  kariyer basamaklarını hızla çıkarken edindiği onca kimlik. kim hayran olmazdı ki ona.   o da kariyerle ilgili tüm hayallerine  kavuşmuş sıranın evlilikte olduğunu düşünüyor ve istediği gibi biri ile hayatını birleştirmeyi düşlüyordu aslında. çevresinden, eş dost tavsiyesiyle bir çok insanla tanışıyor ama takıntısı nedeniyle ayrılmak zorunda kalıyordu hep. “evleneceğim kişinin ...

çiçek ve çocukla ilgili hikayeler

çiçek koparmak yasaktır küçük bir kız, çiçek toplamak amacıyla bir parka gelir. ama çiçekleri koparmak yasakmış. parkın bekçisi de asık yüzlü bir köpekmiş. küçük kız yandaki tepecikte bir taş görür ve almak için ona uzanır. köpeği korkutmak için taşı fırlatır. köpek, kaçmak şöyle dursun, daha öfkeli kıza bakar. küçük kız tepecikte gördüğü bir sopayı alır. elindeki sopayla köpeği ürkütmeyi, kaçırtmayı dener. ne ki köpek korku nedir bilmez. küçük kız, bu bekçi köpeğinden taşla, sopayla kurtulamayacağını anlamıştır. çiçek toplayabilmek içi...

öykü zamanı

son bomba yüreğime      amerika ve ingilterenin beraber yaptığı bombardıman,bağdat’ın üzerine kâbus gibi çökmüştü.1998’in ramazan ayına bir gün kalmıştı.fakat ırak halkı,oruç ayına neşeyle değil, korku, hüzün ve yoklukla giriyordu.yıllardır zalim devlet başkanlarından çektikleri yetmiyormuş gibi şimdi de abd’nin saddam’ı bahane ederek yaptığı saldırılar,ambargonun getirdiği sefalet, halkı ölüm sınırına çoktan getirmişti.dünyanın bir ucunda balinaları kurtarmak için trilyonlar harcanırken, burda insanları öldürmek için çok daha fazla para harcanıyordu.      *     *  &nbs...

mustafa aslan'la ilgili yazılar

kedisiz sevda zamanları” (*)                                                                       hasan akarsuyazar mustafa aslan, 1965 kilis-musabeyli-balıklı köyü doğumlu. çocuk kitaplarıyla tanınan yazarın, “aşk sesini arıyor” adlı romanından başka, “sözcüklerin dili tutulunca” adlı öykü yapıtı da bulunuyor. “kedisiz sevda zamanları” yeni öykü yapıtı olup...

mustafa aslan'la ilgili yazılar yazılar

“kedisiz sevda zamanları” (*)                                                          hasan akarsuyazar mustafa aslan, 1965 kilis-musabeyli-balıklı köyü doğumlu. çocuk kitaplarıyla tanınan yazarın, “aşk sesini arıyor” adlı romanından başka, “sözcüklerin dili tutulunca” adlı öykü yapıtı da bulunuyor. “kedisiz sevda zamanları” yeni öykü yapıtı olup on beş kısa öyküyü kapsıyor. öykülerin &...

öykü

             anne ve babalar lütfen dikkatlice okuyun :)))))       bir gün susmayı ögrendim. öyle bir sustum ki belki sonsuza kadarsusacaktım. çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurduğum iletişim tarzıydı.      babam akşamları eve yorgun dönerdi. ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini iple çekerdim. daha o kapıdan girer girmez boynuna atılır onunla oynamak isterdim. babam sarılır öper sonra da, hadi odana git,derdi.      yemek hazırlanınca annem çağırır bu defa masada bir araya  gelirdik babamla.onlar annemle konusurken ben araya ...

köy ile ilgili bilgi

bilgi hüseyin ilter ezalar:celal ünal,mehmet keser,imam ünal hane:sayısı:80 geçimi:hayvancılık tarım çoğrafi yeri:ovacık(tunceli)gözeler yolu üzeri çoğrafi konumu:tunceli'nin ovacık ilçesinin(7km) koyungölu köyu munzur dağının eteğinde bulunmaktadır.ayrıca gözeler de çok güzel turistik yerdir köyümüze 5km'dir. koyungölü, tunceli ilinin ovacık ilçesine bağlı bir köydür. köyün iklimi, karasal iklimi etki alanı içerisindedir. munzur efsanesi derler ki, çok eskilerde bugünkü tunceli ili ovacık ilçesine bağlı koyungölü köyü civarında yaşayan bir ağanın işlerini yapan munz...

öykü

  bir bodrum komedisi anıyol cennetlik niyazi çam baba mansız otobüs              bir bodrum komedisi            her şey o sefil uçak yolculuğuyla başladı. selin ve oğlu ellerindeki birer küçük valizi görevlilere teslim ettikten sonra uçağa ulaşabilmek amacıyla servis aracına bindiler. "bodrum'a otobüsle de gitsek olurmuş" dedirtecek kadar uzun bir alan turundan sonra uçağa varabildiler. insanlar sanki "erken gelen öne oturur" mantığıyla önce binebilmek için yarış halindeydiler. bagajlar yolculardan önce gelmiş ve uçağın kanat kısmının altında yerde istiflenmişti. üç görevli, yolculardan bagajlarını göstermelerini istediler. uçağ...

bir öykü!...

bir bardak süt hamit, yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak için kapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu. o gün, hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı. bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek birşeyler istemeye karar verdi. kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı. yiyecek bir şeyler yerine - "affedersiniz, bir bardak su rica edebilir miyim?" diyebildi yalnızca. genç bayan, çocuğun aç olabileceğini düşünerek kocaman bir bardak süt getirdi ona. çocuk, sütü yavaş yavaş içine sindirerek içtikten sonra - "çok teşekkür ederim, borcum ne kadar?" diye sordu genç bayana. genç bayan, "borcunuz yok" diyerek, yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti; - "annem, gösterdiğimiz şefkat ve nezaket karşılığı olarak asla bir bed...

yarım kalan öykü...

bugün sana yazmaya karar verdim. bu kararı vermekse hiç kolay olmadı. çok düşündüm. sonuçlarını görmeye çalıştım. sonra da umursamadan hiçbir şeyi  başladım yazmaya. nasıl olsa bir daha görüşmeyeceğiz. sen bir daha benim sesimi duymayacaksın ve söylediklerimi yapma zorunluluğun olmayacak.  beni bunun için bırakıp gittiğini de çok iyi biliyorum. oysa unuttuğun ya da belki de hatırına hiç getirmediğin bir şey var.  ben de çok kereler sevdalandım.   her güzel yüreğimi aldı götürdü benden.  yine de hiç bilmediğim uzaklara kaçmak düşmedi aklıma.  şimdi üzerinden yıllar geçmiş olsa da bu sevdalarımın günyüzüne çıkmasına izin vereceğim.  bil istiyorum tek sevdalanan sen değilsin yeryüzünde.   ve tek sen değilsin terkedilen. neden yalnız yaşamak zo...

sevinç erbulak'ın kitabı ile ilgili yorumlar

1. tuncel (20) 26/08/2006 ağlarsan düşerim... 27 ocak 2003 kitaba sahip olduğum tarih.. kitabı bir dergide tavsiye sayfasında görmüştüm ve almam gerektiğine o an karar verdim.istediğim her kitabı kolaylıkla bulabileceğin bir yerde yaşamadığımdan arkadaş aracılığıyla 27 ocak 2003 günü kitabım elimdeydi. kitap gerçekten çok etkileyici..özellikle kitaba koyulan isim beni çeken en önemli etken oldu..her bölümün birbirinden farklı bir güzelliği var..sevinç erbulak kitap yazmalı diyorum..okuyalı uzun zaman oldu diyemeyeceğim çünkü her aklıma geldipinde açıp bir bölümünü okur, keyif alırım.. benim ardımdan birçok arkadaşım okudu bu kitabı..birçok da beğeni topladı..insanların tavsiyelerime güvenmelerine katkı sağlayan bu kitabı okumalısınız... görüşe katılım (2 kişi)...

başını çevirmedi / öykü / nezihe meriç

nezihe meriçdumanaltıbaşını çevirmedi. çevirip, biriken kalabalığa bakmadı. ipek eşarbını bağlamış, yeni dikindiği mantosunu giyinmişti. candarmaların arasında, her zamanki ince sessizliğiyle yürüyordu. rengi uçmuştu yüzünden. bir gözleri kalmıştı, çakılı. çevresinde kimseler yokmuşcasına, yukarı, gün yılımıyla ışıklanan dağlara doğru bakıyordu. yürüyüşünden de durumuyla ilgili bir anlam çıkarılamazdı. sanki çarşıya gidiyordu. kuka, tığ, emzik alıp dönecekti. kentin bu kayabaşı semtinde, bütün sokaklar yokuş yukarı gider. her yolun sonunda, dağlar görünür. çıktıkça açılır hava. güneşlenir, aydınlanır. tozsuzdur buralar. kayalık. aşağıda hükümet caddesinden geçen büyük çarşı yolu olsun, istasyon caddesi, kervansaray giden anayol olsun, hep taş döşelidir. eski çağlardan kalmadır. h...

orhan kemal'den üç öykü - üç kadın - üç yaşam / aysu erden

orhan kemal'den üç öykü - üç kadın - üç yaşam: sorunlarına ve çözümlerine dilbilimsel bir yaklaşım : aysu erden : 05112001girişyazar öyküsünü oluştururken, öykü dışındaki gerçek dünyada var olan ve herkesin bildiği gerçekleri oldukları gibi öyküye aktarmaz. onları düş gücünün yardımıyla geliştirerek aktarır. yazarın görevi, gerçekleri, onlara sürekli gönderimde bulunarak okuyucusuna iletmektir. dilin gerçekleri yansıtması konusunda iki tür ikili karşıtlıktan söz etmek olasıdır:1. dil/dış dünyadaki gerçekler2. öykü dili/gündelik dildüzenli dilbilgisi kurallarıyla oluşturulan gündelik dil ya da bilimsel metinleri oluşturan dilkullanımları dış dünyadaki gerçekleri belirli bir ölçüde oldukları gibi yansıtabilirler. ancak öykü yazarı öykü metnini oluşturan kurmaca dili (fictional language) ...

yarım kalan öykü...

    bugün sana yazmaya karar verdim. bu kararı vermekse hiç kolay olmadı. çok düşündüm. sonuçlarını görmeye çalıştım. sonra da umursamadan hiçbir şeyi  başladım yazmaya. nasıl olsa bir daha görüşmeyeceğiz. sen bir daha benim sesimi duymayacaksın ve söylediklerimi yapma zorunluluğun olmayacak.  beni bunun için bırakıp gittiğini de çok iyi biliyorum. oysa unuttuğun ya da belki de hatırına hiç getirmediğin bir şey var.  ben de çok kereler sevdalandım.   her güzel yüreğimi aldı götürdü benden.  yine de hiç bilmediğim uzaklara kaçmak düşmedi aklıma.  şimdi üzerinden yıllar geçmiş olsa da bu sevdalarımın günyüzüne çıkmasına izin vereceğim.  bil istiyorum tek sevdalanan sen değilsin yeryüzünde.   ve tek sen değilsin terkedilen. neden...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !