× "

seyit onbaşının hayatı

" arama sonuçları

özel yazılarım yeniden

  müzeler haftası şiirleri müzeler haftası ile ilgili şiirler egemenlik kayıtsız şartsız milletindir kararı hangi kongrede alınmıştır sütun grafiğinin faydaları nelerdir egemenlik kayıtsız şartsız milletindir anayasanın kaçıncı maddesidir halide edip adıvar eserleri halide edip adıvar edebi kişiliği maddeler halinde halide edip adıvar edebi kişiliği halide edip adıvar kimdir kısaca halide edip adıvar hayatı ve eserleri halide edip adıvar hayatı kısa özet halide edip adıvar biyografisi halide edip adıvar ateşten gömlek kitabının özeti halide edip adıvar sinekli bakkal özet halide edip adıvar vikipedi sinekli bakkal özeti kısaca sinekli bakkal kısa kitap ...

çanakkalenin unutulan kahramanlarından bir kaçı

  cevat paşa cevat paşa ( çobanlı ); 18 mart kahramanı olarakta bilinen cevat paşa, çanakkale boğazındaki tüm istihkâmların komutanıdır. mahiyetinde bulunan istihkâmların stratejilerini, sahte istihkamların ve projektörlerin yerlerini, seyyar projektör yerlerini, (ki bunun icadı kendisine aittir ) deniz mayınların yerlerini ve derinliklerini, nusret mayın gemisinin hareketini ve mayınları dökeceği bölgenin tayinini, “allah’ın izni” ile, en iyi şekilde sağlayan komutandır. apaçık zaferin en büyük payı kendisine aittir.    çanakkale boğazı mayın grup komutanı ve kılavuzu hafız nazmi bey; boğaza döşenen mayın tertibatını en iyi bilen kişi, nusret mayın...

koca seyit in hayatı

seyit çabuk (1889 - 1939) çanakkale önlerinde tarihte ender görülen bir muharebe cereyan etmekteydi. bir yanda dünyanın en gelişmiş askeri vasıtalarına sahip ve sayıca çok kalabalık batı ülkeleri, diğer tarafta vatanlarını müdafaa için cepheye koşup; düşmanın topuna, tüfeğine iman dolu göğsünü siper eden mehmedcik… anadolunun cihangir ruhlu yiğitleri, şanlı fakat talihsiz devletlerinin elde kalan kısmını müdafaa için cansiperane vuruşmakta. düşman zırhlılarının yağdırdığı güllelere, yaylım ateşe karşılık vermekte, düşmana adım attırmamaktadır. her hususu gözönünde bulundurduklarını ...

seyyid onbaşı ve kınalı hasan hakkında

seyit onbaşı seyit onbaşı, 1889 yılının eylül ayında havran ilçesi çamlık (manastır) köyünde dünyaya geldi. babasının adı abdurrahman, annesinin ki emine idi. seyit, 1909 yılının nisan ayı başlarında askere alındı. 1912'de balkan savaşları'na katıldı. savaş bitiğinde terhis edilmedi ve topçu eri olarak çanakkale cephesi'nde görev aldı. çanakkale savaşları'nda gösterdiği kahramanlıkla adını türk tarihine yazdırdı. 18 mart deniz savaşı sırasında, rumeli mecidiye tabyası'nda ayakta kalabilen tek top vardı onun da mermi kaldıran vinci bozulmuştu. seyit onbaşı büyük bir güçle 215 okkalık mermiyi üç kez kaldırarak namlunun ucuna sürmüş ve bu kahr...

18 mart kahramanları

       yüce yaratan, insanların birbirlerini rahat tanımaları için zümrelere, kavimlere, milletlere bölmüştür. bu milletlere bölünmüş insanlara da farklı farklı karakterler vermiştir. örneğin; asya ile avrupa insanlarının arasında çok farklılıklar vardır. bu farklılıkları tek tek sıralamayacağız, zaten konumuzda bu değil. biz şimdi türk milletine bakalım. tarih boyu daha iyi bir yaşam için sürekli batıya ilerlemiş, iyi bir yaşama ulaştığında, en kutsi değerlerini (islamiyet, doğruluk, insanlık gibi) herkesle paylaşabilmek için dünyanın dört bir tarafına yönelmiştir.       bu ilerleyişler elbette zor olmuş, çok büyük insan kayıplarına mal olan mücadelelere girilmiş, savaşlar yapılmıştır. böylesine mücadeleler türk insanının karakterini, savaşçı v...

çanakale zaferi

 karşılıklı siperler arasındaki mesafe 8 metre yani ölüm muhakkak birinci siperdekiler hiçbiri kurtulmamacasına düşüyor. ikincidekiler onların yerine giriyor. fakat ne kadar imrenilecek bir soğukkanlılık ve tevekkülle biliyor musunuz? öleni görüyor; üç dakikaya kadar öleceğini biliyor, en ufak bir duraksama bile göstermiyor, sarsılmak yok. okuma bilenler ellerinde kuranı kerim, cennete girmeye hazırlanıyorlar. bilmeyenler kelimeyi şahadet getirerek yürüyorlar.mustafa kemal’ in bu sözleri bile çanakkale de yazılan destanı anlatmaya yeter. ancak 3000 kişilik düşman kuvvetini takımı ile durduran yahya çavuşu, iki yüz onbeş okkalık ( 275 kg ) top mermisini kucaklayıp omzuna alan seyit onbaşı, tüfeğinin mekanizmasının işlememesi üzerine taşla düşmana saldıran mehmet çavuşu, son erine...

adı ne güzel barışın

“bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” diyebilir miyiz? o yılan gelir, günün birinde bizi de sokar... elimdeki böreğin mustafa gibi benim de boğazıma dizildiğini fark ettim. seyit onbaşının alnından ben de öpmek istedim. sahip olduğu en değerli şeyi, yani canını sermaye eden bu yiğitlerin gururlarını içimde hissettim. balkan harbi’nde edirne’yi savunan şükrü paşa’nın vasiyeti geldi aklıma; “düşman, hatları geçtikten sonra ölürsem, kendimi şehit kabul etmiyorum. beni mezara koymayın. etimi itler ve kuşlar çeke çeke yesinler. fakat müdafaa hattımız bozulmadan şehit olursam; kefenim, lifim, sabunum çantamdadır. beni bu mahalle gömeceksiniz ve gelen nesiller üzerime bir abide dikecekler…” çay imdadıma yetişti. zor yutkundum. bir, iki ...

ok yaydan çıktı

"bu vatan, toprağın kara bağrında sıra dağlar gibi duranlarındır. bir tarih boyunca onun uğrunda kendini tarihe verenlerindir..." (orhan şaik gökyay)       hey benim aslanım mustafa, ismail, osman, ali ve mesutların ellerini kınalayan; zeynep, gülsüm, fadime, ayşe ve aysel anaların yürekleri yaşattı bizi... işte böyle var olduk... nermin öğretmen, kitabını bırakıp çantasını karıştırmaya başladı. bir şey arıyor gibiydi. nihayet buldu, bize döndü ve elini uzattı. avucunun ortasında türk bayrağı rozetleri vardı. şöyle dedi: sizlere küçük birer hatıram olsun. kabul ederseniz, sevinirim. kenarları altın sarısı, içi kıpkırmızı ve ay yıldızları bembeyaz iki güzel rozet. uzandık, teşekkür ederek aldık. mustafa, zaten açık olan cüzdanına rozetini koyar...

hüseyin efendi - aksiyon dergisindeki bir mülakatı

biri sonundan, biri başından da olsa tam üç asır, üç padişah, dört halife, on cumhurbaşkanı, iki balkan savaşı, iki dünya savaşı ve bir kurtuluş savaşı gördü. osmanlı'nın sonuna, cumhuriyetin ise yetmiş sekiz yıllık macerasına şahit oldu. onun hafızası bir milletin hatıra defteri gibi ince uzun bir boy, dinç ve dimdik bir vücut, pamuk gibi bembeyaz sakalların çevirdiği daima gülümseyen bir çehre ve boncuk gibi masmavi gözler... 21. asrı yaşadığımız, milenyum kutlamalarının artık hafızalardan silinmeye başladığı günlerde bu mavi gözlerin 19. asırdan beri dünyayı seyrettiğini söylesek bilmem inanır mısınız? beşiktaşlı hüseyin efendi ya da kendisini tanıyanların tabiriyle beşiktaş'ın hüseyin baba'sı, kaval...

çanakkale savaşı - seyit onbaşı'nın hayatı

       ingiliz şairlerin  –hemde yüksek ideallerle- savaşa katıldığını, bu ideallerini günlüklerinde:“lokum ve halıları yağmalamak, ayasofya’nın çinilerini sökmek, istanbul’un en güzel lokantalarında balık yemek” olarak yazdıklarını biliyormuydunuz? seyit (çubuk) onbaşı , (doğ.: eylül 1889, havran - ölüm: 1939) birinci dünya savaşı'nın çanakkale cephesi'ndeki savaş kahramanlarındandır.1909 yılında orduya katılır ve balkan savaşı'ında yer aldıktan sonra, birinci dünya savaşı'nın başlamasıyla çanakkale cephesi'nde topçu er olarak görev alır.18 mart 1915 tarihindeki deniz harekâtı'nın başlaması ile, işgal donanması ça...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !