× "

sisifos pansiyon gümüşlük

" arama sonuçları

sisifos'un taşı/ semih çelenk

gülistan'a                                                                        dolapdere'den yokuş yukarı hem de gezi'ye doğru soluk soluğa çıkarttığımız o koca taş sisifos'un değil bizimmiş meğer hayret! o kadar hakikat   ulaşır ulaşmaz tepeye tam sevinecekken bırakıp ellerimizi taş yine yuvarlanmaz mı ge...

solcuların, özgürlük ve eşitlik için yola çıkmışların efsanesi..

solcuların, özgürlük ve eşitlik için yola çıkmışların efsanesi...   chp, sisifos efsanesi ve pirus zaferi güler güler narlidere-gundem@hotmail.com bu hafta bir-kaç günlük kısa bir tatile çıktım. hafta sonunun büyük bir bölümünü ise çok eski bir partili, 70’li yıllarda ecevit’in chp’sinde izmir il kadın kollarında görev yapmış bir öğretmenle sohbet ederek geçirdim. köy çalışmalarını zevkle dinledim. kadınların köylerde yaptıkları konuşmalarını, köylülere anlattıkları artı-değer ve sınıf çelişkilerini hayretle bir kez daha dinledim. artık 70’li yaşların sonuna gelmiş k&...

albert camus - sisifos söyleni

kendi kendime de, dünyaya da yabancıyım, yardım umabileceğim tek şey de bir şeyi kesinlemeye yeltenir yeltenmez kendi kendini yadsıyan bir düşünce. beni ancak bilmeye ve yaşamaya yanaşmadığım sürece esenliğe kavuşturan, fetih istekleri her türlü saldırıyı boşa çıkaran duvarlara çarptıran bu koşul nedir? ıstemek çelişkilere yol açmaktır.aldırmazlığın, yüreğin uykusunun ya da ölümcül vazgeçişlerin verdiği bu zehirli esenliğin doğması için düzenlenmiş her şey." ...

sisifos söyleni...

anlamsız bir evren içerisinde anlamı nasıl olumlayabilirsin? albert camus sisifos söyleni’nde bunu göstermiştir. sisifos tanrılar tarafından bir kayayı dağın tepesine çıkarmakla cezalandırmıştır. her çıkarışında kaya geri yuvarlanır ve bu durum sonsuza dek devam eder. camus kitabına bir soruyla başlar ve devam eder: “hayatın yaşamaya değer olup olmadığını yargılamak felsefenin temel problemine cevap vermek anlamına gelir.” sisifos, meydan okurcasına faydasız işine bir anlam vermeyi seçer ve bu şekilde o iş anlam kazanır. ancak camus`ye göre bu kısır döngüyü trajik yapan sisifos’un her deneyişinde tekrar düşeceğini bile bile taşı çıkarmaya gayret etmesidir. camus saçma kav...

yerçekim

yerçekim

x orda mı? yanlış aradınız. x orda mı? burada öyle biri yok. x’le görüşebilir miyim? kendisini tanımıyorum. yanlış arıyorsunuz. x’i verir misiniz? burada değil. nerede acaba? öğleden sonra buluşmamız gerekiyordu. bana bir şey söylemedi. peki. x’le görüşebilir miyim? banyoda. çıkınca beni aramasını söyler misiniz? ...

sisifos cezası

zorlanıyorum son zamanlarda, günden güne eriyorum duygularımı da yanıma katarak, beni bekleyen sonu görünmeyen o sahile gidiyorum. doğru olanı düşünmeyi bıraktığım an’dır bu an. tükendiğim an geldi çattı. sessizliğin-sitemin devri başlayacak bundan sonra, uzun süredir içinde bulunduğu o bataklıktan çıkıp gelen iğrenç sessizlik-sitem bu. devri kolay kapanmayan bir dönem başlıyor yeniden. kızgınlık evresini yakıcı bir hızla geçip, acı vermeye geçiyorum. bulanıyor gözlerim, göremiyorum artık, acı veriyorum, herkese , her yere. dokunduğumu yakıyor, düşlediğimi incitiyorum. yine de aynı körlükle devam ediyor, birkaç can daha alıyorum. güzellik korkuyor benden, ces...

albert camus

albert camus (7 kasım 1913 - 4 ocak 1960), fransız yazar ve filozof. varoluşçuluk ile ilgilenmiştir ve absürdizm akımının öncülerinden biri olarak tanınır; fakat camus kendini herhangi bir akımın filozofu olarak görmediğinden, kendini bir "varoluşçu" ya da "absürdist" olarak tanımlamaz. 1957'de nobel edebiyat ödülü'nü kazanarak, rudyard kipling'den sonra bu ödülü kazanan en genç yazar olmuştur. ödülü aldıktan 3 yıl sonra bir trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. bir söylentiye göre de kazayla ölmemiş, kendini arabanın önüne atmıştır. çocukluğu ve gençliği ...

kendini bulmak

kendini bulmak, kendine gitmek,kendini tanımak,kendini gerçekleştirmek...pek azımızın yapabildiği ya da yapmaya cesaret ettiği  zihinsel bir eylemdir. ihtiyaçlar hiyerarşisinde en tepede olan bu basamağa ne yazıkki ulaşmak zordur. filozofların başarabildiği bu durum ardından gelen insanları da etkilemiş olsa da çoğunluk henüz bu kendini bulma durumunun farkında bile değildir. nedir kendini bulmak? yaşadığımız sistemde kişiler kendilerine bu kadar yabancıyken bu mümkün mü? insanların hayatlarını kazanma telaşı(okul,iş, v.s), bazı uyulması gereken kurallar, toplumsallaşma... derken kişi kendine o kadar yabancı kalıyorki! bunun için nietzsche'nin de dediği gibi çocuk olmak için mukaddes bir evet demektir belki kendini b...

sisifos söyleni

  ölümün de ezen, ama kurtaran, soylu romalı elleri vardır.   birçok nedenlerden dolayı yaşamın buyurduklarını yapar dururuz, bu nedenlerin birincisi de alışkanlıktır. isteyerek ölmek, bu alışkanlığın gülünçlüğünün, yaşamak için hiçbir derin neden bulunmadığının, her gün yinelenen bu çırpınmanın anlamsızlığının, acı çekmenin yararsızlığının içgüdüyle de olsa benimsenmiş olmasını gerektirir.   bir insanın yaşama bağlanışında dünyanın tüm düşkünlüklerinden daha güçlü bir şey vardır. bedenin yargısı, aklın yargısından hiç de aşağı değildir, beden de yok oluş karşısında geriler. düşünme alış...

sisifos söyleni - albert camus

can yayınları 140 sayfa “gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır: intihar. yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.” albert camus, ikinci dünya savaşı yıllarında yayımladığı deneme kitabı sisifos söyleni’nde, yaşamın anlamsızlığı, varoluşumuzun saçmalığı gibi intihara yönelen temaları, tarihin ve edebiyatın belirli bazı kişilikleri üzerinden ele alır. tahsin yücel’in dilimize kazandırdığı eser, 20. yüzyıl felsefe tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilmiştir. tanrıların, hep yeniden aşağıya yuvarlanacak olan taşı tepeye çıkarmakla cezalandırdıkları sisifos, cezasını bilinçl...

yazgı

                           hayatın anlamı düşünce tarihinin önemli bir uğraşısı olagelmiştir ve bu uğraş üzerinden bir çok bilimsel disiplin ve sanat akımları ortaya çıkmıştır.bu konuda öncelikli kabul hayatın bir anlamı olduğudur ve bu kabulün üzerine bu anlamın ne olduğu anlaşılmaya çalışılır. fakat bu kabulü reddettiğinizde tüm bu uğraşıların hiçbir anlamı yoktur. zeki demirkubuz’un yazgı filminin kahramanı musa da bu kabulü baştan reddeden bir düşünce yapısına sahiptir. musa için yaşamın kendisinin bir anlamı yoktur, ve bu anlamsızlığın ortadan kalkmasına dai...

absürdizm-maskaracılık

absürdizm-maskaracılıkabsürdizm, herhangi bir yaratıcı olmadığından insanlığın evrende bir anlam bulmasına yönelik uğraşlarının boşa bir çaba olduğunu ve eninde sonunda bu anlam uğraşının başarısız olacağını söyleyen felsefi düşünce akımıdır.absürdizm, varoluşçuluk ile bağlantılıdır fakat birbiriyle karıştırılmamalıdır. absürdizmin kökenleri 19. yüzyıl danimarkalı filozof søren kierkegaard`a dayanır. albert camus`nün sisifos söyleni`yi yayınlanmasıyla absürdizm`in sınırları belirlenmiş ve tam anlamıyla ortaya çıkmıştır. ikinci dünya savaşı sırasında işgal edilen fransa`da absürdist (saçma, uyumsuz) görüşler yaygınlık kazanmıştır.absürdizm`e göre insanlar tarih boyunca yaşamlarında bir anlam bulmaya çalışmışlardır. fakat bu dünyayla ilgili usa uygun bir cevap bulmak mümkün olmayacağından bu...

sisifos

sisifos (yunanca Σίσυφος; ingilizce: sisyphus), yunan mitolojisinde, yeraltı dünyasında sonsuza kadar büyük bir kayayı bir tepenin en yüksek noktasına dek yuvarlamaya mahkum edilmiş bir kraldır. sisifos ismi geleneksel olarak sophos (bilge) sözcüğüyle ilişkilendirilir; fakat bu ilişkilendirme bazı etimolojik problemler içermektedir. özgeçmiş sisifos, aeolus ile enarete’in oğlu, merope’nin kocası ve ephyra (korint) kentinin kurucu kralıdır, fakat sonraki kaynaklar sisifos’un antiklea ile birlikteliğinden odiseus’un babası olduğunu ileri sürmektedir. sisifos’un melikertes onuruna ilk ısthmian oyunlarını düzenlediği rivayet edilir. sisifos denizcilik ve ticaretin gelişimine büyük katkıda bulunmuş, fakat konukseverlik kurall...

sisifos’un köyü

köyün korucuları silahlarını yineköylülere çevirdiler.kuzularımızı kurtlara, çakallara,ekinlerimizi yaban domuzlarınakarşı korusunlar diye,bebelerimizin, yetimlerimizinboğazlarından kesipomuzlarına silah astığımız,giyindirdiğimiz, kuşandırdığımız,yedirdiğimiz, içirdiğimiz köyün korucularıtüfeklerini bir kere daha,biz, işinde gücünde,tarlada, bahçede çalışan,kemiklerinin ucuyla toprağı süren,ekini çapalayan‘ağızsız dilsiz’ köylülere doğrulttularve bizden yine diz üstü çöküppostallarının tozunualmamızı buyurdular;köyün fiskosçuları, asalakları,bıçkınları ve kabadayıları daonlara alkış tuttular, yılıştılar,teneke çalıp oynamaya başladılar.böylece, bizi bir kere daha,çocuklarımızın önünde aşağıladılar;kadınlarımızın önünde ağlattılar,elin günün, komşu köylerin önündeyere bakt...

Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !